İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/621 E. 2024/950 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/621
- Karar No
- 2024/950
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR KABUL ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2024/ BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/06/2023 KARAR TARİHİ : 18/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ; davacı şirket personel taşımacılığı işiyle uğraştığı, davalı borçlu şirket ise tekstil ürünleri imalatı işiyle uğraştığı, davacı şirket ile davalı borçlu şirket arasında 01/01/2020-31/12/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere personel taşıma ve oto kiralama sözleşmesi akdedildiği, davalı borçlu şirket, personel taşımacılığı işini gerçekleştirmesi karşılığında, fesih dönemi itibariyle sefer başına 372,00 TL + KDV tutarında olan ve dönemine göre değişkenlik arz eden sefer bedellerini davacı şirkete ödemeyi, ... plakalı servis araçlarını kendisi adına taksitli ticari kredi kullanmak suretiyle temin ederek, bu araçları kredi ödemeleri süresince toplamda aylık 1.000,00 TL 'den davacı şirkete kiralamayı, aylık net 71.102,27 TL olan ticari kredi ödemelerinin tamamının davacı şirketçe vadelerinde ödenilmesinin gerçekleştirilmesi akabinde ise iş bu servis araçlarının tamamının devrini davacı şirkete gerçekleştirmeyi beyan, kabul ve taahhüt ettiğini, davacı şirket ise, fesih dönemi itibariyle sefer başına 372,00 TL + KDV tutarında olan ve dönemine göre değişkenlik arz eden sefer bedelleri mukabilinde davalı borçlu şirketin personel taşımacılığı işini gerçekleştirmeyi, davalı borçlu şirketin kendisi adına kredi kullanmak suretiyle temin edeceği ... plakalı servis araçlarını kredi ödemeleri süresince toplamda aylık 1.000,00 TL 'den davalı borçlu şirketten kiralamayı, kredi ödemeleri bitiminde iş bu servis araçlarının tamamının devrinin kendisine gerçekleştirilmesi karşılığında aylık net 71.102,27 TL olan ticari kredi ödemelerinin tamamını kredi taksitleri bitene dek gerçekleştirmeyi beyan, kabul ve taahhüt ettiğini, ancak davalı borçlu şirket, 2022 yılının Aralık ayı sonu itibariyle, iş bu personel taşıma ve oto kiralama sözleşmesinin süresinden önce ve herhangi bir haklı sebep göstermeksizin feshettiği gibi, sözleşmeden kaynaklı olarak toplamda 1.967.228,21 'lık ödenmesi gereken bir borç bakiyesinin bulunmasına rağmen davalı borçlu tarafça bakiye borç tutarı davacı şirkete ödenilmemiş, sözleşme gereğince davalı borçlu şirketçe kullanılan ticari kredinin aylık net 71.102,27 TL olan tüm taksitlerinin davacı şirketçe ödenilmesine rağmen, davacı şirkete devri taahhüt edilen 7 (yedi) adet araçtan 1 (bir) adetinin davacı şirkete devri gerçekleştirilmediğini, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı şirketçe, davalı borçlu aleyhine takip öncesi faiz tutarı dahil 1.975.452,31 TL takip çıktısı tutarı üzerinden 15. İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'de aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkil şirket arasında personel taşıma (Servis) ve Oto Kiralama Sözleşmesi imzalanmıştır. davacı şirket 1.967.228,21-TL alacaklı olduğunu iddia etmişse de bu iddia davalı şirketçe kabul edilmediğini, davacı taraf sözleşmenin 71.102,27-TL ödenmesi maddesine riayet etmediğini, sözleşmenin VI-maddesinde Sözleşmenin bedeli belirlendiğini, buna göre "VI-Sözleşme Bedeli : Her ay ödenecek ücret 71.102,27-TL'dir. Ücret net olup her ayın en geç 20'sine kadar ödenecektir..." şeklinde düzenlendiği, davacı taraf bu bedelleri hiç ödemediğinden bu sebeple alacağı bulunmadığını, davacının alacağı olmayıp, davalı şirketin alacağının bulunduğunu, davalının alacağı ile ilgili dava ve talep hakkını saklı tuttuklarını, davacı tarafın ısrarı ile aşağıdaki araçların satışı davalı şirketçe davacı şirkete gerçekleştirildiğini, araç satış sözleşmelerinde her ne kadar davalı şirket tarafından araç bedelinin alındığı yazılmış ise de araçların satış bedeli davalı şirketçe alınmadığını, noterlikçe yazılan ibare standart bir ibare olup aksi sözleşme ve sair diğer belge ve delillerle kanıtlanabilir olduğunu, Noter sözleşmesinin tarafları aynı zamanda tacir olduğu, tacirlerin ticari ilişkileri ve kayıtları da ticari defterleri ve bankalardaki kayıtlardan da izlenebildiği, her ne kadar standart ifade olarak satış bedelinin alındığı yazılı ise de bu ibareye itibar edilmeyerek tarafların ticari defter ve kayıtlarında görüleceğini, bu nedenle davanın reddine, talep edilen alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere davalı lehine tazminata hükmedilmesine ihtiyati haciz talebinin reddine , fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı tutulmasını talep etmişlerdir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe : Dava ... 15. İcra Müdürlüğünün 2023/... takip sayılı dosyasında davalı borçlunun ödeme emrine itirazının iptaline ilişkindir.Takibe konu alacak taşıma sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı ile davalı arasında 01/01/2020-31/12/2023 tarihlerini kapsayan personel taşıma ve oto kiralama sözleşmesi imzalanmıştır.Sözleşme incelendiğinde davalı şirketin personellerinin belirlenen hatlardan taşınmazı davacı tarafça üstlenilmiş ve ayrıca 7 adet aracın kiralanması da kararlaştırılmıştır. Taşıma bu araçlarla gerçekleştirilmiştir. Söz konusu araçlar kredi ile alındığından davalının çektiği kredinin 3 yıl içerisinde eşit taksitlerle davalıya ödenmesi ve bunun sonunda araçların mülkiyetinin davacıya geçmesi kararlaştırılmıştır. Bu sözleşme karma bir sözleşme olup, içerisinde mülkiyet devrini , taşımayı ve bu araçların süre içerisinde davacı tarafça kiralanmasını içermektedir. Sözleşme bedelinin her ay ödenmesi kararlaştırılmış olup, en geç 20'sine kadar 71.102,22 TL ödeme yapılacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşme bedelini düzenleyen maddenin sonunda tüm kredi borçlarının bitmesine müteakip araçların devrinin kiracı adına yapılarak araç maliki kiracı olacaktır. Davacı 6 adet aracın devrinin gerçekleştiği ancak bir adet aracın devrinin gerçekleşmediğini belirterek eldeki takibi başlatmıştır, davalı ise 6 adet aracın devrinin gerçekleştiği ancak son aracın karşılığının verilmemesi nedeniyle devrinin sağlanmadığını, taraflar arasındaki whatsaap yazışmalarında ortaya çıkan KDV Kurumlar Vergisi ve yeniden değerlemeden doğan vergiyi kabul ettiğini, ancak davalının yapmış olduğu araç devirlerine rağmen davacının buna riayet etmediğini savunmuştur. Taraflar arasındaki anlaşmazlığın vergisel yükümlülüklere kimin katlanacağı hususundan ortaya çıktığı ve son aracın devrinin gerçekleştirilmediği anlaşılmaktadır. Tarafların iddia ve savunmalarına göre arasındaki çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sözleşme uyarınca davacı tarafça ne miktarda ödeme yapıldığı, davacı tarafça ödeme terminine uyulup uyulmadığı, bir kısım araçların devrinin gerçekleştirilmiş olması ödemeyi gösterip göstermeyeceği, sözleşme kapsamında son kalan araç bedelinin ne olduğunu, davacı yaptığı ödemelere göre takibe konu miktarda alacaklı olup olmadığı hususları tartışılmalıdır.Bu kapsamda dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişiden taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacı tarafça kredi sözleşmeleri ödemelerinin 3 yıl süreyle aylık 71.102,27 TL tutar üzerinden gerçekleştirileceği kararlaştırılmış olmakla ve bu 3 yıllık tutarın 2.559.681,72 TL olduğu görülmekle davacı tarafça bu kapsamda ne miktarda ödeme yapıldığı, davacıya devri yapılan araçların devirlerinin karşılığında ne miktarda faturalar kesildiği, devri yapılmayan son aracın buna göre değerinin ne olduğu, davacı tarafça bu son aracın devri için yapılan ödeme tutarı ve alacak miktarına göre davacının takipte istenilen miktar kadar alacaklı olup olmadığı hususunda rapor düzenlenmesi istenilmiştir.Düzenlenen bilirkişi raporunda; "Dava konusu alacak ile ilgili yapılan tespit ve değerlendirmelere göre; 15.02.2023 takip tarihi itibarı ile davacının davalıdan, sözleşmeye istinaden karşılıklı sunulan hizmetler karşılığı 1.967.228,21 TL alacaklı olduğu, davalının da 6 aracın devri sırasında araçların alış-satış arası değer artış kazancından doğan vergi olan 1.260.009,55 TL ödeme yükümlülüğüne, taraflar arasındaki sözleşmeye istinadan davacının katlanması gerektiği, bu durumda davacının 1.967.228,21 TL- 1.260.009,55 TL = 707.218,66 TL alacağının kalacağı" hususlarına yer verildiği görülmüştür.Taraf defter ve kayıtlarında yapılan incelemede her iki tarafın defter ve kayıtlarında da 6 adet araç devirden sonra 7. Aracın devrinden önce davacının davalıdan 1.967.728,21 TL alacaklı olduğu sabittir. Yukarıda da belirtildiği üzere ihtilaf yeniden değerlemelerle ortaya çıkan vergisel yükümlülüğe kimin katlanacağıyla ilgilidir. Bilirkişi raporunda sözleşmeye ve whatsaap yazışmalarına atıf yapılarak araçların alış satış arası değer artış kazancından doğan 1.260.009,55 TL vergi yükünü davacının katlanması gerektiği belirtilmiş ise de bu hususta sözleşmenin ve taraflar arasındaki görüşmelerin hukuki yorumu mahkemeye aittir. Mahkememizce bilirkişinin raporundaki bu kısma itibar edilmemiştir, zira taraflar arasındaki ... yazışmalarında açıkça davacının yeniden değerleme ile ortaya çıkan vergi yüküne ödemeyi kabul ettiğine dair doğrudan bir beyan bulunmamaktadır. Davalı tarafça ilk önce 824.229,61 TL tutarında vergi yansıması talep edilmiş, daha sonra bu tutar 1.260.009,55 TL olarak değiştirilmiş, davacının öncesinde 824.000,00 TL sonrasında 1.260.009,55 Tl diyorsunuz diye bu duruma karşı çıkarak cevap verdiği görülmektedir, yazışmalarda ne 824.000,00 TL nin ödemesinin kabul edildiği nede 1.260.009,55 TL'nin davacı tarafça ödeneceğinin açıkça kabul edildiği anlaşılmamaktadır.Diğer yönüyle sözleşme incelendiğinde sözleşmenin VI Maddesinin son bendinde hangi şartlarda araçların mülkiyetinin devrinin gerçekleştirileceği belirlenmiştir, aylık ödeme tutarı da tespit edilmiştir, buna göre vergisel yükümlülüğe ilişkin herhangi bir durum sözleşmede taraflar arasında kararlaştırılmamıştır. Vergiyi doğurucu olay bunun muhatabı üzerinde doğar, yükümlü vergiyi ödedikten sonra bir üçüncü kişiye sözleşme gereği rücu edebilecek ise bunun için taraflar arasında sözleşmede bir belirleme bulunması gerekmektedir, sözleşmede böyle bir belirleme bulunmadığı gibi sözleşmenin XII maddesinde tarafların sözleşmede yazılı olarak değişiklik yapabileceği değişiklik metinlerinin taraflarca imzalanmasının zorunlu olduğu kabul edilmiştir bu kapsamda yapılacak yazışmaların taraflar için sonuç doğurmayacağı yazılı ve imzalı metin haline getirilmesi kararlaştırılmıştır.Sözleşmenin geçerliliği hususunda belirli bir şekle uyulması zorunluluğunun kanun tarafından öngörülmesi durumunda, kanuni (yasal) şekil söz konusu olur. Kanunda bir şekil şartı öngörülmüş olmasa bile taraflar, bir sözleşmenin şekle bağlı olarak yapılmasını kararlaştırabilirler. Buna da iradi şekil denilir.Kanunda şekle bağlanmamış bir sözleşmenin taraflarca belirli bir şekilde yapılması kararlaştırılmışsa, belirlenen şekilde yapılmayan sözleşme tarafları bağlamaz. Herhangi bir belirleme olmaksızın yazılı şekil kararlaştırılmışsa, yasal yazılı şekle ilişkin hükümler uygulanır. ( TBK m.17) Yukarıdaki yazışma görüşmeleri doğrudan davalının davacıya vergisel yükü rücu edebileceğinin davacı tarafça açıkça kabulünü ortaya koymadığı gibi bu yazışmalar tarafların belirlediği yazılılık ve imzalı olma şartını taşımamaktadır. Dolayısıyla davacının alacağından 1.260.009,55 TL'nin mahsubu doğru olmayacaktır. Davacının takibe konu 1.967.228,21 TL tutarında alacaklı olduğu , alacağın likit olduğu ve icra inkar tazminatının koşullarının oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜ İLE; 2-... 5. Genel İcra Dairesinin 2023/... (Kapatılan ... 15. İcra Müdürlüğünün 2023/... takip sayılı dosyası) takip sayılı dosyasında davalının ödeme emrine itirazının İPTALİNE, 3-Takibin 1.967.228,21 asıl alacak üzerinden takip talebindeki kayıtlarla birlikte DEVAMINA, 4-1.967.228,21 TL'nin %20'si tutarındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 5-Harçlar yasası gereğince alınması gerekli 134.381,36 TL harçtan başlangıçta alınan 23.718,08 TL peşin harç ile icra veznesine giren 9.877,26 TL harcın mahsubu ile bakiye 100.786,02 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 6-Davacı tarafça yapılan 23.718,08 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı, 2.148,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 26.045,98 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Davacı taraf kendisini vekaletnameli vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesap ve takdir edilen 229.378,26 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında yapılan 3.120,00 TL arabuluculuk masrafının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 9-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Yargı Yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/09/2024 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır