İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/423 E. 2018/1481 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/423
- Karar No
- 2018/1481
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/ KARAR NO : 2018/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :18/02/2016 KARAR TARİHİ : 15/11/2018 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/01/2019 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davacının davalıdan elektrik enerjisi ve su temin etttiğini , davalı şirket tarafından su ve elektrik borcu bulunduğundan bahisle 16/02/2016 tarihinde su ve elektriğin kesildiğini be nedenle davacı şirketin maddi ve manevi olarak zarara uğradığını, bu zararların giderilmesi için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduklarını, mahkemece verilen tedbir kararı ile elektrik enerjisinin yeniden verilmesine karar verildiğini, su ile ilgili taleplerinden vazgeçtiklerini, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; davacı tarafın halen 116.000,00 TL su borcu olduğunu, bu nedenle su ile ilgili tedbir taleplerinden vazgeçtiklerini , yine 60.000.000,00 TL doğalgaz borçları bulunduğunu, davalı kurumun özel hukuk tüzel kişisi ... ... Bölgesi olarak 267 katılımcılarının elektrik , su ve doğalgaz alımlarını yaptıklarını, katılımcıların elektrik, su ve doğalgaz borçlarından dolayı ilgili kurumlara al veya öde olarak anlaşma yapıldığını, davacı tarafın hizmet sözleşmesinde tedarik ettikleri elektrik , su ve doğalgaz kullanımlarının iki aylık bedelini teminat olarak yatırma zorunlulukları olduğunu, davaya konu elektrik tüketiminden dolayı teminatlarını ödemediklerinden dolayı elektrik ve sularının kesildiğini ancak mahkemece verilen tedbir kararı teminat karşılığında vermek durumunda kaldıklarını, mahkemenin verdiği tedbir ve taminata ilişkin karar hizmet sözleşmesindeki teminat şartını yerine getirdiğini bu nedenle açılan davanın reddini talep etmiştir. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe ; dava, davalı tarafından elektrik enerjisi ve su hizmetinin verilmesinde yapılan kesintinin mevzuata ve sözleşmeye aykırı olduğunun tespiti ve bu nedenle uğranılan maddi zarara ilişkin olarak 10.000,00 TL, ticari itibarin zedelenmiş olması nedeniyle de 10.000,00 TL manevi tazminat talebi ile enerji ve su sağlama hizmetinin tedarikine ilişkin dava olduğu anlaşılmaktadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı tarafından yapılan elektrik ve su hizmeti kesintisinin haksız olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Taraflar arasında 31/12/2014 tarihli hizmet sözleşmesinin imzalandığı bu sözleşme ile davalının davacıya sözleşmeye ve davaya konu hizmetlerin verilmesine ilişkin düzenlemelerin hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf davacının davalıya olan borçları sebebiyle verdiği hizmetlerin durdurulduğunu, ... 8.İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı dosyası ile davacı taraf aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra takibi kapsamında üçüncü kişilere haciz ihbarnamesi gönderildiğini, dava dışı ...'ın müzekkere cevabına göre de davacının ... 24/03/2015 tarihli protokol kapsamında 12.530.981,71 TL borçlarının bulunduğunu, davacının piyasaya yüklü miktarda borçlarının bulunduğunu, davalıya da borçları kapsamında ödeme yapılmadığını, davacının hali hazırda davalıya 44.981.533,61 TL borcunun bulunduğunu, 2015 yılı eksik doğalgaz çekişleri nedeniyle hesaplanan borç riskinin de 186.414.450,00 TL'yi bulduğunu, davacı tarafından ödenmeyen doğalgaz ve su bedellerinin davalı tarafça ilgili kurumlara ödenmek zorunda kalındığını, bu sebeple borçların ödenmemesinden dolayı su ve elektrik enerjisinin kesilmek durumunda kalındığını, sayaç okuma işlemi için giden personelinde davacı şirket yetkilerince tesise alınmadığını öne sürmüşlerdir. Çözümlenmesi gereken uyuşmazlık taraflar arasındaki 31/12/2014 tarihli sözleşme kapsamında davacının davalı ... Bölgesine karşı yükümlülüklerine aykırı davranıp davranmadığı, buna dayalı olarak da davalı tarafça elektrik ve su hizmetinde yapılan kesintinin sözleşmeye ve hukuka aykırı olup olmadığının tespiti noktasındadır.Öncelikle davalının elektrik ve su hizmetinin kesilmesine yönelik eyleminin sözleşme ve hukuka aykırı olup olmadığını tespit etmek gerekmektedir. Zira eylemin sözleşmeye ve hukuka aykırı olup olmamasına göre davacının diğer dava konusu ettiği maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabul edilip edilmeyeceği de buna bağlı olarak değişecektir.31/12/2014 tarihli sözleşme hükümleri incelendiğinde sözleşmenin konusunun elektrik, su, doğalgaz, atık su vb hizmetleri mevzuatları gereğince ... Bölgeleri ve Müşterileri arasında imzalanan sözleşmeleri kapsadığı anlaşılmaktadır. Sözleşmenin bir genel hükümleri birde elektrik , su, doğalgaz ve atık su gibi hizmetleri kapsayan özel hükümleri içerdiği anlaşılmaktadır. Sözleşmenin beşinci maddesine göre davalı ... Bölgesinin, hizmet alanları içerisinde müşteriye elektrik, su, doğalgaz vb'ni satmak ve atık su alt yapı hizmetleri vb'ni vermek, müşteri olan davacının ise kendi ihtiyaçlarını karşılamak üzere ... Bölgesinden elektrik, su, doğalgaz, atık su, altyapı hizmetleri vb'ni almak ve bu hizmetlerin bedellerini ödemek üzere anlaşmayı içerdiği görülmektedir. Sözleşmenin onikinci maddesine göre; fatura ve faturaların son ödeme tarihlerinden itibaren toplam beş gün geçtiği takdirde ödeme yapılmazsa Bölgenin müşteriye faturaların ödenmesi konusunda ihbarını, bu ihbarda beş gün içerisinde ödenmediği takdirde müşteriye verilen hizmetlerin durdurulabileceği hüküm altına alınmıştır. Yine aynı maddeye göre müşterinin tekrar hizmet verilmesini isteyebilmesi için o zamana kadar taahhuk eden borçlarını geçikme zamları ile birlikte tamamını ve bölgenin hizmetin durdurulması için yaptığı ve hizmetin tekrar verilebilmesi için yapacağı tüm masrafların ödenmesine bağlı kılındığı anlaşılmaktadır. Yine sözleşmenin daha genel nitelikte olan onaltıncı maddesi müşteriye verilen hizmetlerin durdurulmasını kapsamaktadır. Buna göre müşterinin sözleşmede belirtilen diğer sebeplere ek olarak; sözleşmeye aykırılıkta bulunması, müşterinin iflas etmesi, tasfiyeye gitmesi veya acze düşmesi yasal mevzuattan kaynaklanan sebeplerin ortaya çıkması veya bölgenin bu hizmetleri kesmekte kamu yararı olduğuna inanması hallerinde müşteriye verilen hizmetlerin durdurulacağı, müşterinin bu hizmet sözleşmesinin genel veya özel şartlarına riayet etmemesi ve ihtarın bölge tarafından yapılan yazılı ihbara rağmen üç gün içerisinde sona erdirilmemesi durumunda bölgeye verilen hizmetlerin bir kısmının veya tamamının durdurulabileceği hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Görüleceği üzere sözleşmenin onikinci maddesinin üçüncü bendinde alınan hizmetlere ilişki bedellerin ihtara rağmen ödenmemesi halinde hizmet durdurulabileceği gibi daha genel nitelikte olan sözleşmenin onaltıncı maddesine göre müşteriye verilen hizmetlerin durdurulması söz konusu olabilecektir. Yasal mevzuat incelendiğinde ... Uygulama Yönetmeliğinin 112. Maddesine göre; katılımcının ...'deki işletmesinde belirlenmiş prensip ve yüklenimlere aykırı düşen hareketlerde bulunması ve ... tarafından süre tayini suretiyle yapılacak yazılı bildirimlere rağmen bu hareketlerinde ısrar etmesi halinde ... bu durumları engellemek için her türlü tedbiri almakla yükümlüdür. Katılımcı ...'nin almış olduğu engelleyici tedbirlerden dolayı her ne sebeple olursa olsun zarara uğradığı iddiası ile ...'den hak ve alacak talebinde bulunamaz.Taraflar arasında davacının davalıya borçlarının bulunduğu konusunda ihtilaf yoktur. Taraflar arasındaki ihtilaf mevcut borçlar sebebiyle davalının sözleşme kapsamında vermiş olduğu hizmeti durdurma yetkisinin bulunup bulunmadığı başka bir değişle sözleşmede öngörülen hizmetin durdurulmasına ilişkin şartların gerçekleşip gerçekleşmediği noktasındadır.Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda bilirkişiler ... Yönetmeliğine ve taraflar arasındaki yukarıda belirttiğimiz sözleşme maddelerine atıf yaparak somut olayın özelliklerine göre davacının hukuki ve fiili tekel olmaktan kaynaklanan gücünü TMK madde 2'ye aykırı olacak şekilde kullandığı gerekçesi ile elektrik tedariki hizmetinin kesilmesinin hukuka aykırı olduğu görüşünü ortaya koymuşlardır. Bilirkişilerin tespiti hukuksal yorumlamadan ibaret olup, mahkeme hakiminin uzmanlık alanına girmeyen ve bilirkişilerin uzmanlık alanına giren teknik olgulara ilişkin bir görüş değildir. Yani hukuki nitelendirme yargılamayı yapan hakimin görevidir. Bilirkişilerin söz konusu hukuksal tespitine mahkememizce iştirak edilmemiştir. Zira bir hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesi için sözleşme ve yasalar çerçevesinde verilen hakkın somut olgu ve olaylar karşısında açıkça kötüye kullanıldığının belirli olması gerekir, böyle bir belirleme bulunmayan olayda yasal mevzuatın ve sözleşmenin bir tarafa sağlamış olduğu hakkın kullanımı Medeni Kanunun madde 2'ye aykırılık teşkil etmeyecektir. Ayrıca bunun tespitinde hizmetten yararlanan müşteri olan tarafın sözleşmeye aykırılık ihlalinin derecesi ve borç miktarı önem arz edecektir. Belirli bir kısa dönemi kapsayan ve hakkın açıkça kötüye kullanıldığı kanaatini uyandıracak miktarda bir borcun ödenmemesi dolasıyla sözleşmede öngörülen hizmetin durdurulması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde değerlendirilebilecek ise de yargılama aşamasına kadar ki süreç içerisinde taraflar arasındaki yazışma, ihtarlar ve yine davacının davalıya olan yükümlülüğündeki borç tutarlarının yüksek miktarı dikkate alındığında davacının açıkça sözleşmeye aykırı davrandığından ve sözleşmede var olan hizmet durdurma yetkisini kötüye kullandığından söz etmek mümkün değildir. Taraflar arasındaki var olan hukuksal ve fiili ilişki dikkate alındığında ... Bölgesinin faaliyetlerine devam edebilmesi için katılımcısı olan müşterilerinden var olan alacaklarını alabilmesi de ...'nin devamlılığı için zorunlu bir etkendir. Gerek ... Yönetmeliğinde hüküm altına alınan ve ...'ye her türlü tedbiri alma hakkını veren ve gerekse sözleşmede de yasal düzenlemenin uzantısı olarak tarafların müşterek iradeleriyle ortaya konulan sözleşme hükümlerinde davalı ...'ye hizmet durdurabilme yetkisi veren maddelerin konuluş amacı da ...'nin varlığını ve devamlılığını temin ettirilebilmesi bakımındandır. Bu hususlarda dikkate alındığında ve taraflar arasındaki alacak borç miktarları da göz önünde bulunduğrulduğunda somut olay bakımından davalının sözleşmedeki ve yasal mevzuttaki hak ve yetkilerini kötüye kullandığı sonucuna ulaşılmamıştır. Bu kapsamda davalının elektrik enerjisi ve suyun tedarikine ilişkin hizmetin durdurmasının sözleşmeye ve hukuka aykırı olmadığı ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunmadığı kabul edildiğinden davacının tespit istemi ile yeniden hizmetin tedariki isteminin reddine karar verilmiştir. Yine davacının maddi tazminat ve manevi tazminat isteminin dayanağı da davalının eyleminin hukuka aykırı olması gerekliliği sonucuna bağlı olduğundan maddi ve manevi tazminat istemleri yerinde görülmemiştir. Diğer yönüyle de manevi tazminatın gerçek kişilerin manevi duygularının zarara uğraması nedeniyle bir zarar türü olduğu, tüzel kişilerde manevi duygu bulunmadığından herhangi bir eylem ve işlemin tüzel kişinin faaliyetini engelleyici yada aksatıcı yada ticari itibarını zedeleyip müşteri kitlesini etkileyecek nitelikte olması durumunda bunun manevi zarar kapsamında olmayıp maddi zarar kapsamında olduğu kuşku götürmeyen bir durumdur. Dolayısıyla davacı şirketin manevi zararından söz etmek mümkün değildir.Bu sebeplerle davacının elektrik enerjisi ve suyun sözleşmeye ve hukuka aykırı olarak kesildiğinin tespiti ile elektrik enerjisi ve su sağlama hizmetlerinin tedarikine ilişkin talebinin ve davasının reddi ile yine davacının maddi ve manevi tazminat talep ve davalarının ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; 1-Davacının elektrik enerjisi ve suyun sözleşmeye ve hukuka aykırı olarak kesildiğinin tespiti ile elektrik enerjisi ve su sağlama hizmetlerinin tedarikine ilişkin talebinin ve davasının reddine, 2-Davacının maddi ve manevi tazminat talep ve davalarının ayrı ayrı reddine, 3- Harçlar yasası gereğince alınması gereken 35,90 TL harcın başlangıçta alınan 341,55 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 305,65 TL harcın, hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 22,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 6-Tespit ve hizmetin tedariki ile maddi tazminat istemi yönünden ; davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 7-Manevi tazminat istemi yönünden; davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 8-Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/11/2018 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı