İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/909 E. 2018/694 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2015/909
- Karar No
- 2018/694
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2015 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. .. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/07/2015 KARAR TARİHİ : 22/05/2018 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/05/2018 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilin gazlı amortisör üretimi yaptığını ve amortisör üretiminde kullanmak üzere davalıdan Oring satın aldığını, alınan Oring lerin amortisörlere monte edildiğini ve yapılan kontrollerde Oring lerin gizli ayıplı olduğunu, kilitleme yapmadığını, yağ ve gaz sızdırdığının tespit edilerek bu durumun davalı şirkete bildirildiğini, davalı şirketin ürünlerdeki ayıbı kabul ederek geri aldığını ve bir müddet sonra iyileştirme yaptığını bildirerek gönderdiğini ancak Oring lerdeki sorunların devam ettiğini, bu nedenle müvekkil şirketin zarara uğradığını, zararın davalı şirketçe karşılanmaması nedeniyle icra takibi başlatıldığını, takibin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek davalının itirazı ile aleyhine icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin davacı yana Oring satışı yaptığını, davacı yanın ürün talep ederken herhangi bir standart belirlemediğini, müvekkilin üretimini yaptığı Orig lerin belirli bir standardının bulunduğunu ancak istek üzerine özel üretim yapıldığını, davacı tarafından da satın alınan ürünlerin siparişi verilir iken ne kadar güce mukavemet göstereceğinin belirtilmediği bu nedenle standart Oring satışının yapıldığını ve satışı yapılan ürünlerde herhangi açık ve gizli bir ayıbın bulunmadığını, bu davada ispat yükümün davacıda olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. KANITLAR: İcra dosyası, ticari defter ve bağlı kayıtlar, bilirkişi raporu, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Davacı vekili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile Bursa 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, 7.858,48-TL toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerin takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır. Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi, ürünlerin ayıplı olup olmadığının tespiti ve taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması yönünden mahallinde ve taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtlar üzerinde O Ring konusunda uzman bir bilirkişi, SMMM ve Hukukçu bilirkişler ile keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Alınan 29/09/2016 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ve davalı taraf defterlerinin tasdiklerinin süresinde yapıldığı, defterlerin sahipleri lehine delil niteliğinde olduğu, davacı tarafından Bursa 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 26/06/2015 tarihinde 7.596,25-TL asıl alacak olarak 262,23-TL işlemiş faiz (%10,5 üzerinden işlemiş faiz) olarak toplam 7.858,48-TL üzerinden ilamsız takip yapıldığı yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğu, davacı tarafından Bursa 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 07/04/2015 tarihinde 2.794,48-TL asıl alacak olarak 17,23-TL işlemiş faiz olarak toplam 2.811,71-TL üzerinden ilamsız takip yapıldığı, davalı tarafından yasal süresi içinde itiraz edilerek takibin durdurulduğu, her iki taraf defterlerindeki kayıtlar incelendiğinde kesilen tüm faturalar ile yapılan tüm ödemelerin birebir aynı olarak davacı ve davalı defterlerine işlendiği, iade edilen mallarla ilgili kesilen faturanın davalı tarafından itiraz edilmeden kabul edildiği ve defterlerine işlendiği, fatura muhteviyatı malların geri teslim alındığı, tüm alım satım ve iade faturaları ile yapılan ödemelerden sonra davalının her iki tarafın da defterlerindeki kayıtlara göre 1.453,47-TL davacıdan alacaklı olduğu, davalının yapılan ürünlerdeki ayıp bildirimini kabul etmediği mallarının ayıpsız olduğunu varsa bir hata davacı tarafından verilen siparişteki eksiklik ve hatalardan kaynaklandığını ifade ettiği, davacının da verilen hatalı ürünler nedeniyle 515 adet amortisörün kullanılamaz hale geldiğini, 515 adet amortisörün birim maliyeti 12,50-TL + KDV üzerinden 7.596,25-TL (KDV dahil) zarar ettiklerini bunu davalıya bildirdiklerini ancak hala bir ödeme yapılmadığını ifade ettiği, eğer davacının bu talebi mahkememizce kabul edilirse cari hesaptan borç bakiyesi olan 1.453,47-TL'nin bu tutardan düşülmesi gerektiği ve kalan tutarın 6.142,78-TL olacağı, talep kabul edilmezse davalının davacıdan 1.453,47-TL cari hesap bakiyesi kadar alacaklı olduğu, davacının davalıdan takip öncesi işlemiş faiz talep edemeyeceği kanaatinin oluşması yanında davanın konusu teşkil eden ürünlerin ayıplı olup olmadığı ve ayıplı ise ne tür ayıp niteliğinde olduğu hususunun önem kazandığı, davacı vekilinin mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesinde davalı firma ile zunu zamandan beri ticari ilişki içerisinde bulunduklarını, davalı firmadan gelen son parti ürünlerde gizli ayıp niteliğinde ayıplar oluştuğunu bu hususu mahkememizin 2015/872 D. İş sayılı dosyası ile tespit ettirdiklerini ve 515 adet ürünün ayıplı olması sebebiyle söz konusu ürünlerden beklenen faydayı alamadıklarını bu sebeple de meydan gelen zararın davalı tarafça karşılanmaması sebebiyle davalı firma hakkında Bursa 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız takibe girişilmesi üzerine takibin davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine durdurulduğunu, takibin durması üzerinde itirazın iptali için mahkemeye müracaat edildiğini ifade ettiğini, davalı vekili davaya cevap dilekçesinde 2008 yılından bu yana davacı firma ile müvekkili şirketin ticari ilişkisi içerisinde olduklarını ve davaya konu ürünlerin satışının yapıldığını, müvekkili firmanın ayıplı ürünleri başka firmalara satabilecekleri düşüncesi ile hareket ederek iade aldıklarını aynı zamanda müşteri memnuniyetinini gözettiklerini, söz konusu ürünlerin ayıplı olmadığından bahisle davanın reddini talep ettiğini, yukarıda belirtilen değerlendirme ve incelemeler neticesinde dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere davacı ve davalı şirket arasındaki ticari ilişki istisna (eser) sözleşmesinden kaynaklandığını, davacı firma tarafından davalı firmaya yaptırılan O ringlerin adedi konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, ihtilaf davalı firma tarafından imal edilip davacı firmaya teslim edilen O ringlerin ayıplı olup olmadığı şayet ayıp var ise ayıbın açık veya gizli olup olmadığı ile ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı noktasında olduğu, buna göre, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olup, eser sözleşmelerinde yüklenici sözleşme kapsamına, teknik ve sanatsal kurallara uygun olarak amacı karşılar bir biçimde eseri imal edip iş sahibine teslim etmekle yükümlü olduğunu, hukukumuzda ayıp kanun veya sözleşmeye konu eserde bulunması gereken niteliklerin bulunmaması veya bulunmaması gereken niteliklerin bulunması hali olarak düzenlendiğini, olayımızda taraflar arasında akdedilmiş yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte davalı şirket akdin varlığını kabul ettiğini, bu nedenle dava konusu ürünlerle ilgili yapılan teknik değerlendirme ışığında ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu bildirilmiştir. Mahkememizce davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmesi ve davacı tarafça bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi ekinde sunulan teknik çizimlerin değerlendirilmesi yönünden bilirkişi kurulundan ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan 10/10/2017 tarihli bilirkişi ek raporunda; kök raporda belirtmiş oldukları gibitaraflar arasındaki mevcut sözleşmenin eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve davalı firma tarafındanimal edilen ürünlerin ayıplı olması sebebiyle davacı firmanın ürettiği amortisörlerde meydana gelen arızanın davalı firma tarafından üretilen orginde meydana gelen ayıplar sebebiyle ortaya çıktığına dair ve bu hususla ilgili illiyet bağının kurulabilmesinin imkan dahilinde olduğuna dair kanaatini içerir üç nüshadan ibaret raporunu bildirmişlerdir. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmalarınının değerlendirilmesi, ürünlerin ayıplı olup olmadığnını tespiti için İTÜ Öğretim Görevlisi Makine Mühendisi bilirkişilerden rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan 26/03/2018 tarihli bilirkişi raporunda; davalı tarafından üretilen O-Ring'ler ayıplı olduğundan davacının bu ürünlerin bedelininin ödememekle haklı olduğu, hatalı ürünlerin davacı tarafından kontrol edilmeden amortisörlere monte edilmiş olması nedeni ile oluşan zararda davacının %35 oranında kusurlu olduğu, davacının zararın %65'inden sorumlu olduğu görüşüne varıldığı, olay sonucu meydaan gelen zararın 515 x 12,5 = 6.437,50-TL olup davalı tarafın bu zararın %65'i olan 4.184,37-TL'den sorumlu olduğu bildirilmiştir. Davacının gazlı amortisör üretimi yaptığı, amortisörde yağ-gaz sızdırmasının engellenmesi için amortisörlerin kilitlenmesini sağlayan O ring isimli ürünü davalıdan sipariş ettiği anlaşılmaktadır. Tarafların ticari defterleri incelendiğinde tüm kayıtların (tahsilat, fatura, vs. ) birebir aynı olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşme, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir. Uyuşmazlığın, eser sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilip çözülmesi gerekli ve zorunludur. Eser sözleşmelerinde, kural olarak yapılan işin miktar ve değerini ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibindedir. Bir başka deyişle yüklenici yaptığı işin tutarını, iş sahibi de iş bedelini ödediğini kanıtlamak zorundadır. İş sahibi ısmarladığı eserin belli nitelikler taşımasını, amacını karşılamasını arzu eder. Şayet ısmarlanan eser iş sahibinin beklentisini karşılamıyorsa sözleşmenin yararlar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan eser, fen ve sanat kurallarına uygun ve iş sahibinin amacını karşılar nitelikte imâl edilmelidir. Aksi halde eser ayıplıdır ve yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluğu ortaya çıkar, bu da: yüklenicinin eseri teslim borcunun tamamlayıcısı olarak, meydana getirdiği eserde ortaya çıkan ayıp ve eksiklikleri üstlenme borcudur. O halde alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından üretilen O ringlerin çapının maksimum 2.35 mm geldiği, oysa sipariş formunda çapın 2.40 mm olarak belirtildiği, O ringin üzerinde oturduğu kanalı tam doldurmadığı, bu nedenle oturduğu kanalda yerinden oynayarak yağın kaçmasına neden olduğu ve pistonun kilitleme yapamadığı, O ringlerin fazla elastik olduğu, sertlik ölçümünün 62 shore olduğu, ancak başka firmadan alınan ve sorunsuz kullanıldığı ifade edilen O ringlerin 75 shore sertlikte olduğu, O ringin çapı ve elastikiyeti uygun olmadığından ayıplı olduğu, davacının ise ürünleri kullanmaya başlamadan önce istenen nitelikte olup olmadığının kontrolünü yapmadan amortisörlerde kullanmış olması nedeniyle kısmen de olsa kusurlu olduğu kanaatine varılarak bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere 4.184,37-TL (KDV dahil 4.937,55-TL) zarardan davalının sorumlu olduğu anlaşılmakla dava kısmen kabul edilerek davalının Bursa 13. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 4.937,55-TL asıl alacak üzerinden devamına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı gerekçeye göre; 1-Davalının Bursa 13. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİ İLE; takibin 4.937,55-TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Alacak likit olduğundan asıl alacağın % 20'si üzerinden hesaplanan 987,51-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Reddedilen kısım yönünden davacının kötü niyetle takip yaptığı yönünde delil bulunmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE, 4-Harçlar yasası gereği alınması gereken 337,28-TL harçtan peşin alınan 129,73-TL harcın mahsubu ile bakiye 207,55-TL harcın davalıdan tahsiline, 5-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 1.621,70-TL yargılama gideri üzerinden kabul red oranına gör hesaplanan 1.054,10-TL ile peşin alınan 129,73-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 620,00-TL yargılama gideri üzerinden davanın kabul red oranına göre hesaplanan 217,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye giderlerin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı yararına ölçümlenen 2.180,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı yararına ölçümlenen 2.180,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bursa BAM'da İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/05/2018 Katip ... ¸E-imzalıdır. Hakim ... ¸E-imzalıdır.