İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/722 E. 2024/1156 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/722
- Karar No
- 2024/1156
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/ KARAR NO : 2024/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVALILAR:2- 3- VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 19/08/2021 KARAR TARİHİ : 07/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 04/07/11 tarihinde davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... - ... istikametine seyrederken ... caddesi ... Taksi'ye doğru virajlı yolda seyreden aracı sollama yaparak sol şeride geçmiş olduğunu, davalı sürücünün hatalı şerit değiştirmesi - sollama yapması sonucu ... - ... istikametinden gelen sürücü ... idaresindeki ... plakalı kamyonet ile kafa kafaya çarpışmış olduklarını, çarpışması neticesi yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydan gelmiş olduğunu, Trafik kazasına karışan ... plaka sayılı araç ... Sigorta A.Ş. ... poliçe no ile ZMMS poliçesi ile sigortalanmış olduğunu, Davacı taraf dava şartı arabuluculuk yoluna başvuruda bulunmuş olduğunu , süreç tarafların anlaşamaması ile sonuçlandığını, bahse konu kazanın oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsü ... trafik seyrine uygun olmayarak hatalı sollara ile şerit ihlali yaparak kazaya sebebiyet vermiş olduğunu, kazanın meydana gelmesi sonucu ... plaka sayılı araçta bulunan ... başından ve sol gözünden ağır ve bir darbe alarak yaralanmış olduğunu, ağır yaralanan davacının kazadan hemen sonra ... Devlet Hastahanesi'ne kaldırıldığını, yapılan müdahalede ağır ve yoğun kanama geçirdiği görülen davacının başından ve sol kaşında 4 cm'den fazla yaralanma ve yaralanmaya bağlı olarak doku kaybı olduğu görüldüğünü, kanamanın yoğunluğu ve travmanın başta olması nedeniyle davacı daha donanımlı bir hastane olan ... Üniversitesi ... hastanesine sevk edilmiş olduğunu, yapıları acil müdahale ile ; yaralanmanın basit tıbbi tedavi ile tedavi ile giderilebilecek nitelikte olmadığını, ilerleyen süreçte davacının sol kaşında yer alan yaralanma uzunca bir tedavi gerektirmiş olduğunu, , ameliyatların yapıldığını, doku kaybı nedeniyle estetik ameliyatın bir sonuç vermediğini, davacının şu an sol kaşının yarısının bulunmadığını, kaşının yarısının kaza nedeniyle kaybolmuş olması davacının çehresinde hem sabit iz olarak kalmış olduğunu hem de yüzünün görüntüsünü değiştirmiş olduğunu, buna ek olarak daha da önemlisi davacının sol gözünün tam olarak kapanmadığını, uyku halinde bile sol gözünün yarı açık kaldığını, uzman doktorların dediğine göre bu şekilde uyumak , göz kupağının kapanmaması ilerleyen zamanlarda daha da ciddi sorunlara sebebiyet verebileceğini, ilk müdahaleden sonra almış olduğu ağır darbe ve yaralanma sonucunda davacı Özel ... Cerrahi Tip merkezine giderek ameliyat geçirdiğini, yaşanan trafik kazası Sonucu davacının çok büyük bir kanama geçirmiş olduğunu, sol göz ve kafasından almış olduğu ciddi (ravma sonucunda görme yeteneğini kaybettiğini korku ve hissine kapılmış olduğunu, ilk muayene ve tedavi sürecinden sonra geçirmiş olduğu ameliyatlar neticesinde davacının halen daha tam olarak iyileşememiş olduğunu ve yüzündeki sol göz ve kaşındaki sabil iz ve yaranın geçmemiş olduğunu, sol göz kapağının kapanmaması , göz kapağının kapanmasına yönelik bir tedavinin bulunmadığını, davacının sağlık durumumu daha da tehlikeye atmış olduğunu, hatta ve hatla doktorların söylediğine yöre tam olarak iyileşmesi hiçbir zaman mümkün olmayacağını, kaza nedeniyle uzun süre iş ve güçten mahrum kalan davacının ailecek maddi olarak büyük sıkıntılar yaşadığını, davacı ... İçecek Paz. A.