İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1223 E. 2018/221 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/1223
- Karar No
- 2018/221
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2016/ KARAR NO : 2018/ HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/09/2016 KARAR TARİHİ : 27/02/2018 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/03/2018 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili beyanlarında özetle ; davacı şirketin inşaat taahhüt alanında faaliyet gösterdiği, taahhut ettiği bazı projelerinin çatı işlerinin üretimi konusunda davalı tarafla anlaştığını, taraflar arasındaki sözlü mutabakat neticesinde davacı şirket tarafından toplam 461.750,00 TL'lik çekin keşide edilerek güven esasıyla davalıya teslim edildiğini, bu çeklerden vadesi gelenler için toplam 223,750,00 TL ödemede bulunulduğunu, makbuz karşılığı nakden yapılan ödemelerin toplamınında 20.000,00 TL olduğunu, davalı tarafça başlatılan icra takip dosyasında İİK 89/1 maddesi kapsamında yapılan ödemeninde 45.525,33 TL olduğunu, bu şekilde ödemeler toplamının 289.275,33 TL olduğunu, davalıda bulunan toplam 238.000,00 TL 'lik çekin konusuz kaldığını, davalının konusuz kalan çekle ilgili ... 2. İcra Müdürlüğünün 2015/... , 2015/..., 2015/... ve ... 11. İcra Müdürlüğünün 2016/... esas sayılı dosyalarıyla icra takibi başlattığını, dosyaların derdest olduğunu, sözkonusu icra dosyalarındaki borcun yokluğunun tespiti ile takiplerin iptaline ve %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı vekili beyanlarında özetle ; Davacı ...'ın ihalesini aldığı ve üstlendiği, bir çoğu kamu kurum ,idare ve şirketlerine ait işlerin faaliyet konusuna bağlı kalarak davalı tarafından PVC ve çeşitli inşaat işlerinin üstlenilip tamamlandığını, bu nedenle taraflar arasındaki cari hesap ve anlaşmalara bağlı olarak yapılan işlere karşılık verilmiş çekler olduğunu, yapılan tüm işlerin resmi, faturalı, teknik inceleme ve hakediş aşamalarının tamamlanıp teslim edildiğini, iş keşiflerinin yapıldığını, ücret konusunda anlaşıldığını ve işlerin tamamlanarak teslim edildiğini, her nekadar davacı borçlu olmadığını iddia etmekte ise de, ... 4. Noterliğinin 24/11/2015 tarih yevmiye nolu temliknamesi ile alacağını davalıya devir ettiğini, ancak sözkonusu temliknamenin Belediye tarafından kabul edilmemesi nedeniyle şimdiye deyin nakit paraya tedavül edilemediğini, dosyaya sundukları iş yapım kayıtlarının tamamının davacı tarafından imzalandığını veya davacı tarafın yetkilisi ve kontrolörü olan ... tarafından imzalanarak kabul edildiğini, ilgili kurum ve kişilerce de iş kontrolünün tamamlanarak davacıya hakediş ödemelerin yapıldığını, davacının hakediş ödemelerini alınmış olunmasını dahi davalının üstlenmiş olduğu işleri tamamladığını açık göstergesi ve ispatı olduğunu, davacının ödeme yapmayacağını ve bir kısım çeklerin iadesini talep etmesi üzerine davalı tarafından 30/07/2015 tarih ... tahsilat/ tediye makbuzu ile iade edilmiş olan iki çekten birininde dava dilekçesinin birinci sayfasının 11. Sırasında ödeme yapılmış gibi gösterildiğini, davalının davacıya yaptığı işin bir çoğunun resmi iş yerleri olduğunu, davacınında buralardan aldığı iş ve hizmet karşılığı tahsilatı davalıya ödemediğini, bu nedenle ... 2. İcra Müdürlüğünün 2015/... , 2015/..., 2015/... esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlattıklarını, alacağın tahsili için davacının taşınmazlarının satış işlemine başlandığını, davacı tarafça takip başlatılmasından sonra borca itiraz edilmediğini, takibin kesinleştiğini, hatta ödeme ile ilgili görüşmeler yapıldığını, davacının kısmi ödemeler yaptığını, ancak bakiye borcun ödenmesine yanaşmadığını, bu nedenle satış işlemlerine devam olunduğunu, davacının işbu menfi tespit davası ile birlikte kıymet taktirine itiraz davası da açtığını, amacının zaman kazanmak olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava ... 2.İcra Müdürlüğünün 2015/..., 2015/..., 2015/... ve ... 11.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyalarına konu çekler dolayısıyla davalıya borçlu olmadığının tespiti isteminden kaynaklanmaktadır. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ancak aradaki eser sözleşmesinin varlığı konusunda ihtilaf yoktur, davacının da takibe konu çekleri bu eser sözleşmesi dolayısıyla davalıya verdiği anlaşılmaktadır. Davalı taraf cevap dilekçesinde de bu hususu belirterek 27 liste halinde dökümünü yaptığı işlere ilişkin olarak verilmiş çekler olduğunu kabul etmiştir. Taraflarca çeklerin temel ilişkisi belirlenip bu hukuki ilişkiye çekler hasredildikten sonra davacının yaptığı iş toplamı ile davalı tarafından yapılan ödemeler ile ve verilen çekler toplamı dikkate alındığında çek bedellerinden karşılıksız kalan kısmın bulunup bulunmadığını saptamak gerekmektedir.Burada her şeyden önce dava dosyasının tarafların iddia ve savunmaları bakımından dava ve cevap dilekçeleri nazara alınarak usule ilişkin hususlara değinmekte fayda vardır. Dava dilekçesinin içeriğinin nasıl olması hususunda HMK 119.maddesinde hüküm bulunmaktadır. Burada davanın konusu ile davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakaların sıra numarası ve iddia edilen her bir vakıanın hangi delille ispat edileceğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. Yine cevap dilekçesinde ilişkin HMK 129.maddesinde cevap dilekçesinin içeriği belirtilmiş olup burada da davalının savunmasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında özetlenmesi ve her bir vakıanın hangi delille ispat edileceğinin belirtilmesinin gerektiği açıklanmıştır. HMK 141.maddesinde iddia ve savunmaların genişletilmesine ilişkin hususlar açıklanmış, ön inceleme aşamasına kadar tarafların iddia ve savunmalarını serbestçe değiştirebileceği ön inceleme aşamasında ise karşı tarafın açık muvafakati ile iddia ve savunmaların genişletilebileceği düzenlenmiştir. Bu hükümlerden maksat tarafların ön inceleme aşamasına kadar iddia ve savunmalarını serbestçe belirleyip ön inceleme aşamasında taraflar arasındaki ihtilaf konuları tespit edilerek bu ihtilaf konularına göre taraflarca iddia ve savunmalarının ispatı olan deliller toplanmak suretiyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü gerekmektedir. Bu açıklamalardan sonra tarafların dava ve cevap dilekçelerinde ileri sürdüğü iddia ve savunmaları tespit edecek olursak;Davacı taraf yargılamanın her aşamasında ve dava dilekçesinde dava konusu çeklerin yapılan işler karşılığı olmak üzere güven esasına dayalı olarak verildiğini, toplam ödemelerde nazara alındığında çeklerin bedelsiz kaldığını iddia etmektedir. Davalı taraf cevap dilekçesinde ise 27 sıra halinde belirttiği işlere ilişkin olarak dava konusu çeklerin verildiğini bu işlere ilişkin olarak tüm işlerin resmi faturalı teknik inceleme ve hakediş aşamalarının tamamlanarak teslim edilmiş işler olduğunu açık bir şekilde beyan etmiştir. Yine yapılan işlerin karşı tarafa teslim edildiğini bu teslimlerinde davacının temsilcisi ... tarafından imza karşılığı teslim alındığını belirtmiştir. Buradan da anlaşılacağı üzere davalı yaptığı tüm işlerin faturalı işler olduğu ve resmi kayıtlarda bulunduğu savunmasını ileri sürmüştür. Ön inceleme aşaması tamamlanana kadar hiç bir aşamada bir takım işlerin faturasız işler olduğuna yönelik ve faturasız işlerin mahallinde keşif yapılmak suretiyle bedellerinin belirlenmesine yönelik savunması bulunmamaktadır aksine tüm işlerin faturalı işler olduğunu açıkça ortaya koymuşlardır kaldı ki 27 kalem olarak sayılan işlerin tamamlanarak teslim edildiği belirtilmektedir. Cevap dilekçesinde yine hangi işlerin faturalandırmadan yapıldığı da açıkça belirtilmiş değildir. Yargılamanın basitliği, çabukluğu ve ucuzluğu ilkesi nazara alındığında 27 adet işin keşfinin yapılması yargılamamız dosyası bakımından davacının iddiaları ile davalının savunmaları da dikkate alındığında toplanması gereken bir delil olarak görülmemiştir. 27 eserde keşfin yapılması da dosyayı çözmekten öte çözümsüzlüğü ve karmaşık hale getirmekten öteye gitmeyecektir, esasında anılan yasal düzenlemeler ve davalının cevap dilekçesindeki beyanlarına göre bunu yapmak usulen mümkün de değildir. Yukarıda da belirtildiği üzere ön inceleme duruşmasına kadar tarafların iddia ve savunmalarını açıkça ve serbestçe ortaya koyması ve bundan sonra ön inceleme aşamasında taraflar arasındaki uyuşmazlık noktaları tespit edildikten sonra bu uyuşmazlık noktalarına göre tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin vakaların dayanağı olan deliller toplanarak hüküm kurmak gerekmektedir. Bu haliyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın dosya kapsamı iddia ve savunmalar nazara alındığında tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle davacının yaptığı ve faturalandırılarak defterlerine yansıttığı ve davalının defterlerinde kayıtlı bulunan faturaların toplamı karşılığı toplam alacağını tespit edip davalının bu işler karşılığı yapmış olduğu ödemeler ile dava konusu çeklerin toplamında arada fark var ise bu fark kadar çekler bakımından borçlu olmadığını tespit etmek suretiyle uyuşmazlığı çözümlemek yoluna gidilmiştir. Raporlar alınana kadar davalı tarafın bir kısım işlerin faturalandırılmadığı ve faturalandırılmayan işler bakımından da alacağının bulunduğu savunması ortaya konulmuş değildir. Bu aşamadan sonra ortaya konulurken de yine 27 kalem iş bakımından hangi işlerin faturasız yapıldığı ve keşfinin yapılmasının gerektiği ortaya konulmamıştır. Bu haliyle mahkememizce usule ilişkin düzenlemelerde dikkate alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari defter ve kayıtlar ile davacı tarafından düzenlenen faturalar, bu faturaların karşılığı davalı tarafından yapılan ödemeler tespit edilmek suretiyle dava konusu çeklerin ne kadarlık kısmının karşılıksız kaldığının tespit edilerek çözümlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Buna göre bilirkişilerden raporlar alınmış bu raporlara göre her iki tarafında ticari defter ve kayıtlarını usulüne uygun tuttuğu lehlerine delil teşkil ettiği anlaşılmıştır. Davalı kayıtlarına göre davalı davacıya 79.250,21 TL tutarında borçludur. Davacı kayıtlarında ise davacı davalıdan 260.059,81 TL tutarında alacaklıdır. Tarafların defter ve kayıtları arasındaki farklılık davacının defterlerinde kayıtlı olarak görülen ancak davacı defterlerinde kayıtlı olmayan 75.000,00 TL tutarındaki ödeme,02/01/2015 tarihli 10.000,00 TL'lik davacı kayıtlarında yer alan çek, 15.000,00 TL tutarlı çekin davacı tarafından davalıya iade edilmesi ve yine davalı kayıtlarında yer alan 85.809,60 TL tutarlı faturanın davacı kayıtlarında yer almamasından kaynaklanmaktadır. Bilirkişi söz konusu farklılıklar nedeniyle tarafların ticari defterlerindeki farklılığı gidermeye çalışmıştır fakat 85.809,60 TL'lik fatura konusunda heyete bir inşaat mühendisi atanıp atanmayacağı değerlendirmeye bırakılmıştır. Mahkememizin 85.809,60 TL'lik fatura bakımından bu faturanın hesaplamaya dahil edilip edilmeyeceği hususundaki görüşü şu şekildedir; 85.809,60 TL'lik faturanın tarihi 20/11/2015'tir. Davacı tarafından davalıya verilen 50.000,00 TL 55.000,00 TL'lik çeklerin tarihi ise 30/11/2015 ile 31/12/2015'tir. Dolayısıyla bu fatura ve bu işin yapımından sonradır. Çekin bir ödeme aracı olduğu ve taraflarca davalının yapmış olduğu işlere karşılık verildiği iddia ve savunmaları dikkate alındığında bu fatura bakımından da davalının davacıdan alacaklı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu fatura yönünden de davacı tarafça keşif talep edilmiş ise de yine bu faturanın hangi iş karşılığı yapıldığının ortaya konmamış olması ve zaten davalının alacağı olarak değerlendirilmeye alınması karşısında bu hususta da keşifle araştırma yapılmasına gerek görülmemiştir.Davalı taraf temlikname dolayısıyla belediyeden alacağını alamadığını belirtmiş ise de temliknameye konu olan faturalar zaten taraf defterlerinde kayıtlı olduğundan ve hesaplamalarda dikkate alındığında bu hususun ayrıca araştırılmasına gerek görülmemiştir. Yine iade edilen çeklerde dahil olmak üzere tüm ödeme ve faturalar da dikkate alınarak ilk raporda hesaplama yapılmıştır. Buna göre davacının davalıya söz konusu çekler dolayısıyla borçlu olmadığı miktar mahkememizce şu şekilde belirlenmiştir; 85.809,60 TL + 75.000,00 TL ( Davacı defterlerinde ödeme olarak görülen ancak davalı defterlerinde bulunmayan ödemeler toplamı) + 10.000,00 TL ( davacı kayıtlarında yer alan çek) + 15.000,00 TL ( Davalı tarafından davacıya iade edilen ve ödemesi yapılmayan çek ) = 185.809,60 TL olduğu anlaşılmaktadır. Davalı banka çek sorumluluk bedelleri olarak toplamda 45.525,33 TL tahsilat yapmıştır. 185.809,60 TL'den bu tutar çıkarıldığında davalının ödenmeyen alacağı 137.884,27 TL olarak kalmıştır ve buna göre çek bedellerinden davacının borçlu olmadığı kısım belirlenmiştir. Ancak bu bedel belirlenirken mahkememizce yapılan hesaplama hatası sonucu zaten davacı defterlerinde davalıya borçlu olarak göründüğü 79.250,21 TL'lik tutar hesaplamada davalının toplam alacağına sehven dahil edilmediği görülmüştür buna göre esasında davacının toplam alacağı 217.134,48 TL ve dolasıyla davalının takibe konu çekler dolayısıyla borçlu olmadığı miktar 46.531,60 TL olduğu anlaşılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile ... 2.İcra Müdürlüğünün 2015/... esas sayılı dosyasında takibe konu çekler yönünden davacının davalıya 100.115,73 TL borçlu olmadığının tespitine, 2-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Alacak likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden ve davalının takipte açıkça kötü niyeti saptanmadığından icra tazminatı talebinin reddine, 4-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 6.838,91 TL harçtan başlangıçta alınan 4.502,76 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.336,15 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafça yapılan 4.531,96 TL harç, 1.138,00 TL yargılama gideri toplam 5.669,96 TL'sinin kabul ret oranına göre 2.152,88 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 10.759,26 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Davalı tarafça yapılan 200,00 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 124,06 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 8-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 15.763,04 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 9-Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal sürede İstinaf yargı yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/02/2018 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı