İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/564 E. 2024/814 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/564
- Karar No
- 2024/814
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/ KARAR NO : 2024/ HAKİM : KATİP : DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/04/2022 KARAR TARİHİ : 16/07/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... adına kayıtlı aracın ... ili ... İlçesi ... Mahallesi'nde ... plakalı aracıyla seyir halinde iken ... adına kayıtlı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı ... plakalı araçla çarptığını, Karayolları Trafik Kanunu'na göre düzenlenen kaza tespit tutanağınca davalı ... %100 kusurlu olduğunu, kaza sonrasında müvekkilinin aracında değer kaybı oluştuğunu, sigorta şirketine başvurduklarında 1.500,01 TL kısmi ödeme yapıldığını, açıklanan nedenlerle davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile; fazlaya ilişkin haklarımız ve ek dava açma hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik, müvekkile ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı karşılığı olarak 100,00 TL'nin hakkın doğduğu tarihten itibaren reeskont avans faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin haklarımız ve ek dava açma hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik, müvekkile ait ... plakalı aracın tamir süresi boyunca kullanılamamasından kaynaklı meydana gelen mahrumiyet bedelinin karşılığı olarak şimdilik 100,00 TL'nin hakkın doğduğu tarihten itibaren reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, değer kaybının genel şartlara göre hesaplanması gerektiğini, araç mahrumiyetinin trafik poliçesi teminatı kapsamında olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki iddialarını kabul etmediklerini, yukarıda açıklanan nedenlerle yetkisizlik kararı verilmesini, müvekkili şirketin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Deliller; ... İl Emniyet Müdürlüğü'ne, ... Merkezi'ne, ... Vergi Dairesi'ne, ... Sigorta A.Ş.'ye yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır. 02/05/2023 ve 14/12/2023 tarihli bilirkişi raporları dosyaya eklenmiştir. Makine Mühendisi ve Adli Trafik Bilirkişilerinin Müşterek Raporunun Sonuç Kısmı: "1-) ... Plaka Sayılı Otomobil Sürücüsü Davalı ...’ın: Karayolları Trafik Kanunu’nun (53/b-5), (57/a) maddeleri ile, Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin (102/b-7), (109/b-8), (157/a-6 ve a-8) maddelerini ihlal ettiği dava konusu trafik kazasının oluşumunda, yine aynı kanunun '' Trafik Kazalarında Sürücü Kusurlarının Tespiti ve Asli Kusur Sayılan Haller '' başlıklı (84/f) '' Doğrultu Değiştirme Manevralarını Yanlış Yapma '' ve (84/h) '' Kavşaklarda Geçiş Önceliğine Uymama '' maddelerini ihlal ettiğinden % 75 (Yüzde Yetmiş Beş) oranında kusurlu olduğuna, 2-) ... Plaka Sayılı Kamyonet Sürücüsü ...’in: Karayolları Trafik Kanunu’nun " Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlamak " başlıklı (52/a) ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin "Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlama " başlıklı (101/a) maddelerini ihlal ettiği dava konusu trafik kazasının oluşumunda % 25 (Yüzde Yirmi Beş) oranında kusurlu olduğuna, 3-) Değer Kaybı 1. Formüle göre: 2.707,50 TL., 2. Formüle göre: 5.000,00 TL. olup, hangi formüle göre bedelin kabulü Mahkemeniz takdirindedir şeklindeki tespitlerimde bir değişiklik olmadığı, 4-) Adli Bilirkişisinin tespit etmiş olduğu kusur oranlarının Mahkemenizce kabul edilmesi halinde, Davacının değer kaybı alacağının: - 1. Formüle göre : (2.707,50 X %75) – 1.500,00 TL.( Sigorta şirketince ödenen ) = 2.030,62 – 1.500,00 = 530,62 TL. - 2. Formüle göre : ( 5.000,00 X %75 )-1.500,00 ( Sigorta Şirketince ödenen ) = 3.750,00-1.500,00 = 2.250,00 TL. dir. • TAMİR SÜRESİ: Kazalı aracın tamir servisine getirilmesi, sigorta şirketine haber verilmesi ve hasar dosyası açılması, sigorta şirketinin eksper tayin etmesi ve eksperin aracı inceleme, tespit süreleri 3 gün + Eksper tespiti yapılmasına müteakip aracın, servis tamir sırasına alınması sonrası, hasarlı kısımlarının demonte edilmesi, parça tespiti, parça sipariş süresi toplamı 2 gün + Parça tedarik süresi 2 gün + kaporta, mekanik işçilik süresi: 4 gün + Boyanması pasta cila işlemi: 3 gün + Ön düzen ayarları son kontroller ve aracın teslimi süresi: 1 gün olmak üzere Toplam Tamir Süresi Ortalama: 15 Gündür. – ARAÇ MAHRUMİYET ZARARI HESABI: Tamir Süresi: 15 Gün X Günlük Gelir şeklinde hesaplanır. Ancak Dava konusu araç lojistik bünyesinde yük nakli yapan Ticari bir araçtır. Bu nedenle Vergi Dairesinde bulunan gelir vergisi kayıtlarına göre TL./Gün gelir tespit edilerek 15 günlük zarar hesaplanabilir. Dava dosyasında gelirle ilgili bir belge olmadığından zarar hesabı yapılamamıştır." şeklindedir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE Dava, trafik kazası sebebiyle değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı talebine ilişkindir. Eldeki davaya konu trafik kazası ile ilgili somut değerlendirmeye yer vermeden önce, davalıların sorumluluğunun hukuki temeli ile ilgili kısa açıklamalara değinmekte fayda vardır. Trafik kazası nedeniyle üçüncü kişilerin uğradığı zararlardan; sürücü TBK m.49'da ifadesini bulan haksız fiil hükümlerine göre, işleten ise KTK m.85'te ifadesini bulan tehlike sorumluluğu hükümlerine göre, sigorta şirketi ise KTK m.91 hükmü gereğince sözleşme hükümlerine göre sürücünün kusuru oranında müteselsilen sorumludur. Burada dikkat edilmesi gereken husus, işleten ve onun sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketinin sürücünün kusuru oranında zarardan sorumlu olmalarıdır. Araç sürücüsünün kusursuz olması halinde, sürücü haksız fiil hükümlerine göre zarardan sorumlu olmayacağından işleten ve sigorta şirketinin de zarardan sorumlulukları doğmayacaktır. Bu bağlamda davamıza konu trafik kazasında, kazaya karışanların kusurlu hareketleri ve kusur oranlarının belirlenmesi; sürücü, işleten ve sigorta şirketinin sorumluluğunun belirlenmesi yönünden önem arz etmektedir. Bu açıklama ışığında dosyamıza konu trafik kazası değerlendirildiğinde, mahkememizce kusur ve zarar raporu alınmıştır. Kusur raporunda özetle; davalı sürücünün doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapmasından kaynaklı % 75 oranında kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün ise hızını gerekli şartlara uydurmaması sebebiyle % 25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Kusur tespiti, kazanın oluş şekline ve kaza ile ilgili tutulan belgelere uygun olduğundan mahkememizce hükme esas alınmıştır. ... yerleşik uygulamasına göre değer kaybının belirlenmesi, aracın kaza tarihinde hasar görmemiş ikinci el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılması halinde meydana gelecek olan ikinci el piyasa değeri arasındaki fark kriterine göre yapılmalıdır. Davaya konu aracın kilometresi, kaza tarihinden önce tramer hasar kayıtları ve davaya konu kaza sonrasında araçta parça değişimlerinin olması araçta değer kaybı olacağını göstermektedir. Bilirkişi raporunda; davacının aracında 17.000,00 TL değer kaybı oluşacağı hesaplanmıştır. Davacı tarafa 1.500,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığından ve davacının kusuruna denk gelen tazminat miktarı düşüldüğünde davacının ödenmemiş 11.211,53 TL değer kaybı olduğu anlaşılmıştır. Araç mahrumiyet zararı ile ilgili olarak; davacının aracının oluşan hasar durumuna göre objektif onarım süresi 15 gündür ve davacının aracının günlük kiralama bedeli dikkate alınarak, yıpranma yapı ve bakım masraflarının düşülmesi sonrasında davacının 5.697,00 TL araç mahrumiyet zararının olduğu anlaşılmıştır. Davacı bedel artırım dilekçesi sunmuş ve dilekçe davalılara tebliğ edilmiştir. Davacı bedel artırım dilekçesinde her ne kadar kusur oranını dikkate alarak artırım yapmış ise de sigorta şirketinin yaptığı ödemeyi düştükten sonra kusuru düştüğünden davacının yaptığı hesaplamanın doğru olmadığı kanaatine varılarak; mahkememizce resen yapılan hesaplama doğrultusunda değer kaybı ile ilgili karar verilmiştir. Bilirkişi raporu belge delilleri dikkate alınarak, aracın hasar durumuna uygun olarak hazırlandığından hükme esas alınmış ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Davacının davalı sigorta şirketine yaptığı ilk başvurunun