İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/424 E. 2025/1351 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/424
Karar No
2025/1351
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2025/

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/04/2025 KARAR TARİHİ : 09/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacının davalı sigorta şirketinin acentası olarak görev yaptığını, bu görevini ifa ederken ... ... Bölgesi'nin ... aracının 16.07.2023 tarihi itibariyle ... Nolu genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile kasko sigortası yapıldığını, Sigorta poliçesinin akdedilmesinden yaklaşık 8 ay geçtikten sonra davalı tarafça 26.03.3024 tarihinde ... genişletilmiş kasko sigorta poliçesi basamak düzeltme poliçesi düzenlenerek ''Hasarsızlık basamak düzeltme'' adı altında davacıdan 20.911,43 TL zeyilname ücreti talep edildiğini, davalı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen 26.03.3024 tarihli ... Nolu genişletilmiş kasko sigorta poliçesi hasarsızlık basamak düzeltme poliçesi ve 20.911,43 TL zeyilname ücreti sigortalı müşteriye davacı tarafından bildirildiğini, Sigortalı müşteri ... ... Bölgesi tarafından davalının tek taraflı düzenlediği zeyilname ve fark ücreti kabul edilmediğini ve kabul edilmediğine dair de yazılı dilekçe ile beyanda bulunulduğunu, Sigortalı ... ... Bölgesi'nin davalı tarafından tek taraflı düzenlenen 26.03.3024 tarihli ... ... Nolu genişletilmiş kasko sigorta poliçesi basamak düzeltme poliçesi ve 20.911,43 TL zeyilname ücretini kabul etmediğine dair 13.05.2024 tarihli yazısı davalıya gönderildiğini, Müşterinin zeyilnameyi ve fark ücretini kabul etmediği bu sebeple zeyilname ücretini ödemeyeceği davalıya mail yoluyla iletildiğini, Sigortalı ... ... Bölgesi'nin davalı tarafça tek taraflı düzenlenen 26.03.3024 tarihli ... Nolu genişletilmiş kasko sigorta poliçesi basamak düzeltme poliçesini ve 20.911,43 TL zeyilname ücretini kabul etmediği ve bu ücreti ödemeyeceği davalı tarafça bilinmesine rağmen sigortalıdan tahsil edilemeyen 20.911,43 TL zeyilname ücretinin davacıya ait hakediş olan komisyon ücretinden tahsil edildiğini, Zeyil işleminin yapılabilmesi için öncelikle poliçe ya da ihale üzerinde değişiklik, düzenleme, iptal gibi durumların varlığının gerektiğini, Olayda asıl poliçenin düzenlenmesinden tam 8 ay sonra zeyilname yapılmasını ve zeyilname ücreti talep edilmesini gerektirecek hiçbir geçerli sebep bulunmadığını, Bununla birlikte zeyilnamenin düzenlenebilmesi için belgenin her iki taraf açısından da kabul görmesi zorunlu olduğunu, Zira bu belgelerin tek taraflı hazırlanmasının mümkün olmadığını, Poliçe üzerinde yapılacak değişiklik ve düzenlemeler için her iki tarafın da onay vermesi gerektiğini, Zeyil belgesi hazırlanmadan önce sözleşmede yer alan koşullar taraflarca incelenip değerlendirildikten sonra ortak kararlar ışığında imzaların atılabileceğini, Oysa ki olayda davalı tarafından 26.03.2024 Tarihinde davacıya ve sigortalıya hiçbir bilgilendirme yapılmadan poliçeye 20.911,43 TL tutarında Hasarsızlık basamak düzeltme zeyili oluşturulmasının haksız,geçersiz ve kötüniyetli olduğunu beyanla davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, delillerini sunmadığını ve davalı Şirkete tebliğ ettirmediğini, HMK m. 121 hükmü uyarınca, dava dilekçesinde gösterilen ve davacının elinde bulunan belgelerin asıllarıyla birlikte harç ve vergiye tabi olmaksızın davalı sayısından bir fazla düzenlenmiş örneklerinin dilekçeye eklenerek mahkemeye verilmesi ve başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamanın dilekçede yer alması; HMK m. 122 uyarınca da dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmesi zorunlu olduğunu, Oysa, dava dilekçesi ekinde Davalının davacıya hiçbir belge tebliğ edilmediğini, İstanbul Mahkemeleri yetkili olduğunu, 16/07/2023 tarihinde düzenlenen kasko poliçesine 26/03/2024 tarihinde teknik departmandan bölgemize sistem basamak düzeltme zeyili girişi sağlandığı, hatalı basamaktan poliçe yapıldığı tespit edilip zeyil düzenlendiği bilgisi iletilimiş ve bölge satış yöneticisi de acentemizi müşterisini bilgilendirmesi için yönlendirdiğini, Acente müşterisinin işbu davaya konuyu paylaştığında müşteri zeyile itirazda bulunduğunu, Bölge satış yöneticisi sürecin teknik kayıtla ilerlemesi için acenteyi yönlendirip bilgilendirmiştir. ... konu kayıtta ilgili müşterinin itiraz dilekçesi yer almış ancak haksız bir itiraz olması dolayısı ile acenteye de teknik departmanımız durumu iletmiştir. Bu süreçten sonra zeyil tutarı yüksek geldiği için zeyil tutarının kontrolü için kayıt açıldığını, Bu süreçten sonra acente gün esaslı iptal vs gibi herhangi bir talep ile bölgeye de teknik tarafa da başvurmadığını, Acente burada sigortalıdan ödeme alamadığı için arabuluculuk sürecine başvurmuştur ancak bu süreçte de bölgeyi de bilgilendirmediğini, Netice olarak ... ... Sigorta, bir kasko poliçesi düzenlemiş sonrasında hasarsızlık almaması gereken bir poliçe olduğu tespit edilmiş ve geri alındığını, Sigortalının ise ödemeyi kabul etmediği için acentenin geçici hesabından alarak işlem yapıldığını, ... Zeyilname Prim İadesi, ... plakalı aracın bir kazaya karışması ve dosya henüz sonuçlanmadan poliçenin