Ş.'nde satış temsilcisi olarak çalışmakta olduğunu, aylık gelirinin 5.000 -6.000 TL civarı olduğunu, davacının tam olarak sağlığına kavuşamadığını ve tedavisinin halen ettiğini ve tam anlamıyla sağlığına kavuşup kavuşamayacağı henüz belli olmadığından; iş gücü kaybı, tedavi giderleri, işten uzak kalma ve tedavi sonucuna göre uğranılacak her türlü maddi zarar konusundaki fazlaya ait haklarını saklı tuttuklarını, Davacının sağlık durumunun henüz kesinlik kazanmadığını, davacının yaşamış olduğu yaralanma nedeniyle yüzünde gözle görülür şekilde sabit iz kalmış olduğunu, sabit ize ilaveten sol göz kapağının kapanmaması ayrı ve çok temel bir sağlık sorunu olarak yaşamına eklenmiş olduğunu, davacının kaza tarihinden bu yana 2.325 TL hastahane harcaması yapmış olduğunu, ilerleyen süreçte yapılacak harcamalar ise henüz belli olmadığını, bu nedenle fazla haklar sakı kalmak kaydıyla bu tutarın da davalılardan tahsilini talep ettiklerinini, davacının talep etmiş olduğu alacaklar davacı tarafça tam ve kesin belirlenemediğini, talep konusu da bölünebilir nitelikte olduğunu, bu nedenle HMK'nın 107 ve 109.maddeleri gereği davanın kısmi, belirsiz alacak niteliğinde olduğunu, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının şimdilik saklı olduğunu, tazminat miktarları tam ve kesin olarak tarafımızca belirlenebildiğinde belirtmiş toplamı tutarı HMK 107/2 maddesi gereğince gerekirse arttıracaklarını bu hususa ilişkin haklarının şimdilik saklı kaldığını, tüm bu nedenle duyulan manevi acı ve kederi bir ölçüde olsun azaltabilmek için 40.000 TL manevi tazminatı davalılardan (sigorta şirketi hariç) tahsilini talep ettiklerini, Davalının ... plaka sayılı aracın elden çıkarılması durumunda davacının hukuki çıkarlarının zedeleneceği aşihar hulunduğundan başkalarına devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir talep elme zorunluluğu doğduğunu, kazada tamamen kusurlu ve işleteni sıfatında olan davalılar ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 32.325 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 04/07/2020 tarihinden itibaren kanuni faizleri ile birlikte tahsiline, Davalı sürücü ve ruhsat sahibinden 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizleri ile tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir. -Davalı ... SİGORTA A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: HMK’nın 6.maddesinde “Genel yetkili Mahkeme; davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihte ki yerleşim yeri mahkemesidir” şeklinde düzenleme, yapılmış olduğunu, işbu dava da "Yetkili Mahkeme”, müvekkil sigorta şirketinin yerleşim yeri ... olması sebebiyle HMK madde 6/1 gereği; ... ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu bakımdan yetki itirazının kabulü ile davanın yetki yönünden reddine ve dosyanın yetkili ... ... Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini, Alacak miktarının (başvuran bakımından) belirlenebilir olmasına rağmen davacının dava dilekçesinden HMK madde 107 doğrultusunda belirsiz alacak davası niteliğinde istemde bulunduğunu, HMK’nın dava şartlarına ilişkin 114-1/h maddesi kapsamında konu davada belirsiz alacak davası açmakta “hukuki yarar yokluğu” nedeniyle dava usulden reddedilmesi gerektiğini, davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadan dava yoluna gidildiğininden, dava şartı yokluğundan davanın reddi gerekmektiğini, aksi halde maluliyet oranının yönetmeliğe uygun şekilde tespitinin gerektiğini, davalı şirket tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusurunun olmadığını ve kusurunun olmaması nedeniyle, huzurdaki dava haksız ve hukuka aykırı olduğunu, KZMSS sigortası ile işletenin veya araç sürücüsünün kusurlu davranışı bu tür sigorta ile teminat altına alınmakta olduğunu, maddi giderler için geçerli olan teminat her halükarda verilecek bir teminat olmayıp KZMSS sigortası kapsamında davalı sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında olduğunu, Sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğuna yönelik iddiaların kabulü mümkün olmadığını, bilindiği üzere KZMSS sigortası ile işletenin veya araç sürücüsünün kusurlu davranışı bu tür sigorta ile teminat altına alınmakta olduğunu, maddi giderler için geçerli olan teminat her halükârda verilecek bir teminat olmayıp KZMSS sigortası kapsamında müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında olduğunu, haksız fiil davalarında kusur ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu ve ödemeyi ancak bu kusura göre yapabileceğini, açıklandığı üzere bu aşamada hangi sürücünün ne oranda kusurlu olduğu belirsiz olduğundan davacının iddiasını ispat edememiş olduğunu, kusura ve buna dayanarak tazminata ilişkin taleplerini kabul etmediklerini, usule ilişkin itirazlarının saklı kalmak kaydıyla uyuşmazlığa konu kazadaki kusur oranlarının konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilmesini talep ettiklerini, her halukarda davacının maluliyet oranın tespiti gerekmekte olduğunu, her halukarda davalı sigorta şirketine kusur atfedilmesi halinde davacının kaza esnasında koruyucu ekipman kullanmaması nedeniyle hesaplanacak tazminatan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının haksız ve hukuka aykırı faiz taleplerinin reddinin gerektiğini, tüm bu nedenlerle öncelikle başvuru şartı gerçekleşmediğinden davanın usulden reddine, kabul edilmemesi halinde, Sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğundan ve sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığından davanın esastan reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise, sorumluluğa esas kusur oranlarının tespit edilebilmesi için konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmasına, her halukarda maluliyet tespitinin yapılmasını, her halükarda maluliyet tazminatı hesabının ZMS sigortası genel şartları A.5/c maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılmasını, her halükarda davacının taleplerinin açıklattırılmasını, her durumda muaccel bir alacak oluşmadığı için davalı şirketin temerrüde düşmediği dikkate alınarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir. -Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın görevsiz mahkemede açılmış olduğunu, Asliye Ticaret Mahkemeleri tarafların ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalara bakmakla görevli olduğunu, Davacının tacir olmadığını,, müvekkil ile de ticari herhangi bir bağlantısı bulunmamakta olduğunu, kazanın herhangi bir ticari faaliyet esnasında gerçekleşmediğini, bir davanın ticari dava sayılabilmesi için taraflar tacir olmalı ve uyuşmazlık da tarafların ticari işletmeleriyle ilgili olması gerektiğini, bu nedenlerle davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu kapsamda dosya hakkında esasa girilmeden görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, belirsiz alacak davası açmada davacının hukuki yararının bulunmadığını, huzurda ki davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğinin, kazaya karışan araç zmms neticesinde sigortalı olduğunu , maddi tazmimatı kabul etmemekle beraber sigorta şirketi sorumluğunda olduğunu ve davalı ...'ın maddi tazminat hususunda hiç bir sorumluluğunun bulanmadığını, Davaya konu kazanın oluşumunda davacının iddiaları gerçekliği yansıtmadığını, davacının dilekçesinde bahsettiği davalı sürücünün tam kusurlu olduğu iddiaların kabulü mümkün olmadığını, davacının söz konusu iddiayı ispatla yükümlü olduğunu, davacının maluliyet ile ilgili tazminat talebinde bulunabilmesi için davacının öncelikle maluliyet oranını ve malul kaldığını hastane raporu ile belgelendirmesi gerektiğini, davacının araçta emniyet kemerinin takılı olmadığı kaza sonrası vücudunda oluşan arazlardan anlaşılmakta olduğunu, davacının müterafik kusurlu olduğunu, müterafik kusur indirimi yasa gereği olduğunu, Davacının kaza sebebiyle acı ve ızdırap duyduğundan bahisle fahiş miktarda manevi tazminat talep etmiş olduğunu, davacının manevi tazminat talepleri günümüz şartlarına , tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve kazadan sonra meydana geldiği iddia olunan maluliyete uygun olmadığını, davalıya kusur atfedilmesi halinde bile istenen tazminat miktarı fahiş ve nedensiz zenginleşme niteliğinde olduğunu, tüm bu nedenlerle başvuru sahibinin yapmış olduğu haksız, usul ve yasaya aykırı davanın usulden reddine, aksi taktirde haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine talep etmiştir. -Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Kazaya karışan araç ZMMS neticesinde sigortalı olduğunu, ayrıca müvekkil ...'in genişletilmiş (manevi tazminat klozunu kapsar şekilde) kasko poliçesi de mevcut olduğunu, işletenin maddi ve manevi tazminat sorumluluğu bulunmadığını, davacının maddi ve manevi tazminat talebini kabul etmediklerinin, sigorta ve kasko poliçeleri neticesinde sorumluluk ... SİGORTA A.Ş ' ye ait olduğunu, davacının maluliyet ile ilgili tazminat talebinde bulunabilmesi için davacının öncelikle maluliyet oranını ve malul kaldığını hastane raporu ile belgelendirmesi gerektiğini, gerçekleşen trafik kazasında sürücüye atfedilecek herhangi bir kusur olmadığını, kusur tespiti uzman bilirkişiler tarafından yapılması gerektiğini, davacının araçta emniyet kemerinin takılı olmadığı kaza sonrası vücudunda oluşan arazlardan anlaşılmakta olduğunu, davacının müterafik kusurlu olduğunu, müterafik kusur indirimi yasa gereği olduğunu, karşı taraf davacıların yaptığı hastane masraflarını faturalarla beraber belgelendirmesi gerektiğini, manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı olamayacağını, davacının talep etmiş olduğu miktarın fahiş olduğunu, tüm bu nedenlerle başvuru sahibinin yapmış olduğu haksız, usul ve yasaya aykırı davanın usulden reddine, aksi taktirde haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddine, kusur tespiti için konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmasına, davacı tarafın maluliyet oranının tespit ettirilmesine , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, ATK raporu, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava, Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) istemine ilişkindir.Mahkememizce ...' ya müzekkere yazılarak davaya konu kaza dolayısıyla davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuş olup gelen yazı cevabında ödeme davacıya yapıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizce davacıya ait tedavi evrakları celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Davacı asil ve davalılar ... ve ...'in adreslerine göre ilgili kolluk birimlerine müzekkere yazılarak, tarafların sosyal ekonomik durum araştırması yapılmıştır.Mahkememizce dosya maluliyet oranının tespiti için ... Atk ' ya gönderilmiştir.Aldırılan ATK raporunda özetle; Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı mütalaa edilmiştir. Yine mahkememizce Dosyanın kusur durumunun tespiti için 1 trafik bilirkişi eşliğinde keşif yapılmıştır. Aldırılan Trafik bilirkişi raporunda özetle; ... Plaka Sayılı Otomobil Sürücüsü ...” ın: Dava konusu trafik kazasının oluşumunda 2918 Sayılı K.T.K/ nın " Trafik Kazalarında Sürücü Kusurlarının "Tespiti ve Asli Kusur Sayılan Haller " başlıklı 84/g " Şeride Tecavüz Etme ” maddesi'ni ihlal ettiğinden % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, ... Plaka Sayılı Kamyonet Sürücüsü ...' ın: Dava konusu trafik kazasının oluşumunda herhangi bir trafik kural ihlali yapmadığından (Atfı Kabil Kusuru) olmadığı mütalaa edilmiştir.Mahkememizin 80/06/2023 tarihli duruşması ile dosya bir bütün halinde aktüer bilirkişisine tevdi edilerek davacı asilin maluliyet nedeniyle zararının tespiti hususunda rapor tanzimi talep edilmiştir.Aldırılan Aktüerya bilirkişi raporunda " Davacının bakiye geçici iş göremezlik zararının 248,02 TL olduğu, tedavi giderinin 2.325,00 TL" olduğu bildirilmiştir. Ve yine mahkememizce dosya ATK uzmanı bilirkişiye tevdii edilerek davacının yaralanması ve dosya durumuna göre davacının emniyet kemeri takıp takmadığı, bunun, sonucu ağırlaştırıp ağırlaştırmadığı hususunda rapor tanzimi talep edilmiştir. Aldırılan ATK uzmanı bilirkişi raporunda ;"a)...; kamyonetin sağ ön koltuğunda yolcu olarak oturduğu sırada, trafik kazası sonucu, aracın önünden alınan darbe sonrası sol kaş ve sol göz üst kapağını içeren bölgeden doku kayıplı şekilde yaralanmış olup yapılan adli tıbbi değerlendirmeye göre yaralanmasının;1-Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞI;2-Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI;3-Kişinin vücudunda herhangi bir kemik kırığı meydana getirmediği,4- Kişinin yüz sınırları içinde tarif ve tespit edilen lezyonun insanlar arası sözel diyalog mesafesinden (1-2 metre) ilk bakışta belirgin bir şekilde fark edilebilir nitelikte olduğu cihetle; yüzde sabit iz (çehrede sabit eser) niteliğinde OLDUĞU,5-Olaydan yaklaşık 3 yıl 8 ay sonrası ... ... Üniversitesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalınında 19/03/2024 tarihinde yapılan muayenesinde tespit edilen bulgulara göre sol gözde skatrisyal 1mm. lik lagoftalmisi (göz kapağında açıklık) mevcut olduğu tespit edilmiş olup, tespit edilen bu arazın göz kapağı total fonksiyonlarının %10dan daha az bir fonksiyon kaybı olarak değerlendirildiğinden Adli Tıbbi Değerlendirmeye göre duyu ve organlarından birinin fonksiyonunun azalması yada kaybı niteliğinde bir yaralanma olmadığı, 6-... Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 28.11.2020 karar no ... sayılı raporunda 20/02/2019 tarihli sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğundan tüm vücut engellilik oranının % 0 (sıfır) olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinde itibaren 3(üç) haftaya kadar sürebileceği, başka birisinin sürekli yada geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı,b) Şahsın tutanaklarda ve mevcut adli belgelerin tetkikinde kaza sırasında emniyet kemeri takılı olup olmadığı hususunda bir bilgiye rastlanmadığı, emniyet kemeri takılı olsa dahi yaralanma oluşabileceği, ancak emniyet kemerinin travmanın şiddetini azaltacağı, bu nedenle oluşan yaralanmanın emniyet kemeri takılmadığında oluşan yaralanmadan daha az olacağı tüm bilimsel çalışmalarda kanıtlanmış olduğu, emniyet kemeri; aracın çarpması sırasında oluşan ivme azalması durumunda, vücudu sabitleştirerek ön panelden ve camdan uzak tuttuğu ivmenin vücudun tüm alanına yayılmasını sağladığı ve kişilerin bir fırlatma nesnesi haline dönüşmesini engellediği, bir trafik kazasında travmanın şiddetini ve etkisi etkileyen, dolayısıyla yaralanmanın şiddetini ve derecesini etkileyen hem kişisel fiziksel ve biyolojik özelliklerin, hem fiziksel (çarpışma sırasında aracın hızı pozisyonu, kişinin pozisyonu, çarpma bölgesi vs.), hem de teknik( emniyet kemerinin şekli yapısı, pozisyonu, yüksekliği, araç içindeki başka cisimler vs.) çok fazla etken olduğu cihetle adli tıbbi bilgiyle kişinin emniyet kemeri takılı olup olmadığı hususunda mevcut verilerle yorum yapılamayacağı, ancak emniyet kemeri takılı olmadığı durumda yaralanma şiddetinin her zaman daha fazla olacağı, takılı olduğunda yaralanma etkisinin azalacağı bilgisiyle konunun adli tahkikatla aydınlatılması gerektiği," bildirilmiştir.Davacı tarafa maddi tazminat talebinin kalem kalem açıklaması için süre verilmiştir.Davacı tarafından gönderilen 06/06/2023 tarihli beyan dilekçesi ile; sağlık diğerine ilişkin maddi tazminat talebinin 2.325,00 TL, maluliyet ilişkin maddi tazminat talebinin ise 30.000,00 TL olduğunu beyan etmiştir.Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, yapılan yargılama ve toplanan delillerden, Mahkememize açılmış olan davanın tazminat davası olduğu, davacı tarafın 04/07/2024 tarihli Trafik kazası sebebiyle 32.325,00 TL Maddi tazminat - 40.000,00 TL Manevi tazminat talebinde bulunduğu görülmüştür.Her ne kadar davalı sigorta şirketi kendilerine başvuruda bulunmadıklarını ileri sürmüş ise de, 30.03.2021 tarihinde sigorta şirketine yapılan başvurununu teslim alındığı anlaşılmıştır.Mahkememiz yargılamasında dosyanın kusur durumunun tespiti için 1 Trafik bilirkişi eşliğinde keşif yapılarak bilirkişi raporu alınmıştır. Mahkememizce aldırılan kusur raporu doğrultusunda ... Plaka Sayılı Otomobil Sürücüsü ... % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, ... Plaka Sayılı Kamyonet Sürücüsü ...' ın: Dava konusu trafik kazasının oluşumunda herhangi bir trafik kural ihlali yapmadığından kusurunun olmadığı anlaşılmıştır.Davacının maluliyet oranının tespiti için davacıya ait tüm tedavi evrakları celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup dosya bir bütün halinde ATK'ya gönderilmiştir. Kaza tarihine göre geçerli olan Erişkinler İçin Engellik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre aldırılan ATK raporu ile davacının tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı tespit edilmiş olup bu bağlamda aldırılan Aktüerya bilirkişi raporu ile de davacının bakiye geçici iş göremezlik zararının 248,02 TL olduğu, tedavi giderinin 2.325,00 TL olduğu anlaşılmıştır.Yine mahkememiz dosyası ATK uzmanı bilirkişiye tevdii edilerek davacının yaralanması ve dosya durumuna göre davacının emniyet kemeri takıp takmadığı, bunun, sonucu ağırlaştırıp ağırlaştırmadığı hususunda rapor aldırılmıştır. ATK Uzmanı bilirkişi raporu ile Şahsın tutanaklarda ve mevcut adli belgelerin tetkikinde kaza sırasında emniyet kemeri takılı olup olmadığı hususunda bir bilgiye rastlanmadığı, emniyet kemeri takılı olsa dahi yaralanma oluşabileceği, ancak emniyet kemerinin travmanın şiddetini azaltacağı, bu nedenle oluşan yaralanmanın emniyet kemeri takılmadığında oluşan yaralanmadan daha az olacağı tüm bilimsel çalışmalarda kanıtlanmış olduğu, emniyet kemeri; aracın çarpması sırasında oluşan ivme azalması durumunda, vücudu sabitleştirerek ön panelden ve camdan uzak tuttuğu ivmenin vücudun tüm alanına yayılmasını sağladığı ve kişilerin bir fırlatma nesnesi haline dönüşmesini engellediği, bir trafik kazasında travmanın şiddetini ve etkisi etkileyen, dolayısıyla yaralanmanın şiddetini ve derecesini etkileyen hem kişisel fiziksel ve biyolojik özelliklerin, hem fiziksel (çarpışma sırasında aracın hızı pozisyonu, kişinin pozisyonu, çarpma bölgesi vs.), hem de teknik( emniyet kemerinin şekli yapısı, pozisyonu, yüksekliği, araç içindeki başka cisimler vs.) çok fazla etken olduğu cihetle adli tıbbi bilgiyle kişinin emniyet kemeri takılı olup olmadığı hususunda mevcut verilerle yorum yapılamayacağı, ancak emniyet kemeri takılı olmadığı durumda yaralanma şiddetinin her zaman daha fazla olacağı, takılı olduğunda yaralanma etkisinin azalacağı bilgisiyle konunun adli tahkikatla aydınlatılması gerektiği bildirmiştir.O halde Mahkememizce aldırılan kanaat verici ATK raporu ile bilirkişi raporlarına itibar edilerek raporların ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir. Bu bağlamda raporlar doğrultusunda davacının maluliyete ilişkin maddi tazminat talebinin her bir davalı bakımından ayrı ayrı Reddine, Davacının sağlık giderine ilişkin maddi tazminat talebinin Kabulü ile 2.325,00TL'ye 04.07.2020 (davalı sigorta şirketi bakımından 11.03.2021) tarihinden itibaren izleyecek yasal faizle davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı sigortanın poliçe miktarı ile sorumlu olmasına, Davacının davalılar ... ve ... bakımından manevi tazminat talebinin ise Kısmen Kabulü ve Kısmen Reddi ile, tarafların kusur durumu, davacının yaralanmasının seviyesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları da nazara alınarak takdiren 15.000,00TL'ye 04.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davacının maluliyete ilişkin maddi tazminat talebinin her bir davalı bakımından ayrı ayrı Reddine, 2-Davacının sağlık giderine ilişkin maddi tazminat talebinin Kabulü ile 2.325,00TL'ye 04.07.2020 (davalı sigorta şirketi bakımından 11.03.2021) tarihinden itibaren izleyecek yasal faizle davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı sigortanın poliçe miktarı ile sorumlu olmasına, 3-Davacının davalılar ... ve ... bakımından manevi tazminat talebinin Kısmen Kabulü ve Kısmen Reddi ile kazanın oluşunda kusur ve davacının yaralanmasına göre takdiren 15.000,00TL'ye 04.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.183,47 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 247,03 TL'nin mahsubu ile bakiye 936,44 TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan alınarak hazineye irad kaydına, ( Davalı sigorta şirketinin 158,82 TL ile sorumlu tutulmasına) 5-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.360,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE, 6-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri , posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 5.525,35 TL yargılama gideri ve 984,43 TL harç olmak üzere toplam 6.509,78 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre hesaplanan 1.559,37 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketi bakımından 209,26 TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına) 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri davanın kabul red oranına göre hesaplandığında cüzi miktar olduğundan takdiren davalı üzerinde bırakılmasına, 8- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden;a-) Maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.325,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,b-) Manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/1. maddesi uyarınca hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ten tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 9- Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden;a-) Maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.325,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalılara ödenmesine,b-) Manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/2. maddesi uyarınca hesaplanan 15,000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'e ödenmesine, 10-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğuna gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/11/2024 Katip ¸e-imzalıdır. Hakim ¸e-imzalıdır.