İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1388 E. 2018/619 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2014/1388
Karar No
2018/619
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2014/ KARAR NO : 2018/ BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 08/12/2014 KARAR TARİHİ : 09/05/2018 YAZIM TARİHİ : 22/05/2018 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA;Davacı vekili mahkememize verdiği 08/12/2014 tarihli dava dilekçesi ile; müvekkili şirket tarafından davalı firmadan alacaklı olduğundan bahisle faturalara ve cari hesap ekstresine dayalı olarak Bursa 17.İcra Müd.'nün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibinde bulunulduğunu, ancak davalının hem yetkiye hem de icra takibinin tamamına itiraz ederek icra takibinin durmasına sebebiyet verdiğini, davalı firmanın yetki itirazının yerinde olmadığını, zira takibin faturadan kaynaklanan bir alacak nedeni ile yapılmış olup, BK'nun 89/1.maddesi gereği para borcu olduğundan dolayı alacaklının ödeme zamanındaki ikametgahında ödenmesi gereken bir borç olduğunu, müvekkili firmanın adresinin ise Bursa olup, icra dairesi ve mahkemelerinin yetkili olacağına dair özel bir yetki sözleşmesi de bulunmadığını, bu nedenlerden dolayı davalı borçlunun yetkiye yapmış olduğu itirazın haksız ve yersiz olup reddinin gerektiğini, müvekkili ile davalının 2013 yılından beri ticaret yaptığını, davalının müvekkilinden çeşitli türlerde ürün satın aldığını, bu satın almış olduğu ürünlerin bedelinin bir kısmını müvekkiline ödediğini, ancak bakiye 388.914,36 TL.'nın kaldığını, müvekkili ile davalının bu bedelin ödenmesi hususunda defalarca görüştüğünü, ancak herhangi bir sonuç alınamadığını, bunun üzerine davalı aleyhinde Bursa 17.İcra Müd.'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibinde bulunulduğunu, ancak davalının tüm borcu ödediğinden bahisle bu icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu, zira bakiye borcun ödenmediğini, davalının iddia ettiği çeklerin müvekkiline hiç bir zaman gelmediğini beyanla, davalı borçlunun Bursa 17.İcra Müd.'nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin devamına, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, kötü niyetli borçludan %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili 16/01/2015 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; icra müdürlüğüne itiraz dilekçelerinde yetki yönünden de itirazda bulunularak yetkili icra dairelerinin İstanbul Büyükçekmece İcra Daireleri olduğunu beyan ettiklerini, alacağa konu takibin İİK'nun 67.mddesi gereği açılmış itirazın iptali davası konusu olduğundan ve taraflar arasındaki alacağa konu ... Ltd. Şti.'nden alındığı iddia edilen mallara ilişkin ödemeler olduğunu, davacı şirket ile ilgili bahsedilen ve icra takibine konu meblağ kadar bir alış verişi de olmadığını, şirketi devir eden ve hakkında hem hukuk hem ceza davaları açılan sorumlu müdürün almış olduğu fazladan faturalara ilişkin hukuki dayanağı bulunmayan alacaklara ilişkin olduğunu, davacı tarafa çeklerle yapılan ödemelerin 288.133,11 TL.'ndan ibaret olduğunu, çeklerle yapılan ödemelerin listelerinin bilirkişilerce incelenmesi ile tüm müşteri çeklerinin tek tek kim tarafından tahsil edildiği veya başka firma tarafından tahsil edilmiş ise ciranta olarak ... Ltd. Şti.'nin gözüküp gözükmediğine ilişkin bu çeklerde ilgili bankalardan alınacak cevaplar ve davacı şirketin defterleri incelendiğinde tüm ödemelerin yapıldığının ortaya çıkacağını, zira tüm müşteri çeklerinin davacı şirket tarafından tahsil edildiğini ve müvekkili şirketin cari borçlarından silindiğini, yine davacının açmış olduğu davasının temeline dayandırdığı fatura alacağı olarak gösterilen 80.000,00 TL.'lik kısmının da tahsil edilmeyen çek dolayısı ile virman yapılarak borçlu gösterilmelerinden kaynaklandığını, bu bedelin de çek yerine peşin ve nakden davacı firmaya ödendiğini, davacı şirketin eski ortağı ... tarafından görevlendirilen ve şirketin muhasebecisi olan Necat Armağan isimli şirket muhasebecisi ve yeminli müşavirinin aynı zamanda davacı alacaklı olduğunu iddia eden ... Ltd. Şti.'nin de muhasebecisi ve yeminli müşaviri olarak Bursa'daki tüm işlerini yaptığı dolayısı ile müvekkili şirketin muavin defterlerine ve kasa defterlerine girişi yapılan fakat davacı ... Ltd. Şti'ne ödendiği ve çıkışı gösterilmeyen ödemelerin açıklanmasını yapmanın bu yönden de gayet basit ve ortada olduğunu, müvekkili şirketin eski müdürü tarafından paraların idaresi ve yönetimi ile muhasebecisinin şirketin merkezi İstanbul olmasına rağmen ısrarla Bursa'dan yürütüldüğünü belirterek, öncelikle dosyanın yetkili mahkemesinin İstanbul Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerekliliği sebebi ile usul yönünde itirazlarının değerlendirilmesi ve kabulü ile davanın ön şart yokluğu nedeniyle usulden reddine, esas yönünden tüm itiraz ve cevapları doğrultusunda haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine, davacı tarafın açmış olduğu haksız ve hukuka aykırı davasından dolayı müvekkili şirket aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava hukuki niteliği itibarıyla cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Dosya içerisine celp olunan Bursa 17.İcra Müd.'nün ... esas sayılı dosyası ile 388.914.362,00-TL.asıl alacak, 18.028,58 TL., 22/05/2014 tarihinden itibaren %11,75 üzerinden vermiş yıllık faiz toplam 406.942,94 TL.toplam alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı vekilinin 21/10/2014 tarihli itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Davanın konusu para alacağı olup İİK 50 ve BK 89 maddeleri uyarınca alacaklının ikametgahı icra daireleri ve mahkemeleri yetkili olduğundan davalının yetki itirazı yerinde görülmemiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtları ile davalının ödeme iddiasına ilişkin çeklerle ilgili banka kayıtları delil olarak sunulmuştur. SMM bilirkişiden aldırılan 19/10/2015 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı ... Elektronik Ltd. Şti.'nin tutması zorunlu defter tasdik bilgilerinin 2013 ve 2014 yıllarına ait olup, tüm defterlerin açılış tasdiklerinin süresi içinde yapıldığını, yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin de süresi içinde yaptırıldığının tespit edildiği, defterlerin sahibi lehine delil niteliğinde olduğu, davalı ... Elektronik Ltd. Şti'nin tutması zorunlu defter tasdik bilgilerinin 2013 ve 2014 yıllarına ait olup, tüm defterlerin açılış tasdiklerinin süresi içinde yapıldığının yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin de süresi içinde yaptırıldığının tespit edildiği, ancak defterlerin Tek Düzen muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğine ve muhasebe ilke ve kurallarına uygun tutulmadığı,yevmiye defteri kayıtlarında sadece ana hesabın kullanılıp alt yardımcı hesapların kullanılmaması nedeniyle defterlerin ise sahibi lehine delil niteliğinde olmayıp aleyhine delil niteliğinde olduğu, davacı defterlerine göre cari hesap hareketleri ve yevmiye defteri kayıtlarının 2013 yılı cari hesap hareketleri ve yevmiye defter kayıtlarına göre davacı ... Elektrik Ltd. Şti'nin davalı ... Elektronik Ltd. Şti.'nden 388.914,36 TL.alacaklı olduğunun görüldüğü, davacı firmanın tüm kestiği faturaların maliyeye BS formları ile beyan edildiği, formlardaki rakamlar ile fatura adet ve tutarlarının birebir örtüştüğünü, davalı firmanın da maliyeye vermiş olduğu BA formlarıyla almış olduğu faturaları beyan ettiği, beyanların da faturalarla ve ... Ltd. Şti.'nin verdiği BS'lerle aynı tutarlarda olduğu, verilen BS formları incelendiğinde davacı ... Ltd. Şti'nin beyannamelerini imzalayan mali müşavir ... olduğu, yani hem 2013 yılında hem de 2014 yılında davacının defterlerini tutan ve beyannamelerini veren mali müşavirin ... olarak beyannamede isminin yer aldığı, davalı defterlerinin hem raporun üst bölümlerinde hem de kendileri tarafından İstanbul YMM Odasına bağlı YMM ...'in de hazırladığı raporda belirtildiği gibi usulsüz tutulduğu, denetim yapmaya elverişli olmadığı, çünkü yevmiye defterine yapılan kayıtlarda sadece ana hesaplar kullanıldığı ve yardımcı alt hesaplar kullanılmadığı, bu nedenle sadece defterleri inceleyerek bir firmanın alacağını ya da borcunu tespit etmemin mümkün olmadığını beyanla, her iki firmada 2013 ve 2014 yıllarına ait defterlerinin açılış tasdiklerini zamanında yaptırıldığı, aynı yıllara ait yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin de zamanında yaptırıldığı, defterlerdeki kayıtların birbirleriyle uyumlu olduğu, davalının yevmiye defterlerinde alt hesap kullanmadığı, tek başına sadece defter kayıtlarıyla tespit yapılamayacağı, dosyada bulunan ve ibraz edilen belgeler ile örtüştürerek inceleme yapılabildiği, davacının defterlerinin kendisi lehine delil olduğu, davalı defterlerinin kendisi lehine delil olamayacağı, davacının, davalının faturalara ve cari hesap ekstresine dayalı olarak Bursa 17.İcra Müd.'nün ... esas sayılı dosyası ile 388.914,36 TL.ilamsız icra takibinde bulundukları, ancak davalının, hem yetkiye hemde icra takibinin tamamına itiraz ederek icra takibini durdurduğu, davalının ise davacıya bu kadar borcu olmadığını, göndermiş oldukları çeklerin davacı tarafından borçtan düşülmediğini, karşılıksız çıkan 80.000,00 TL'lık çeki ödediklerini, yapılacak incelemede bunların tespit edilebileceğini, o tarihlerde eski hissedar ve şirket müdürü ...'nun her iki firmayı da yönettiği ve mali müşavirinin her iki firmanın da defterlerini tuttuğu, bu nedenle istedikleri gibi kayıt yaparak suistimalde bulundukları şeklinde beyanda bulunduğu, her iki tarafın defterleri üzerinde yapılan incelemede davalının verdiğini iddia ettiği 288.133,11 TL.tutarındaki çekin kendi defterlerinde 232.509,22 TL.olarak işli olduğu alt hesap kullanmadıkları için muavin defter dökümü veremedikleri, ayrıca bu ödeme ile ilgili makbuz düzenlenmediği, davacı defterlerinde bu çeklerle ilgili kayıt bulunmadığı, bankalardan gelecek bilgilerle ancak çeklerin kimin tarafından tahsil edildiğinin anlaşılmasıyla bu konuda kanaat bildirilebileceği, davalının 80.000,00 TL.çekle ilgili yapmış oldukları itiraz incelendiğinde rapor içeriğinde detaylı olarak anlatıldığı şekilde iddiasını destekler tespitlerin yapıldığı, verilen müşteri çekinin her iki firma defterlerinde de kayıtlı olduğu, çekin karşılıksız çıkması üzerine davacının ters kayıt yaparak hesaptan düşüp çeki iade ettiği, çek vadesinden bir hafta sonra davalının banka hesabından 80.000,00 TL.para çekimi yapıldığı ve aynı gün davacının bankasına elden 80.000,00 TL.nakit para girişinin yapıldığının tespit edildiği, çekilen krediler incelendiğinde davalının, İş Bankasından 2 kez 150.000,00 TL.kredi çekildiği, bu kredilerden ikincisinin şirketin eski hissedarı ve tek başına müdürü ... tarafından kullanıldığı iddiasının geçerli olmadığı, bir kere 150.000,00 TL.kredi kullanıldığı ve bu kredinin de ithalatta kullanılmak üzere yurt dışı müşteriye ödendiği, hisse devri yapılırken davalının neden 370.000,00 TL.senet verdiği ve neden bu hisse devrine ait verilen bedellerin defterlerde işlenmediği konusunun bu davalıya alakalı olmadığı, iki ortak arasındaki hisse devrinde ödenen değerlerin şirketin kasasına giren bir değer olmaması nedeniyle defterlere işlenemeyeceği ve defterlerle sadece sermaye hesabıyla ilgili kayıtların işlenebileceği, davacı ... Makine Ltd. Şti defterlerinde 2014 senesi sonunda cari hesap bakiyesi devrinin 388.914,36 TL iken, davalı ... Elektronik Ltd. Şti'nin defter kayıtlarındaki devir rakamının 75.033,06 TL.olduğu, aradaki farkın davalı defterlerinde olup da davacıda olmayan çek ödemeleri ve 80.000,00 TL.'nın toplamı kadar olduğu, davalının, eski ortak ve sorumlu müdürün almış olduğu fazladan faturalar nedeniyle hukuki dayanağı olmayan borç/alacak bakiyesi bulunduğu iddiasını kanıtlaması gerektiği, aksi takdirde her iki tarafın da defterlerine işlenen faturaların kabul edilmesi gerektiği, çeklerin kimin tarafından tahsil edildiğinin bankalardan gelecek yazılardan sonra tespitinin yapılması halinde davacı tarafından çekildiği veya ciro edildiği tespit edilen çeklerin dava konusu alacak miktarından düşülmesi gerektiği ve davacı defterlerinde işlenmemiş 80.000,0 TL'nın davalı tarafından davacıya ödendiği ve dava konusu alacaktan düşülmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır. Bilirkişi'den aldırılan 02/11/2016 havale tarihli ek raporda özetle ve sonuç olarak; davalı defterlerinin alt hesap düzeyinde tutulmaması sadece ana hesaplarla defter kaydı yapılması nedeniyle taraflar arasında fatura ve ödemeler konusunda birebir karşılaştırma yapmamın mümkün olmadığı, ancak eldeki diğer verilerle beraber incelendiğinde faturalar konusunda taraflar arasında bir anlaşmazlık olmadığı, hem 2013 senesi bakiyesinin iki tarafta da aynı olmasından hem de maliyeye yapılan BA&BS formlarında bildirilen fatura sayısı ile tutarlarının karşılıklı olarak birebir aynı olmasından kesin olarak görülebildiği, anlaşmazlığın 2014 senesinde davalı tarafın iddiasına göre davacıya posta ile gönderildiği ifade edilen davalı dilekçesindeki rakama göre 288.133,11 TL.tutarındaki çekler ile davalının ilk ibraz tarihinde ödemediği, ancak 1 hafta sonra ödediğini ifade ettiği 80.000,00 TL.tutarındaki çekten kaynaklandığı, davalının çekleri defterlerine 232.509,11 TL.olarak işlediği, çeklerin aslında 36 adet değil 34 adet olduğu 288.133,11 TL.değil 323.133,11 TL.olduğunun tespit edildiği, bankalardan gelen 21 adet 252.784,54 TL.tutarlı çekle ilgili yazılardan ve çek fotokopilerinden bu 21 adet çekin tamamının davalı ... Ltd. Şti tarafından bankalardan tahsil edildiği, cevap gelmeyen 13 adet çekin tutarının 70.384,57 TL.olduğu, 80.000,00 TL.tutarındaki çek ile ilgili kök rapordaki görüşünde bir değişiklik olmadığı, davalının verdiğini iddia çekler ile ilgili makbuz ibraz edemediği ve zaten bankalardan gelen yazılardan bu çekleri kendisinin tahsil ettiği gözönüne alındığına 80.000,00 TL.tutarındaki çekin davacı tarafından tahsil edildiği kanaati olduğunda davacının davalıdan 308.914,36 TL.alacaklı olduğu, aksi kanaat olması halinde davacının davalıdan 388.914,36 TL.alacaklı olduğu kanaat ve görüşü açıklanmıştır. Taraf vekillerinin bilirkişi ek raporuna itiraz etmeleri sonucu aldırılan 01/12/2017 havale tarihli aynı bilirkişiden aldırılan 2.ek bilirkişi raporunda; davacı vekilinin 80.000,00 TL. tutarındaki ödeme ile ilgili olarak rapora katılmadığını ifade ettiği, kök raporda bu konudaki kanaatinde bir değişiklik bulunmadığını,davalı tarafından ödeme amacıyla verildiği iddia edilen 34 adet çekin akıbeti için bankalara yazılan yazılara 21 adet çek yönünden net cevaplar verildiğini,diğer 13 adet çek için verilen cevapların davanın çözümüne katkısını olmadığını,cevabı gelen toplam 252.784,54 TL tutarında toplam 21 çekin incelenmesinde bu çeklerin tamamının davalı tarafından bankaya ibraz edilerek karşılığının alındığının anlaşıldığını belirterek, sonuç olarak kök ve birinci ek rapordaki kanaatinde bir değişiklik olmadığı, davalının çekler ile ilgili makbuz ibraz edemediği, bankalardan gelen cevaplardan çeklerin davalı tarafından çekildiğinin görüldüğü, mahkemenin 80.000,00TL. tutarındaki çekin davacı tarafından çekildiği kanaatinde olursa davacının davalıdan 308.914,36 TL. alacaklı olduğu kanaat ve görüşü açıklanmıştır. Davacı tarafından davalıya düzenlenen faturalar toplamının 388.914,36 TL olduğu her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olup bu konuda ihtilaf yoktur.İhtilaf davalı tarafından yapıldığını iddia ettiği çeklerle ödemeler ve davacının defterinde kayıtlı olan 80.000,00 TL'lik müşteri çekinin karşılıksız çıkması üzerine davacı tarafından ters kayıt yapılarak hesaptan düşüp çeki iade ettiği ve çek vadesinden 1 hafta sonra davalı hesabından çekilerek davacının hesabına aktarılan 80.000,00 TL'nin ödeme olarak kabul edilip edilmeyeceği noktasındadır. Davalının 288.133,11 TL tutarında ödemeyi çekle yaptığını iddia etmiş ancak kendi defterlerinde 232.509,20 TL tutarında çek ödemesi kayıtlı olup,alt hesap kullanmadıkları ve muavin defterlerini ibraz etmediklerinden bu ödemelerin hangi çeklerle yapıldığı anlaşılamamıştır. Ödediğini ispat yükü üzerinde olan davalının, yaptığı ödemelere ilişkin olarak bildirdiği 34 adet çekten 252.784,54 TL tutarında 21 adet çekle ile ilgili olarak ödeme ve çek görüntü bilgilerine ulaşılmış bu çeklerin incelenmesinde tamamının davalı tarafından bankaya ibraz edildiği ve karşılığının bankadan alındığı anlaşılmıştır.Yani davalı bu çekleri ödeme amacıyla davacıya verdiği savunmasını ispat edememiştir. Davalı 288.133,11 TL tutarındaki ödemeyi çeklerle yaptığını iddia etmişse de davalı defterlerinde toplam 232.509,20 TL ödeme yapıldığının kayıtlı olduğu, davalının bildirdiği çeklerden ulaşılabilen 252.784,54 TL'lik 21 adet çekin tamamının (davalı defterlerinde ödeme olarak kayıtlı olan miktarın üzerinde bir miktar yönünden araştırma yapılmıştır) davalı tarafından bankadan çekildiğinin ve bunların ödeme olarak kabul edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine,ulaşılamayan 13 adet çek yönünden ıspat yükününde davalıda olduğu düşünülerek (davalı defterlerinde çekler numara ,tarih ve miktar olarak kayıtlı olmadığından araştırma yapılmasının davanın esasına etkisi olmayacağından) bu çekler yönünden daha fazla araştırma yapılmasına gerek duyulmaksızın davalının ödeme savunmasını ispat edemediği kabul edilmiştir. Davalı tarafından ödeme olarak davacıya verildiği iddia olunan 30/03/2014 keşide tarihli 80.000,00 TL bedelli çek her iki tarafın defterlerinde kayıtlıdır.Bu çek davacı tarafından 10/06/2014 tarihinde iade edilen çek olarak defterlerine kaydedilmiş, davalı tarafından ise 05/06/2014 tarihli kayıt ile çekin sahibine iade edildiği kayıtlıdır.Bu çekin keşide tarihinde 1 hafta sonra 08/04/2014 tarihinde davalının hesabından 80.000,00 TL çekildiği ve aynı gün davacının hesabına 80.000,00 TL yatırıldığı ve bu miktarın davacı defterlerinde de kasadan bankaya havale edildiği şekilde kayıtlı olduğu görülmüş olup,davacı tarafından bu kayıtların sebebi açıklanamadığından bu miktarın davalı ödemesi olarak kabulüne karar verilmiştir. Neticeten aldırılan bilirkişi rapor ve ek raporları doğrultusunda,davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 308.914,36 TL alacağının olduğu sabit olduğundan, bu kısım yönünden davanın kabulu, bakiye kısım yönünden reddi ile icra takibinin devamına, icra inkar tazminatı talebi yönünden alacağın fatura alacağı olduğu, likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra ve inkar tazminatı talebinin kabulune, rededilen kısım yönünden davacının takipte kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının, Bursa 17.İcra Müd.'nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 308.914,36 TL.asıl alacağa yıllık %11,75 oranını aşmamak kaydıyla takip tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte DEVAMINA, Alacak likit olduğundan, asıl alacağın %20'si olan 61.782,87 TL.'nın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Reddedilen kısım yönünden davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 21.101,94 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 4.607,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 16.494,94 TL eksik harcın davalıdan alınarak maliye hazinesine gelir olarak kaydına, 4-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 24.434,86 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 707,75 TL.yargılama giderinin reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 598,90 TL'sı ile peşin olarak alınan 4.607,00TL harç olmak üzere toplam 5.205,90- TL'sının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davalı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü yazılı olan 380,00 TL yargılama giderinin red oranına tekabül eden 78,16 TL'sının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 7-Reddedilen kısım üzerinden davalı yararına reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 9.150,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-HMK'nın 333.Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine adesine, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda,kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/05/2018 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/1388, K. 2018/619, T. 09.05.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2014-1388-e-2018-619-k-739c94c3e8cf