İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/916 E. 2024/958 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/916
- Karar No
- 2024/958
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2024/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ : 12/09/2023 KARAR TARİHİ : 24/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirkete ait olan ... plakalı araç ile ... plakalı araç 11/07/2023 tarihinde kazaya karıştığını, ... plakalı aracın sürücüsünün alkollü olduğu ve tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğini, kaza sonrası onarım bedeli ve ikame araç kiralama nedeniyle ödemeler yaptığını, arcın bu sebepler ile değer kaybettiğini, müvekkilin araç alım satım işi yaptığını, kaza nedeniyle aracın değer kaybı olduğu, tamir bedelinin ödeme tarihinden, değer kaybının ve ikame araç bedeli ile kazanç kaybının kaza tarihi olan 11/07/2023 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek işleyecek faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir. Cevap dilekçesinde özetle; davacının dava öncesi müvekkil şirkete yapmış olduğu başvuru dilekçesinde taleplerini rakamsal olarak açıkça belirttiğini, buna rağmen huzurdaki davayı belirsiz alacak davası olarak ikame etmesinde hukuk yarar bulunmadığını, bu nedenle HMK md. 114 uyarınca reddinin gerektiğini, azami sorumluluk hadlerinin 100.000,00TL'ye kadar müvekkil şirkete sigorta edildiğini, maddi teminat miktarının davalı müvekkil sigorta şirketinin poliçeden doğan sorumluluğunun üst limiti olduğunu, davacının kazanç kaybı ve ikame araç bedeli taleplerinin teminat dışı olduğunu, kabul etmemekle birlikte davalı sigorta şirketine davadan önce başvurulmuşsa, bu bildirimin davalı sigorta şirketine tebliğ tarihi tespit edilerek temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ve sigortalı aracın hususi araç olması sebebiyle müvekkil şirketin ancak yasal faizden sorumlu tutulması gerektiğini, davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Deliller; ... Vergi Dairesi, ... Merkezi Müdürlüğü ve ... Sigorta Anonim Şirketine yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır. Mahkememizce Adli Trafik Bilirkişi refakate alınarak 01/03/2024 tarihinde Keşfe çıkıldığı anlaşılmaktadır. Adli Trafik Bilirkişi Raporunun Sonuç Kısmı: "1–) ... Plaka Sayılı Otomobil Sürücüsü ...’ın: Dava konusu trafik kazasının oluşumunda; Karayolları Trafik Kanunu’nun (48), (67/a), Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin (97), (103/b-3 ), (137/A-1, 2, 3), (157/a-10) maddeleri ile, aynı kanunun '' Trafik Kazalarında Sürücü Kusurlarının Tespiti Ve Asli Kusur Sayılan Haller '' başlıklı (84/j) '' Manevraları Düzenleyen Genel Şartlara Uymama '' maddesini ihlal ettiğinden % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, 2–) ... Plaka Sayılı Otomobil Sürücüsü ...’in: Dava konusu trafik kazasının oluşumunda; Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin herhangi bir maddesini ihlal etmediğinden atfı kabil kusuru olmadığı, Yönündeki tespit, görüş ve kanaatlerimi bildirir Bilirkişi Raporumu Mahkemenizin takdirlerine arz ederim" şeklindedir. Makine Mühendisi Bilirkişi Raporunun Sonuç Kısmı:"1) Davacının aracında ne kadarlık hasar oluştuğu ve Davacının onarıma ilişkin sunduğu faturanın gerçek zarara ve piyasa koşullarına uygun olup olmadığı: Davacının aracında 30.000 TL’lık hasar oluştuğu ve davacının onarıma ilişkin sunduğu faturanın gerçek zarara ve piyasa koşullarına uygun olduğu, 2) Davacının aracında oluşan hasar durumuna göre araçta varsa değer kaybının ne kadar olduğu: Buna göre kaza tarihinde ki değer kaybının yaklaşık olarak 11.537,50 TL olduğunu, karar sayın mahkeminin takdirine aittir" şeklindedir. Davacı Tanığı ... beyanı: "Ben kaza günü ... plakalı araçta sağ ön yolcu koltuğunda uturuyordum, aracı ... kullanıyordu. Biz iki şerit ile bölünmüş yolda sağ şeritten ... yolu istikametine gittiğimiz esnada ... plakalı araç birden aracımıza arkadan kuvvetli bir şekilde çarptı, aracımızın arka sol tarafında hasar meydana geldi. Kaza olduğu esnada bizim aracımızın hızı çok yüksek değildi, tahminim 50-60 km idi. Benim bildiklerim bundan ibarettir " şeklindedir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklı, hasar bedeli, değer kaybı, araç mahrumiyet zararı ve kazanç kaybı talebine ilişkindir.Eldeki davaya konu trafik kazası ile ilgili somut değerlendirmeye yer vermeden önce, davalının sorumluluğunun hukuki temeli ile ilgili kısa açıklamalara değinmekte fayda vardır. Trafik kazası nedeniyle üçüncü kişilerin uğradığı zararlardan; sürücü TBK m.49'da ifadesini bulan haksız fiil hükümlerine göre, işleten ise KTK m.85'te ifadesini bulan tehlike sorumluluğu hükümlerine göre, sigorta şirketi ise KTK m.91 hükmü gereğince sözleşme hükümlerine göre sürücünün kusuru oranında müteselsilen sorumludur. Burada dikkat edilmesi gereken husus, işleten ve onun sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketinin sürücünün kusuru oranında zarardan sorumlu olmalarıdır. Araç sürücüsünün kusursuz olması halinde, sürücü haksız fiil hükümlerine göre zarardan sorumlu olmayacağından işleten ve sigorta şirketinin de zarardan sorumlulukları doğmayacaktır. Bu bağlamda davamıza konu trafik kazasında, kazaya karışanların kusurlu hareketleri ve kusur oranlarının belirlenmesi; sürücü, işleten ve sigorta şirketinin sorumluluğunun belirlenmesi yönünden önem arz etmektedir. Bu açıklama ışığında dosyamıza konu trafik kazası değerlendirildiğinde, mahkememizce kaza mahallinde keşfe çıkılmış ve tanıklar dinlenilerek doya Adli Trafik Bilirkişisine tevdi edilmiştir. Mahkememize sunulan kusur raporunda; karşı araç sürücüsünün manevraları düzenleme kuralına aykırı davranması sebebiyle tam kusurlu olduğu belirtilmiştir. Kusur tespiti, kazanın oluş şekline ve keşif esnasında yapılan gözlemlere uygun olduğundan mahkememizce hükme esas alınmıştır. Davacının taleplerine bakıldığında araç mahrumiyet zararı ve kazanç kaybı talebini sigorta şirketine karşı ikame etmiştir, davalı sigorta şirketi zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olup araç mahrumiyet zararı ve kazanç kaybı poliçe teminatı kapsamında olmadığından davacının bu taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının aracında oluşan hasar ve değer kaybının tespiti için dosya makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi raporunda; hasara ilişkin sunulan fotoğraflardan hareketle aracın onarımının KDV dahil 34.797,78 TL olacağı ve davacının sunduğu KDV dahil 30.000,00 TL'lik onarım faturasının bu bağlamda gerçek zarara ve piyasa koşullarına uygun olduğu belirtilmiştir. Davacının aracında oluşan hasar durumuna göre değer kaybı belirlenmiştir. ... yerleşik uygulamasına göre değer kaybının belirlenmesi, aracın kaza tarihinde hasar görmemiş ikinci el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılması halinde meydana gelecek olan ikinci el piyasa değeri arasındaki fark kriterine göre yapılmalıdır. Davaya konu aracın kilometresi, kaza tarihinden önce tramer hasar kayıtları ve davaya konu kaza sonrasında araçta parça değişimlerinin olması araçta değer kaybı olacağını göstermektedir. Bilirkişi raporunda; davacının aracında 11.537,50 TL değer kaybı oluşacağı hesaplanmıştır. Yapılan değer kaybı hesaplaması ... belirlediği kriterlere uygun olarak yapıldığından mahkememizce hükme esas alınmıştır. Davacı vekili talebini ıslah etmiş ve ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilerek savunma imkanı tanınmıştır. Sonuç olarak; davacının söz konusu kazada kusursuz olduğu ve davacının aracının kazada aldığı hasardan kaynaklı 30.000,00 TL onarım bedeli talep edilmesinin piyasa koşullarına uygun olduğu, davacının aracında oluşan hasar durumuna göre de 11.537,50 TL değer kaybı oluştuğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının davalı sigorta şirketine yaptığı başvurunun 04/08/2023 tarihinde teslim edildiği ve bu tarihten 8 iş günü sonrası olan 17/08/2023 tarihinden itibaren yasal faize hükmolunmuştur. Davacının, KTK m.97 gereğince sigorta şirketine yazılı başvuru yapmış olması sebebiyle davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığının kabulü gerekir. Trafik kazasından kaynaklı; sigorta şirketlerine karşı açılan davaların KTK m.97 gereğince zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığına dair; ... BAM 20. HD. 2024/ Esas ve 2024/ Kararında aynen, "6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. ( 4. Hukuk Dairesinin 2021/ Esas, 2022/ Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur." şeklinde, KTK m.97 sebebiyle sigorta şirketine karşı açılan davaların zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı ve zorunlu arabuluculuk giderinin davacıya yükletilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu nedenle eldeki davada zorunlu arabulucuya ödenen ücretin davacıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere; 1-Hasar bedeli ve değer kaybı yönünden; 30.000,00 TL hasar bedelinin ve 11.537,50 TL değer kaybının, 17/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 2-Davacının araç mahrumiyet zararı ve kazanç kaybı taleplerinin ayrı ayrı reddine, 3-Hüküm tarihi itibariyle kabul olunan hasar bedeli ve değer kaybı yönünden alınması gereken 2.837,42 TL karar ve ilam harcından; bu kalemler için yatırılmış 514,02 TL peşin harç ve 195,32 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 2.128,08 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 4-Hüküm tarihi itibariyle reddolunan araç mahrumiyet zararı ve kazanç kaybı talebi ile ilgili alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından; bu kalemler için yatırılmış 3,43 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 424,17 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 5-Davacının hasar bedeli ve değer kaybı yönünden yatırdığı 514,02 TL peşin harç ve 195,32 TL ıslah harcı toplamı olan 709,34 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 5.000,00 TL bilirkişi ücretleri, 1.300,00 TL keşif mahalline ulaşım gideri, 3.030,30 TL keşif harcı ve 100,00 tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 9.700,15 TL yargılama giderinden; davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 9.653,58 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 17,900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 8-Davalı reddolunan tazminat kalemleri yönünden kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 ve m.13/2 hükümlerine göre hesaplanan 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 9-Davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı anlaşılmakla; 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 12 ve 13. Fıkralarına göre; suç üstü ödeneğinden zorunlu arabulucuya ödenen 3.120,00TL'nin davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 10-HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 11-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına, Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/09/2024 Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır