İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/880 E. 2019/1103 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/880
- Karar No
- 2019/1103
- Karar Tarihi
T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR ESAS NO : 2019 KARAR NO : 2019 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : .. VEKİLİ : Av. .. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. .. DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 22/03/2011 KARAR TARİHİ : 21/10/2019 Eldeki davada mahkememizde yapılan yargılama sonucunda verilen 31/10/2017 tarih ve ... - ... E/K sayılı karar temyiz edilmiş, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2018/316 esas 2019/3968 karar numarasıyla bozularak mahkememizin ... esas sırasına kaydı yapılmış ve Yargıtay kararına uyularak muhakemeye devam edilmiştir. Bu muhakeme esnasında; DAVACININ TALEBİ : Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının müvekkili şirketten satın aldığı mallardan kaynaklanan 39.159,10 TL cari hesap bakiye borcunun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Bursa 4. İcra Müd ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın iptali ile % 40 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ CEVABI : Davalı taraf ise, davanın reddini savunmakta,taraflar arasındaki alım satımdan kaynaklanan ticari ilişkiden dolayı bakiye alacağın tahsili için Bursa İcra Müd yapılan ilamsız icra takibinin yetkisiz icra dairesinde yapıldığını, yetkili icra dairelerinin ve yetkili mahkemenin Erzurum İcra Daireleri ve Mahkemeleri olduğu, müvekkilinin davacıya iade ettiği mamuller nedeniyle herhangi bir borcunun kalmadığını bilakis alacaklı olduğunu, davanın reddi ile kötü niyetli takip nedeniyle tazminata karar verilmesini talep etmektedir. DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava ilamsız takibe itirazın iptali davasıdır. Yukarıda özetlenen bu dava sebebiyle mahkememizde yapılan yargılama sonucunda 06/11/2016 gün ve.......... E. K. Sayılı ilamla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, ve hüküm altına alınan alacağın %40'ı üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Aynı kararda reddedilen kısım yönünden davacı tarafın takipte kötü niyetli olduğunun kanıtlamadığı gerekçe gösterilerek davacı aleyhine haksız takip tazminatına hükmedilmemiştir. Bu karar taraflarca temyiz edilmiş, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 23/01/2014 gün ve 2013/4297 K. Sayılı ilamla hüküm bozulmuştur. Bozma gerekçesinde bilirkişi raporlarının çelişkili olduğuna temas edilmiştir. Bozmaya uyularak mahkememizde uygulanan yargılama sırasında bozma çerçevesinde yeni bilirkişi raporları alınmış ve 25/05/2015 gün ve 2014/274 E. 2015/525 K. Sayılı ilamla bu kez davanın reddine karar verilmiştir. Bu kararda da davacının takipte kötü niyetli olduğu iddia ve ispat edilmediğinden bahisle haksız takip tazminatına hükmedilmemiştir. Bu karar da taraflarca temyiz edilmiş, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 17/02/2015 gün ve 2015/13706 E. Sayılı kararı ile bozulmuştur. Bozma ilamında esasa yönelik temyiz itirazları reddedilmiş, yalnızca kötü niyet tazminatı yönünden bozma yapılmıştır. Bedeli ödenmiş bir alacağı icra takibine konu yapan davacının icra takibinde haksız ve kötü niyetli olarak kabul edileceği bu sebeple davalı yararına tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkememizce bozmaya uyularak yeniden yargılama yapılmış, davanın reddine dair esas hakkındaki hüküm kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmemiş, yalnızca bozma sebebi yapılan kötü niyet tazminatı yönünden hüküm kurulmakla yetinilmiştir. Mahkememizin 01.12.2017 gün ve ...- E. K. Sayılı bu ilamı da temyiz edilmiş, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2018/316 esas 2019/3968 karar numarasıyla bozulmuştur. Bozma ilamında "Mahkemece verilen 25.05.2015 tarihli hükmün dairemizce bozulmasından sonra mahkemece yeniden verilen temyiz konusu hükümde, davanın esası hakkında karar verilmeden sadece kötü niyet tazminatı yönünden hüküm kurulmuştur. Bu durum, ilk hüküm bozma ilamı ile tamamen ortadan kalktığı için yerinde olmamıştır. Mahkemece HMK'nın 297/2. maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulması gerektiğinden, yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesine yer verilmiştir. Mahkememizce bu bozmaya da uyulmuş ve yeniden hüküm kurularak davanın reddine ve davacı aleyhine haksız takip tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. Esas hüküm kesinleşmiş olduğundan gerekçesinin tekrarında yarar görülmemiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; Davanın Reddine, Davacının takipte kötü niyetli olduğu kabul edilerek davacı tarafın 39.159,10-TL nin %40'ı oranında haksız takip tazminatına mahkum edilmesineHarç, masraf, ücreti vekalet gibi hususlar mahkememizin 25/05/2015 gün ve ............ esas sayılı kararı ile kesinleştiğinden bu hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okundu, anlatıldı. 21/10/2019 Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır