İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/22 E. 2018/1092 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2015/22
- Karar No
- 2018/1092
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2015 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACILAR : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/01/2015 KARAR TARİHİ : 13/09/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/09/2018 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davalı borçlu ile ticari ilişki gereği faturalara konu mal ve hizmetleri teslim ettiğini, müvekkilinin alacağı için davalı taraftan defalarca talepte bulunmasına rağmen borcun davalı tarafça ödenmediğini, bunun üzerine borçlu aleyhinde Antalya 10. İcra Müdürlüğünün...esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın itirazı üzerine eldeki davanı açıldığını beyan etmiş olup, açıklanan nedenlerle, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptaline karar verilmesini ve davalı tarafın % 20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin Bursa'da sebze ve meyve komisyonculuğu işi ile uğraştığını, kendisinin mal alıp satma gibi bir durumunun olmadığını, kendisine gelen malların satımında yalnızca komisyonculuk yaptığını, ayrıca davacılarla herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığı gibi kendilerini de tanımadığını, ayrıca mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini yetkili icra dairelerinin Bursa mahkemeleri ve icra dairelerinin olduğunu, husumet itirazının ise, müvekkilin icra takibine konu yapılan faturaların müvekkiline gönderilmediğini, müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarına da işlenmediğini, bu nedenle husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiş olup, açıklanan nedenlerle haksız olarak açılan davanın reddi ile, asıl alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödenmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, tarafların beyanı, Antalya 10. İcra Müdürlüğünün...esas sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 03/06/2013 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 06/06/2013 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 10/06/2013 tarihinde borca itiraz etmiştir. Mahkememizce davacı ticari defterleri üzerinde bir smmm bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılması için Antalya Nöbetçi Asliye Ticaret MAhkemesine talimat yazılmasına karar verilmiş olmakla Antalya 1. ATM'nden alınan 23.06.2016 havale tarihli bilirkişi raporunda " Davacı şirketin ticari defterlerine göre, taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve bu ticari ilişki gereğince davalı adına düzenlenen dava konusu alacağın dayanağı olan faturalara istinaden takip tarihi itibariyle davacının 55.833,81 TL tutarında davalı tarafan alacağının kayıtlı olduğu, dava taraf, dava konusu alacağın dayanağı olan faturalar ve muhteviyatı malların davalı tarafa teslim ettiğini somut belgelerle ispatlamakla mükellef olduğu, sonuç ve kanaatine varıldığı" belirtilmiştir. Mahkememizce davalı ticari defterleri üzerinde bir smmm bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmasına karar verilmiş olmakla bilirkişi ... tarafından sunulan 14/11/2016 havale tarihli bilirkişi raporunda " Davalının 2013 yılına ait ricari defterlerini yasal süresi içerisinde takdik ettirildiği, anılan bu defterlere yapılan kayıtların " Tek Düzen Muhasebe İlke ve Kurallarına" uygun olarak zamanında yapıldığı, sahibi adına delil olma özelliğine sahip olmakla beraber takdirin Mahkememize ait olduğunu, davalı kayıtlarına göre, yukarıda belirtilen ve davacı tarafından düzenlenen faturaların davalıya ait ticari defter ve kayıtlarında yer almadığı, sonuç ve kanaatine varıldığı" belirtilmiştir. Davacı tarafından davalıya yemin teklifi edilmiş ve davalı tarafça 10/07/2018 tarihinde yemin ederek beyanda bulunmuştur. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden somut olayda, davacının davalıya ticari ilişki kapsamında mal sattığı ve buna ilişkin icra takibine konu faturaların düzenlendiği ileri sürülmüş olup davalı tarafından davacıdan mal almadığını komisyoncu olduğunu savunduğu anlaşılmakla davacı tarafından davalı ile akti ilişkinin olduğu ve malların teslim edildiğini uyuşmazlık konu miktar dikkate alınarak HMK' nın 200 ve devamı maddeleri gereği yazılı ve kesin deliller ile ispat etmesi zorunludur. Tarafların ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğu ve davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı ve faturalara dayanak teslim belgelerinin sunulmadığından davacının ticari defterlerinin kesin delil olmadığı açıktır. Diğer yandan davacı tarafından düzenlenen yemin metni davalıya tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yemini usulune uygun eda etttiğinden yazılı ve kesin deliller ile davacının akti ilişkiyi ispat edilmediğinden açılan davanın reddine, davacının icra takibi başlatmasında kötü niyetli olduğunun ve bile bilecek durumda olduğunun toplanan deliller ile ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın subut bulmadığından reddine, 2-Kötü niyet tazminatının koşulları oluşmadığından reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 667,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 631,95 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Kararın niteliği gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 6.491,17 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/09/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır