İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/380 E. 2018/677 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2014/380
Karar No
2018/677
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2014/ KARAR NO : 2018/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/09/2014 KARAR TARİHİ : 17/05/2018 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2018 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki olduğunu, müvekkili şirketin cari hesap alacağına istinaden davalı şirket aleyhine icra takibi başlattığını, davalı şirketin itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek takibe yapılan itirazın iptali ile, davalı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın mesnetsiz, haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR: İcra dosyası, ihtarname, sözleşme, fatura, ticari defter ve bağlı kayıtlar, bilirkişi raporu, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Davacı vekili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile Bursa 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, 108.301,81-USD toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerin takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır. Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce tanık dinlenilmesine karar verilmiştir. Davalı tanığı ...; "Ben davalı şirkette çalışmaktayım, şirketin Yurtdışı yazışmalarını takip ediyorum, ayrıca siparişlerin bildirilmesi, gelen malların teslimi, siparişten malın müşteriye gönderilmesi ve mamül aşamasına kadar olan tüm aşamalarla ilgili bilgi sahibiyim. Bizim firmamızda satılan ipliğin üretim aşamasına kadar firmamızın sorumluluğu devam eder. Bu nedenle de işi başından sonuna kadar takip ederiz, hatta gerekirse fabrikaya giderek üretim aşamasında yapılan üretimi denetleriz. Dava konusu olayda sorun davacıdan alınan ipliklerdeki numara ve lot farkından kaynaklanmıştı. Bizim proses esnasında yurtdışından mal yüklenirken hangi numarada ve hangi lot' ta yüklendiğini bilmemiz gerekir. Lot ve numara farklılıkları olursa bu çeşitli sorunlara yol açar. Lot ve numara farklılığı bulunduğunu ürünü teslim ettiğimiz müşterimiz bize bildirir bildirmez durumu hemen davacı firmaya bildirdik, ayrıca zaman kaybetmemek için de üründen örnekleri Üniversitenin ilgili birimine göndererek inceleme yaptırdık. İnceleme sonucu düzenlenen raporları da davacı şirkete bildirdik. Bunun üzerine davacı şirketin ihracat müdürü bayan Şahlo Türkiye' ye geldi, şirketimiz elemanları ile birlikte sorunlu müşterilere gidildi ve sorunlu ürünler yerinde incelendi. Bu arada halen müşteriye teslim edilmemiş olan ve gümrükte bulunan mallar da vardı. Müşteri bu sorunlarda dolayı almaktan vazgeçti. Bu arada mal bizim adımıza teslim edildiği için ambar ve antrepo ücretlerini ödemek zorunda kaldık. Yine taraflar arasındaki anlaşmaya göre nakliye bedellerinin davacı tarafından ödenmesi gerekirken davacı bedelin çok cüzi bir kısmını (300 USD-200 USD gibi) ödeyip kalan kısmını ödemediği için biz de kendi müşterilerimiz ihracatçı olup zamana karşı yarıştıklarından malları biran önce teslim alabilmek için nakliyenin 3000 USD gibi kalan kısmını ödemek zorunda kaldık. Ancak bu ödediğimiz paraları dahi kendilerinden alamadık. Yine gümrüğe gelen malları yani müşteriye teslimi yapılmamış ancak müşteri tarafından iptal edilen malları davacı şirketin geri çekmesi gerekiyordu, bu işi de yapmadılar. Bunun üzerine biz daha fazla antrepo parası ödememek için malları ucuz bir fiyatla başka müşterilere satmak zorunda kaldık, davacı şirket adına kesilen reklemasyon faturaları davalı şirketin ihracat müdürünün de bulunduğu ortamda karşılıklı mutabakat sonucunda kesilmiş olup, kendisinin imzasını da taşımaktadır. Posta ile gönderilen reklemasyon faturaları ise müşterilerimiz tarafından bize yansıtılan reklemasyon faturalarıdır, satın alınan ipliklerdeki ayıpların prosese başlamadan önce tespiti mümkün değildir, ancak boyama ve dokuma aşamasında belli olmaktadır." Davalı tanığı ...; "Ben ... firmasını biliyorum, ben onlardan pamuk ipliği satın aldım, ben tekstil işiyle uğraşıyorum, rektens firması gelen ipliklerin bir kısmını bana sattı, ben ... Tekstil adına satın aldım, firma benim firmamdır, bana satılan ipliğin kalitesi ile gelen ipliğin kalitesi farklı olduğu için iplikleri iade etmek istedim, renteksin sahibi iade etmeyin kullanın bize fiyat farkı kesin dedi, bizde oturduk anlaştık, biz zaten ödeme yapmıştık, geri kalan ödediğimiz parayı bize iade ettiler, aradan belli bir zaman sonra Renteksin ipliği satın aldığı yurtdışı Tacikistan firması yetkilisi bana geldi, olayı sordu, ben birinci kalite almama rağmen bana ikinci kalite iplik geldiğini söyledim, fiyat anlaşmasını sordu, o da bana ...'e ikinci kalite mal sattığını söyledi, daha sonra olayı anladı, sadece birinde iplik aprajı var, ... bir kısım malı hatalı gönderdi, bir kısım malı da Tacikistan firması hatalı gönderdi, ...'in yurtdışından aldığı malın parasını ödeyip ödemediğini bilmiyorum, benle ... arasında iskonto nedeniyle bir fark çıktı, o farkı yurtdışı firmasına ödememiş olabilir, çünkü orası bize geldi numune aldı, bize teşekkür etti gitti, aralarındaki alacak verecek miktarının ne kadar olduğunu bilmiyorum, bir sene sonra Renteksten muhasebeci arayıp bize şahitlik yapar mısın dedi, ben de yapabileceğimi söyledim, olayla ilgili bilgim bu kadardır." Davalı tanığı ...;"Ben davalı ... Tekstil Sanayi...Şti ile Gümrük işleri konusunda anlaşma yapmış olan ... Gümrük Müşavirliği Firmasında Halkalı Gümrük Sorumlusu olarak yaklaşık 20 yıldır çalışmaktaydım. Bu sene işten ayrıldım. Taraflar arasında mal alış verişi olduğu tarihte de (Aradan uzun zaman geçtiği için tam tarihi hatırlamıyorum ancak yaklaşık 4-5 yıl önceydi.) aynı görevimi ifa etmekteydim. Taraflar arasında birden fazla defa çeşitli değişik tarihlerde mal alışverişi oldu. Ancak yanlış hatırlamıyorsam son parti malın alışverişinde Halkalı Gümrük Müdürlüğü'nde davacı şirketin sahibi olarak tanıtan Tacekistan uyruklu bayan ile davalı şirketin sahibi olduğunu söyleyen ismini hatırlamadığım beyfendi tartışmaya başladılar. Davalı şirketin sahibi malın kusurlu olduğunu ileri sürüyordu. Davacı şirketin sahibi olduğu bayan ise malın kusurlu olduğunu kabul etmiyordu ve bedelini talep ediyordu. Sonuç olarak malın davalı tarafça teslim alınıp alınmadığını hatırlamıyorum. Çünkü aradan uzunca bir zaman geçti." şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflara ait ticari ilişkinin başlangıcından sonuna kadar olan dönemi kapsayan taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtlar üzerinde inceleme yapılması için konusunda uzman SMMM ve Gümrük Mevzuatı konusunda uzman Hukukçu bilirkişilere dosya tevdi edilmiştir. Alınan 30/04/2015 tarihli bilirkişi raporunda; davanın konusu reklamasyon faturalarındaki anlaşmazlıkla alakalı olduğunu, taraflar arasında alınan mallara ait fatura bedeleri ve bu faturaların toplam tutarıyla, yollanan ithalat bedellerinin toplam tutarı konusunda davacı ve davalı arasında herhangi bir uyuşmazlığın olmadığı, iki tarafında defter ve belgelerine göre yapılan ithalat/ihracat tutarı toplam 12 parti mal karşılığı 689.309,62-$ olduğu, yapılan havale toplamı iki taraf kayıtlarında da yine aynı rakama yakın rakamı verdiğini, aradaki küçük fark bankanın yaptığı kesintilerden oluştuğu, yapılan toplam havale tutarının 608.591,39-$ olduğu, reklamasyon faturalı hariç kalan farın 80.78,23-$ olduğu, davacı firma Tüter Tekstil'den gelen 27.000-$ ve 2.000-$'lık toplam 29.000-$reklamasyon faturasını karşı tarafın baskısıyla kabul ettiğni belirttiğini, (cevaba cevap dilekçesinde yaptığı baskı ile haksız ve kötü niyetli olarak ödemesi gereken 29.000-$ UST'yi uhtesinde tuttuğunu, davalı ile halihazırda teslimatı devam eden sözleşmenin bulunması sebebiyle talep ettiği edel toplam mal bedelinden düşürüldüğünü) ancak dava konusu alacakta bu tutar düşürülmediğini, (davacı tarafın dosyaya eklediği cari hesap ekstresi), 27/09/2012 tarih 018129 hnolu 17.200-$'lık faturaya Beyoğlu 51. Noterliğinden 16/10/2012 tarihinde yollanan 15363 yevmiye nolu ihtarname ile itiraz edilip iade edilmiş yine 28/09/2012 tarih 018130 nolu 14.559,49-$ tutarındaki faturaya Beyoğlu 51. Noterliğinden 07/11/2012 tarihinde yollanan 16403 yevmiye numaralı ihtarname ile itiraz edilmiş ve fatura iade edildiği, yine aynı şekilde 29/05/2012 tarih 018113 nolu 19.958,74-$'lık faturaya da "malın hasarıyla ilgili laboratuar sonuçlarının faturaya eklenmediği için itiraz edildiği, davalının davacı firmadan aldığı malları Türkiye'de satışını yaptığı firmalardan, maldaki kusurdan dolayı gelen reklamasyon faturalarının toplam 38.958,80-$ olduğu, satıcının Tacikistan'da ve alıcının da Türkiye'de olması nedeniyle bu sözleşmeye Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Anlaşması'nın uygulanmasının düşünüldüğünü, ancak bu anlaşma Türkiye tarafından 07/07/2010 tarihinde onaylanmış ve 01/08/2011 tarihinde yürürlüğü girmiş olmakla birlikte söz konusu anlaşmanın Ocak 2015 tarihi itibariyle Tacikistan tarafından onaylandığı taraflarınca tespit edilemediğini, müşterilerin kestiği reklamasyon faturalarından başka kamyon şoförlerine verilen 02/05/2012 tarihli Y.K.B.'dan havale edilen 1.400-$ ve 08/05/2012 tarihinde elden verilen ve imzalı makbuzu olan 3.000-$ toplam 4.400-$ dolarlık ödeme bulunduğu, ayrıca gümrükte bekleyen 2 tır için 2.304-$ ilave KKDF ve 3.655,49-$ ardiye ücreti ödendiği, davacı firmanın kabul ettiğini açıkladığı 29.000,00-$ ile davalı ... firmasına ... Tekstil tarafından kesilen 38.958,80-$ tutarındaki reklamasyon faturaları ve şoförlere verilen 4.400-$ bekleyen tırlar için ödenen 2.304,00-$ ve ardiye masrafı olan 3.655,49-$'ın toplamı 78.318,29-$ davacının takip tutarı olan 80.646,65-$'dan düşülmesi gereken reklamasyon bedeli toplamı olduğu, bu toplam düşüldükten sonra davalı firma ...'in davacı firma alim Tekstil'e 2.328,86-$ borcu kaldığı bildirilmiştir. Mahkememizce davacı ve davalı vekillerinin bilirkişi raporuna karşı yapmış oldukları itirazlarının değerlendirilerek rapor tanzim edilmesi için İhracat ve Milletler Arası Hukuku konusunda uzman Hukuk Fakültesi Öğr. Görevlisi bilirkişi ile Tekstil Mühendisi ve YMM bilirkişilerden rapor düzenlenmesi için İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmıştır. Alınan 23/05/2016 havale tarihli bilirkişi raporunda; uyuşmazlığa uygulanacak hukukun Türk Hukuku olduğu, Viyana Satım Sözleşmesinin uyuşmazlık konusu olayda dolaylı uygulama alanı bulunduğu, davalı yanın 27.654,96-USD'lik ihtilafsız alacağın muaccel olmadığı yönündeki iddiasının yerinde olmadığı, ayıp ihbarının (gizli ayıp olması kaydıyla) süresinde yapılmış olduğu kanaatine varılmakla birlikte, satıcının gönderdiği mallarda ayıp olduğu hususunda davalı tarafça ve davalının müşterisi tarafından alınan Uludağ ve Ege Üniversitelerinden alınan raporların sözleşme konusu ipliklerde ayıbın varlığına tam olarak kanıt teşkil etmeyeceği, bu nedenle ürünlerdeki ayıp gerekçesiyle düzenlenen reklamasyon faturalarının haklı gerekçelerinin bulunmadığı, davacı yanın icra takip tarihi itibariyle davalı yandan 108.000,00-USD asıl alacağı olduğu, borcun 27.654,96-USD'nin kabul edilmiş olması nedeniyle itiraz edilen kısmın 108.000,00-27654,96=80.345,04-USD olduğu, satıcı (davacı) adına alıcı (davalı) tarafından ödenen taşıma bedellerinin satıcıdan alınarak alıcıya ödenmesi; Satılan malların İstanbul'a ulaşmasından sonra ortaya çıkan masraflar (Örn: Gümrük masrafları9 alıcıya ait olduğundan dolayı bu masrafların alıcı üzerinde bırakılması, satıcının ülkesindeki bankada ortaya çıkan masraf satıcıya, alıcının ülkesinde ortaya çıkan banka masrafının alıcıya ait olduğu bildirilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve davalı vekilinin 20/06/2016 günlü dilekçesinde belirttiği itirazlarının tek tek değerlendirilerek açıklığa kavuşturulması yönünden bu hususta İzmir NATM'ye talimat yazılarak Dış Ticaret ve Milletlerarası Hukuk konusunda uzman Hukuk Fakültesi Öğretim Görevlisi bilirkişi ile Mühendislik Fakültesi Öğretim Görevlisi Tekstil Mühendisi Bilirkişi ile SMMM bilirkişilerden yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Alınan 27/03/2017 tarihli bilirkişi raporunda; MÖHUK'un 1/2 maddesi gereğince CISG hükümlerinin öncelikle uygulanacağı, maddi olayda ortaya çıkan uyuşmazlığın birçok yönünün CISG'ın kapsamında girdiği, CISG'ın kapsamına girmeyen hallerde ise Türk hukukunun uygulanacağı, alıcı firmanın (davalı) muaccel bir borcunun bulunmadığı itirazının kabul edilebilir olmadığı, satıcı firmanın (davacı) icra takibi tarihi itibariyle alcıcı firmadan (davalı) 108.000,00-ABD doları asıl alacağı olduğu iddiası ile takip başlattığı, davalı yana borcun 27.654,986-USD'sinin kabul edildiği, banka dekontundan anlaşıldığı üzere davalı yanca takipten sonra 29/10/2012 tarihinde 27.547,45-USD ödemenin yapıldığı, 29.000 ABD doları tutarındaki reklamasyon faturasının satıcı firma (davacı) tarafından alıcı firmaya (davalı) ödenmesi gerektiği, satıcı firma (davacı) adına alıcı firma (davalı) tarafından ödenen nakliye ücretlerinin satıcı firma (davacı) tarafından alıcı firmaya (davalı) geri ödenmesi gerektiği, Tüter firması tarafından alımından vazgeçilen iki kamyon yüke ilişkin ilave gümrük masraflarının satıcı firma (davacı) tarafından, diğer iki kamyon yüke ilişkin gümrük masraflarının ise alıcı firma (davalı ) tarafından karşılanması gerektiği, alıcı firmanın (davalı) Tüter Firması tarafından alımından vazgeçilen mallar arasında sözleşmeye aykırı malların bulunması sonucunda zarara uğramış olduğunu ve ne kadar zararının olduğunu bu haliyle (dava dosyasındaki delil durumuna göre) ispat edemediği, ispat edilmiş olması durumunda ise CISG'in 74. Maddesinde hükme bağlanan "öngörülebilirlik ilkesi" 'nin tazminat talebini sınırlandırıcı bir etkisinin olacağı ve alıcı firmanın (davalı) diğer iki kamyon yüke ilişkin tazminat taleplerinin kabul edilebilir olmadığı, davacının davalı adına düzenlediği ve davalının da yasal defterlerine kaydettiği 689.309,62-USD fatura bedellerine karşın davalının takip tarihi itibari ile ödemeler toplamının (607.452,59USD-27.547,45USD=579.905,14USD olduğu, davalı yanca düzenlenen davacının kabul ettiği 29.000-USD reklamasyon faturası ve davalının ödediği toplamı 4.400-USD nakliye bedellerinin davacıdan alınması gerektiği netice itibari ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacağının 689.309,62 USD - 579.905,14 USD - 29.000 USD - 4.400 USD=76.004,48 USD olduğu, takip tarihi olan 04/10/2012 tarihinden sonra davalının yaptığı 29/10/2012 tarihli 27.547,45 USD ödemenin düşülmesi ile dava tarihi itibari ile davacının davalıdan 876.004,48 USD - 27.547,45 USD = 48.457,03-USD alacağının kaldığı, Tüter firması tarafından alımından vazgeçilen iki kamyon yüke ilişkin ilave gümrük masraflarının satıcı firma (davacı) tarafından karşılanması gerektiği ancak dosya kapsamından ilave gümrük masraf bedellerinin tespit edilemediği, belgelerin sunulması halinde mahkememizce bunun ayrıca değerlendirilebileceği, davacının icra takibinde 108.000 USD alacak iddiası üzerinden 301,81 USD işlemiş faiz talep ettiği ancak takip tarihinde davacının davalıdan olan alacağın 76.004,48-USD olduğu ve 17 gün için davacının talebi ile bağlı kalınarak 212,40 USD faiz talep edebilecekleri bildirilmiştir. Mahkememizce davalı vekili tarafından sunulan belgeler doğrultusunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınmasına karar verilmiş alınan 01/11/2017 tarihli bilirkişi ek raporunda; malların sözleşmeye aykırılığının tespitinde üniversite etknik raporlarının tek başına yeterli olamayacağı, malların gümrük alanından üçüncü bir kişiye (... Firması) satılmasının sözleşmeye aykırı olduğu, maddi olayda haklılık durumlarının bulunmadığı ve sunulan belgelerin hangi mallara ilişin olduğu konusunda bir açıklık bulunmadığı ve gümrük belgelerinin incelenmesi uzmanlık alanının dışında olduğu için kati bir değerlendirme yapılamayacağı bildirilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı aleyhine Bursa 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 108.000,00-USD asıl alacak 301.81-USD işlemiş faiz istemli takip başlatıldığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalının davacıdan aldığı malların toplam bedelinin 689.309,62-USD olduğu, davalının icra takip tarihine kadar yapmış olduğu ödemeler toplamı 607.452,59-USD olduğu davacının tutanakla kabul ettiği 29.000,00-USD reklamasyon faturası ile davacının ödemesi gereken ancak davalı tarafından ödenen nakliye bedellerinin ise 4.400,00-USD olduğu takip tarihi itibariyle davacının alacağının 76.004,48-USD olduğu, davalının takip tarihinden sonra yapmış olduğu 27.547,45-USD ödeme düşüldükten sonra davacının 48.457,03-USD alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca davalı taraf davacının sattığı ürünlerde ayıp olduğu hususunu usulüne uygun delillerle ispatlayamamıştır, bu nedenlerle davanın kısmen kabulü ile davalının Bursa 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 48.457,03-USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek TCMB'nin 1 yıllık vadeli USD'ye uygulayacağı yasal faizi ile birlikte DEVAMINA, tahsilin aynen veya fiili ödeme günündeki TCMB'nin USD efektif satış kuru üzerinden yapılmasına, alacak likit olduğundan alacağın %20'si olan takip tarihindeki (efektif satış kuru üzerinden hesaplanan) 17.528,84-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı gerekçeye göre; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Bursa 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 48.457,03-USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek TCMB'nin 1 yıllık vadeli USD'ye uygulayacağı yasal faizi ile birlikte DEVAMINA, tahsilin aynen veya fiili ödeme günündeki TCMB'nin USD efektif satış kuru üzerinden yapılmasına, 2-Alacak likit olduğundan alacağın %20'si olan takip tarihindeki (efektif satış kuru üzerinden hesaplanan) 17.528,84-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar yasası gereği alınması gereken 5.986,98-TL harçtan peşin alınan 1.512,15-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.474,83-TL harcın davalıdan tahsiline, 4-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 3.011,60-TL yargılama gideri üzerinden kabul red oranına gör hesaplanan 1.815,35-TL ile peşin alınan 1.512,15-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 4.073,70-TL yargılama gideri davanın kabul red oranına göre hesaplandığında 1.629,48-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye giderlerin davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı yararına ölçümlenen 9.761,54-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı yararına ölçümlenen 6.702,94-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/05/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/380, K. 2018/677, T. 17.05.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2014-380-e-2018-677-k-723744908c06