İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/445 E. 2019/1153 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2015/445
Karar No
2019/1153
Karar Tarihi

T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2015/445 Esas - 2019/1153 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2015/445 Esas KARAR NO : 2019/1153 HAKİM : ..... KATİP : ...... DAVACI : 1- ... - T.C.N.... - 2.Yücel Sk. Mollafenari Mah. No:18 İç Kapı No:2 Osmangazi/ BURSA 2-...- T.C.N... -Mollafenari Mah.2.Yücel Sk. No:18 İç Kapı No:2 Osmangazi/BURSA 3-... - T.C.N..... - Mollafenari Mah. 2.Yücel Sk. No:18 İç Kapı No:2 Osmangazi/ BURSA 4-... ATAK - T.C.N..... - Mollafenari Mah.2.Yücel Sk.No:18 İç Kapı N:2 Osmangazi/BURSA 5-...- T.C.N... -Mollafenari Mah.2.Yücel Sk.No:18 İç Kapı No:2 Osmangazi/BURSA 6-... - Mollafenari Mah. 2.Yücel Sk. No:18 İç Kapı No:2 Osmangazi/ BURSA VEKİLLERİ : Av. ... - Fulya Mh. Büyükdere Caddesi Altınova İş Merkezi No:54 K:6 D:6 Şişli/İstanbul DAVALI : ... VE EMEKLİLİK ŞİRKETLERİ BİRLİĞİ GÜVENCE HESABI - Esentepe Mah. Ali Kaya Sk. Polat Plaza B-Blok No:1B K:15 34394 Merkez/ BURSA VEKİLİ : Av. ..... - Halaskargazi Cad Tayyareci Cemal Sk. No.12/4 Şişli/ İSTANBUL DAVALI :... - T.C.N..... -Ahmetvefikpaşa Mah. Dumankalktı Cad. No:19 İç Kapı No:1 Kestel/ BURSA ... - T.C.N.....- Osmangazi Cad.İstiklal Mah. No:2/2 Gürsu/ BURSA VEKİLİ : Av. .. - Sakarya Mahallesi Kıbrıs Şehitleri Cad. Alper Sk. Torunlar İş Merkezi No:3 K:2 D:6 16040 Osmangazi/ BURSA DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/04/2015 KARAR TARİHİ : 16/07/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/08/2019 Mahkememize tevzi edilen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ...'ı kullanmakta olduğu motosikletiyle 30/05/0012 tarihinde 16.30 sıralarında işyerine dönerken davalılardan... üzerine kayıtlı olan diğer davalı ... idaresindeki motorun kendisine çarpması sonucu yaralandığını, söz konusu motorun ZMMS bulunmadığını, bu sebeple son olarak güvence hesabında davalı olarak gösterdiklerini, müvekkili ...'ın 30/05/2013 tarihinde motoruyla işyerine dönerken karşı yönden gelen ... idaresindeki motorun bariz şerit ihlali neticesinde yaralanmalı trafik kazasına maruz kaldığını, kaza sonrası tutulan tutanakta ... asli kusurlu olarak belirtildiğini ve müvekkiline hiçbir kusur atfedilmediğini, sonrasında yapılan soruşturma neticesinde davalı ...'un bu kazadan hemen önce Cumhuriyet Caddesinde bir bayanı yaraladığını ve oradan kaçarken de müvekkiline çarptığının ortaya çıktığını, kaza sonrası yapılan sağlık muayenesinde ise davalı ...'un 188 promil kaza sırasında arkasında seyir eden arkadaşının ise 69 promil alkollü olduğunun ortaya çıktığını, kaza akabinde müvekkilinin gövdesi, bacakları ve kollarının sürtünmeye ve çarpmaya bağlı olarak ezildiğini yaralandığını, sağ kolu dirseğinden kırıldığını ve sol bacağının çapraz bağlarının koptuğunu, müvekkilinin bu acılar içinde kıvranırken dahi yeni doğum yapmış eşini ve bebeğini düşündüğünü ve eşini arayıp akşam gelemeyeceğini söylediğini, zira eşinin üzüntüsünden sütünün kesileceğini ve bebeğinin sağlığını etkileyeceğini düşündüğünü, kaza sonrası hastaneye gelen annesi ise müvekkili hastanede yatakta o perişan haliyle görünce dayanamayıp bayıldığını, kazanın çarşamba günü olduğunu, müvekkiline hastanedeki yoğunluk nedeniyle ertesi hafta pazartesi ameliyat olacağının söylendiğini, müvekkilinin salı günü ameliyat edildiğini, müvekkilinin bu gecikme yüzünden 48 saat aç kaldığını, ameliyatta sağ dirseğine platin takıldığını, müvekkilinin halen bu platini taşıdığını, kaza olduğunda müvekkilinin dünyaya gelen çocuğu ...'in henüz 1 haftalık olduğunu, ameliyattan çıktığı akşam müvekkilinin bebeğinin çok şiddetli hırlama ve öksürme şikayeti ile hastaneye kaldırıldığını, doktorlar müvekkilinin eşine küçük ...'in kalbinin hızlı büyüdüğünü söylediklerini, çok üzülen eşinin yanında olamama ve yeni doğmuş yavrusunu görememenin acısı ve çaresizliğinin de acılarına eklendiğini, müvekkilinin bu olaylar karşısında sadece izlemekle yetinebildiğini, bu olay olurken sol bacağının üzerine dahi basamadığını, esasen müvekkilinin kazadan sonra yaklaşık 1 ay boyunca sol bacağının üzerine hiç basamadığını, çünkü sol bacağının çapraz bağlarının koptuğunu, müvekkilinin hastaneden tüm bacağının alçılı vaziyette yani hareket kabiliyetinden tamamen yoksun vaziyette çıktığını, müvekkilinin evde kaldığı süreçte maaşı olmadığı için ailecek çok ciddi maddi sıkıntı ve bunalımlar yaşadığını, bir baba olarak çaresizliğin dibini gören evine bir kuru ekmek dahi getiremeyen müvekkilinin ruhen çok derin yaralar aldığını, müvekkilinin kazadan yaklaşık 2 ay sonra işine dönebildiğini, ancak birkaç aydan sonra işi bırakmak zorunda kaldığını, soğuk havada motor sürememesi yüzünden işi bırakan müvekkilinin sonradan eski yaptığı iş olan mobilya kurulumu işine aylık 1500 Tl ücretle girildiğini, çalışmaya başladığı yerde hem şoförlük hem de kurulum için anlaşan müvekkili bu işi de işe başladığı günün akşamı bırakmak zorunda kaldığını, zira sakat kolu ve bacağı yüksek yüksek katlara onlarca kilo ağırlığındaki mobilyaları taşımasına izin vermediğini, müvekkilinin kaza sonrası yaşadığı bedensel acılar, ruhsal bunalımlar, psikolojik sıkıntıların geleceğe dair kaygılar yüzünden ciddi manevi zarara uğradığını, davalıların bu zararın tazminine yönelik olarak 35.000 TL maneviz tazminat ödenmesi gerektiğini, müvekkiline çarpan ...'un müvekkiline çarptığında 168 promil alkollü olduğunu ve kaza bir başka kaza yerinden kaçarken meydana geldiğini, bununla beraber davalıların kazadan sonra bir kez arayıp sormadıklarını, bu nedenlerle öncelikle müvekkillerinin ciddi hak kayıplarının önlenmesi amacıyla davalılar üzerine kayıtlı taşınmaz ve araçlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, davacı ... için 2.300 TL ile kazadan sonra çalışamadığı süre için 10.000 Tl maddi tazminat, 15.000 Tl manevi tazminat, davacı ... çin 10.000 Tl manevi tazminat, davacı ... için 5.000 Tl manevi tazminat, Davacı ... için 3.000 TL, davacı çocuklar için velayeten 3.000 Tl manevi tazminat olmak üzere toplam 48.300,00 TL tazminat davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Taraflar arasındaki anlaşmazlık hususunun daha önceden Bursa 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/506 esas sayılı ilamı ile görevsizlik kararı sonrasında Bursa 1. ATMnin 2014/616 esas sayılı dosyası ile hükme bağlandığını, 2 senelik zaman aşımı süresi dolduktan sonra işbu davanın ikame edildiğini, zaman aşımı itirazında bulunduklarını, müvekkilinin meydana gelen kaza esnasında alkollü olduğunu kabul etmediklerini, kazanın meydana gelişinde asli kusurlu olduklarını kabul etmediklerii, ...'ın da kazanın olduğu esnada az da olsa alkollü oludğunu, işyerine dönmekte olduğunu beyan eden davacının bu hususu açıklığa kavuşturması gerektiğini, davacının kaza sebebiyle meydana gelen durumun ve ruhsal halini abarttığını, davacının kaza sonucu sakat kalmış veya maluliyete uğramış olmadığını, davacıların hiçbirinin büyük bir üzüntü yaşamış olduğu, bu üzüntü sebebiyle hayatlarının sekteye uğradığını kabul etmediklerini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle: Taraflar arasındaki anlaşmazlık hususunun daha önceden Bursa 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/506 esas sayılı ilamı ile görevsizlik kararı sonrasında Bursa 1. ATMnin 2014/616 esas sayılı dosyası ile hükme bağlandığını, 2 senelik zaman aşımı süresi dolduktan sonra işbu davanın ikame edildiğini, zaman aşımı itirazında bulunduklarını, müvekkilinin meydana gelen kaza esnasında alkollü olduğunu kabul etmediklerini, kazanın meydana gelişinde asli kusurlu olduklarını kabul etmediklerii, ...'ın da kazanın olduğu esnada az da olsa alkollü oludğunu, işyerine dönmekte olduğunu beyan eden davacının bu hususu açıklığa kavuşturması gerektiğini, davacının kaza sebebiyle meydana gelen durumun ve ruhsal halini abarttığını, davacının kaza sonucu sakat kalmış veya maluliyete uğramış olmadığını, davacıların hiçbirinin büyük bir üzüntü yaşamış olduğu, bu üzüntü sebebiyle hayatlarının sekteye uğradığını kabul etmediklerini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Güvence Hesabı sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu olayda davacı işi esnasında meydana gelmiş olmakla olayın bir trafik-iş kazası olduğunu, görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğunu, olayın iş kazası olup, davanın SGK ve işverene karşı açılması gerektiğini, dava konusu kaza sebebiyle müvekkili kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu, dava konusu talebin zaman aşımına uğradığını, yazılı başvuru şartı yerine getirilmediğini, davacılar tarafından alınmış ödemeler ve açılmış tüm dava bilgilerinin bildirilmesi gerektiğini, bu hususta davacı tarafa kesin süre verilmesini talep ettiklerini, kazaya sebep olduğu bildirilen aracın olay tarihini kapsayan mecburi mali mesuliyet sigorta poliçesi bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, geçici işgöremezlik zararlarının teminat kapsamında olmadığını, davacıya bu kaza sonucu SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı tespit edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, hastane raporları, Bursa 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/1253 esas sayılı dosyası, kaza tespit tutanağı, kaza bilirkişi raporu, tanık beyanları, sosyal durum araştırması, SGK yazısı, maluliyet raporu, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle oluşan sürekli ve geçici iş göremezliğe dair maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Davalıların görev itirazı yönünden, zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunmayan davalı Güvence Hesabının sorumluluğunun da ayrıca talep edildiğinden, zorunlu mali mesuliyet sigortasının 6102 Sayılı TTK.nda düzenlenmiş olup davanın TTK' nın 4 ve 5 . maddeleri uyarınca mutlak ticari dava sayıldığından görev itirazına itibar edilmemiştir. Davalının yetki itirazı yönünden, davacıların yerleşim yerinin ve kazanın gerçekleştiği yerin Bursa olduğundan HMK' nın 16 . Maddesi uyarınca yetki itirazı kabul edilmemiştir. Davalının zamanaşımı def-i iddiası yönünden, davanın cismani zarardan kaynaklandığı aynı zamanda cezai soruşturmanında yapıldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere 2918 sayılı KTK'nun 109. maddesinde, haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı; davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır. Ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için, eylemin aynı zamanda bir suç oluşturması yeterli olup, bunun dışında fail hakkında ceza davasının açılması ya da mahkumiyet kararı verilmesi gibi bir koşul aranmamaktadır. Ceza zamanaşımının uygulanması ilişkin kural, hem dava hem de kısmi dava olarak açılan davada ıslah yoluyla talep edilen miktarın artırılması (ıslahı) durumunda uygulama alanı bulacaktır. 2918 sayılı KTK'nın 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmüne, yine aynı kanunun 109/2. maddesinde ise "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir. 5237 sayılı TCK'nın 89.maddesinde düzenlenen ve somut olayda eyleme uyan taksirle yaralama suçunun ceza dava zamanaşımı süresi aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıl olduğundan açılan dava 8 yıllık dava zamanaşımı süresine tabi olup kazanın gerçekleştiği 30/05/2012 tarihinden itibaren 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığından zamanaşımı def-i iddialarına itibar edilmemiştir. Davanın esası yönünden “Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan” başlığı altında düzenlenen BK'nın 46. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmektedir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Dolayısıyla davacı ...'ın işgücü kaybı olup olmadığı ve maluliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için dosya İstanbul ATK'ya gönderilmiştir. İstanbul ATK 3. İhtisas Kurulunun 25/09/2017 tarihli maluliyet raporunda; 1.Hacı Mehmet oğlu, 1985 doğumlu ...'ın 30.05.2012 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı, sol diz bağ yırtığı arızası nedeniyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak:Gr1 XII (23a-------20)A %24 x 1/4 = %6 E cetveline göre: %5.0 (yüzdebeşnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin 30.05.2012 tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği mütalaa edilmiştir. Davanın haksız fiilden kaynaklandığından, zarardan tarafların kusuru oranında sorumlu olduğundan, dosya İstanbul Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek, tarafların kusur oranlarının belirlenmesi istenilmiştir. İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinin 12/07/2018 tarihli kusur raporunda; Davalı sürücü ..., sevk ve idaresindeki motosikleti ile seyir halinde iken kaza mahalli olan yere geldiğinde yola gerekli özeni göstermediği için direksiyon hakimiyetini kaybettiği, sevk ve idare hatasıyla yolun karşı yön bölümüne geçtiği ve bu yönden gelmekte olan aracın seyir şeridini kapatarak kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği anlaşılmakla gerçekleşen kazada asli derecede kusurlu olduğu, Davacı sürücü ..., sevk ve idaresindeki aracıyla seyir halinde iken yolun karşı yön bölümünden gelen ve seyir şeridini direksiyon hakimiyetini kaybetmek suretiyle kapatan motosikletle karıştığı kazada atfı kabil kusuru bulunmadığı, Davalı sürücü ...'un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı sürücü ...'ın kusursuz olduğu mütalaa edilmiştir. Davacının maddi tazminat talebi ile ilgili dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilerek, rapor tanzimi istenilmiştir. Aktüer bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 18/01/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: Kazalının varsayımsal kazancının 830.176,01 Tl olacağı, bir sonraki aşamada ise ATKnun 25/09/2017 tarihli, 18414 sayılı raporunda kazalının meslekte kazanma gücünü %5 oranında kaybetmiş olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren dört ay olduğunun belirtilmesi sebebiyle 30/05/2012-30/09/2012 tarihleri arasında %100 malül sayıldığı, bu tarihten itibarenki kazançlarına %5 meslekte kazanma gücü kaybına uğradığının tespit edilmesi nedeniyle bakiye kazancına %5 oranı uygulandığını ve kazalının net zararının 44.878,39 TL alacağının hesaplandığı, davacının bedensel zararı göz önüne alındığında dizlik, kolluk gibi gereçleri kullanmasının zorunlu olduğu, bu gereçleri takıp takmadığının dosya kapsamında anlaşılamadığı,takdir ve değerlendirmesinin mahkemeye ait olduğu mütalaa edilmiştir. Dava konusu trafik kazası sebebiyle SGK ve davalı Güvence Hesabı tarafından davacıya rücuya tabi ve herhangi bir ödeme yapılmadığı görülmektedir. O halde toplanan delillerden somut olayda, davalı ...' un sürücü, davalı...nun araç maliki işleten ve davalı Güvence Hesabının ise zorunlu mali sorumluluk sigortasının yapılmaması sebebiyle sorumlu olduğu 16 ACM 22 plakalı motosiklet ile davacı ...' ın sürücüsü olduğu 16 JJN 93 plakalı araç arasında meydana gelen 30/05/2012 tarihli trafik kazasında, düzenlenen kaza tespit tutanağı, Bursa 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/1253 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu, ifade tutanakları, İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 12/07/2018 tarihli raporu kapsamında, davalının sürücüsü olduğu motosikletin iki yönlü iki şeritli karayolunda direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun karşı şeridine geçtiği ve karşı yönden gelen davacıya ait motosikletin seyir şeridini kapatarak kazanın gerçekleştiğinin anlaşıldığı, davalının yola gerekli özeni göstermediğinden direksiyon hakimiyetini kaybederek olayın gerçekleşmesinde davalı tarafın asli ve tam kusurlu olup davacının ise kusursuz olduğu ve ATK 3. İhtisas Kurulunun düzenlediği maluliyet raporu ile rapora karşı itirazların yerinde olmadığından bu raporlara göre düzenlenen gerekçeli denetime açık 14/12/2018 tarihli aktüer bilirkişinin raporuna itibar edilerek davacının 44.878,39 TL geçici ve sürekli iş göremezlik zararı olduğunun ispat edildiği ve talep artırım dilekçesi ile alacak miktarını artırdığından bu miktar yönünden davacının maddi tazminat talebinin kabulune karar vermek gerekmiştir. Diğer yandan davalı tarafın davacının koruyucu kask ve ekipman kullanmaması na yönelik müterafik kusur savunması yönünden müterafik kusuru olması için davacının kask ve ekipmanın kullanmamasının yaralanmasında etken olup olmadığının belirlenmesi zorunlu olup bu noktada davacının kask ve ekipman takmadığının ispat yükünün davalıda olduğu ibraz edilen deliller ile kask ve ekipman kullanmadığının sabit olmadığı gibi kaldı ki davalı sürücünün aşırı alkollü olarak iki ayrı noktada kısa aralıklarla iki ayrı kaza yaptığı, alkolün etkisinin kazanın gerçekleşmesinde ana etken olduğunun Bursa 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/1253 esas sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesi ile anlaşıldığından kask ve ekipman kullanmanın kazanın gerçekleşmesi ve zararın artmasına etken olmadığı kanaatine varılarak müterafik kusur indirimi yapılması savunmasına itibar edilmememiştir. Davacının manevi tazminat talebi yönünden bilindiği üzere Borçlar Kanunu’nun 56.maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı asıl olarak ne tazminat ne de bir