İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/430 E. 2018/1465 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/430
- Karar No
- 2018/1465
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016/ KARAR NO : 2018/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 30/03/2016 KARAR TARİHİ : 12/11/2018 Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında, DAVACININ TALEBİ : Davacı vekili dava dilekçesinde taraflar arasında yapılan eser sözleşmesi gereğince müvekkile ait binanın tüm mermer işleri davalı tarafından yapıldığı, iş bedelinin götürü usulde 17.000 TL olduğu, bu bedel çek ve nakit para ile ödendiği, binada kullanılmak için getirilen mermerlerin davalı ... tarafından hırsızlık yolu ile alındığını, ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/ Esas sayılı ceza dosyasıyla davalı hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, bu nedenlerle 15.700 TL mermer bedeli, 1.000 TL zarar ziyan olmak üzere toplam 16.700 TL'nin ödeme ve zarar tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmektedir. DAVALININ CEVABI : Başlangıçta davalı olarak gösterilen ... davanın reddi gerektiğini savunmuş, dava dilekçesinde davalı gösterilen ...'in firmanın çalışanı olduğunu, firmanın ...'e ait olduğunu, hakkında ceza mahkumiyeti verilen kişinin de davalı değil ... olduğunu, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini ileri sürmüştür.HMK 124 maddesi gereğince hasım düzeltmeden sonra davalı olarak gösterilen ... ise davanın reddi istemiş, davacının beyanlarının gerçeğe uygun olmadığını, ceza dosyasında işin maliyetini 20-21.000 TL olarak söylemiş olmasına rağmen işin KDV hariç 35-40.000 TL'ye tamamlandığını söylemesinin çelişkili olduğunu, işin 17.000 TL (KDV hariç) götürü bedelle alındığını, davacının sözleşmeye aykırı davranması ve ücretleri ödememesi üzerine sözleşmeyi feshettiklerini, davacının başlangıçta 15.500 TL ön ödeme yaptığını, bunun 15.000 TL'si ile mermer alınıp inşaata başlandığını, davacının bundan sonra ödeme yapmadığını, 17.000 TL'lik işçilik bedelinin ödenmediğini, davacının bu bedelle birlikte alacaklı olduğu 1.500 TL'yi alamayınca bir anlık gafletle ve alacağını tahsil niyetiyle 1.000 TL'lik mermeri aldığını, davacının en fazla bu 1.000 TL'lik kısımdan sorumlu tutulabileceğini ileri sürmüş ve halen ödenmemiş 1.500 TL'lik işçilik alacağı bulunduğunu savunmuştur. DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava eser sözleşmesinin gereğince ifa edilmemesinden kaynaklanan alacak davasıdır. Başlangıçta dava ... isimli kişiye yöneltilmiş ise de firma sahibinin ... olduğu anlaşıldıktan sonra HMK 124.maddesi gereğince tarafta değişiklik yapılmıştır. Dava dilekçesinde davalı tarafın haksız fiil sayılacak hırsızlık eylemine de yer verilmiş olduğundan davacının talep ettiği alacak kısmen eser sözleşmesinden kısmen de haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Davalı hakkında hırsızlık iddiasıyla açılan ceza kovuşturması mahkumiyetle sonuçlanmıştır. Ancak hukuki ilişkiler yönünden ceza mahkemelerinin kararları hukuk hakimini bağlamaz. Sadece kesinleşmiş mahkumiyetler bir maddi olgunun varlığına dair kesin delil teşkil eder. Bu itibarla ceza mahkemesince verilen ve bir tavsife dayalı olan mahkumiyet mahkememizce hükme esas alınmamıştır. Dikkat edilirse taraflar arasındaki sözleşmeye göre mermer alım işi davalı tarafa aittir. Yani davalı işi malzemeli olarak almıştır. Davacının davalıya çektiği noter ihtarında da bu şekilde anlatım mevcuttur. Hal böyle olunca davalının inşaatta kullanmak üzere parasını kendi ödeyerek getirdiği mermerlerin bir kısmını almış olması hırsızlık sayılmamalıdır. Davacı tarafın yanlış bilgisi sebebiyle birlikte çalışan baba oğul durumundaki kişilerin firmadaki konumunu hatalı biçimde değerlendirdiği ve bundan dolayı şikayetçi olduğu anlaşılmaktadır. Mermer paralarının peşinat biçiminde davacı tarafından karşılanmış olması sonucu değiştirmez. Gerçekte mülkiyet ...'e aittir.Taraflar arasında belli bir iş teslim vaadini de içeren yazılı sözleşme yoktur. Taraflar şifai olarak anlaşmıştır. Bu itibarla işin gecikmesi yahut üçüncü kişiye yaptırılması sebebiyle tazminat talep edilmesi doğru değildir. Ancak davacı davalının yaptığı işten fazla para ödemesi yapmışsa bu miktarın iadesini isteyebilir. Uyuşmazlığın çözümü için yapılan iş miktarı konusunda bilirkişi raporu alınması uygun bulunmuş ve dosya üzerinden alınan 27/02/2017 tarihli bilirkişi raporunda işin toplam maliyetinin 20.602,80 TL olabileceği belirtilmiştir. Ancak bu rapor uyuşmazlığı çözmeye elverişli değildir. Mahallinde keşif icra edilerek yeni bir rapor alınmalıdır. Mahallinde yapılacak keşif sırasında anlaşma gereğince davalının yapması gereken mermer işçiliğinin tamamlayıp tamamlamadığı, o günkü rayiçlere göre işin boyutu, davalının tamamladığı iş miktarı ile üçüncü kişiye tamamlattırıldığı iddia edilen bölümlerin toplam değeri ile bundan kaynaklanan davacı zararı hesaplanmalıdır. Bu amaçla mahallinde keşif icra edilmiş ve taraf tanıkları da keşif sırasında dinlenmiştir. Davacı tanığı ... , davalının eksik bıraktığı kısımları kendilerinin tamamlandığını ancak kaça yapıldığını bilmediğini zira işi ağabeyinin aldığını beyan etmiştir. Tanık ... , davalının işi yarım bıraktığını, bir yıl sonra başka bir mermercinin tamamladığını, ilk ustanın getirdiği mermerlerin dışarıda korunaksız biçimde durduğunu anlatmıştır. Tanık ... da, davalının yanında çalıştığını, bir kısım işleri tamamladıklarını ancak işin yarım kaldığını, inşaat durduğu için bir sene iş yapılmadığını, mermerlerden bir kısmını davalının almış olduğunu beyan etmiş, diğer tanık ... da aynı yönde ifade vermiştir. Keşiften sonra düzenlenen 02/10/2017 tarihli raporda davacının bu iş için yaptığı tahsilatın 15.700 TL olduğu açıklandıktan sonra tamamlanan mermer imalat bedelinin 5.075,40 TL olduğunu, bu itibarla davalının 10.624,60 TL fazla ödeme aldığını açıklamıştır. Bu rapora yönelik itirazlar sebebiyle ek rapor alınmışsa da bilirkişi önceki raporunda belirttiği görüşünün doğru olduğunu beyan etmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere davacının eksik kalan iş bedelini üçüncü kişiye tamamlatması sebebiyle tazminat talep etmesi doğru değildir. Zira taraflar arasında işin boyutu ve teslim süresi konusunda yazılı bir anlaşma yoktur. Olsa bile davacı en fazla iki sözleşme arasındaki fark bedeli talep edebilir. Üçüncü kişiye yaptırdığı işin tamamının ücretini ismeyemez. Davacının sözleşme sebebiyle ödenmesi gereken tüm bedeli ödediği de ispatlanmamıştır. Zira davacının iddiası 17.000 TL'lik iş bedeli kararlaştırıldığı yönünde olmakla birlikte kendi ihtarnamesine eklediği hesap notu dahi işin daha yüksek bedelli olduğunu göstermeye yeter. Son bilirkişi raporunda da işin 2014 yılı rayicinin 21.737 TL olabileceği açıklanmıştır. Davacı götürü işin bedelini tam olarak ödemiş olmadığından aradaki zararı isteme hakkı yoktur. Kaldı ki davacı 17.000 TL ödediğini dahi ispatlayamamıştır. Davalının savunmasında iş için 17.000 TL'ye anlaşıldığı beyanı varsa da bu beyanın işçilik için kullanılan bir ifade olduğu dilekçenin bütününden ortaya çıkmaktadır.Halbuki davacı tarafın istediği bedel işin toplam bedeline yakındır. Davacı taraf tamamlanan imalat bedeli kadar ödeme yapmak zorundadır. Bu itibarla tamalanan iş miktarı ile alınan ödeme mukayese edildiğinde davalının 10.624,60 TL fazla ödeme aldığı kabul edilerek davanın bu bedel üzerinden kabulüne karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; Davanın kısmen kabulü ile 10.624,60 TL nin dava tarihinde itibaren ticari temerrüd faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine Fazlaya ilişkin talebin reddine, Alınması gereken 725,79 TL harca, peşin alınan 285,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 440,59 TL'nin davalıdan tahsiline, Davacı vekili lehine takdir edilen 2.180 TL ücret-i vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı vekili lehine takdir edilen 2.180 TL ücret-i vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafça yapılan toplam 904,00 TL muhakeme masrafından kabul ret oranına göre hesaplanan 575,12 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davacının başlangıçta yatırdığı 285,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okundu, anlatıldı.. 12/11/2018 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı