İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/435 E. 2024/817 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/435
- Karar No
- 2024/817
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2024/ HAKİM KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/05/2023 KARAR TARİHİ : 16/07/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/08/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 20.01.2023 tarihinde, ... plakalı aracı ile ... plakalı araçla maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sahibi tam kusurlu olduğunu, ... plakalı araç sahibinin, davalı ... Katılım Sigorta Anonim Şirketince ... numaralı zorunlu trafik poliçe numarasıyla sigortalı olduğunu, poliçe geçerlilik süresi 11/08/2023 tarihine kadar olup pert gerektirir kaza tarihi olan 20.01.2023 tarihi poliçe geçerlilik süresi kapsamında olduğunu, ... plakalı araç üzerinde gerçekleşen hasar sonucu aracın pert hale gelmesinden dolayı davalı sigorta şirketince müvekkile, 12.04.2023 tarihinde, 56.500 ve 44.000 TL ödeme yapıldığını, dava dışı ... ise sovtaj bedeli olarak 159.500 TL ödeme gönderildiğini, bu ödemeler gerçek zararı karşılamadığından dolayı davalı sigorta şirketine bakiye pert bedeline ilişkin olarak 27.02.2023 tarihinde mail yoluyla başvuru yapıldığını, yapılan başvuruya yasal süre olan 15 iş günü içerisinde cevap verilmediğini, arabuluculuk müzakerelerinin davalı sigorta şirketinin ödeme yapmama noktasında kesin ve net tavrı karşısında anlaşamama ile sonuçlandığını, müvekkil şirket lehine ödenmesi gereken gerçek pert bedelinin bilirkişi marifetince tespiti ile müvekkil şirketin gerçek zararının karşılanması, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalması kaydıyla; davanın kabulü ile, bakiye pert bedeli tazminatının davalı sigorta şirketinden tahsilini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı üzerine yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap dilekçesinde özetle; yapılan ekspertiz değerlendirmesi sonrası alınan ekspertiz raporundaki tutarın davacı tarafa ödendiğini, bu halde tutarın davacı tarafından bilinebilir olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak kabul edilmeyeceğini, HMK m:107 gereği davanın '' belirsiz alacak davası'' olarak açılabilmesi için alacağın değerinin belirlenmesinin mümkün olmaması gerektiğinden, bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından imza altına alınan mutabakatnamede davacının aracının pert işlemine tabi tutulduğunu, aracın rayiç değerinin tarafların kabulü ile 260.000,00-TL olarak belirlendiğini, aracın sovtaj değeri 159.500,00 TL olarak belirlenmiş ve işbu tutarı davacı aracın satışını yaptığı kişiden tahsil etmesi hususunda anlaşma sağlanarak, bakiye 100.500,00-TL müvekkil şirket tarafından davacıya huzurdaki davadan evvel ödenerek, davacının zararının giderildiğini, poliçe teminatı kaza tarihi itibari ile 120.000 TL ile sınırlı olduğunu, müvekkil şirketin yaptığı ödeme ile teminatın tamamını hemen hemen tükettiğini, yetki itirazının kabul edilerek dosyanın yetki yönünden reddini, haksız olarak açılan davanın reddini, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı Bakiye poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini, talep etmiştir. Deliller; ... Sigorta Anonim Şirketine Yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır. Aktüerya Uzmanı, Makine Mühendisi ve Adli Trafik Bilirkişilerinin Raporunun Sonuç Kısmı: "Tüm hukuki nitelendirme ve değerlendirmeler konusunda nihai takdir hakkı Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, dava konusu aracın 02/01/2023 tarihindeki trafik kazası ve hasar dosyasının incelenmesi sonucunda; 1– ... Plaka Sayılı Kamyonet Sürücüsü ...’in: Dava konusu trafik kazasının oluşumunda; Karayolları Trafik Kanunu'nun (57/a), Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin (109/a, b-8) ve (157/a-8) maddeleri ile, yine aynı kanunun '' Trafik Kazalarında Sürücü Kusurlarının Tespiti ve Asli Kusur Sayılan Haller '' başlıklı (84/h) '' Kavşaklarda Geçiş Önceliğine Uymama '' maddesini ihlal ettiğinden % 75 (Yüzde Yetmiş Beş) oranında kusurlu olduğuna, 2– ... Plaka Sayılı Otomobil Sürücüsü ...’ün: Dava konusu trafik kazasının oluşumunda; Karayolları Trafik Kanunu'nun (52/a) ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin (101/a) maddesini ihlal ettiğinden % 25 (Yüzde Yirmi Beş) oranında kusurlu olduğuna, 3.1– Davacının aracının pert işlemine tabi tutulmasının, aracın hasarlarının toplam bedelinin, araç rayiç değerinin %50 nin üzerinde olaması halinde Pert edilmesinin ekonomik oacağı, dava konusu aracın, eksper raporunda hasarlarının tamir ve onarım toplam bedelinin, 121.994,61 TL. Rayiç Değerinin 260.000,00 TL. olarak belirlendiği gözönüne alındığında, aracın pert işlemine tabi tutulmasının ekonomik olmadığı, 3.2– Aracın pert total işlemine tabi tutulmasının gerekmesi halinde değerinin, hasar tarihi itibariyle, 290.000,00 -121.994,61 = 168.005,39 TL. olacağı, (Hasar tarihindeki aracın rayiç değeri: 290.000,00 – 260.000,00 (Sigorta tarafından ödenen 100.500,00 + Sovtaj olarak ödenen 159.500,00 TL. = 260.000) = 30.000,00 TL. artı tazminat hakkı olacağı kanaatindeyim) 3.3– Pert Total işleminden sonra sovtaj değerinin 168.005,39 TL. olması gerekirken sovtaj değeri olarak ödenen bedel: 159.500,00 TL. olduğundan Eksper tarafından eksik olrak tespit edildiği kanaatinde olduğumdan dolayı, eksik Sovtaj Değeri Farkı : 168.005,39 – 159.500,00 = 8.505,39 TL. olacağı, 4–) Davalılar arasında ... plakalı araç için düzenlenmiş bulunan ... nolu ve 11.8.2022-11.08.2023 vadeli KZMSS poliçesi düzenlendiği, 5–) İbranameye karşı 2 yıl geçmeden dava açıldığı bu nedenle makbuz hükmünde olan ibranamenin sadece ödenen miktar için dikkate alınabileceğine, 6-) Davalı sigorta şirketinin poliçe teminatının kaza tarihi itibariyle 120.000,00 Tl. olduğu ve 100.500,00 Tl. ödendiği 19.500,00 Tl. teminat sorumluluğu kaldığına, 7-) Davalı sigorta şirketi açısından temerrüdün 07.03.2023 tarihinde oluştuğuna, Görüş ve kanaatlerimizi bildirir Bilirkişi Raporumuzu Mahkemenizin takdirlerine arz ederiz, " şeklindedir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE Dava, trafik kazasıdan kaynaklı hasar bedeli talebine ilişkindir. Dava dilekçesinde özetle; 23/01/2023 tarihli trafik kazasından dolayı bakiye araç pert bedeli talep edilmektedir.Eldeki davaya konu trafik kazası ile ilgili somut değerlendirmeye yer vermeden önce, davalının sorumluluğunun hukuki temeli ile ilgili kısa açıklamalara değinmekte fayda vardır. Trafik kazası nedeniyle üçüncü kişilerin uğradığı zararlardan; sürücü TBK m.49'da ifadesini bulan haksız fiil hükümlerine göre, işleten ise KTK m.85'te ifadesini bulan tehlike sorumluluğu hükümlerine göre, sigorta şirketi ise KTK m.91 hükmü gereğince sözleşme hükümlerine göre sürücünün kusuru oranında müteselsilen sorumludur. Burada dikkat edilmesi gereken husus, işleten ve onun sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketinin sürücünün kusuru oranında zarardan sorumlu olmalarıdır. Araç sürücüsünün kusursuz olması halinde, sürücü haksız fiil hükümlerine göre zarardan sorumlu olmayacağından işleten ve sigorta şirketinin de zarardan sorumlulukları doğmayacaktır. Bu bağlamda davamıza konu trafik kazasında, kazaya karışanların kusurlu hareketleri ve kusur oranlarının belirlenmesi; sürücü, işleten ve sigorta şirketinin sorumluluğunun belirlenmesi yönünden önem arz etmektedir. Bu açıklama ışığında dosyamıza konu trafik kazası değerlendirildiğinde, mahkememizce kusur ve zarar raporu alınmıştır. Karşı araç sürücüsü ...'in kavşaklarda geçiş önceliği kuralına uymaması sebebiyle % 75 oranında kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün ise kavşağa yaklaşırken hızını azaltmamış olması sebebiyle % 25 kusurlu olduğu belirtilmiştir. Söz konusu bu belirleme kazanın oluş şekline uygun olduğundan mahkememizce hükme esas alınmıştır. Davacının aracında oluşan hasar ile ilgili; poliçe limitinin kaza tarihi itibariyle 120.000,00 TL olduğu ve sigorta şirketinin davacıya 100.500,00 TL ödediği anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda, davacının aracının aldığı hasar gözetilerek davacıya 30.000,00 TL eksik hasar bedeli ödendiği belirtilmiştir. Bilirkişi raporun piyasa rayiçleri ve davacının aracındaki hasar durumu gözetilerek hesaplama içerdiğinden mahkememizce hükme esas alınmıştır. Davacı vekili talebini ıslah etmiş ve ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmiştir. Davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe limiti dikkate alınarak ıslah yapıldığından ve sigorta şirketinin poliçe limiti kadar sorumluluğu olduğundan aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarih e-mail ile başvurunun 8 iş günü sonrası olan 10/03/2023 tarihi olduğundan bu tarihten itibaren yasal faize hükmolunmuştur. Davacının, KTK m.97 gereğince sigorta şirketine yazılı başvuru yapmış olması sebebiyle davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığının kabulü gerekir. Trafik kazasından kaynaklı; sigorta şirketlerine karşı açılan davaların KTK m.97 gereğince zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığına dair; BAM 20. HD. 2024/ Esas ve 2024/ Kararında aynen, "6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. ( 4. Hukuk Dairesinin 2021/ Esas, 2022/ Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur." şeklinde, KTK m.97 sebebiyle sigorta şirketine karşı açılan davaların zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı ve zorunlu arabuluculuk giderinin davacıya yükletilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu nedenle eldeki davada zorunlu arabulucuya ödenen ücretin davacıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere; 1-Davanın kabulü ile; 19.500,00 TL hasar bedelinin, temerrüt tarihi olan 10/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 2-Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 1.332,05 TL karar ve ilam harcından; 179,90 TL peşin harç ve 340,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 812,15 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç, 340,00 TL ıslah harcı, 5.100,00 TL bilirkişi ücreti ve 160,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 5.959,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 6-Davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı anlaşıldığından 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 12 ve 13. Fıkralarına göre; suç üstü ödeneğinden zorunlu arabulucuya ödenen 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 7-HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 8-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına, Dair; kabul edilen miktarın istinaf sınırının altında kalması sebebiyle HMK m.341/2 gereğince kesin olmak üzere karar verildi. 16/07/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır