İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1195 E. 2024/992 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1195
Karar No
2024/992
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2024/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVALILAR:2- 3- DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/11/2023 KARAR TARİHİ : 03/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle; davacı ... Makina ve Plastik Levhaları İmalatı San. Tic. A.Ş.'nin ... plakalı Mercedes aracına, 16.07.2022 tarihinde davalı ...'nın üzerine kayıtlı, davalı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın trafik kuralarına aykırı kullanımı sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalının kusurlu olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL araç değer kaybı bedelinin davalılardan müşterek müteselsilen, 100,00 TL araç mahrumiyet bedelinin davalılar ... ve ...'den müşterek ve müteselsilen kaza tarihi olan 16.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek Yasal faizi ile yargılama giderleri, arabuluculuk ücreti ve avukatlık ücretinin davalılara sorumlulukları oranında yüklenmesine karar Davalı ... Sigorta A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zaman aşımı itirazlarının olduğunu, dava konusu kaza bakımından, taraflarına yöneltilen talebin Genel Şartları uyarınca teminat kapsamı dışında kaldığını ve müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğu yalnızca poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir Diğer davalıların cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. Deliller; ... Merkezi Müdürlüğü'ne, ... Sigorta A.Ş.'ye, ... Sigorta A.Ş.'ye, ... Sigorta A.Ş.'ye yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır. Makine Mühendisi Bilirkişi ve Adli Trafik Bilirkişisinin raporunun sonuç kısmı:"1) ... Plakalı Otomobil Sürücüsü ...’un: Dava konusu trafik kazasının oluşumunda %100 (Yüzde Yüz) nispetinde kusurlu sayılabileceğine; 2) ... Plakalı Araç Sürücüsü ... ’in: Dava konusu trafik kazasının oluşumunda Atfı Kabil Kusuru Olmadığına; 3) Dava konusu trafik kazasında hasara uğrayan ... plakalı 2022 model, Mercedes Benz 200 d tipi otomobilin dava konusu kazadan 1 ay evvel ilk trafiğe çıktığı, kazada 2608 kilometrede sıfır sayılabilecek durumda olduğu, raporda detayları yer alan hesaplamalar sonucu reel değer kaybı ve onarım süresince araçtan mahrumiyet süresi olmak üzere davacıda toplam 124.000,00 TL (Yüzyirmidörtbin Türk Lirası) zarar-ziyan oluştuğu kanaatimizdir." şeklindedir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklı değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı talebine ilişkindir. Eldeki davaya konu trafik kazası ile ilgili somut değerlendirmeye yer vermeden önce, davalıların sorumluluğunun hukuki temeli ile ilgili kısa açıklamalara değinmekte fayda vardır. Trafik kazası nedeniyle üçüncü kişilerin uğradığı zararlardan; sürücü TBK m.49'da ifadesini bulan haksız fiil hükümlerine göre, işleten ise KTK m.85'te ifadesini bulan tehlike sorumluluğu hükümlerine göre, sigorta şirketi ise KTK m.91 hükmü gereğince sözleşme hükümlerine göre sürücünün kusuru oranında müteselsilen sorumludur. Burada dikkat edilmesi gereken husus, işleten ve onun sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketinin sürücünün kusuru oranında zarardan sorumlu olmalarıdır. Araç sürücüsünün kusursuz olması halinde, sürücü haksız fiil hükümlerine göre zarardan sorumlu olmayacağından işleten ve sigorta şirketinin de zarardan sorumlulukları doğmayacaktır. Bu bağlamda davamıza konu trafik kazasında, kazaya karışanların kusurlu hareketleri ve kusur oranlarının belirlenmesi; sürücü, işleten ve sigorta şirketinin sorumluluğunun belirlenmesi yönünden önem arz etmektedir. Bu açıklama ışığında dosyamıza konu trafik kazası değerlendirildiğinde, ilk olarak mahkememizce kazaya karışanların kusurlu hareketleri ve kusur oranlarının tespiti cihetine gidilmiştir. Kusur belirlemesinde; sürücü ...'un takip mesafesi kuralına uymadığı ve arkadan çarpma fiilini işlediğinden bahisle tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporundaki kusur belirlemesi, kazanın oluş şekline ve kaza ile ilgili tutulan belgelere uygun olduğundan mahkememizce hükme esas alınmıştır. Davacının aracında oluşan hasar durumuna göre değer kaybı hesaplaması yapılması gerekmektedir. ... yerleşik uygulamasına göre değer kaybının belirlenmesi, aracın kaza tarihinde hasar görmemiş ikinci el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılması halinde meydana gelecek olan ikinci el piyasa değeri arasındaki fark kriterine göre yapılmalıdır. Davaya konu aracın kilometresi, kaza tarihinden önce tramer hasar kayıtları ve davaya konu kaza sonrasında araçta parça değişimlerinin olması araçta değer kaybı olacağını göstermektedir. Şöyle ki; davacının aracının kaza tarihinde 2608 kilometrede olduğu, modelinin Mercedes olduğu ve model yılının 2022 yılı olduğu, eldeki davaya konu trafik kazası öncesinde bir hasar kaydının olmadığı bilirkişi raporunda belirtilmiştir. Aracın kazadan dolayı arka tamponunun ve arka kısımda bulunan aksamlarının değiştiği anlaşılmaktadır. Davacının aracının kaza tarihindeki hasar görmemiş değeri 2.000.000,00 TL'dir, kazadan sonra ise aracın onarılmış değerinin 1.900.000,00 TL olduğu belirlenmiştir. Yapılan belirleme; aracın kilometresi, modeli, model yılı ve hasar durumu ile kasko bedeli de dikkate alınarak yapıldığından mahkememizce hükme esas alınmıştır. Bilirkişi raporunda; davacının aracının aldığı hasara göre objektif onarım süresinin 6 gün olduğu belirlenmiştir. Hasar durumuna göre bilirkişi tespitine itibar edilmiştir. Bilirkişi raporunda; aracın günlük kiralama bedeli de dikkate alınarak 24.000,00 TL araç mahrumiyet zararı hesaplanmıştır. Mahkememizce davacı vekiline bedel artırım için HMK m.107/2 gereğince süre verilmeden davacı vekili bedel artırım dilekçesi sunmuştur. Bedel artırım dilekçesi davalılara tebliğ edilmiştir. Bedel artırım dilekçesi doğrultusunda; değer kaybına hükmedilmiştir. Mahkememizce davacının aracının kaskosu olup olmadığı ve eldeki davaya konu kazadan kaynaklı davacıya ikame araç verilip verilmediğine dair dava dışı ... Sigorta A.Ş.'ye müzekkere yazılmış ve davacıya 7 gün ikame araç verildiği belirtilmiştir. Davacı, eldeki davaya konu trafik kazasından kaynaklı 7 gün ikame araç kullanmıştır ve bu durumda bilirkişi raporunda belirlenen 6 gün boyunca da davacının ikame araç kullanması ve araç mahrumiyet zararının gerçek zarar ilkesine göre hesaplanması gerektiği anlaşılmakla; davacının araç mahrumiyet zararına uğramadığı kanaati ile araç mahrumiyet zararı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Eldeki davada, davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle poliçe limiti maddi hasarlarda kişi başına 100.000,00 TL'dir, davalı sigorta şirketi davacının kasko şirketine 24.550,00 TL rücu ödemesi yaptığından bakiye poliçe limitinin 75.450,00 TL olduğu anlaşılmakla; davalı sigorta şirketinin bu miktardan sorumlu olduğu hükümde belirtilmiştir. Davalı sigorta şirketine KTK m.97 gereğince başvuru yapılmış, ancak başvurunun ulaştığı tarih ile ilgili belge sunulmadığından davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren yasal faize hükmolunmuştur. Sürücü ve işleten yönünden ise kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmolunmuştur. Davacının, KTK m.97 gereğince sigorta şirketine yazılı başvuru yapmış olması sebebiyle davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığının kabulü gerekir. Trafik kazasından kaynaklı; sigorta şirketlerine karşı açılan davaların KTK m.97 gereğince zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığına dair; ... BAM 20. HD. 2024/ Esas ve 2024/ Kararında aynen, "6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (... 4. Hukuk Dairesinin 2021/ Esas, 2022/ Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur." şeklinde, KTK m.97 sebebiyle sigorta şirketine karşı açılan davaların zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı ve zorunlu arabuluculuk giderinin davacıya yükletilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu nedenle eldeki davada, davacı ve diğer davalıların da tacir olmaması sebebiyle zorunlu arabulucuya ödenen ücretin davacıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere; 1-Değer kaybı yönünden; 100.000,00 TL değer kaybının, davalı sigorta şirketinin 75.450,00 TL ile sorumlu olması kaydıyla, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden ise kaza tarihi olan 16/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, 2-Davacının araç mahrumiyet zararı talebinin reddine, 3-Hüküm tarihi itibariyle değer kaybı yönünden alınması gereken 6.831,00 TL karar ve ilam harcından; değer kaybı için yatırılmış 134,93 TL peşin harç ve 1.706,04 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 4.990,03 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından değer kaybı için yatırılmış 134,93 TL peşin harç ve 1.706,04 TL tamamlama harcı toplamı olan 1.804,97 TL'nin, davalı sigorta şirketinin 163,95 TL ile sorumlu olması kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, 5-Hüküm tarihi itibariyle araç mahrumiyet zararı için alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının, araç mahrumiyet zararı için yatırılmış 134,92 TL peşin harç ve 403,96 TL tamamlama harcı ile alınmış olduğu anlaşılmakla; fazla alınan 111,28 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 6-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.334,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 6.103,85 TL yargılama giderinden; davanın kabul ve ret oranına (% 80,64 kabul) göre hesaplanan 4.922,14 TL yargılama giderinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe limitinin maktu vekalet ücretinin üzerinde olması da dikkate alınarak, AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, 8-Davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı anlaşılmakla; 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 12 ve 13. Fıkralarına göre; suç üstü ödeneğinden zorunlu arabulucuya ödenen 3.200,00 TL'nin davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 9-HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 10-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına, Dair; kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/10/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1195, K. 2024/992, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1195-e-2024-992-k-01302fefb28a