İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/943 E. 2025/1122 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/943
- Karar No
- 2025/1122
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/ KARAR NO : 2025/ BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. Av. Av. FERİ MÜDAHİL : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/09/2024 KARAR TARİHİ : 15/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : Taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacı tarafın davalı tarafa bir kısım malzemelerin ve hizmetlerin satışını yaptığını, buna istinaden fatura düzenlediklerini, faturayı davalı tarafa yolladıklarını davalı tarafça da faturalara itiraz edilmediğini, taraflarına peyderpey ödeme yapıldığını, yapılan ödemeler sonrası icra takibine konu faturalardan dolayı davalının davacıya toplam 2.167.162,34 TL borcunun kaldığını, davalının bu ödemekten kaçındıklarını, akabinde davacı tarafça icra takibi yapıldığını, davalı tarafça takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek davalının icra takibine yaptığı 07.06.2024 tarihli itirazının iptalini, icra dosyasının kaldığı yerden devamını ve dava değerinin % 20 sinden az olmamak üzere uygun bir tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Davacının, taraflar arasında akdedilen 02.01.2022 tarihli sözleşme ile anlaşmalara aykırı davrandığını, sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, tüm bu hususların mailler ve taraflarınca keşide edilen ihtarnamelerle davacı tarafa bildirildiğini ve sabit hale geldiğini, davacı tarafça icra takibine 10 adet fatura konu edildiği ancak faturalar içeriğinde bahsi geçen malzeme ve hizmet satışlarının davalıya teslim edilmediğini, eksik hususlara ilişkin taraflar arasında birçok farklı tarihte yazışmalar yapıldığını, davacının eksik hususlarına ilişkin olarak davalı tarafça ihtarname gönderildiğini ancak ihtarnameye rağmen davacı tarafça eksikliklerin yerine getirilmediğini, akabinde sözleşmenin davalı tarafça feshedildiğini, faturalara kanuni süresi içerisinde itiraz edilmemesinin yalnızca düzenleyen lehine karine oluşturduğunu, bu karinenin temelini ispat ile mal ve hizmetlerin yerine getirildiğinin ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğunu, davacı tarafça somutlaştırma yükü yerine getirilmediğini huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın davalıya olan akde aykırı davrandığını, davalının hak edişlerini karşıladığı ve davacı nezdinde istihdam edilen çalışanları dava dışı üçüncü şahıslara olan işlerinde istihdam ettiğini bu suretle davalının işlerinin gecikmesine ve zarara uğramasına neden olduğunu, bir an için davacı tarafın alacaklı olduğunun kabulü halinde dahi, davalının alacaklı olduğu hesaplanan 920.471,63 TL'nın Takas/Mahsup edilmesi gerektiğini, bununla sınırlı olmamak üzere davalının eksik gelir kaybının hesaplanarak bu miktarın da aynı şekilde davacı yanın alacaklı olduğunu iddia ettiği tutardan mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı davalı aleyhine ... 4. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra dosyasında icra takibi başlatmıştır. Takip konusu alacağın taraflar arasındaki 02.01.2022 tarihli işbirliği sözleşmesine dayalı verilen malzeme satışı ve hizmetten kaynaklandığı anlaşılmaktadır.Davacı taraf sözleşme kapsamında davalı tarafa bir kısım malzemelerin ve hizmetlerin satışını yaptığını, buna istinaden fatura düzenlediklerini, faturayı davalı tarafa yolladıklarını davalı tarafça da faturalara itiraz edilmediğini, taraflarına arada bir kısım ödeme yapıldığını, yapılan ödemeler sonrası icra takibine konu toplam 2.167.162,34 TL borcunun kaldığını ileri sürmüştür.Davacı tarafça icra takibine 10 adet fatura konu edildiği ancak faturalar içeriğinde bahsi geçen malzeme ve hizmet satışlarının davalıya teslim edilmediğini, eksik hususlara ilişkin taraflar arasında birçok farklı tarihte yazışmalar yapıldığını ileri sürmüştür.Taraflar arasındaki ihtilaf takibe konu faturalara ilişkin edimlerin davacı tarafça yerine getirilip getirilmediği, faturaların alacak yaratıp yaratmadığı noktasındadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Taraflar tacir olduğundan ticari defter ve belgeleri leh ve aleyhlerine delildir. Zira taraflar arasında ki sözleşmenin 1.10 maddesi alacağın faturaya bağlanarak ödeneceğini, 1.14 maddesi ise müşterinin davalıya yapacağı ödemenin takibinden sorumlu olmayacağı kararlaştırılmıştır. Hal böyle olunca davacının düzenlediği takibe konu faturalar davalının defterlerine kabul edilerek işlendiğinde davacı ödenmeyen kısım için alacak talebinde bulunabilecektir.Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede davacının 2023 yılı defterlerinin kapanış tasdikini yasal süreden sonra yaptırdığı, 2024 yılı için tasdik süresinin henüz başlamadığı davacı defterlerine göre davacının davalıdan 3.918.478,73 TL alacaklı göründüğü, davalı defterlerine göre davacının davalıdan 2.167.162,34 TL alacaklı göründüğü, HMK 222/3 maddesi kapsamında tarafların aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtlarına göre 2.167.162,34 TL alacak miktarı bakımından taraf defterlerinin uyumlu olduğu, bu miktar bakımından aykırılığın bulunmadığı, davacının takibe konu ettiği tutarında 2.167.162,34 TL olduğu nazara alındığında davacı taraflar arasındaki sözleşme kapsamında takibe konu edilen 2.167.162,34 TL alacak için edimini ifa ettiği ve bu kısmın davalı tarafça ödenmediği davalı defterlerinin de bu hususu doğruladığı anlaşılmakla davanın kabulüne takibin devamına alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davanın KABULÜ ile ... 4. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... sayılı icra dosyasında davalı borçlunun ödeme emrine itirazının İPTALİ ile takibin DEVAMINA, 2-2.167.162,34 TL'nin %20 'si tutarınca icra inkar tazminatı tutarının davalı borçludan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 148.038,86 TL harçtan başlangıçta alınan 10.835,81 TL icra veznesine yatan peşin harcın, 26.173,91 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 111.029,14 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 26.173,91 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 110,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 30.711,51 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 298.387,86 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından ödenen 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya Mahkememize ulaştırılmak üzere aynı nitelikteki başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde kullanılabilecek ... olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 15/10/2025 Başkan E-imzalı Üye E-imzalı Üye E-imzalı Katip E-imzalı