İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/401 E. 2025/414 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/401
Karar No
2025/414
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2025/

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : VEKİLLERİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av.

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/04/2023 KARAR TARİHİ : 10/04/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı tarafından davacı aleyhine aleyhinde ; 12.500,00 TL Bedelli 09/05/2016 Tanzim Tarihli ve 30/08/2016 Vade Tarihli Senet, 12.500,00 TL Bedelli 09/05/2016 Tanzim Tarihli ve 30/12/2016 Vade Tarihli Senet, 12.500,00 TL Bedelli 01/03/2016 Tanzim Tarihli ve 30/05/2016 Vade Tarihli Senet, 12.500,00 TL Bedelli 09/05/2016 Tanzim Tarihli ve 30/11/2016 Vade Tarihli Senet, 12.500,00 TL Bedelli 02/02/2016 Tanzim Tarihli ve 30/06/2016 Vade Tarihli Senet 12-500.00 TI Bedelli 09/05/2016 Tanzim Tarihli 30/10/2016 Vade Tarihli Senet 12.500,00 TL Bedelli 09/05/2016 Tanzim Tarihli ve 30/09/2016 Vade Tarihli Senet ve 12.500,00 TL Bedelli 09/05/2016 Tanzim Tarihli ve 30/07/2016 Vade Tarihli Senetlere ilişkin olarak ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... E sayılı dosyasıylı başlatıldığını, dava konusu borca ilişkin olarak davacı ..., Davalı- Alacaklı ile görüşmüş ve taraflar arasında 05.04.2017 tarihinde ekte sunulu borç tasfiye sözleşmesi imzalandığını, ayrıca ...'nin ... 1.İcra Dairesi'ne 06.04.2017 tarihinde kapak hesabı üzerinden dosyaya taahhütte bulunduğunu, her ne kadar davacının, kapak hesabı üzerinden dosyaya taahhütte bulunmuş olsa da, ekte sunulu borç tasfiye sözleşmesiyle davalı-alacaklı tarafından 90.000 TL ödenmesiyle tüm borcun ödeneceği ve bakiye alacak bakımından feragat edileceği kabul edildiğini, anılı sözleşme gereğince davacı ...'in her ay ödeyeceği bedellerin belirtildiğini, davacının pandemi döneminde dahi davalı Vekiline her ay düzenli olarak ödemeler yaptığını, bazı ödemeler de gecikme olsa da, ekte sunulu ... yazışmalarında bu gecikmelerde davacıya mehile verildiğinin sabit olduğunu, bahsedilen ödemeler dolayısıyla, icra takibi işlem yapılmadığından düştüğünü, ancak 2018 yılında dosya tekrar yenilenerek 2018/... E ile davaya konu icra takibi başlatıldığını, buna karşılık, davacı aleyhinde başlatılan işbu icra taki kin olarak yapılan ödemeler dosyaya hiç bildirilmediğini, davacının borcundan hiç düşülmediğini, mevcut durumda, hiç ödeme yapılmamış gibi davacıların tüm malvarlığına haciz işlemlerine devam edilmesinin tamamen haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle davacının, ekte sunulu dekontlar ve hesap hareketleri ile tüm taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre davacını davalıya herhangi bir borcu kalmadığını, buna karşın Davalı, yapılan ödemeleri icra dosyalarına girmeyerek kötüniyetli hareket etmekte ve davacının Üzerine kayıtlı taşınmazları araçları ve malvarlığı üzerine hacizler koyduğunu ileri sürerek davanın kabulünü, ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2018/ Esas sayılı dosyalarına dayanak teşkil eden kambiyo senetlerinden dolayı Müvekkilin herhangi bir borcu kalmadığından borçlu olmadıklarının tespitine, Kötüniyetle hareket ederek Müvekkillerin hayatına telafisi güç zararlar veren Davalı aleyhinde %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; davacının davalıya olan borcundan dolayı aleyhine ... 1. İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takiplerinin tek merkezden ve elektronik ortamda gerçekleştirilmesini amaçlayan düzenlemeler doğrultusunda pilot bölge olarak belirlenen ...'de, 1. ve 2. icra daireleri kapatılarak 2018/ esasına kaydedilen takip dosyasının takipsiz bırakılmadığını, borçlu/davacı dava dilekçesi ile söz konusu icra takip dosyasından borcu olduğunu ikrar ettiğini, taraflar arasında 05.04.2017 tarihinde bir borç tasfiye sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşme ile; alacaklı tarafın davacı/borçlu ...'in borcundan indirim yaparak bakiye tahsil harcı hariç 90.000,00-TL borcu olduğunu kabul ettiğini, icra dosyasının kapanması için gerekli harç ve giderlerin borçlu ... tarafından karşılanacağının düzenlendiğini, borcun 90.000,00-TL üzerinden taksitlendirildiğini, bununla birlikte, her ne kadar davacı taraf dava dilekçesi ekinde borç tasfiye sözleşmesinin tam metnini sunmamış olsa da 4 sayfadan oluşan 05.04.2017 tarihli Borç Tasfiye Sözleşmesinin mahkemeye sunulmamış olan 3. Sayfasında yer alan "Temerrüt" başlıklı 3. maddesi ile “taksitlerden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi halinde, herhangi bir il yildirime gerek kalmaksızın sözleşmenin haklı sebeple feshedilmiş sayılacağı, ... 1. İcra Müdürlüğü 2017/... E. Sayılı dosyasından yasal işlemlere kaldığı yerden devam edileceği" hususu düzenlendiğini, borçlu/davacının dava dosyasına sunmuş olduğu dekontlar ile Borç Tasfiye Sözleşmesinde yer alan ödeme tarihleri karşılaştırıldığında hemen hemen vadesinden sonra ödendiğini, dolayısıyla davacı/borçlu tarafından Borç Tasfiye Sözleşmesinin 3. maddesine aykırı davranıldığını, söz konusu sözleşmenin geçerliliğini yitirdiğini, Davacı/borçlu aynı zamanda İcra takip dosyasına vermiş olduğu 06.04.2017 tarihli taahhüdü de ihlal etmiş olduğundan, hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, ... 2. İcra Ceza Mahkemesinin 06.04.2021 tarihli ve E. 2020/ K. 2021/ sayılı kararı ile davalı borçlunun İİK 340. madde hükmü uyarınca 3 ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verildiğini, güncel dosya borcunun yaklaşık 224.000,00-TL olduğunu, davacı/borçlunun yapmış olduğu ödemeler sonrası kalan borç miktarının 134.000,00-TL olduğunu, 05.04.2017 tarihli Borç Tasfiye Sözleşmesi davacı/borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi nedeniyle feshedilmiş sayıldığından bakiye alacak miktarı yönünden takibin devam ettiğini, dolayısıyla, davacı/borçlu adına haciz işlemi yapılmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini, takip miktarının %20'sinden az olmayacak şekilde tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2018/ Esas sayılı sayılı icra takip dosyası, bilirkişi raporu, yemin metni, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Eldeki davanın ... 1. İcra Dairesinin 2018/... Esas sayılı dosyada yapılan ilamsız takipten davacının borçlu olmadığının tespiti ve kötü niyet tazminatının davalıdan alıp davacıya verilmesi talepli menfi tespit davası olduğu anlaşıldı. ... bankasına tekrar müzekkere yazılarak 17/04/2017 tarihinden 17/03/2022 tarihine kadar ... iban numaralı hesap dökümü celp edilerek mahkememiz dosya arasına alınmıştır.Mahkememizce dosya nitelikli hesap uzmanı bilirkişiye verilerek banka kayıtları ve dosya arasında bulunan borç tasfiye sözleşmesi bir arada değerlendirilerek davacının belirtilen tarihlerdeki taksitlerinin ödeyip ödemediği, ödemelerde gecikme varsa kaç günlük gecikmeler olduğu ve davacının kalan mevcut borç tutarının olup olmadığı, varsa ne kadar olduğu hususunda rapor aldırılmıştır.Aldırılan bilirkişi raporunda özetle; Taraflara arasında takip konusu alacağın 60 ay vadeli toplam 90.000,00 TL ile ödenerek tasfiye edilmesi yönünde protokol yapıldığı, emsal ... kararları uyarınca dava konusu protokolün belirlenen taksitlerin vadesinde ödenmesi koşulu ile geçerli olduğu, Davacı tarafından protokolde belirlenen vadelere protokolün başlangıcından itibaren uyulmadığı, taksitlerin geç ödendiği, bazı taksitlerin hiç ödenmediği, toplam 71.536,35 TL ödeme tespit edildiği, ödemelerin icra dosyasına bildirilmediği, yapılan ödemeler ödeme tarihi itibariyle alacağın ferilerinden düşüldüğünde dava tarihi itibariyle bakiye 139.384,72 TL alacak hesaplandığı bildirilmiştir.Davacının delilleri arasında yemin delilini de sunması üzerine davacıya yemin deliline başvurup başvurmayacağı hususu sorulduğunda yemin deliline başvuracağını bildirmiştir.Mahkememiz yargılama sırasında davacı vekiline davacının yemin metnini sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiştir.Davacının yemin deliline dayandığı, yemin delilinin davacı tarafa hatırlatıldığı, yemin metninin davalı tarafa tebliğ edildiği, davalı asilin mahkeme huzurunda yeminli beyanda bulunduğu görülmüştür.Davalı ... yeminli beyanında aynen " Davacının bana faizi ile birlikte olmak üzere toplamda 130.000,00TL küsürat borcu vardır tam rakamını hatırlamıyorum asıl borç olarak ise 90.000,00TL borcu vardır, ben davacıya borcun ertelenmesi veya geç ödenmesi için müsaade etmedim bu hususta yemin ediyorum " şeklinde yemin eda etmiştir.Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davacının davalıya olan borcundan dolayı aleyhine ... 1. İcra Müdürlüğünün 2017/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, pilot bölge olarak belirlenen ...'de, 1. ve 2. icra daireleri kapatılarak 2018/ esasına kaydedilen takip dosyasındaki alacak için taraflar arasında 05.04.2017 tarihinde bir borç tasfiye sözleşmesi imzalandığı, söz konusu sözleşme ile; alacaklı tarafın davacı/borçlu ...'in bakiye tahsil harcı hariç 90.000,00-TL borcu olduğunu kabul ettiği, icra dosyasının kapanması için gerekli harç ve giderlerin borçlu ... tarafından karşılanacağının düzenlendiği, borcun 90.000,00-TL üzerinden taksitlendirildiği, bununla birlikte, davalı tarafından sunulan 4 sayfadan ibaret olduğu anlaşılan 05.04.2017 tarihli Borç Tasfiye Sözleşmesinin 3. Sayfasında yer alan "Temerrüt" başlıklı 3. maddesinde “taksitlerden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi halinde, herhangi bir bildirime gerek kalmaksızın sözleşmenin haklı sebeple feshedilmiş sayılacağı, ... 1. İcra Müdürlüğü 2017/... E. Sayılı dosyasından yasal işlemlere kaldığı yerden devam edileceği" hususu düzenlendiği, borçlu/davacının dava dosyasına sunmuş olduğu dekontlar ile Borç Tasfiye Sözleşmesinde yer alan ödeme tarihleri karşılaştırıldığında davacının ödemelerinde geciktiğinin görüldüğü, Aldırılan bilirkişi raporunda da davacı tarafından protokolde belirlenen vadelere protokolün başlangıcından itibaren uyulmadığı, taksitlerin geç ödendiği, bazı taksitlerin hiç ödenmediği, toplam 71.536,35 TL ödeme tespit edildiği, ödemelerin icra dosyasına bildirilmediği, yapılan ödemeler ödeme tarihi itibariyle alacağın ferilerinden düşüldüğünde dava tarihi itibariyle bakiye 139.384,72 TL alacak hesaplandığı, davacının ise 90.000 TL borçlu olmadığının tespitini talep ettiği ancak davacının bakiye 139.384,72 TL kadar borçlu durumda olduğunun anlaşıldığı, sonrasında davacı tarafından yemin deliline başvuruldığu, davalının ise yeminli beyanında "Davacının bana faizi ile birlikte olmak üzere toplamda 130.000,00TL küsürat borcu vardır tam rakamını hatırlamıyorum asıl borç olarak ise 90.000,00TL borcu vardır, ben davacıya borcun ertelenmesi veya geç ödenmesi için müsaade etmedim" şeklinde yemin eda ederek davacının kendisine borcu olduğu beyan ettiği, yemin delilinin kesin delil olması ve davacı taraf iddiasını ispat etmeye yarar delil ileri süremediği bu nedenl davacının iddialarını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın reddine, 2-Koşulları oluşmadığından davalı vekilinin tazminat talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 1.546,10 (peşin+tamamlama harcı) TL'nin mahsubu ile fazla alınan 930,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 10.000,00 TL ret vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/04/2025

Katip ... ¸e-imzalıdır.

Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/401, K. 2025/414, T. 10.04.2025, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-401-e-2025-414-k-e5392654712e