eksper raporunun kaydedildiği 19/06/2021 tarihi olduğu anlaşılmış ve bu başvurudan 8 iş günü sonrası olan 01/07/2021 tarihinden itibaren davalı sigorta şirketi aleyhine faize hükmolunmuş, diğer davalı yönünden ise kaza tarihinden itibaren faize hükmolunmuştur. Davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin tükenmediği anlaşılmakla ayrıca hükümde poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla ifadesine yer verilmemiştir. Davacının, KTK m.97 gereğince sigorta şirketine yazılı başvuru yapmış olması sebebiyle davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığının kabulü gerekir. Trafik kazasından kaynaklı; sigorta şirketlerine karşı açılan davaların KTK m.97 gereğince zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığına dair; ... BAM 20. HD. 2024/ Esas ve 2024/ Kararında aynen, "6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (... 4. Hukuk Dairesinin 2021/ Esas, 2022/ Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur." şeklinde, KTK m.97 sebebiyle sigorta şirketine karşı açılan davaların zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı ve zorunlu arabuluculuk giderinin davacıya yükletilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu nedenle eldeki davada zorunlu arabulucuya ödenen ücretin davacıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere; 1-Değer kaybı yönünden; 11.211,53 TL değer kaybının, davalı sigorta şirketi yönünden 01/07/2021 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 31/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Araç mahrumiyet zararı yönünden; 4.272,75 TL araç mahrumiyet zararının, kaza tarihi olan 31/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak, davacıya verilmesine, 3-Hüküm tarihi itibariyle değer kaybı yönünden alınması gereken 765,85 TL karar ve ilam harcından; değer kaybı için yatırılmış 40,35 TL peşin harç ve 196,32 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 529,18 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, hazineye irat kaydına, 4-Hüküm tarihi itibariyle araç mahrumiyet zararı yönünden alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından; araç mahrumiyet zararı için yatırılmış 40,35 TL peşin harç ve 74,68 tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 312,57 TL karar ve ilam harcının davalı ...'tan alınarak, hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından değer kaybı için yatırılmış 40,35 TL peşin harç ve 196,32 TL tamamlama harcı toplamı olan 236,67 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından araç mahrumiyet zararı için yatırılmış 40,35 TL peşin harç ve 74,68 TL tamamlama harcı toplamı olan 115,03 TL'nin davalı ...'tan alınarak, davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 5.200,00 TL bilirkişi ücreti ve 858,25 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 6.138,95 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 6.027,83 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı değer kaybı yönünden kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 11.211,53 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, 9-Davacı araç mahrumiyet zararı yönünden kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 4.272,75 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak, davacıya verilmesine, 10-Davacının reddolunan değer kaybı talebi yönünden davalı sigorta şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 hükümlerine göre hesaplanan 385,01 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı sigorta şirketine verilmesine, 11-Davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı anlaşılmakla; 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 12 ve 13. Fıkralarına göre; suç üstü ödeneğinden zorunlu arabulucuya ödenen 1.600,00 TL'nin davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 12-HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 13-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına, Dair; kabul edilen ve reddedilen miktarların istinaf sınırının altında kalması sebebiyle HMK m.341 gereğince kesin olmak üzere karar verildi. 16/07/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır