İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1076 E. 2018/937 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/1076
- Karar No
- 2018/937
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/08/2016 KARAR TARİHİ : 10/07/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/07/2018 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket nezdinde ... abone no ile ticari nitelikli elektrik satış sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşmede yer alan imzanın kendisine ait olmadığı gerekçesiyle borca itiraz ettiğini, davalıya elektrik hizmeti verilen sürede davalı tarafından müvekkili şirketçe tahakkuk ettirilen faturaların ödendiğini, yine fesih işlemi de davalı tarafından gerçekleştirildiğinden imzaya itirazın kabulünün mümkün olmadığını, davalı tarafından sözleşmenin haklı gerekçe olmaksızın sona erdirilmesine rağmen haksız olarak takibe itirazda bulunulduğunu ve takibin durduğunu, müvekkili şirket tarafından fesih tazminat bedelinin EPDK mevzuatına ve taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak tahakkuk ettirildiğini, davalı tarafından iki yıllık sözleşmenin imzalanmaması halinde daha yüksek bedelde fatura ödemesinin söz konusu olacağından müvekkili şirket tarafından yapılan işlemin hakkaniyete ve hukuka uygun olduğunu, davalı yanın hem müvekkili şirketin iki yıl süre ile kendisinden hizmet alan tedarikçiden hizmet alacak olması nedeniyle aboneliğini iptal ettiğini, davalı yanın iki yıllık sözleşme imzalamayarak sunulan indirimden yararlanıp yararlanmamasının kendi tercihinde olduğunu, hem süreli sözleşme imzalayarak müvekkili şirketin sunmuş olduğu avantajlardan yararlandığından ve sözleşmenin iki yıl süreli imzalanmaması hailnde tahakkuk ettirilecek faturaları ödemekle fesih tazminatı yapıldığında imzaya itiraz ettiğinden davalının fesih tazminat bedelinin tahsilini teminen yapılan takibe itirazında kötü niyetli olduğunun kabulü ile müvekkili şirket lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle: Dava dilekçesini ve kapsam içeriğini kabul etmediğini, maddi vakıa ve dava dilekçesinin muhtevasının doğru olmadığını, davacı yana borcu olmadığını, Garanti Bankası Uluyol şubesinde hesabından tüm elektrik faturalarının ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, tarafların beyanı, Bursa 9 İcra Müdürlüğünün ............. esas sayılı icra takip dosyası, ... abone nolu sözleşme, elektrik fatura örnekleri, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 07/12/2015 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 18/12/2015 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 22/12/2015 tarihinde borca itiraz etmiştir. Dosya bir elektrik-elektronik bilirkişisine tevdii edilerek davalı ile düzenlenen elektrik aboneliğine dair sözleşme kapsamında alacağının tespiti talep edilmiş olup bilirkişi tarafından düzenlenen 22/11/2017 tarihli raporda özetle: Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 5,8,10. Maddeleri uyarınca davacının sözleşmenin feshi halinde cayma bedelini talep edebileceği ve sözleşmenin 10. Maddesi uyarınca 553,60 TL fesih tazminatının talebinin sözleşmeye ve mevzuata uygun olduğunu mütalaa edilmiştir. Davalı asil icra takip dosyasında yapmış olduğu itirazda ve duruşmadaki beyanında sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını sözleşmenin geçersiz olduğunu savunmuş olup sözleşme üzerinde yapılan imza incelmesinde grafolog bilirkişinin 07/05/2018 havale tarihli raporunda, 24/14/2014 tarihli elektrik enerjisi satış sözleşmesindeki imzanın davalının eli ürünü olmadığı mütalaa edilmiştir. O halde toplanan delillerden somut olayda, davacı tarafından davalı ile elektrik enerjisi satış sözleşmesi kapsamında elektrik enerjisinin 2 yıl süresince indirimli olarak davalıya satıldığını ve sözleşme kapsamında iki yıl içinde haklı sebep olmadan sözleşmeyi fesh etmesi sebebiyle fesih tazminatına dayalı davalıdan alacağının olduğu ileri sürüldüğü, davalı ise düzenlenen sözleşmeki imzaya itirazda bulunduğu anlaşılmakla, davacının elektrik-elektronik bilirkişisinin raporunda açıklandığı üzere sözleşmenin 10. Maddesi uyarınca sözleşmenin 2 yıl sürede haklı bir gerekçe göstermeden feshi halinde, fesih tazminatına hak kazanacağının sabit olduğu ancak davalının sözleşmeyi düzenlemediği imzaya itiraz ettiği anlaşıldığından , grafolog bilirkişinin 07/05/2018 havale tarihli gerekçeli denetime açık raporunda imzanın davalıya ait olmadığından düzenlenen sözleşmenin davalıyı bağlamayacağı ve sözleşmenin 10. Maddesinin geçersiz olduğundan davalının fesih tazminatından sorumlu olmadığı anlaşılmakla açılan davanın sübut bulmadığından reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın subut bulmadığından reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 29,20 TL'nin mahsubu ile bakiye 6,70 TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, dava konusu uyuşmazlığın miktarı dikkate alınarak, HMKnun 341 maddesi gereğince 2018 yılı itibariyle 3.560,00 Tl kesinlik sınırının altında olduğundan kesin olmak üzere karar verildi,verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/07/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.