İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1430 E. 2018/1538 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2015/1430
- Karar No
- 2018/1538
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2015/ KARAR NO : 2018/ HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- VEKİLİ : Av. DAVALI : 3- VEKİLİ : Av. DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 18/12/2015 KARAR TARİHİ : 26/11/2018 Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında, DAVACININ TALEBİ : Davacı vekili dava dilekçesinde dava dışı işçi ...’ın 22.07.2008 tarihinde ... Belediyesi nezdinde ve taşeron şirketler bünyesinde çalışmaya başladığını, son olarak davacı şirket işçisi olarak kayıtlı olduğunu, adı geçen işçinin işten ayrıldıktan sonra işçilik alacaklarının tahsili için ... 1. İş Mahkemesinde 2014/ E. 2015/ K. sayılı dosyasıyla dava açıp kazandığını, bu kararın infazı aşamasında ... 6. İcra Dairesinin 2015/ sayılı dosyasına tüm borcu ödediklerini, alacağın davalıların işveren oldukları dönemden kaynaklandığını, özellikle fazla mesai alacağının 25.07.2009 ila 13.04.2013 arası dönemi kapsadığını, bu dönemlerin davalıların işveren olduğu döneme isabet ettiğini ileri sürerek şimdilik 1.000.TL’nin davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir. DAVALININ CEVABI : Davalı ... Anonim Şirketi davanın reddini istemiş taraflar arasında ticari bir ilişki söz konusu olmadığını bu sebeple davanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, keza davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, rücu talebinin zaman aşımına uğradığını, dava dışı personel ...’ın asıl ve tek işverenin ... belediyesi olduğunu tüm işçilik alacaklarından da ... belediyesinin sorumlu olacağını taşeron firmalar için rücu talebinin haksız olduğunu, kendilerine husumet yönetilemeyeceğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açıklamayacağını, kendilerinin işçilik alacağına ilişkin davada dahi taraf olmadığını, icra masraflarından sorumlu tutulamayacaklarını, işçinin fazla çalışması bulunmadığını ileri sürmüştür.Davalı ... Ltd. Şti. de davanın reddini istemiş, dava dilekçesinin açıklattırılması gerektiğini, işçinin açtığı davanın kendilerine ihbar edilmediğini, işçinin kendi dönemlerine ait alacağı olmadığını, her türlü çalışma talimatlarının asıl işveren olan belediye tarafından verildiğini, kendi irade ve inisiyatifleri bulunmadığını, dava hakkının zaman aşımına uğradığını, talep edilen alacaklardan kendilerinin sorumlu olmadığını ileri sürmüştür.Davalı ... Koruma Ltd. Şti. de davanın reddini istemiş, davanın iş mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davanın davalı ikametgahinda açılması gerekirken ...’da açılmasının haksız olduğunu, yetkiye itiraz ettiklerini, dava hakkının zaman aşımına uğradığını, davanın kendilerine ihbar edilmediğini, icra ve mahkeme masraflarından sorumlu tutulamayacaklarını iddia etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava temel olarak, tacirler arası işyeri devrinden kaynaklanan sorumluluk hükümlerine dayalı alacak davasıdır. Alacağın sebebi ise davacı şirketin dava dışı işçi ... için ödediği işçilik haklarından kaynaklanmaktadır. İşçinin daha önceki işvereni durumundaki davalı şirketin, kendi dönemleri ve sorumluluk payları oranında tazminattan mesul olduğu ileri sürülerek rücuen alacak hakkı ileri sürülmektedir.İşyeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı İş Kanununun 6. maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen hükümde, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. İşyeri veya işyerinin bir bölümünün bir hukuki ilişkiye dayalı olarak başka birine devri işyeri devri olarak tanımlanabilir. 4857 sayılı Kanunun 6/1 maddesi gereğince, işyeri veya işyerinin bir bölümü hukuki bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer. Devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludurlar. Ancak bu yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır. İşyeri devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur. 1475 sayılı Yasanın 14/2. maddesinde devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden, 4857 sayılı İş Kanununun 6. maddesinde sözü edilen devreden işveren için 2 yıllık süre sınırlaması, kıdem tazminatı bakımından söz konusu olmaz. O halde kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı, ancak devreden işveren veya işverenler bakımından kendi dönemleri ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı sorumluluk belirlenmelidir. Kıdem tazminatı açısından devreden işveren yönünden de on yıllık zamanaşımı söz konusudur. Devreden işveren devir tarihine kadar çalıştırdığı süre ve devir anında ödenen ücret üzerinden sorumlu olur.İşyerinin devredildiği tarihe kadar doğmuş bulunan ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücretlerinden 4857 sayılı İş Kanununun 6. maddesi uyarınca devreden işveren ile devralan işveren birlikte sorumludur.Feshe bağlı diğer haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretlerinden son işveren sorumlu olup, devreden işverenin bu işçilik alacaklarından herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.Davalı taraf zamanaşımı def'i ileri sürmüşse de, bu hususta öngörülmüş özel bir zaman aşımı süresi söz konusu olmadığından 4857 sayılı Kanunun 6/3 maddesinde yazılı iki yıllık sürenin devreden işverenin işçiye karşı sorumluluğuna dair hak düşürücü süre niteliğinde bulunduğundan on yıllık genel zaman aşımı süresinin uygulanması gerekecektir. Bu yönüyle davalı tarafın zaman aşımı def'i yerinde görülmemiştir.Davalı tarafın ileri sürdüğü husumet itirazı da haksızdır. Davacı şirketle beraber davalı şirketler de asıl işveren olan ... Belediyesi ile yapılan sözleşmeye istinaden taşeron şirket olarak alt işveren konumundadırlar.Dava dışı işçinin açtığı iş davasının sonuçlanması üzerine işçiye tazminat ödemek zorunda kalan davacı şirketin tazminat dışında mahkeme masrafları ve icra masrafları ödemek zorunda kaldığı ortadadır. O halde, davalı taraf sorumlu olduğu miktara isabet eden masraf ve ücretlerden de sorumlu tutulmalıdır. İşçinin açtığı davanın davalı şirketlere ihbar edildiği nazara alınarak mahkeme masrafları ve icra dosyasından kaynaklanan masraflardan dolayı davalıya sorumluluk yüklenmiştir. Bu açıklamalar çerçevesinde hesap yapılabilmesi için dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi uygun görülmüş, bilirkişi 15/03/2018 tarihli raporunda davalının alt işveren olduğu dönemler itibariyle sorumlu olduğu alacak miktarlarını hesaplamıştır. Bu raporda asıl işveren ... Belediyesi hizmetinde taşeron şirketlerin işçisi olarak çalışan ...'ın 01/01/2009-31/12/2009 tarihleri arasında davalı ... Ltd. Şti,. nezdinde, 01.01.2010-31.12.2011 tarihleri arasında ... ve 01.01.2012-05.06.2013 tarihleri arasında ... Özel Güvenlik Koruma ve Eğitim Hizmetleri Ltd Şti. nezdinde çalıştığı, bu dönemlere ilişkin davalı şirketlerin sorumlu olduğu bedellerin sırasıyla 4.145,63.TL, 5.177,80.TL ve 1.776,46. TL olduğu belirtilmiştir. Bu rapor hükme esas alınmaya elverişlidir.Davacı taraf sorumluluk miktarlarının belirlendiği bilirkişi raporundan sonra talebini ıslah etmiş, davalı ... Ltd. Şti.'nden 4.145,63.TL, ...nden 5.177,80.TL ve ... Özel Güvenlik Koruma ve Eğitim Hizmetleri Ltd Şti.'nden 1.776,46. TL rücuen tazminatın ödeme tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsilini talep etmiştir.Yukarıda açıklanan gerekçeler ve bilirkişinin yaptığı hesaplamalar esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın her bir davalı yönünden ayrı ayrı kabulü ile; 1.776,46 TL nin davalı ... Özel Güv. Koruma ve Eğitim hizmetleri Ltd. Şti.'den 05/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte alınarak davacıya ödenmesine, 5.177,80 TL nin davalı ... Koruma Özel Güv. hizmetleri Ltd. Şti. Den 05/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte alınarak davacıya ödenmesine, 4.145,63 TL nin davalı ... Güv. hizmetleri A.Ş. Den 05/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte alınarak davacıya ödenmesine, 2-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 3-Alınması gereken 758,23- TL harçtan peşin yatırılan 27,70 TL ve 173,00-TL ıslah harcın mahsubu ile bakiye 557,53-TL harcın davalılardan kabul miktarları oranında tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 318,10-TL yargılama gideri ve başlangıçta alınan 31,80-TL başvurma ile vekalet harcı olmak üzere toplam 349,90-TL yargılama giderinin davalılardan kabul miktarları oranında tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı vekili lehine kabul edilen miktar üzerinden takdir olunan 2.725,00-TL ücret-i vekaletin davalılardan kabul miktarları oranında tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... olmak üzere verilen karar davacı vekilini yüzüne karşı açıkça okundu, anlatıldı.02/04/2019 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza