İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1107 E. 2018/990 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/1107
- Karar No
- 2018/990
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACILAR : 1- ... - ... 2- ... - VEKİLİ : Av. ... - DAVALI :... - ... VEKİLİ : Av. .. DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 22/08/2016 KARAR TARİHİ : 16/07/2018 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2018 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinden ... (... Yapı İnş.Malzemeleri ) ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, ticari iilişki nedeniyle müvekkilinin davalı şirkete ilk etapta borçlarını ve senetleri ödemeyediğini, davalı şirketin alacağına faiz işleterek 100.000 TL faiz yüklediğini, daha sonra tarafların biraraya gelerek borç konusunda kendisine yüklemiş olduğu 100.000 TL 'lik faizi de kabul etmek zorunda kaldığı için 104.000 TL'lik borcuna karşılık toplam 204.500 TL ödeme yaptığını, ödemeler yapıldıktan sonra taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkinin olmadığını, müvekkilinin davalı şirketten 6.164,77 TL alacağı kaldığını, bu alacağın halen ödenmediğini, davalı şirketin müvekkiline ait 18.750,00 TL ve 66.095,00 TL bedelli çekleri senet alacağı için aldığını, iade etmesi gerekirken iade etmeyerek Bursa 9.icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında icra takibine konulduğunu, müvekkilinin borcu olmadığı çekle ilgili olarak keşideci olmamasına rağmen 6.489,00 TL çek tazminatı talep edildiğini, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını belirterek, davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediğini, icra takibinin kambiyo senedine dayanılarak yapıldığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın açıldığını, davacının ödeme yaptığı iddialarının doğru olmadığını, iddialarını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini, taraflar arasında yapılan hazır beton satış protokolü gereğince davacı tarafın vade farkı ödemeyi kabul ettiğini, vade aşımından doğan vade farkının fatura edilerek davacının cari hesabına borç olarak kaydedildiğini belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile davacılar aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedimedilmesini talep etmiştir. KANITLAR: İcra dosyası , Bilirkişi raporları, çek fotokopisi, KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava; davalı tarafından davacılar aleyhine 64.895,00 TL çek bedeli, 4.760,45-TL işlemiş faiz, 194,68-TL %03 komisyon ve 6.489,50 TL %10 çek tazminatı olmak üzere toplam 76.339,63 TL alacağın tahsili için Bursa 9.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinden dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır. (İİK 72.md) Taraflarca gösterilen kanıt ve belgeler toplanmış, icra takip dosyası getirtilerek incelenmiş, tarafların iddiaları ve savunmaları yönünden taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak , konusunda uzman SMM bilirkişiden rapor alınmıştır. Alınan 12/05/2017 tarihli bilirkişi raporunda; davacıya ait ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, ticari defterlerin ,defter ve muhasebe kayıtlarına göre usulüne uygun tutulmadığı, banka , çek kasa ve senet hesaplarının kullanılmamış olup, yıl sonunda tüm hesap bakiyelerinin tek bir kasa hesabıyla sıfırlandığından denetim yapılabilir durumda olmadığını, davalıya ait defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, taraflar arasında 13/02/2015 tarihli hazır beton satış protokolünün yapıldığı, protokol gereğince alıcının vadeyi aşması durumunda aylık %6 faiz +KDV vade farkı ödemeyi kabul ettiği, sözleşmedeki aylık faiz maddesinin değiştirilerek 20/06/2015 tarihinde aylık faiz oranının %2 olarak imzalandığı, davalı tarafından icra takip dosyasında 64.895,00 TL çekten dolayı asıl alacak, 4.760,45-TL işlemiş faiz, 194,68 TL %3 komisyon ve 6.489,50 TL %10 çek tazminatı olmak üzere toplam 76.339,63 TL üzerinden icra takibi başlatılmış ise de, bu çekin hangi tarihte alındığı , çeklerin bazı kayıtlarda toplu olarak işlendiği ve defterler dışında makbuz ibraz edilmediği için tespit edilemediği, davacı defterlerinin denetlemeye uygun olmadığı, davalı defterlerinin de belge ve makbuz örnekleri olmadan doğruluğunu teyit etmekten uzak olduğu gözönüne alınarak dava konusu iddiaların incelenerek karar verilebilmesinin dosya içeriğindeki belgelerden ve denetimden uzak defter kayıtlarının yetersiz olduğu, taraflar arasındaki çek alışverişlerine ait makbuzların, kesilen faiz fatura örneklerinin, bu faturaların hangi fatura yada çek senet ödemesinin gecikmesine dayalı olarak kesildiğini gösteren hesaplama tablolarının ve tarafların BA/BS formlarının dosyaya ibraz edilmesi, eksizsiz ibrazından sonra karar verilebileceğinin bildirildiği görülmüştür. Alınan bilirkişi raporunun davayı çözmeye ve denetime elverişli olmadığından, tarafların rapora yaptığı itirazlar değerlendirilerek; taraf defterlerinde satış faturası, iade faturası ve vade faturası kaydı olup olmadığı incelenerek toplam borç miktarının tespiti, bunlar arasında farklılık mevcut ise hangi faturalardan kaynaklı olduğunun tespiti ile aynı incelemenin ödemeler yönünden de yapılması ve davaya konusu 204.500,00 TL bedelli çeklerin karşılıksız kaşesi vurularak çek asıllarının davacıda bulunduğu anlaşıldığından, bu çek bedellerinin ödenmediği kabul edilerek alacak ve ödeme miktarlarının tespit edilerek, olası alacak - borç miktarlarının tespitinin yapılması için bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Alınan 25/09/2017 tarihli ek bilirkişi raporunda; kök raporda belirtildiği gibi ibraz edilen defter ve evrakların eksik olup, davacı defterlerinin denetim yapmaktan uzak olduğu, alınan 31 Aralık tarihinde faturaların tek kalemde kasa hesabı ile kapatıldığını, davalı kayıtlarında ise kesilen faturaların hangisinin faiz faturası hangisinin iade faturası olduğunun tespit edilemediği, fatura hareketlerinden iade faturası olduğu tespit edilmesinin fatura örneklerinin gelmeden mümkün olamayacağı, fatura hareketlerinden çok çek alışverişi ve çek iadesi işleminin olduğu, bunlardan sadece 204.500 TL tutarındaki tahsilata ait makbuzun dosyada bulunduğu, davacı defterlerinde davalı ile ilgili borç kaydı veya alacak kaydının mevcut olmadığı, taraflara ait BA/BS formlarının ilgili vergi dairelerinden istenilmesi gerektiği, davalı defterlerinin 2016 yılı sonunda alıcılar hesabında davacıdan 192.000,00 TL alacaklı göründüğü, bu alacak sebebinin 204.500 TL tutarındaki çeklerin davacıya iadesinden kaynaklandığı, çeklerin davalı tarafından davacıya ödenmediği için iade edildiği ve hesaptan düşüldüğü için davacının davalıya borçlu duruma geldiği, davalının kendi defterlerine göre davacıya 6.164,78 TL borçlu gözüktüğü, her iki hesap arasında virman yapıldığında davalı şirketin davacılardan 185.835,22 TL tutarında alacaklı olduğu, faturaların ibraz edilmemesi nedeniyle cari hesaptaki faturalardan hangisinin faiz faturası hangisinin iade faturası olduğunun belli olmadığı, istenilen tespitlerin yapılabilmesi için tarafların 2015-2016 yıllarına ait BA/BS formlarının ibraz edilmesi gerektiğinin bildirildiği görülmüştür. Davacı ile davalı arasındaki 2015-2016 yıllarına ait ticari ilişkiye ilişkin BA/BS formları Çekirge Vergi Dairesinden istenilmiş, gelen BA/BS formları doğrultusunda bilirkişiden ikinci ek rapor alınmıştır. Alınan 15/01/2018 tarihli 2.ek bilirkişi raporunda, BA/BS formlarının incelenmesi sonucunda her iki tarafın da aldıkları kestikleri faturaların miktar ve tutar olarak uyumlu şekilde maliyeye beyan edildiği, dava konusu çekin iadesinin davalı defter kayıtlarında görülmediği, bu durumun davacının borcunu çek tutarı kadar arttırdığı, ancak çekin girişinin tespit edilemediği, bu durumun davalı tarafından açıklanması gerektiği, ayrıca 100.000,00 TL tutarındaki çek içinde diğer çeklerde olduğu gibi çekin ön ve arka yüzünü gösteren belgelerin davalı tarafından ibraz edilmesi gerektiği , davalı konusu çekin davalının elinde olduğundan ödenmediğinin sabit olduğu, bu konuda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, bu nedenle davacının itirazını haklı çıkaracak çeki ödediğini ispat edecek belgeleri dosyaya sunmak zorunda olduğu görüşü bildirilmiştir. Mahkememize ait ... esas sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; müvekkili Hastepe... Ltd.Şti. tarafından davalı ...... Ltd.Şti.'ne, keşidecisi İsmail Kaya ,muhatab bankası Garanti Bankası A.Ş. Mudanya Şubesine ait 15/09/2015 keşide tarihli 66.095,00 TL bedelli ve aynı bankanın 15/08/2015 keşide tarihli 66.095,00 TL bedelli çeklerin verildiğini, çek keşidecisinin çekleri ödemediğini, davalıya 35.000,00 TL nakit ,25.000,00 TL çek olmak üzere toplam 60.000,00 TL ödeme yapıldığı, bakiye 72.190,00 TL borcu kaldığı halde ancak davalı şirketin ödemeleri düşmeden aleyhlerine icra takibi başlatılması nedeniyle , 60.000,00 TL asıl alacak ve 12.979,00 TL çek tazminatı yönünden davalı borçlu olmadığının tespitine yönelik dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, davacının ödeme yaptığı defter kayıtları ile tespit edildiğinden, davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından sunulan 100.000,00 TL ödeme makbuzu, sözleşme ve mahkememizin ... esas sayılı dosyasında verilen kararlar gözönüne alınarak , davacı vekilinin icra dosyasındaki talep etmiş olduğu işlemiş faiz ve komisyon oranlarının değerlendirilmesi amacıyla bilirkişiden yeniden ek rapor alınmıştır. Alınan 24/5/2018 tarihli 3.ek raporda ise; davacı tarafından davalıya karşılık çıkıp ödemediğini çek ve senetler için 204.500,00 TL tutarında yeni çeklerin verildiği, bu çeklerin de karşılık çıkıp ödenmemesi üzerine davacının 100.000 TL tutarı çeki bandan havale yoluyla diğer 104.500,00 TL tutarındaki çeki de başka müşteri çekleriyle ödediğine dair davacı iddiasının, 100.000 TL havalenin başka 100.000,00 Tl 'lik çeke ait olduğu , 05/03/2016 vadeli çek ait olmadığı , yapılan protokolde ödenmeyen 104.500,00 TL tutarındaki 4 adet çeke karşılık 110.000,00 TL tutarında yeni çek verildiği ve bu çekle ödendiğinin tespit edildiği, alınan 110.000,00 TL tutarındaki çekin davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalının davacıdan olan toplam alacağının, çek bedelinin ödenmeyen kısmının 64.895,00 TL , %03 komisyon bedeli 194.68-TL, işlemiş faizin ise 4.741,78 TL olmak üzere toplam 69.831,46 TL olduğu, davalı tarafından icra takibine konulan çeke karşılık 1.200,00 TL 'yi bankadan aldığı, takipte ana borç yanında %10 çek tazminatı olarak 4.760,45 TL talebinde bulunulmuş ise de, çek tazminatının muhatabının çekin keşidecesi olan İsmail Kaya olduğu, çek tazminatından davacıların sorumluluklarının bulunmadıkları bildirilmiştir. Taraflar arasında cari hesap ilişkisi olup, tarafların ticari defterleri muhasebe ilke ve esaslarına uygun olarak tutulmadığı için delil olma niteliği olmadığı gibi davayı çözüme kavuşturabilme niteliğinden yoksundur. Davacı ,davalı ile aralarında olan cari hesap ilişkisi nedeniyle davalıya olan borçlarına karşılık senet ve çeklerle ödeme yapmış, ancak çoğu zaman senet ve çekleri vadesinde ödeyemediği için yerine vade farkını da içeren ileri tarihli başka senet ve çekler vererek vadeyi uzatmıştır. Ancak yukarıda da açıklandığı üzere tarafların ticari defterlerinden hangi senet ve çeklerin hangi borç için alındığı, hangilerinin ödenmeyerek yerine yeni çek ve senetler verildiği anlaşılamamaktadır. Bu durumda kıymetli evrak hukukunun çekin illetten mücerret olduğu ilkesi gereğince davalının elinde bulunan çek bedelini ödediğini davacı ispat etmelidir. Davacı, dava konusu çek bedelini ödediğine dair 100.000,00 TL tutarlı banka havale dekontu ibraz etmiş ise de ,bu dekont dava konusu çekin ödeme belgesi değil bir başka çekin ödendiğine ilişkindir. Bu durumda ispat yükü üzerinde olan davacı takip konusu çek bedelini ödediğini ispat edemediğinden bu çekten dolayı borçlu olduğunu kabul edilmiştir. Dosyadaki kanıt ve belgeler , alınan asıl ve ek bilirkişi raporları ile tüm dosya kaspamına göre; Bursa 9. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasının dayanağı 15/11/2015 keşide tarihli çekten dolayı, davacıların davalıya 64.895,00 TL çek bedeli , %03 komisyon bedeli 194.68-TL,4.741,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 69.831,46 TL borçlu bulunduğu ve icra takibindeki bu miktarı aşan kısımdan dolayı borçlu olmadığı anlaşılmıştır. Davacılar aleyhine icra takibine konulan çekte, davacılar çekin keşidecisi olmayıp, keşideci İsmail Kaya'dır. TTK 783 maddesi gereği çek tazminatından ancak dava dışı İsmail Kaya sorumludır. Davalının talep ettiği çek tazminat bedelinden davalılar sorumlu olmadığından bu miktar yönünden ve işlemiş faizin red edilen kısmından dolayı davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. Kabul edilen kısım yönünden davalının icra takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından ve koşulları oluşmadığından davacıların kötü niyet tazminat talebinin ve rededilen kısım yönünden ise davacının davasında kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından tarafların kötü niyet tazminat taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı gerekçeye göre; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davacıların Bursa 9 İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında 64.895,00 TL çek bedeli, 194.68,00 TL %03 komisyon, 4.741,78 TL işlemiş faiz olmak üzere, 69.831,46 TL borçlu olduğunun, bunun haricinde kalan kısımlardan borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ait istemin REDDİNE, 2-Davalının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine, 4-Harçlar yasası gereği alınması gereken 443,30-TL harçtan peşin alınan1.330,13-TL (peşin ve tamamlama harcı toplamı ) harcın mahsubu ile bakiye 886,83- TL harcın karar kesinleştiğinde istem halinde yatırına iadesine, 5-Davacılar tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 621,50- TL yargılama gideri üzerinden kabul red oranına göre hesaplanan 52,83-TL ile peşin alınan 443,30-TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye giderlerin davacılar üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan 22,90 TL yargılama gideri davanın kabul red oranına göre hesaplanan 20,95-TLyargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacılar yararına ölçümlenen 2.180,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Reddedilen kısım yönünden davalı yararına ölçümlenen 8.033,51- TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.16/07/2018 Katip ... Hakim ... ¸E-imzalıdır. ¸E-imzalıdır.