İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/634 E. 2019/1093 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/634
- Karar No
- 2019/1093
- Karar Tarihi
T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/634 Esas - 2019/1093 T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR ESAS NO : 2018/634 KARAR NO : 2019/1093 BAŞKAN: ..... ÜYE : ..... ÜYE : .. KATİP : ... DAVACI : ... TEKSTİL İPLİK DOKUMA BOYA APRE İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - .... Ahmet Vefik Paşaosb Mahallesi Değirmen Cad. No: 21/ Kestel/Bursa VEKİLİ : Av. .... - Ankara Yolu Cad. Evke Trade Tower Kat:13 D:56 Osmangazi/ BURSA DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - .... Dikilitaş,Emirhan Cad.Barbaros Plaza No.113/C Kat.12-13-14 Beşiktaş/İstanbul Beşiktaş/ İSTANBUL VEKİLİ : Av. .... - Uluyol Tezcan Sok. No:2 Arslantaş İşm. K:5 D:33 Osmangazi/ BURSA DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 04/05/2018 KARAR TARİHİ : 16/10/2019 Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında, DAVACININ TALEBİ : Davacı taraf dava dilekçesinde, davacıya ait iş yerinin " İş Yeri Paket Sigorta Poliçesi" ile davalı şirkete sigortalı olduğunu, iş yerinde 06/07/2017 tarihinde meydana gelen yangın neticesinde büyük hasar oluştuğunu, yangının sigorta şirketine ihbar edildiğini, ekspertiz şirketinden gelen eksperin gerekli incelemeleri yaptığını ve 17/01/2018 tarihinde bir hasar mutabakatı düzenlendiğini, Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1701 D.İş sayılı dosyasından yapılan tespite göre hasar miktarı çok daha yüksek olmasına rağmen sigorta şirketinin tazminatın derhal ödeneceği yolunda yarattığı intibaya güvenerek tüm tenzilatlar dahil olmak ve sovtajlar davacıda kalmak kaydıyla 5.500.000,00 TL hasar üzerinden mutabık kaldıklarını ancak sigorta şirketinin 2.192.175,00 TL ödeme yaptığını, bu ödemenin gerçek zararı karşılamadığını, çekilen ihtarın da sonuçsuz kaldığını, davalı şirketin ödeme yapacağına dair izlenim oluşturmasının dürüstlük ve iyi niyete aykırı olduğunu, poliçelendirme aşamasında Bölge Müdürünün ve sigorta yetkilileri yahut acentenin iş yerini ziyaret ettiğini, yola cepheli binadaki tabelaların görülebilir olduğunu bu sebeple kiraya verme konusunda bilgi verilmediği iddiasının haksız olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklara saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.307.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 22/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ CEVABI: Davalı sigorta vekili ; davanın reddi gerektiğini savunmuş, zamanaşımı süresinin geçtiğini, davalı ikametgahında açılması gereken davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, bahsedilen poliçenin doğru olduğunu, hasarın ihbar edilmesi üzerine eksper görevlendirildiğini, eksperin belirlemesine göre binanın sigorta değerinin 5.212,342,83 TL olduğunu, ancak sigortanın 4.500.000,00 TL üzerinden yapıldığını belirlediğini, bu durumda eksik sigorta halinin bulunduğunu, binanın bir bölümünün ofis mobilyası ve tekstil işi ile uğraşan iki firmaya kiraya verildiğini, yangının da ofis mobilyası işi ile uğraşan şirketten çıktığını, toplam zararın 5.499.916,00 TL tespit edildiğini ve eksperle mutabakat imzalandığını, eksperin Hazine Müsteşarlığına bağlı tarafsız görevli olduğunu, sigorta şirketinin temsilcisi olmadığını, ödeme yapılacağı izlemini yaratıldığı iddiasını kabul etmediklerini, kiraya verme konusunda beyan mükellefiyetini yerine getirmeyen sigortalının kusurlu olduğunu, bildirim yapılmış olsaydı poliçelerin yapılmayacak olduğunu, kiracılık haline göre primler arasında farklı oranlar uygulanacak olduğunu, tespit raporuyla belirlenen yapı değerinin fahiş olduğunu, emtia zararına ilişkin resmi kayıtların düzenli tutulmadığını, davacının haksız zenginleşme peşinde olduğunu, temerrüde düşmediklerini ve ancak yasal faiz uygulanabileceğini ileri sürmüştür. DELİLLER ve GEREKÇE: Dava sigorta sözleşmesi uyarınca 06/07/2017 tarihinde meydana gelen yangın nedeniyle alacak davasıdır, taraflar arasında 21/04/2017-21/04/2018 tarihlerini kapsayan sigorta sözleşmesi imzalandığı sözleşmenin işyeri paket sigortası niteliğinde olduğu, sigorta poliçesi incelendiğinde yangının teminat altına alınmış olduğu görülmüştür. 22545168/7 numaralı poliçeye göre bina yangınında teminat tutarı 4.500.000,00TL makine yangınında 5.000.000,00 TL demirbaş yangınında 30.000,00 TL, emtia yangınında 4.000.000,00 TL tutarında teminatın yangın teminatı kapsamında olduğu görülmektedir Taraflar arasında yangının meydana geldiğinde ve hasar zararın oluştuğunda ihtilaf yoktur, nitekim dava açılmazdan evvel davacı taraf davalı sigorta şirketine müracaat etmiş sigorta şirketi tarafından ekspertiz çalışması yürütmüş ve taraflar arasında ekspertiz çalışması neticesinde 17/01/2018 tarihli hasar mutabakatı düzenlenmiştir. Bu mutabakata göre davalı tarafça davacıya ödenecek dava konusu hasar nedeniyle zarar bedeli 5.500.000,00 TL'dir. Davalı tarafça ödeme yapılmayınca davacı taraf eldeki davayı açmış ve davadan önce de mahkememizin 2017/1701 D.iş E/K sayılı dosyasıyla delil tespiti yaptırdığı görülmüştür. 5 kişilik bilirkişi heyetinden alınan rapor içeriğine göre mizan ve muavin defter kayıtları itibariyle yanan emtiaların 4.163.044,20 TL olarak belirlenmiştir. Bilirkişilerin sunulan listelere göre bilirkişiler yanan emtia miktarının 3.683.128,65 TL bulmuştur. Yangında hasar gören binaların bedeli ise fabrika binası için 3.423.180,00 TL, çelik konst.depo için 799.750,00 TL olmak üzere 4.222.630,00 TL olarak belirlenmiştir. Mahkememiz dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre; tespit raporuyla uyumlu olarak hasar gören binaların bedeli olarak 4.222.630,00 TL, makine demirbaş ve malzemeler için 1.900.800,00 TL, envanter tutarının ise 3.509.015,84 TL olduğu, buna göre toplam zararın 9.632.445,84 TL olduğu belirlenmiştir. Bu tutarlar tarafların 17/01/2018 tarihli hasar mutabakatında belirledikleri 5.550.000,00 TL üzerindedir. Dava konusu edilen tutar ise 3.307.000,00 TL'dir. Yani eldeki davada davalıdan istenen tutar bilirkişilerin belirlediği miktarlardan da tarafların 17/01/2018 tarihli mutabakatından da daha az bir bedeldir. Bu sebeple dava konusu edilen miktar için ayrıca bir araştırma yapılmasına gerek yoktur. Davacı davasını davanın başlangıcında belirttiği rakamdan fazlasına arttırmamıştır. Bakiye için ayrıca bir icra takibi başlatıldığı sözlü olarak belirtilmiştir. Bakiye tutar kadar alacağın bulunup bulunmadığı bu aşamadan sonra ayrı bir uyuşmazlığın konusudur, bu sebeple başka bir bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Davalı taraf mahkememizin yetkisine itiraz etmiştir, ancak HMK 15.maddesi uyarınca zarar sigortalarından doğan davalarda sigorta bir taşınmaza veya niteliği gereği bir yerde sabit bulunması gereken bir taşınıra ilişkinse ise rizikonun gerçekleştiği yerde dava açılabilir. Buna göre eldeki davada mahkememiz yetkilidir davalının yetki itirazı yerinde değildir. Davacının dava dışı Garanti Bankası A.Ş'nin 31/01/2019 tarihli yazı cevabından da anlaşılacağı üzere bankaya herhangi bir borcu kalmadığından dain-i murtehin kaydı da dava açılmasına engel değildir, yine hasar tarihine göre eldeki dava zamanaşımı süresi içerisinde açılmıştır. Davalı taraf davacının beyan mükellefini kasten yerine getirmediğini savunmuştur. Buna göre sigortaya konu taşınmazı dava dışı TGM Ofis Mobilyaları ve HYS Tekstil şirketlerine kiralandığını ve yangının bu şirkette çıktığını ve bu şekilde çevreye yayıldığını savunmuştur. Buna dayanak olarak yangın sigortaları açısından en sık bulunan ahşap ve mobilyanın işletme faaliyetinde kullanılmasının ve bunun bildirilmemesinin sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürmüşlerdir. Ancak davalının ve sigorta eksperlerin sigortalanan taşınmazı kontrol etme mükellefiyetleri dikkate alındığında sigortanın yapıldığı ilk aşamada davalı tarafın ileri sürdüğü bu hususu bilmediği mahkememizce kabul görmemiştir. Davacının sözleşmedeki beyan yükümlülüğüne kasten aykırı davranışı bulunmamaktadır. Davalının hasarının sigortacıya bildirilmediğine ilişkin itirazları hususunda ise davacı tarafça yangının ve zararın ihbar edildiği, ekspertiz çalışmaları sonucunda 17/01/2018 tarihli mutabakat metnin imzalandığı görülmektedir. Bu husus dikkate alındığında davalı bu savunmalarına da itibar edilmemiştir. Davacının 3.307.000,00 TL istemininde kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜ ile, 3.307.000,00 TL alacağın temerrüt tarihi olan 22/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, Alınması gereken 225.901,17-TL harca peşin yatırılan 56.475,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 169.425,87-TL harcın davalıdan tahsiline, Davacı vekili lehine takdir edilen 98.270,00 TL ücret-i vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafça karşılanan ve peşin harç dahil edilerek hesaplanan 59.633,40-TL muhakeme masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde bursa bölge adliye mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/10/2019 İş bu kararın gerekçesi 16/10/2019 tarihinde yazılmıştır. Başkan .... e-imzalıdır Üye .... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır