İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/484 E. 2025/78 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/484
- Karar No
- 2025/78
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024 KARAR NO : 2025 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 03/05/2021 KARAR TARİHİ : 21/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :05/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle; 24/10/2014 tarihinde müvekkilinin sigorta şirketinde 0001-0210-09138524 trafik sigorta poliçe numarası ile sigortalı ...'a ait, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sert bir şekilde viraja girmesi ile kaza gerçekleştiğini, kazada ...'ın işçisi olan ..., aracın kasasında yükün savrulması ile levhaların üzerine düşmesi sonucu sıkışarak vefat ettiğini, mirasçıları ................. tarafından Bursa 7. İş Mahkemelerinde destekten yoksun kalma ve maddi- manevi tazminat talepleri ile davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karar sonucu müvekkilinin 10.04.2020 tarihinde ...'a 141.000,00 TL tutarında tazminat ödemek zorunda kaldığını, kusur durumuna göre tazminatın rücuen tahsili için Bursa 18. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini iddia edilerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... plakalı aracın ruhsat sahibi olduğunu, kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını iddia ederek davanın reddine ve davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Deliller; 23/12/2024 Tarihli Bilirkişi Raporunun Sonuç Kısmı: "Olayın, 5510 sayılı kanunun 13. maddesine göre iş kazası olduğu,- Olayın Karayolları Trafik Yönetmeliği Madde 3-17'ye (Karayolu üzerinde hareket halinde olan bir veya birden fazla aracın karıştığı ölüm, yaralanma ve/veya zararla sonuçlanmış olan olay) göre trafik kazası olduğu, - Olayın meydana gelmesinde kasıt unsurunun bulunmadığı,- Aracın tanımlı sürücüsü olduğu ve yaptığı iş ile ilintili yeterli bilgi birikimine sahip olduğu ve taşınan yük üzerine veya araç dışına yolcu bindirilmesinin yasak olduğunu bildiği/ bilmesi gerektiği halde yine kendi yüklediği yükün bulunduğu araç kasasına yolcu olarak bindiği ve o şekilde seyrettiği, sırada gerçekleşen ve kendisinin hayatını kaybetmesi ile sonuçlanan olayda, 2918 ayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 47/1-d (Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere, uymak zorundadırlar) kuralını ihlal etmek suretiyle dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmede eksik kaldığı gerekçesiyle olayın meydana gelmesinde Müteveffa yolcu ...'ın 9410 oranında kusurlu olduğu sevk ve idaresinde bulunan araç ile İzmir yolu İzmir istikameti dönüş lobuna sert giriş yaptığı sırada, sevk ve idaresinde bulunan yükün devrilmesi ve akabinde araç kasasında yolcu olarak bulunan ...'ın vefatı ile sonuçlanan olayın meydana gelmesinde, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 52/1-a (Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadırlar) ile Madde 52/1-b (Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, zorundadırlar) ile araç kasasında yolcu taşıması ile ilintili aynı kanunun 65/g maddesini ( Gabari dışı yük yüklenmesi, taşınan yük üzerine veya araç dışına yolcu bindirilmesi) kuralını ihlal ettiği gerekçesiyle olayın meydana gelmesinde sürücü ...'ın %40 kusurlu olduğu, Davadışı işveren ... Dekorasyon Mimarlık İnşaaat Taah. San.ve Tic. Ltd. Şti.'nin (İşyeri Sahibi ...) Çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamak amacıyla gözetim ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmek üzere doğru iş organizasyonu kurmadığı, yönetimi ve himayesi altında bulunan çalışanların görev tanımlarına uyup uymadığı hususunun uygulanması ve denetlenmesi hususlarında eksik kaldığı gerekçesiyle olayın meydana gelmesinde Dava dışı işveren ... Dekorasyon Mimarlık İnşaaat Taah. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin %50 oranında kusurlu olduğu kanaatimizdir.”şeklindedir. Davalı Tanığı ... beyanında: "Davalı benim kardeşim olur. Kardeşim ...'a ait olan kamyoneti olay tarihinde ben kullanıyordum. Biz mobilya dekorasyon işi yaparız. Aracın arkasında iş yerinde kullanmış olduğumuz ahşap plakalar vardı. ... da arabanın arkasında ahşap plakalar ile beraberdi. Kendi isteği ile aracın kasasına geçmişti. Plakalar araç kasasında dik olarak duruyordu. Plakaları araca ... yüklemişti ve plakaları ... halatla bağlamıştı. Malzemeyi dikey koymuştu. Herhalde iyi bağlayamadığından malzeme gevşemiş, ben ...'a arkaya geçme diye söylediğim halde kendisi aracın kasasına geçti. Yaşı benden büyük olduğu için birşey diyemedim. Küçük Sanayi Kavşağında yonca kavşakta çok ağır giderken, arkadan tık diye bir ses geldi. Ben hemen durdum. Araçtan inip arkaya baktım. İnce plakalar ...'ın kafasına vurmuş, ...'da başını aracın kasasına çarpmış oturur vaziyette duruyordu. Ambulans çağırdık. Ambulans müdahale etti ve ...'ı alarak hastaneye götürdü. ... sigortalı işçi olarak mobilyanın ambelajlanması, nakliye edilmesi ve montajı işinde yardımcı eleman olarak çalışırdı. Benim B sınıfı sürücü ehliyetim vardır." şeklindedir. Davalı Tanığı ...: "Kazanın meydana geldiği kamyonetin ön tarafında şoförün yanında oturuyordum. O tarihte bende ... ile aynı iş yerinde montaj elemanı olarak çalışırdım. ... da yardımcı olarak çalışırdı. Montaj işi, nakliye işi ve takımların getir götür işlerinde yardımcı olurdu. Olay tarihinde kamyonetin arkasına Küçük Sanayi'den MDF yüklemiştik. MDF'leri ... kendisi yükledi ve halatla gerdirdi. Malzemeyi dik olarak yüklemişti. Ben kendisine ... Abi bunları yatıralım diye söyledim. ... bana bunlar böyle gider bu işi bana mı öğretiyorsun dedi. Beni dinlemedi. Ben kendisini kamyonetin ön tarafına yanımıza çağırmama rağmen yanımıza gelmedi. Aracın ön tarafından yer olduğu halde yanımıza gelmeyip, aracın kasasına bindi. Hatta ... aracın kasasına binerken de pantalonunun paçasından tutup abi yanımıza gel yer var dedim. Beni dinlemedi. Arkaya bindi. Yola çıktık. Araba 30 kilometre hızla gidiyordu. Gül Kavşağına çıktık. Kavşak 360 derece yuvarlaktı. Kavşağın tam ortasında iken arka taraftan küt diye ses geldi. Araba hemen durdu. Arkaya baktığımızda ... Abi'nin MDF'ler ile kasanın arka tarafında sıkışmış olduğunu gördük. MDF'leri kaldırdık. Ambulans çağırdık. ... Abi'yi yere yatırdık. Ambulans orada müdahale etti. Sonrada alıp hastaneye götürdü." şeklindedir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE; Davacı sigorta şirketi tarafından gerçekleşen trafik kazası nedeni ile dava dışı ...'a yapılan ödemenin araç sürücüsü ...'ın kaza tarihinde ehliyetsiz olması sebebi ile araç işletenine rücu için icra takibi yaptığı, davalı tarafça icra takibine itiraz edildiği ve somut uyuşmazlığın itirazın iptaline yönelik olduğu anlaşılmıştır. Davalı taraf cevap dilekçesinde sigorta şirketinin rücu şartlarının oluşmadığını, oluşmuş ise de ancak araç sürücüsünün kusuru oranında rücu edebileceği yönünde itirazda bulunmuştur. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları, gelen müzekkere cevapları, tarafların iddia ve savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; öncelikle sigorta şirketinin rücu şartının varlığının değerlendirilmesi gerekmekte olup, bu durumun değerlendirilebilmesi amacı ile emniyet birimlerine müzekkere yazıldığında gerçekleşen kaza esnasında araç sürücüsü olan ...'ın kaza tarihinde kullandığı araca uygun ehliyetinin bulunmadığı hususu mahkememize bildirilmiş olup, aracın ehliyetsiz kullanılması da sigorta şirketi açısından rücu sebepleri arasında sayılmış olduğundan mahkememizde sigortacının bu ödemeyi rücu edebileceği kanaati oluşmuştur. Davalı tarafın kusur yönündeki savunmalarının değerlendirilmesinde ise, her ne kadar davalı tarafça yalnızca sürücünün kusur oranı uyarınca sigortanın ödediği bedeli rücu edilebileceği yönünde itiraz edilmiş ise de, sigorta sözleşmesinin araç işleteni ile sigorta şirketi arasında kurulduğu, araç işleteninin gerçekleşen trafik kazalarında araç sürücüsü ile birlikte müteselsil olarak sorumlu oldukları anlaşılmakla, meydana gelen sorumluluğun paylaştırılması hususu araç işleteni ile araç sürücüsü arasındaki iç ilişkiye yönelik olup, sigorta şirketinin yalnızca zarar görenin kusuru varsa bu kusuru değerlendirerek ödeme yapması gerekmektedir. Kaldı ki somut durumda sigorta şirketi mahkeme kararına göre ödeme yapmış ve mahkeme kararı da kesinleşmiş olduğundan sigortanın artık yersiz ödeme yaptığından söz edilemeyecektir. Bu durumda sigorta şirketi ödemiş olduğu tazminatın tamamını yukarıda izah edilen müteselsil sorumluluk ilkesi gereğince davalı araç işleteninden rücu edebilecek olup, icra takibine itirazın da bu doğrultuda hukuka aykırı olduğuna kanaat edinilmiş, bunun yanı sıra alacağın miktarı her ne kadar belirli ise de rücu şartlarının oluşup oluşmadığının ancak yargılama ile değerlendirilebileceği göz önüne alındığında alacağın likit olarak değerlendirilemeyeceği bu sebeple de davacı tarafça icra inkar tazminatı talep edilemeyeceği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davalı tarafından Bursa 18. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, 2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 9.631,71 TL karar ve ilam harcından 1.659,21 TL'nin mahsubu ile bakiye 7.972,50 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 1.659,21 TL peşin harç, 59,30 TL başvuru harcı, 9.300,00 TL bilirkişi ücreti, 239,10 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 11.257,61 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 12 ve 13. Fıkralarına göre; suç üstü ödeneğinden zorunlu arabulucuya ödenen 1.360,00 TL'nin davalıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 8-HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 9-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına, Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/01/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır