İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1087 E. 2018/813 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/1087
Karar No
2018/813
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI VEKİLİ : Av. .. DAVALI : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/08/2016 KARAR TARİHİ : 19/06/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/06/2018 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin davalı şirket aleyhine Bursa 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalı borçlu şirketin 17/06/2016 tarihinde müvekkili şirkette herhangi bir borçlarının bulunmadığını, takip konusu borcu kabul etmediklerini belirterek ödeme emrine itiraz ettiğini, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, ancak davalı tarafından yapılan itirazların yersiz ve haksız olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirkete ait işyerinde talepleri doğrultusunda iç ve dış montaj, döşeme, paketleme, temizlik vb bölümlere kısa süreli iş gücünün sağlanması için vasıflı ve vasıfsız işçiler olmak üzere ayrı iki fiyat üzerinden kendi işçileri ile 2015 yılından beri davalı şirkete hizmet vermekte olduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete verilmiş olan hizmetlerin karşılığı faturalar düzenlenerek davalı şirkete teslim edildiğini, davalı şirket tarafından fatura içeriği ya da fatura bedellerine ilişkin olarak herhangi bir itiraz ileri sürülmediği gibi faturaların tarafların resmi kayıtlarına da işlendiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 21/2 maddesi ile bir faturayı teslim alan kimsenin, faturayı aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmaması halinde fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağının düzenlendiğini, davalı şirket tarafından 29/02/2016 tarihli, ... seri numaralı, 15.237,14 TL bedelli faturayı kapsar biçimde geçmiş tarihlerdeki borçlarına istinaden bir kısım ödeme yapıldığını, ancak kalan bakiye ödenmediği gibi 31/03/2016 tarihli, 88942 seri numaralı, 13.342,86 TL bedelli fatura ile 26/04/2016 tarihli, ... seri numaralı, 9.688,82 TL bedelli faturalara ilişkin bedellerin de davalı şirket tarafından ödenmediğini, davalı şirket sahibinin söz konusu borçların ödenmesi için iyi niyetli olarak kendilerine başvuran müvekkili şirket yetkililerine, haklarında birçok icra takibi başlatıldığını, maddi sıkıntı içinde olduklarını, borçlarını en kısa sürede ödeyeceklerini söyleyerek müvekkili oyaladıklarını, bu nedenlerle davalı borçlunun Bursa 9. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına ve kötü niyetli itirazı sebebiyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 9. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, 29/02/2016 tarihli, ... seri nolu fatura, 31/03/2016 tarihli, 88942 seri nolu fatura, 26/04/2016 tarihli, ... seri nolu fatura, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 10/06/2016 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 13/06/2018 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 17/06/2018 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 02/04/2018 tarihli raporunda özetle: Davacının defter kayıtlarına göre davalı davacıya 2016 senesi sonu itibariyle 31.880,00 TL borçlu olduğunu, taraflar arasında 10/12/2015 tarihinde imzalanmış yazılı bir sözleşme buluduğu,, sözleşmenin fatura ve ödemelerle ilgili 6. Maddesine göre fatura her ayın sonunda kesileceğini ve ödeme takip eden ayın 10 unda banka hesabına yatırılacağını, dosyada davalının temerrüde düşürüldüğüne dair bir evrak bulunmadığını, ancak sözleşmede ödemenin nasıl yapılacağının belirtildiğini, sözleşme koşullarına göre davacının takip öncesi işlemiş faiz talebi bulunmadığını, davacının davalıdan 31.880,00 Tl asıl, 563,64 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 32.443,64 TL olduğu mütalaa edilmiştir. Davalıya ticari defterlerini sunmak üzere 14/12/2017 tarihli celse de yasal sürenin verildiği ve davalıya usulune uygun tebliğ edildiği ancak davalı tarafın ticari defterlerini sunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının, tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85) O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacının davalı şirkete, üretim ve destek hizmetleri sözleşmesi kapsamında hizmet verdiği ve faturaların düzenlendiğinin ileri sürülmüş olup yapılan bilirkişi incelemesi ile davacı tarafın usulune uygun tutulan ticari defterlerine göre davacının 31.880 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından ticari defterlerin inceleme gününde sunulmasa da davacının düzenlediği faturaların davalı tarafından BA formları ile vergi müdürlüğüne bildirimde bulunulduğundan, faturalara konu mal ve hizmetlerin teslim edildiğinin anlaşıldığı dolayısıyla davacının faturaya konu hizmetin ispat ettiği, davalının hizmetlerinin bedelinin ödendiğinin ispatla yükümlü olup davalı tarafından bedelin ödendiğinin ispat edilemediğinden ve davacının işlemiş faiz alacağı olmadığı anlaşılmakla asıl alacak yönünden davanın kabulu ile, itirazın iptali ve takibin devamına karar vermek gerekmiş, davacının alacağının faturaya dayalı alacak olduğu, likit alacak olduğundan haksız olarak borca itiraz sebebiyle icra ve inkar tazminatının koşulları oluştuğundan icra ve inkar tazminatı talebinin kabulune karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kabulü ile, Davalının Bursa 9. İcra Müdürlüğünün .................... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın asıl alacak 31.880,00 TL kısmı yönünden iptaline, takibin asıl alacak 31.880,00 Tl üzerinden takip talebindeki şartlarla birlikte kaldığı yerden aynen devamına, 2-İİK. 67 maddesi gereğince icra inkar tazminatı koşuları oluştuğundan alacağın %20'si olan 6.376,00 Tl icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.177,72 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 544,44 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.633,28 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 400,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 145,20 olmak üzere toplam 545,20 TL yargılama gideri ve 544,44 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.089,64 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 3.825,60 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/06/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1087, K. 2018/813, T. 19.06.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2016-1087-e-2018-813-k-4c08b6eef736