İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1361 E. 2018/1579 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2014/1361
Karar No
2018/1579
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2014 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... MAHKEMEMİZ ........................ ESAS SAYILI ASIL DAVADA: DAVACI : 1-... 2-... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 01/12/2014 MAHKEMEMİZİN ... ESAS, ... KARAR SAYILI BİRLEŞEN DAVADA: DAVACI : .. VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 23/11/2015 MAHKEMEMİZİN BİRLEŞEN ...ESAS, ... KARAR SAYILI BİRLEŞEN DAVADA: DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : . VEKİLİ : Av. ... DAVA : İstirdat DAVA TARİHİ : 17/03/2016 KARAR TARİHİ : 06/12/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/01/2018 Mahkememize tevzi edilen menfi tespit, birleşen dosyalar, tazminat ve İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Taraflar arasında kendilerini Franchisor olarak tanımlayan iş sahibi ile bayi ilişkisi kapsamında müşterilere hamurdan üretilen Waffle Art marka tescilli gıda ürünlerinin satışı konusunda iş sahibi tarafından önceden şekillendirilmiş yedi sayfa kapsamlı 02/10/2009 tarihli ve beş yıl süreli sözleşme yapıldığını, sözleşmenin ikinci sayfasında genel şartlar başlığı altında kuruluş sürecinin başlatılması gerekçe gösterilerek bayi 39.000 TL miktarında ödeme ile yükümlü tutulduğunu, bu miktarın 10.700,00 TL kısmı nakit ve peşinat olarak ödenmesi, geriye kalan kısmın 9.100 TL bedelli üç adet çek olarak ödenmesi kararlaştırıldığını, sözleşme şartları uyarınca bayi 11.700 TL nakit olarak HSBC Bankası Bursa Şubesindeki ... nolu hesaba ödendiğini, 01/11/2009 vadeli ve 9.100 TL bedel HSBC bankasına ödeneceğini, 02/12/2009 vadeli ve 9.100 TL bedel Yapı Kredi Bankasına ödeneceğini, 02/01/2010 vadeli ve 9.100,00 TL bedel Yapı ve Kredi Bankasına ödeneceğini, bayi toplamı 39.000 TL ödenmek suretiyle sözleşme yükümlülüğünü yerine getireceğini, iş sahibinin sözleşme şartlarında mevcut olmamasına rağmen bayinin iyi niyet ve itimadından yararlanarak teminat gerekçesi ile elinden kısmı bayiye ait olan buna karşılık aldığını, ...'in kefil sıfatı ile senede dahil edildiğini, teminat senedinin davalının iş sahibine hiçbir mal ve hizmet karşılığında verilmediğini, senedin karşılığının olmadığı ve bedelsiz olduğu iddiasının davanın sebebi olduğunu, dava konusu 12/12/2011 vadeli ve 25.000 USD bedelli teminat senedinin sözleşme şartları haricinde olduğunu, senette davacıların isim, soy isim ve adres ve imza kısmının davacılara ait olduğunu, ancak 25.000 USD bedel, vade, emri havalesine ve nakden olan kısımlarının davacıya ait olmadığını, senedin boş olan kısımlarının davalı ... veya çalışanları tarafından doldurulduğunu, senedin boş olan kısımlarının davacılar tarafından doldurulduğu iddiasının davanın talebi olmadığını, bilakis davanın talebinin senedin teminat senedi olduğu ve karşılığının olmadığını, bu nedenlerle icranın ertelenmesini talep ederek, 12/12/2011 tarih ve 25.000 USD bedelli teminat senedinin hiçbir surette mal ve hizmet karşılığı olmadığını, bilakis karşılıksız ve bedelsiz olduğunu, ayrıca sözleşmeyi tek taraflı fesih etmekte davalı tarafın haklı görecek ve bu sebeple teminat senedini geçerli kılacak kesinleşmiş bir yargı kararının olmadığını, bu nedenlerle teminat senedinin karşılığının ve hukuki geçerliliğinin bulunmadığını, senette belirtilen 25.000 USD kur karşılığı ve icra takibinde harca esas alınan 65.877,50 TLnin karar tarihindeki kapak hesabına göre çıkacak meblağ üzerinden davacıların borçlu olmadıklarının tespitine ve hukuki sebebi bulunmayan teminat senedine dayanak yapılan icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle: Davacının talep ve iddialarını kabul etmediklerini, davacının davaya konu senet metnindeki imzaların müvekkillerinin eli ürünü olmadığını, davacı senedin teminat olduğunu da eklediğini ancak senet metninde de neyin teminatı olduğunun belirtilmediğini, davacının iddialarının zaman aşımına uğradığını, teminat senedi olduğu ileri sürülen ve müvekkilince takibe konulan senetten dolayı müvekkilinin mücerret borç ilişkisi nedeniyle alacaklı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. BİRLEŞEN ... ESAS, ... KARAR SAYILI BİRLEŞEN DAVADA: İDDİA VE SAVUNMA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen 02/10/2009 tarihli Franchise sözleşmesi uyarınca müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirdiğini, ancak davalının %6'lık sözleşme katılım bedellerini her ay bildirmeleri gerektiği halde bildirmeyerek ödeme de yapmadığını, sözleşmeye aykırı biçimde müvekkilinin muvafakati dışında Ümraniye'den Beykoz'a taşındığı gibi işyerini de uzun zaman kapalı tuttuğunu, ayrıca müvekkili şirketin logosu ve demirbaşları vekil edene kayıtlı Waffle Art markası ile Frenchise ilişkisine tümden aykırı biçimde marka tecavüzü yaratacak şekilde devam ettiğini, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmeden önce verilen bir ticari senet için de davalı tarafından müvekkili aleyhine Bursa 2. ATM ... esas sayılı dosyası ile Menfi Tespit davası açıldığını belirterek öncelikle taraf ve konu birliği açısından dava ekonomisi uyarınca davaların birleştirilmesi ile sözleşmeye aykırı davranan davalının 25.000 USD tazminat ödemekle yükümlü olduğundan şimdilik 25.000 TL alacağın ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır. BİRLEŞEN ...ESAS, ... KARAR SAYILI BİRLEŞEN DAVADA: İDDİA VE SAVUNMA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasındaki sözleşmenin (5-A) başlığı altında sistemin kurulması ve kuruluş sürecinin başlaması için ...'in yükümlü kılındığı 39.000 TL ödeyerek taahhüdünü yerine getirdiğini, buna karşılık ... tarafından işyeri için toplam ifa miktarı azami 20.000 TL olmakla karşılıklı ifalar arasındaki fark 19.000 TL miktarı üzerinden ...'e borçlu kaldığını, sözleşmenin uygulandığı süre boyunca ...'ın gönderdiği Waffle Hamuru karşılığında ...'i toplam 26.504,70 TL miktarında borçlandırdığını, buna karşılık ...'in HSBC bankası Ümraniye Şubesi havalesi ile 26.541,78 TL, ayrıca elden imzalı makbuz karşılığında 6.457 TL olmak üzere toplam 32.998,78 TL ödediğini aradaki far kadar 6.494,08 TL miktarında alacaklı olduğunu, sonuç olarak davalı ...'ın davacı ...'e 19.000 TL+ 6.494,08 TL=25.494,08 TL borçlu olduğundan bahisle Mahkememizde in ... Esas sayı ile ... tarafından açılmış 20.000 TL tazminat alacağı davası ile ... tarafından açılmış iş bu dava tarafları ve konusu aynı olmak itibariyle dava ekonomisi gözetilerek davaların birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, ikinci cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Mahkememiz dosyası ile birleşen ...esas, ... karar sayılı dosyası, Mahkememiz dosyası ile birleşen ... esas sayılı dava dosyası, taraflar arasındaki sözleşme, ihtarname, Bursa 15. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyası, sözleşme şartı uyarınca 39.000,00 TL ödemeleri yapılmış senetler, 25.000 USD bedelli teminat senedi örneği ve ödeme emri, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, asıl dava yönünden hukuki niteliği itibariyle kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davası, Birleşen ... Esas, ... Karar sayılı dosya yönünden dava, sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan cezai şart alacağı, Birleşen ...Esas ve ... Karar sayılı dosya yönünden dava, sözleşmenin ifası sırasında borca karşılık yapılan fazla ödemeler sebebiyle alacak istemlerine ilişkindir. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Dosya ve birleşen dosyalar, tarafların sundukları deliller ve kayıtlar kapsamında Mali Müşavir bilirkişi ...e tevdi edilmiştir. Mali Müşavir bilirkişinin 18/01/2017 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacı ...'in 02/10/2009 tarihinde aralarında 5 yıl süreli bir franchising sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmeye göre ...'in ...'a öğretim hizmeti, beceri aktarımı ile tüm standart kuruluş için gerekli araç ve gereç bedeli karşılığında yükümlülüklerini yerine getirmesine karşın muhtelif tarihlerde 39000 TL ödemesi gerektiği, davacının bu edimini yerine getirdiğini, sözleşmenin feshedilmesi halinde feshedilen işyerinden tabela, afiş, broşür, ambalaj malzemesi gibi franchisor ve markasına ait tüm araç ve malzemenin bedelsiz olarak franchisor tarafından alınacağı, dekorasyonda kullanılan masa, sandalye, oturma grupları, waffle hazırlama soğutuculu tezgahının renkleri değiştirilerek kullanılabileceğinin sözleşmede yazılı olduğunu, sözleşmeye göre davacının 39000 TLyi geri talep hakkının olmadığını, davalı ...'ın davacı ...'e 78 adet toplam dahil toplam 26.504,70 TL tutarında fatura düzenlendiğini, davacı ...'in davalı ...'a bu faturalara karşılık HSBC bank vasıtasıyla 26.541,78 TL ve makbuz karşılığının da 6.457,00 TL olmak üzere 32.998,78 Tl ödeme yaptığını, bu durumda ...'in davalı ...'dan 6.494,08 TL alacaklı olduğunu, davalı ...'ın davacı ...'den mali yükümlülüklerini teminatı olarak 25.000 USD tutarında bir teminat senedi aldığını, davalı ... ın herhangi bir yazılı ihtarı olmaksızın davacı ...'e ihtarname gönderdiğini, ihtarname tüm yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşmenin feshinin sözleşme ile belirtilen yükümlülüklere uyulmamasına halinde belirtilen eksikliklerin yapılacak yazılı ihtara karşın ... tarafından 7 gün içerisinde düzeltilememesi halinde franchisor tarafından tek taraflı olarak her zaman feshedilebileceğinin yazılı olduğunu, davacı ...'in katılım bedelleri ile hamur satışı bedellerinin faturalarını ...'a ödediğinin anlaşıldığını, 5 yıl süre ile ihlal edilmeyen şartların sözleşmenin bitmesine 1 - 2 ay kala ihlal edildiğini gerekçesi ile sözleşmenin ... tarafından tek taraflı olarak feshedildiği mütalaa edilmiştir. Tarafların bilirkişi raporuna karşı itirazları ve Birleşen ... Esas, ... Karar sayılı dosyada davacının ticari defterlerine delil olarak tutunduğundan davacının ve davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş dosya önceki bilirkişi dışında bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması, franchising sözleşmesine aykırı davranılıp davranılmadığı, davaya konu senedin teminat senedi olup olmadığı yönünden rapor düzenlenmek üzere dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyetinin 09/10/2018 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, taraflar arasında ticari ilişkinin hem mal alım satım hemde isim hakkı, eğitim ve satan kurulum hizmetlerinden kaynaklandığını, davacı tarafından dosyaya konu edilen senedin sözleşme kapsamında sözleşmenin eki olarak teminat senedi olarak verildiği, davacı tarafından davalı ile franchising sözleşmesi akdedilen adresten davacının 01/07/2011 tarihinde ayrıldığı, dosya içerisinde davacının adres değişikliği ile ilgili davalıdan alınmış rıza-kabule ilişkin bir belgenin bulunmamasına rağmen davalı şirket tarafından adres değişikliği tarihinden sonra davacı ile davalının ticari ilişkilerinin devam ettiği, davalı tarafından davacı adına faturalar düzenlendiği, davalının adres değişikliğinin kendisine bildirilmemesini sebep göstererek sözleşmeyi tek taraflı feshetmesinin mümkün olmadığını, diğer fesih nedenlerine ilişkin başkaca bir bilgi ve dayanak belgenin dosya kapsamında mevcut olmadığı, davacının davaya konu edilen senet kadar davalıya borçlu olmayacağı mütalaa edilmiştir. O halde toplanan delillerden somut olayda, mahkememizin işbu dosyası ... yönünden; davacılar tarafından Bursa 15. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına konu 25.000 USD bedelli 12/12/2011 vadeli, davalının lehtar, davacıların keşideci ve aval olduğu bononun teminat senedi olduğu, davacı ile davalı arasında düzenlenen 02/10/2009 tarihli 5 yıl süreli Franchising sözleşmesi kapsamında verildiğinin ileri sürüldüğü davalı tarafından ise dava konusu senedin teminat senedi olmadığını savunmakla uyuşmazlık dava konusu bononun teminat bonosu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Dava konusu 25.000 USD bedelli 12/12/2011 vadeli, davalının lehtar, davacıların keşideci ve aval olduğu bononun teminat senedi olduğu, bononun teminat amacıyla davalıya kişiye verildiği, açığa imza atıldığı iddiaları yönünden, bonolar kural olarak, birer kredi vasıtasıdır. Aksine sözleşme veya âdet bulunmadıkça edimlerin aynı anda ve karşılıklı olarak ifa edilmesine ilişkin genel ilkenin (TBK m.96) bir istisnası olarak, alt hukuki ilişkinin karşı edimini alan borçlu, para borcunu derhal ödemek yerine bir bono düzenleyerek karşı âkide verebilir. Hatta bu ödemeleri taksitler hâlinde ve ardışık vadelerde düzenlediği bonolara bağlayabilir. Böylelikle bono, keşidecisine ödeme konusunda zaman kazandırırken, lehdarına da ciro suretiyle ticari ilişkisini sürdürmek olanağı sağlar. Uygulamada bonoların teminat amacıyla da düzenlendiği görülmektedir. Gerçekten de taraflar arasındaki alt ilişkiden bir borç doğup doğmayacağı ve doğacaksa bunun tutarının ne olduğunun belli olmadığı hâllerde dahi taraflar bono düzenleyebilir ya da mevcut bir bonoyu bu amaçla ciro edebilirler (TTK m.689). Hemen belirtmek gerekir ki, kambiyo senetleri kural olarak mevcut bir borç için düzenlendiklerinden, teminat maksadıyla düzenlenmeleri istisnaidir ve bu durumun da soyutlukla yakından ilişkisi bulunmaktadır. Nitekim bono metnine teminat amacıyla verildiğinin yazılması hâlinde senedin soyutluğu ortadan kalkmakta ve devir kabiliyeti sınırlanmakta, bu ibarenin yazılmaması hâlinde ise keşidecinin teminat iddiasının ispatlanması, lehdarla sınırlı olmak üzere, yazılı delile ihtiyaç göstermektedir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/19-897 Esas ve 2018/464 Karar sayılı İlamında vurgulandığı üzere) Dolayısıyla davacı tarafından bononun teminat bonosu olduğunun yazılı ve kesin deliller ile ispatlaması zorunludur. Bu kapsamda taraflar arasında 02/10/2009 tarihli 5 yıl süreli franchising sözleşmesi düzenlendiği ve sözleşmede bulunan imzalara itiraz edilmediğinden tarafları bağlayacağı sabittir. Sözleşmenin özel şatlar bölmünün 9. Maddesinde franchisor davalıya 25.000 USD bedelli teminat senedinin verileceği öngörülmüştür. Tarafların sundukları faturalar, kayıtlar ve davalı ticari defterler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile taraflar arasında franchising sözleşmesine dayalı mal alım satımından kaynaklanan ticari ilişkinin olduğu, bononun sözleşme kapsamında verildiğinin bilirkişi heyetinin 09/10/2018 tarihli raporda tespit edildiği raporun gerekçeli denetime açık olduğu ve bononun vade tarihinin sözleşmeden sonra düzenlendiğinden sözleşme dışında başka bir ticari ilişkiden kaynaklı bono verildiğin ispat yükünün davalıda olduğu ayrıca davalı tarafından sözleşme kapsamında teminat alınmadığı ya da başka bir teminat verildiğininde ispatlanmadığınında Bursa 15. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına konu 25.000 USD bedelli 12/12/2011 vadeli, davalının lehtar, davacıların keşideci ve aval olduğu bononun franchising sözleşmesi kapsamında teminat bonosu olduğu ve sözleşmenin davalı tarafça feshinde haklı olmadığından bu bono sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığına dair menfi tespit davasının kabulune karar vermek gerekmiştir. Mahkememizin işbu dosyası ile birleşen ... esas, ... karar sayılı dosyası yönünden, davacı tarafından 02/10/2009 tarihli 5 yıl süreli franchising sözleşmesinin , sözleşme katılım bedelleri ve hamur satış bedellerinin ödenmemesi, işyerini Ümraniye/Beykoza taşıması, yeni iş yerinde iş yerini sürekli açık tutmaması ve sözleşme hükümlerinin ihlali sebebiyle Bursa 10. Noterliğinin 06/08/2014 tarih ve 31506 numaralı ihtarname ile fesh edildiği ve sözleşmenin özel hükümler bölümünün 8. Maddesi gereğince cezai şart talep edilmiş davalı ise davacının iddialarını inkar etttiği anlaşılmakl uyuşmazlık, franchising sözleşmesinin 8. Maddesine göre ceza-i şart alacağının koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların gerçek iradelerini gösteren sözleşme hükümlerinin incelenmesinde cezai şart bahsini düzenleyen taraflar arasındaki sözleşmenin özel şartlar 8.maddesinde cezai şartın hangi hallerde talep edilebileceği hususu açıkça düzenlenmiş olup, buna göre "İş bu sözleşmenin genel şartlar başlığı altında 10-E,10-J, 10-G maddeleri ile özel şartlar başlığı altında 2, 12 ve 14,15 maddede açıklanan akte aykırıklar cezai şartın istenebilmesi yetkisini franchisora vermektedir. Tüm bu maddeler tespit edilmesi halinde cezai şart tazminatı 25.000 USD(Amerikan Doları)dır. Cezai şart tazminatı ile 5-fesih hükümleri uygulanır...." düzenlemesi getirilmiş olup diğer yandan 5-Fesih Hükümleri kısımda "Sözleşmenin feshi, iş bu sözleşme ile belirtilen yükümlülüklere uyulmaması halinde belirtilen eksikliklerin franchisor tarafından yapılacak yazılı ihtara karşın 7 gün içerisinde düzeltilmemesi halinde sözleşme franchisor tarafından tek taraflı olarak her zaman feshedilebilecektir. Fesih bildirimi konusundaki gecikme zımni kabul olarak değerlendirilmez. Dolayısıyla davacı tarafından sözleşmenin feshi hükümleri kapsamında akde aykırılığa dayalı olarak 7 günlük süre içinde düzeltilmesine yönelik ihtarat gönderilmediği sabit olduğundan yapılan feshin haksız olduğu ayrıca işyerini Ümraniye/Beykoza taşımasına ilişkin akde aykırılık sebebinin adres değişikliğinin yapıldığı 01/07/2011 tarihinden itibaren sözleşmenin feshinin yapıldığı tarihe kadar düzenlenen faturalar ve mal ve alım satım ile ticari ilişkinin devam ettiğinden akde aykırılık iddiasının yerinde olmadığı, cezai şarta ilişkin sınırlı düzenlenen hükümlerden, sözleşme katılım bedelleri ve hamur satış bedellerinin ödenmemesine dair genel şartlar 10-G ve 14. Maddelere aykırığa yönelik yapılan bilirkişi incelemesi ile Mali Müşavir bilirkişinin 18/01/2017 havale tarihli bilirkişi raporu ve heyet bilirkişi raporunun gerekçeli denetime açık olduğundan akde aykrılığın oluşmadığı ayrıca genel şartlar, 10-E ve 10-J özel şartlar başlığı altında 2, 12 ve 15 maddede açıklanan hükümlere dair akde aykırılığına yönelik davalının eylemlerinin ispat edilmediğinden bilirkişi ve bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen gerekçeli denetime açık rapora itibar etmek gerektiği diğer yandan 02/10/2009 tarihli 5 yıl süreli franchising sözleşmesinin süresinin tamamlanmasına kalan süre ve sözleşmenin ifa edildiği süre dikkate alınarak sözleşmenin Bursa 10. Noterliğinin 06/08/2014 tarih ve 31506 numaralı ihtarname ile fesh edildiği, 8. Maddesi ve sözleşmenin fesih hükümlerini düzenleyen amir hükmüne göre akde aykırılık halinde 7 günlük yükümlülüklere uyulması için ihtarname çıkarılmadığı anlaşılmakla MK 2. Maddesi gereğince dürüstlük kuralı ve sözleşmenin haksız fesh edildiği ve cezai şartın koşullarının oluşmadığının sabit olduğundan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Mahkememizin işbu dosyası ile birleşen ...Esas ve ... Karar sayılı dosyası yönünden; davacı tarafından davalı ile 02/10/2009 tarihli 5 yıl süreli franchising sözleşmesi düzenlendiği, sözleşme konusu sistemin kurulması ve başlanması için 39.000 TL ödemenin taahhüt edildiği ve davalı tarafından ifa edilen miktarın 20.000 TL olup bakiye 19.000 TL alacak ile davalıya ödenen 32.998,78 TL ile davalı tarafından Waffle hamuru karşılığı olarak 26.504,70 TL nin mahsubu ile 6.494,08 TL alacaklı olduğu ileri sürülmüş davalı ise davacının iddialarını inkar etmekle uyuşmazlık, sözleşme konusu sistemin kurulması ve başlanması için taahhüt edilen 39.000 TL' nin iadesi ile davacı tarafından yapılan ödemeler ve davalı tarafından verilen mal ve hizmet miktarına yönelik fatura alacağı noktasında toplanmaktadır. Dava konusu taraflar arasında düzenlenen 02/10/2009 tarihli 5 yıl süreli franchising sözleşmesinin 5-A maddesine göre: Franchisee in kullanacağı sistemin kurulup işletmeye alınması, kuruluş sürecinin başlaması için sözleşmenin başlangıç tarihinde 39.000 TL tahsil edilecektir. Yine sözleşmenin 10. A maddesinde de sözleşmenin imza tarihinde 39.000 TL kuruluş ve işletmeyi alma bedelini ödemeyi taahhüt eder. Şeklinde taraflarca kararlaştırıldığı ve sözleşme konu sistemin kurulup işletmeye alındığı, fesih tarihi 06/08/2014 tarihine kadar sözleşme konusu edimlerin devam ettiğinden ve başlangıçta kararlaştırılan bedelin sözleşmede iade edileceğinin düzenlenmediği gibi alınan bedelin sistemin kuruluş ve işletmeye alınma bedeli olduğunun açık olduğundan 39.000 TL talebinin yerinde olmadığı ve tarafların sundukları faturalar, kayıtlar ve davalı ticari defterler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile Mali Müşavir bilirkişinin 18/01/2017 havale tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli denetime açık olup davacı tarafından davalıya ödenen 32.998,78 TL ile davalı tarafından Waffle hamuru karşılığı olarak 26.504,70 TL nin mahsubu ile 6.494,08 TL alacaklı olduğunun sabit olduğundan bu miktar yönünden davanın kısmen kabulune karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Mahkememizin işbu dosyası (...) yönünden; A-Davanın kabulü ile, dava konusu Bursa 15. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına konu 25.000 USD bedelli 12/12/2011 vadeli, davalının lehtar, davacıların keşideci ve aval olduğu bono sebebiyle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, B-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.500,16 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 1.125,05 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.375,11 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, C-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 1.950,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 392,75 TL olmak üzere toplam 2.342,75 TL yargılama gideri ve 1.125,05 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.467,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, D-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği üzerinde bırakılmasına, E -Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 7.596,64 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, F-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, 2-Mahkememizin işbu dosyası ile birleşen ... esas, ... karar sayıl dosyası yönünden; A-Davanın subut bulmadığnıdan reddine, B-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 426,94 TL'den mahsubu ile bakiye fazla 391,04 TL nispi karar ve ilam harcının kararın kesinleşmesi müteakip istek halinde davacıya iadesine C-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın niteliği gereği üzerinde bırakılmasına, D-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, E-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 3.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, G-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, 3-Mahkememizin işbu dosyası ile birleşen ...esas, ... karar sayılı dosyası yönünden; A-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 6.494,08 Tl alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, B-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 443,61 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 435,38 TL'nin mahsubu ile bakiye 8,23 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, C-Davacı tarafından yapılan 18,00 TL posta, talimat ve tebligat giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 4,59 TL yargılama gideri ve 435,38 TL peşin harç olmak üzere toplam 439,97 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, D-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, E-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, F-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.280,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, G-HMK' nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı-birleşen dosya davalı vekilinin ve davalı-birleşen dosya davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğuna gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/12/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır. Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/1361, K. 2018/1579, T. 06.12.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2014-1361-e-2018-1579-k-b21f2c67978d