İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/931 E. 2018/681 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/931
Karar No
2018/681
Karar Tarihi

T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2017/931 Esas - 2018/681 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/931 KARAR NO : 2018/681 HAKİM : KATİP : DAVACI : ... ... C.O LTD. ( TMC A.Ş) VEKİLLERİ : Av. ........... Cumhuriyet Mah. Saksı Sok. No:15 Zümrüt Apt. K:2 D:2 Osmanbey Şişli/İstanbul DAVALI : ... METAL HURDA AMBALAJ ATIKLARI GERİ DÖNÜŞÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ. VEKİLİ : Av. .......... Ulubatlı Hasan Bulvarı Alp İş Merkezi No:101 Kat:7 Osmangazi/Bursa DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/07/2017 KARAR TARİHİ : 15/05/2018 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/06/2018 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davacı ile davalı arasında Satış Sözleşmesi imzalandığını ve bu Satış Sözleşmesi çerçevesinde davalının davacıya hurda olarak tabir edilen ürünlerin satışı konusunda anlaştıklarını, Satış Sözleşmesine göre bedelin %90'nın önceden ödenmesinin %10'nun da teslimden sonra ödenmesinin kararlaştırıldığını, gönderilen malzemenin niteliğinin açıkça belirtildiğini davacı tarafından sözleşme hükümlerine göre %90'a tekabül eden 56.160 USD'yi davalıya ödediğini fakat gemi ile davalı tarafça gönderilen ve 13/01/2016 tarihinde limana gelen malların sözleşmede kararlaştırılan nitelikte olmadığını daha ucuz ve düşük kalitede mallar olduğunu, üç konteynırla gönderilmesi gereken malların da iki konteynırla gönderilerek dikkatsiz ve özensiz bir şekilde yükleme yapıldığını, bu haliyle de ürünlerin ayrıştırılmasının birbirine geçmiş olması nedeniyle davacı tarafça yapılamadığını söz konusu malların davalıya geri iade edildiğini geri iade edilirken de üç konteynıra sığdığından bu şekilde geri gönderilerek davacı tarafça masraf yapıldığını bu hususun 13/01/2016 tarihli e-posta ile davalı tarafa bildirildiğini davalı tarafın da karşı mailin de bu durumu kabul ettiğini ancak o günden sonra başka bir mal gönderilmediğini ödenen bedelin de davacıya iade edilmediğini bu sebeple davalı taraf aleyhine Bursa 8.İcra Müdürlüğünün 2017/... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını bu takibe de haksız olarak itiraz edildiğini, haksız itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesin karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; söz konusu sözleşme kapsamında davalı tarafın edimlerini eksiksiz bir şekilde yerine getirildiğini, zamanında davacıya teslim edildiğini, ancak hiçbir gerekçe göstermeksizin ve tespit yapılmaksızın teslim edilen malların geri gönderildiğini bu haliyle davalının zararının bulunduğunu, bu zararın malların depolanması, nakliyesi ve saklanması ile hammadde fiyatlarındaki dalgalanma nedeniyle 20.000 USD'den fazla olduğunu, davacı tarafın delil olarak dayandığı mail yazışmalarının ise delil vasfına haiz olmadığını, gizli ve açık ayıp hallerinde ihbarın nasıl yapılması gerektiğinin yasalarda açık olduğunu, davacı tarafından davalıya yapılmış bir ayıp ihbarının da bulunmadığını, bu nedenle davacı tarafça yapılan ödemede müvekkilin zararlarının da belirlenmesi gerektiğini ayrıca bu konuda dava açma haklarının bulunduğunu ayrıca dosyaya sunulan sözleşmenin Türkçe içeriklerine de bir itirazlarının olmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava Bursa 8.İcra Müdürlüğünün 2017/... sayılı dosyasına davalının ödeme emrine itirazının iptali davasıdır. Taraflar arasında 26/10/2015 tarihli satış sözleşmesi yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu husus tarafların ihtilafında olmayan bir durumdur. Sözleşmeye göre davalının teslimle yükümlü olduğu malın AISI Kalitesinde 40 tonluk hurda olduğu, bedelinin de birim fiyat olarak 1.560 USD olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmeye göre satım bedelinin %90'ı teslimden önce %10'u ise teslimden sonra ödenecektir. Davacı tarafça davalıya sözleşmede öngörülen malın bedelinin %90'ı olan 56.160 USD'nin Garanti Bankası hesabına yatırıldığı anlaşılmaktadır. Bu bedelin ödendiği hususunda taraflar arasında ihtilaf yoktur. Sözleşmeye konu malın 13/01/2016 tarihinde davacının yurt dışı adresine teslim edildiği anlaşılmaktadır. Davacı taraf söz konusu bu malların sözleşmede belirtilen nitelik ve kalitedeki bir mal olmadığını, daha ucuz ve düşük kalitede malların gönderildiğini yine miktar itibariyle üç konteynırla gönderilmesi gereken malların iki konteynıra yüklenerek aşırı yükleme yapıldığını ileri sürmüş ve bu nedenle davacının söz konusu malları teslim almadığını aynı gün davalı tarafa ihbarda bulunarak tekrar malları davalıya geri iade ettiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme satım sözleşmesi olup TBK'nun 209.maddesinde düzenlenen taşınır satışını içermektedir. Bu sözleşmeye göre satıcının borcu satılanın mülkiyetini geçirmek amacıyla zilliyetliğini alıcıya devretmektir. Davalı taraf davacıya sözleşmeye konu nitelikte malı davalıya teslim etmekle yükümlü olup davalı teslim ettiği malı sözleşmede kararlaştırılan nitelikte olmasından ve bu şekilde teslim etmekten sorumludur. Sözleşmede kararlaştırılan mal teslim edilmeyip farklı nitelikte bir mal teslim edilmiş ise bu sözleşmeye aykırı bir davranış olacaktır. Davalı taraf teslimi ispatla yükümlü olduğu gibi aynı zamanda ifayı sözleşmeye uygun olarak yaptığını ve sözleşmede kararlaştırılan malı teslim ettiğini de ispatla yükümlüdür. Nitekim taraflar arasındaki ihtilaf davalının sözleşmede kararlaştırılan nitelikteki malı teslim edip etmediği noktasındadır. Davacı taraf sözleşmeye aykırı nitelikteki ifa nedeniyle sözleşmeye konu malları geri davalıya iade ederek teslim etmiştir. Malların geri iadesi ve davalıya teslimi hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Sözleşmeye konu malların davalı tarafça geri teslim alındıktan sonra yine davalı tarafından dava dışı üçüncü bir kişiye satıldığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple davacı ve davalının iddia ve savunmaları doğrultusunda bir bilirkişi incelemesi yapılamamıştır. Ancak zaten bunada gerek yoktur. Zira davacının iradesi sözleşmeye aykırı teslim dolayısıyla ifayı kabul etmeyip malın davalıya geri iadesi olduğundan ve davalı tarafça da söz konusu iade edilen mal geri alınarak üçüncü bir kişiye satılmış bulunduğundan taraflar arasındaki sözleşmenin bu şekilde sonlandığı anlaşılmaktadır. Nitekim gerek satıcının temerrüdü halinde uygulanacak borçlunun temerrüdüne ilişkin hükümlerde ve gerekse ayıp halinde ayıptan sorumluluğa ve alıcının ayıp dolayısıyla seçimlik haklarına göre davacının sözleşmeden döndüğü, satılanı geri iade ettiği, davalının da satıma konu malı geri iade aldığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi sonlanmıştır. Sözleşme ilişkisinin sonlanmasından sonra taraflar aldıklarını iadeyle yükümlüdür. Davacı taraf bunu yerine getirmiştir. Taraflar arasında davacının sözleşmeye konu malın %90'ı olan 56.160 USD'yi ödediği noktasında ihtilaf bulunmadığından bu bedelin davacıya iadesi gerekmektedir. Davalı sözleşmenin bu şekilde sonlandırılmasından dolayı davacının uğramış olduğu diğer zararlardan da sorumludur. Dolayısıyla davacı tarafın malın tekrar davalıya iadesi konusunda yapmış olduği nakliye masrafları, ihtarname masraflarında da sorumlu olup buna ilişkin nakliye ücretine dair faturalandırma ile ihtarname ve ihtarname giderleri ve ihtarname vekalet ücretinin faturası dosya arasına sunulmuştur. Buna göre davacının davalıdan düzenlemiş olduğu 57.260,43 USD tutarındaki faturadan sorumludur. Doslasıyla davacı takipte 57.260,43 USD asıl alacak tutarında alacaklıdır. Davacı taraf söz konusu bedelin ödenmesi konusunda davalıya noter aracılığıyla ihtarname göndermiş, anılan ihtarname 15/06/2017 tarihinde davalı tarafa tebliğ edilmiştir. Bu sebeple davacının asıl alacak bakımından takip öncesi işlemiş faiz alacağı 15/06/2017 ile 07/07/2017 tarihleri arasına karşılık gelmektedir. Oysaki davacı taraf asıl alacak yönünden takip öncesi işlemiş faizi 04/03/2016-07/07/2017 tarihleri arasına tekabül edecek şekilde 2.327,48 USD üzerinden talep etmiştir. Söz konusu alacağa mahkememizce 15/06/2017 tarihi ile 07/07/2017 tarihleri arasında bu tarihteki faiz oranlarına göre takip öncesi işlemiş faiz alacağı hesaplanmış, davacının takipte 108,71 USD işlemiş faiz alacağının bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Davacı taraf davalıdan ihtarname vekalet ücreti olarak 767,00 USD talep etmiştir. Söz konusu fatura tek taraflı olarak davacı yanca/vekilince tanzim edilmiş fatura olduğundan davacının ihtarname vekalet ücreti alacağının ihtarname tarihindeki AAÜT'ye göre belirlenmesi gerekmektedir. İhtarname tarihindeki AAÜT'ye göre davacının ihtarname vekalet ücreti alacağı 400,00 TL olup ihtarname tarihindeki USD döviz kuruna göre bunun karşılığı 113,96 USD'dir. Davacı taraf ihtarında ihtarname vekalet ücretini de talep etmiş olduğundan 15/06/2017-07/07/2017 tarihleri arasındaki işlemiş faizde 0,22 USD'dir. Davacı tarafın ihtarname için 456,88 TL masraf yaptığı anlaşılmakta olup bu bedel ihtar içeriğinde yer almadığından ve alamayacağından ihtarname masrafının takip öncesi faiz alacağı bulunmamaktadır. Buna göre davacı takipte davalıdan 57.260,43 USD asıl alacak, 108,71 USD işlemiş faiz, 113,96 USD ihtarname vekalet ücreti ( KDV hariç), 0,22 USD ihtarname ve vekalet ücretinin faizi, 456,88 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 57.483,32 USD ve 456,88 TL tutarında alacaklıdır. Alacak likit olup davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine gerekmektedir. Ancak icra inkar tazminatı yabancı para cinsinden belirlenemeyeceğinden fatura alacağı ile ihtarname vekalet ücreti alacağı toplamı olan 57.374,39 USD'nin takip tarihindeki ve takip talebindeki davacı tarafça belirlenen kur üzerinden yapılan hesaba göre 207.695,29 TL olduğu anlaşılmış olup bunun ve 456,88 TL ihtarname masrafı toplamı olan 208.152,17 TL'nin %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan gerekçelerle davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Bursa 8.İcra Müdürlüğünün 2017/... esas sayılı dosyasında davalının ödeme emrine itirazının kısmen iptaline, Takibin 57.260,43 USD asıl alacak, 108,71 USD işlemiş faiz, 113,96 USD ihtarname vekalet ücreti ( KDV hariç), 0,22 USD ihtarname ve vekalet ücretinin faizi, 456,88 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 57.483,32 USD ve 456,88 TL üzerinden devamına, 57.374,39 USD'nin takip tarihindeki ve takip talebindeki belirlenen kura göre hesaplanan 207.695,29 TL'nin ve 456,88 TL olmak üzere toplam 208.152,17 TL'nin %20'si tutarlarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 14.245,81 TL harçtan başlangıçta alınan 2.585,57 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.660,24 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 2.616,97 TL harç, 77,80 TL yargılama gideri toplam 2.694,77 TL'nin kabul ret oranına göre 2.599,91 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 18.462,79 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 2.180,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 7-Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair davacı vekilleri ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal sürede Bursa Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yargı yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/05/2018 Katip Hakim

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/931, K. 2018/681, T. 15.05.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-931-e-2018-681-k-5d17f0f27399