İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/745 E. 2023/1208 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/745
Karar No
2023/1208
Karar Tarihi

T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/745 Esas KARAR NO : 2023/1208 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI :... - ... VEKİLİ :Av. ... DAVALILAR :1- ... - ... ... 2- ... - ... ... 3- ... - ... ... VEKİLİ :Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâlet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/11/2021 KARAR TARİHİ : 18/10/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâlet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ; Davacı ve davalıların dava dışı Prizma prodüksiyon A.Ş'nin yöneticileri olduklarını şirketin amme borçları kapsamında 34.483,00 TL tutarında ödeme yaptığını yönetim kurulu üyesi olan diğer davalıların ödenen bu borçtan birlikte sorumlu olduklarını ve kendilerine düşen kısım için 17.776,48 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını ancak takibe haksız olarak itiraz edildiğini bu sebeple itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere İcra İnkar tazminata hükmedilmesini talep etmişlerdir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalıların yalnızca yönetim kurulu üyesi olduğunu şirketi münferiden temsile yetkili kişinin davacı olduğunu kamu borçlarından da bu nedenle davacının sorumlu olduğunu 7256. Yasa gereğince yapılan ödemeler dolayısıyla davalılara rücu edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine ve %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmişlerdir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe : Dava Bursa 1. İcra Müdürlüğünün 2021/4242 sayılı takip dosyasında davalı borçluların ödeme emrine itirazlarının iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce daha önceden davanın kabulüne karar verilmiş Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2023/1192 karar sayılı kararı ile mahkememizin kararı kaldırılmıştır. Kaldırma gerekçesinde "Mahkemece dava dışı Prizma Prodüksiyon Matbaa A.Ş.'nin dava konusu borcun doğduğu dönemdeki yönetim kurulu üyelerini gösterir sicil kayıtlarının getirtilmediği, görülmekle öncelikle mahkemece , Ticaret Sicil Müdürlüğünden dava konusu borcun doğduğu dönemde şirketin yönetim kurulu üyelerinin kimler olduğu ve o dönemde şirketi kimin temsil ettiği buna göre tarafların yönetim kurulu üyesi olup olmadığının ve yönetici olanların görev sürelerinin ne olduğunun, söz konusu alacağın davalılardan önce asıl mükellef olan şirketten talep edilip edilmediği araştırılarak, keza o dönemde şirketin verdiği beyannameleri ile şirketin kamu borcunu ödeme konusunda mali durumu yönünden tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda delilleri toplanarak gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, kabule göre de ; Dava rücuen tahsile ilişkin olduğundan her bir davalı yönünden ,sorumlu oldukları miktarda gösterilmek suretiyle (her bir davalının müstakil sorumlu oldukları miktar) hüküm kurulmaması da doğru görülmediği" belirtilmiştir. Tarafların ortağı olduğu şirketin sicil özeti ile basın ilan kurumunda yapılan ilanlar dosya arasına alınmış yapılan incelemede davalı ...'ün yönetici sıfatının hiç olmadığı, davalı şirketin 01/02/2001 tarihinde ticaret siciline tescil ile kurulduğu, 18/12/2003 tarihinde re'sen terkin edildiği, kuruluşla birlikte bir yıllığına yönetici olarak ...'ün münferiden seçildiği, 14/03/2002 tarihli genel kurul toplantısında yönetici olarak ..., ... ve ...'ün seçildiği, 03/04/2003 tarihli genel kurul toplantısında da aynı yöneticilerin yönetici olarak seçildiği ancak bu seçimde herhangi bir süre belirlenmediği görülmüştür. Davalı yöneticilerin şirketin terkin edildiği tarihe kadar yöneticisi oldukları da dikkate alındığında ortaya çıkan vergi borcunun ödenmesinden şirket yönetim faaliyeti çerçevesinde sorumludurlar. A.A.T.U.H.K. 'nın Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğunu düzenleyen Mükerrer Madde 35. Maddesine göre; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir. Bu madde hükmü, yabancı şahıs veya kurumların Türkiye’deki mümessilleri hakkında da uygulanır. Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmaz. Temsilciler, teşekkülü idare edenler veya mümessiller, bu madde gereğince ödedikleri tutarlar için asıl amme borçlusuna rücu edebilirler. Yönetim kurulu üyelerinin tamamının şirketin amme alacağının ödenmesinden dolayı sorumluluğu vardır. Anonim şirketlerde temsil ve yönetim yetkisine sahip olan yönetim kurulunun üyeleri şirketin kanuni temsilcisi olarak şirketin vergi sorumlusu sıfatını taşırlar. VUK 10. maddesinin 1. fıkrası uyarınca şirketin beyanname verme, kayıt ve belge düzenine uyma ve nihayetinde vergi borcunu şirketin malvarlığından ödeme gibi işlerin vergi sorumlusu sıfatıyla yönetim kurulu tarafından yerine getirilmesi gerekmektedir. VUK 10. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen sorumluluğun şirketin yönetilmesine dayalı kusur sorumluluğu olduğu anlaşılmaktadır. Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin kamu alacağı sorumluluğu devletin alacağını güvence altına alan bir fer’i sorumluluk kurumu örneği teşkil etmektedir.11 Asıl borçlunun takibi sonrasında alacağın elde edilemeyen kısmı fer’i sorumlu olarak belirtilen yan sorumlulardan talep edilebilir. Hem AATUHK mükerrer 35. maddesinin düzenlemesi hem de VUK 10. maddesinin 2. fıkrası düzenlemesi kamu alacağının asıl borçlusu olan anonim şirket takip edildikten sonra tahsil edilemeyen kamu alacağı için şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna gidilebileceğini öngörmektedir. Başka deyişle, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu ikinci derecede bir sorumluluktur. Hem AATUHK mükerrer 35. maddesi hem de VUK 10. maddesinin 2. fıkrası gereği, şirketin ödeyemediği kamu borçlarından dolayı anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu müteselsil sorumluluktur. 5510 sayılı Kanun 80. maddesiyle prim alacaklarının tahsiline ilişkin olarak işveren şirketle üst düzey yöneticiler arasında müteselsil sorumluluk öngörmüştür, ancak buradaki teselsül ikinci dereceden değil birinci derecedendir. Sorumluluğun müteselsil olması bir teselsül ve rücu sorunu doğurmaktadır. Şirketle yönetim kurulu üyeleri arasında teselsül olduğu gibi yönetim kurulu üyelerinin kendi aralarında da teselsül vardır. Kamu alacaklısı borcun tamamını veya bir kısmını müteselsil sorumlu olan yönetim kurulu üyelerinin herhangi birinden talep edebilir. Bunun için herhangi bir sıra veya oran yoktur. Anayasa Mahkemesi tarafından 03.04.2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere iptal edilen AATUHK mükerrer 35. maddesinin 5. fıkrası, kamu alacağının doğduğu veya ödenmesi gerektiği zamanlarda farklı kişilerin kanuni temsilci olmaları durumunda bunların kamu alacaklısına karşı müteselsil olarak sorumlu olacağını öngörmekteydi. Başka deyişle, vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği zaman diliminde yönetim kurulu üyesi sıfatı taşıyan bir kişi vergi ödenecek safhaya gelmeden bu görevinden ayrılırsa yönetim kurulu üyesi sıfatı taşıdığı dönemde doğan bu borçtan kendisinden sonraki yönetim kurulu üyeleriyle birlikte müteselsil olarak sorumlu olacaktır. Anayasa Mahkemesi AATUHK mükerrer 35. maddesinin 5. fıkrasını hukuki güvenlik ilkesine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle iptal etmiştir. Yeni durumda hukukun genel kuralları gereği her yönetim kurulu üyesi sadece kendi dönemindeki ödenmemiş borçlardan sorumlu olacaktır. Uygulamada idare tarafından açılan dava şirketi münferiden yetkili kılınan kişiye açılmaktadır. Ancak; davanın tarafının yalnızca münferiden yetkili kılınan kişi olması, iç ilişkide yönetim kurulu üyelerinin kül halinde çalışıyor olmasının ve iç ilişkide sorumluluğun tüm yönetim kurulu üyelerinde olması sonucunu değiştirmeyecektir. Bu sebeple davacının davası bu sorumluluk uyarınca rücuya dayandığından davacının ödediği tutarın takibe konu edilen asıl alacak kısmı kadar rücu alacağının bulunduğu, davacının talep ettiği tutarın ...'ün 8.888,24 TL'lik kısımdan, ...'ün 8.888,24 TL'lik kısımdan sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Takibin adı geçen davalılar yönünden bu miktar üzerinden devamına karar verilmiş, takip öncesi temerrüt oluşmadığından davanın asıl alacak yönünden kabulüne karar verilmiş, takip öncesi istenen faiz kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Asıl alacak likit olduğundan da ayrıca icra inkar tazminatına hükmolunmuştur. Davalı ...'ün yönetici olmadığı anlaşıldığından onun hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davacının davalı ...'e yönelik davasının REDDİNE, 2-Davacının davalılar ... ve ...'e yönelik davasının KISMEN KABULÜ ile adı geçen davalıların Bursa 1.İcra Müdürlüğünün 2021/4242 sayılı dosyasında ödeme emrine itirazlarının KISMEN İPTALİNE, 3-Takibin davalı ... yönünden 8.888,24 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaen %9 oranında ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle DEVAMINA, 4-Takibin davalı ... yönünden 8.888,24 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaen %9 oranında ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle DEVAMINA, 5-8.888,24 TL'nin %20'si tutarındaki icra inkar tazminatının davalı ...'den tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 6-8.888,24 TL'nin %20'si tutarındaki icra inkar tazminatının davalı ...'den tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 7-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 8-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 1.214,31 TL harçtan başlangıçta alınan 214,70 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 999,61 TL harcın davalılar ... ve ...'den eşit oranda tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Davacı tarafça yapılan 214,70 TL peşin harç, 59,30 TL başvuru harcı, 163,25 TL yargılama gideri toplamı 437,25 TL'nin kabul red oranına göre 218,63 TL'sinin davalılar ... ve ...'den eşit oranda tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerine bırakılmasına, 10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.776,48‬ TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den eşit oranda tahsili ile davacıya ödenmesine, 11-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.776,48‬ TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalılara eşit oranda ödenmesine, Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/10/2023 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/745, K. 2023/1208, T. 18.10.2023, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-745-e-2023-1208-k-ba8ad2ef9dfc