cezadır. Amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmak ve ruhi ızdırabını dindirmek olması nedeniyle tazminata benzer bir fonksiyonu vardır. O halde tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Dolayısıyla yukarıdaki açıklamalar ışığında, taraflar arasında meydana gelen davacının maluliyeti ile sonuçlanan trafik kazasında, tarafların kusur oranları, olayın meydana geldiği tarih, olayın meydana geliş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, olay tarihindeki paranın alım gücü, maluliyet varlığı ve oranı değerlendirilerek davacıda oluşan acı ve elemin kısmende olsa giderilmesi amacıyla davacı ...' için 10.000 TL manevi tazminat' ın hak ve nesafet kuralları çerçevesinde takdir edilerek manevi tazminat talebinin davalılar sürücü ve işleten yönünden kısmen kabulune karar vermek gerekmiştir. Davacılar cismani zarar gören ...' ın eşi, ..., annesi, ..., babası, ... ve çocukları yönünden manevi tazminat talebi yönünden dosya incelendiğinde: Dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi ile bu konu yeniden düzenlenmiş olunup özetle "ağır bedensel zarar yada ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar para ödenmesine karar verilebilineceği" hükmü getirilmiştir. Bu yeni düzenlenme ile 818 sayılı Borçlar Kanununun yürürlük zamanında içtihatlarla düzenlenen husus yasa koyucu tarafından açıklığa kavuşturulmuş ve yaralananın yakınlarının manevi tazminat davası bakımından hak sahipliği durumu ön şartı olarak "ağır bedensel"zarar koşulunu getirmiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/9166 Esas ve 2019/3758 Karar sayılı Kararda vurgulandığı üzere) Somut olayda, davacılar cismani zarar gören ...' ın eşi, ..., annesi, ..., babası, ... ve çocukları yönünden manevi tazminat taleplerinin, ...' ın %5 oranında malul kaldığı anlaşılmakla ağır bedensel zarardan bahsedilemeyeceğinden bu davacıların manevi tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, A-44.878,39 TL geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, B-Davacı ... için 10.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve...ndan müşterek ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, C-Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.748,74 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 824,85 TL peşin harç ile 154,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 978,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.769,89 TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan ( davalı Güvence Hesabının 2086, 79 TL kısmından sorumlu olmak üzere) müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından maddi tazminat yönünden yapılan bilirkişi gideri 500,00 TL, ATK rapor masrafı 616,30 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 705,00 TL ve 978,85 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.800,15 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından manevi tazminat sebebiyle yapılan 80 TL tebligat, müzekkere bedeli yönünden davanın kabul ve red oranına göre 22, 2TL yargılama giderinin davalılar ... ve...ndan müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacıların vekil ile temsil edildiğinden maddi tazminat talebi yönünden AAÜT'ye 13. Maddesine göre belirlenen 5.286,62 TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacılar vekil ile temsil edildiğinden manevi tazminat yönünden AAÜT'ye 13/1 Maddesine göre belirlenen 2725 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve...ndan müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 8-Davalılar ... ve...' nun vekil ile temsil edildiği anlaşılmakla manevi tazminatın reddedilen kısmı yönünden A.A.Ü.T göre davacılar arasında ihtiyati dava arkadaşlığı olduğundan her bir davacının manevi tazminatının ayrı talep olup ( reddi yönünden talebin beş kişi yönünden olup 5* 2.725 TL ) 13.625 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak bu davalılara verilmesine, 9-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı ve vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/07/2019 Katip .. ¸e-imzalıdır. Hakim .. ¸e-imzalıdır. Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır. Aslının aynı olduğu tasdik olunur. Katip . ¸E-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/445, K. 2019/1153, T. 16.07.2019, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2015-445-e-2019-1153-k-b4e3345abbcf