yenilenmiş olmasından kaynaklandığını, Mevcut dosya sonuçlanmadığı için hasarsızlık indirim kademesi ile ilgili süreç sonuçlanamamış ve daha sonra tek taraflı kaza gerçekleştiği için hasarsızlık indirim kademesi bozulmuş ve zeyilname ile primin düzeltilmesi gerekliliğinin doğduğunu, Acentenin ise bu tutarı müşteriden tahsil etmek yerine ödemeyi yaptırmadığını, davalı şirketin ise acentelik sözleşmesine istinaden kendilerinin komisyon gelirinden tenzil ettiğini, Davalı Şirketin Sigorta Bedelini Ödeme Yükümlülüğü Davanın İhbarı Tarihinde Muaccel Hale Geldiğini, bu Sebeple Faize Hükmedilmesi Halinde Hükmedilecek Faiz Davanın İhbarı Tarihinden İtibaren İşletilecek Yasal Faiz olduğunu, beyanla davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Mahkememizde açılan işbu dava Davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen zeyilnameden kaynaklı olarak haksız olarak yapıldığı iddia edilen kesintinin davacıya ödenmesine yönelik alacak talebine ilişkindir. Alacağın varlığının tespiti amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilerek rapor tanzim edilmiştir. Düzenlenen 12/11/2025 tarihli raporda "Davacı ticari defterlerinin 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa göre usulüne uygun tutulup tutulmadığı, açılış-kapanış tastiklerinin yapılıp yapılmadığı: Davacı tarafın 2023 Yılı Yevmiye Defterinin noter açılış ve kapanış tastiğinin yasal süresi içerisinde yapıldığı görüldüğü, Defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulmadığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıyıp taşımadığı, Davacı tarafın ticari kayıtları ile incelenen ticari defterlerinin birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. Sahibi lehine delil olma özelliğini taşıdığını, Davacı tarafın ticari kayıtları ile incelenen ticari defterlerinde, faturalar, poliçeler ve ödeme dekontlarına ilişkin kayıtların yer aldığı görüldüğü, Nihai olarak taraflar arasındaki alacak-borç durumu Davacı tarafın ticari defterlerine göre, 31.12.2023 yılı sonu itibariyle, davacının davalıdan cari hesap karşılığı 74.187,03 TL alacağının mevcut olduğu, Sigorta şirketinin sigortalı tarafından kabul edilmeyen zeyilname farkı için davacıdan herhangi bir tahsilat yaptığına ilişkin bir belge ya da dekont sunulmadığı" tespit edilmiştir. Dava sigorta şirketi ile acentası arasında, düzenlenen zeyilnameden kaynaklı sorumluluktan kaynaklı tazminat davasına ilişkindir.Bu durumda öncelikle değerlendirilmesi gereken husus zeyilnamenin hukuka uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği ve bu zeyilnameden kaynaklı olarak ortaya çıkan prim fark borcunun kim tarafından karşılanması gerektiği hususudur. Bu noktada değerlendirme yapılması için dosya sigorta hukuku alanında uzman bilirkişi ile SMMM bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş, düzenlenen 12/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle, sigorta şirketi tarafından düzenlenen zeyilnamenin tek taraflı olarak düzenlenmiş ve sigortalının onayının alınmamış olması sebebi ile hukuka aykırı olduğu, hukuka aykırı olarka düzenlenen bu zeyilnameden ötürü sigorta şirketi tarafından acentadan prim farkı tahsili için ancak acentanın ağır kusurlu olması gerektiği ve davacı acentanın ticari defterlerine göre davacının davalıdan 2023 yılı cari hesabına göre 74.187,03 TL alacaklı olduğu rapor edilmiştir.Taraflara ticari defterleri sunmak üzere usule uygun tebligat yapılmış ancak davacı tarafça ticari defterler sunulmuş, davalı tarafça ticari defterler sunulmamıştır. Davalının ticari defterleri incelenemediği için yapılan tenzilat hususunda bilirkişi raporunda bir değerlendirme yapılamamıştır. Ancak davalı tarafın cevap dilekçesinde acentelik sözleşmesine istinaden prim farkı kesintisinin yapıldığına yönelik ikrar mahiyetindeki beyanları ile davacının beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı tarafça kesinti yapıldığı kanaatine ulaşılmıştır. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere bu kesintinin yapılması için davacının ağır kusurlu olması gerektiği, bu hususun ise davalı tarafça ispat edilmesi gerekmekte olup, davalı tarafça ispata elverişli bilgi ve belge sunulmamış olmakla haksız şekilde kesilen prim bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile 20.911,43 TL'nin davalının temerrüt tarihi olan 25/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının bu dava sebebiyle yaptığı toplam yargılama gideri 9.546,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 1.428,45 TL karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 813,05TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Peşin harç 615,40 TL ve 615,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.230,80 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 20.911,43 TL vekalet ücretinin davalıdan taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 4.600,00TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine, Dair dava konusu uyuşmazlık miktarı 2025 yılı kesinlik sınırı altında kaldığından kesin olmak üzere karar verildi. 09/12/2025

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/424, K. 2025/1351, T. 09.12.2025, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-424-e-2025-1351-k-7a839e93466f