Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/893 E. 2026/2049 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/893
Karar No
2026/2049
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/893

KARAR NO : 2026/2049

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 11/12/2025

NUMARASI : 2023/58 E - 2025/1117 K

DAVANIN KONUSU: Alacak

KARAR TARİHİ: 09/07/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 01.08.2021 tarihinden itibaren otel işlettiğini, ... hesap no ve ... hizmet noktalı elektrik tesisatının abonesi olduğunu, işyerinde mevcut elektrik tesisatına tahakkuk ettirilen elektrik faturalarının düzenli olarak ödenmekte iken müvekkiline ait işyerine gelen davalı şirket çalışanlarının 2022 yılının mart ayında, müvekkili şirket aleyhine usul ve yasalara aykırı olarak Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı düzenlediklerini, müvekkili şirket tarafından kaçak elektrik enerjisi kullanılmadığını, hukuki dayanaktan yoksun şekilde tahakkuk ettirilen iki adet kaçak elektrik faturası dayanak gösterilerek müvekkilinin elektrik enerjisinin kesildiğini, müvekkilinin elektrik enerjisine erişmek için 25.419,00-TL vade farkı alacağı tahsil edildiğini belirterek müvekkili şirket aleyhine, davalı şirket tarafından usul ve yasalara aykırı olarak tahakkuk ettirilen 06.05.2022 son ödeme tarihli 687.427,28-TL bedelli ve 06.05.2022 son ödeme tarihli 448.041,08-TL bedelli iki adet kaçak elektrik faturasından dolayı, müvekkili şirketin elektrik enerji kesilmesi baskısı altında ödemek zorunda kaldığı toplam 1.160.887,71-TL'nin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, ödeme tarihlerinden

itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen Kaçak Elektrik Tespit ve Tahakkukunun mevzuata uygun olduğunu, yapılan incelemeler sonucunda hazırlanan tutanakların yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğunu, kaçak elektriğe ilişkin tespit ve tahakkukta hata bulunduğunu iddia eden davacının bu hususu ispatlaması gerektiğini, davacının ödemelerini yaparken ihtirazi kayıt öne sürmediğini, serbest irade ile ve ihtirazi kayıt konulmadan ödenen bedelin geri istenemeyeceğini, BAM ve Yargıtay içtihatlarının bu yönde olduğunu, karşı tarafın faiz talebini kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkeme,

"Davanın kısmen kabulüne, 960.426,52-TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar vermiştir.

Kararı taraf vekilleri istinaf etmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi ek raporuna itiraz ettiklerini, dava dosyasının bilirkişi heyetine tevdii ile itirazlarının değerlendirilmesi için yeniden rapor alınması gerektiğini, bilirkişi ek raporunda müvekkili tarafından kaçak elektrik enerjisi kullanımını zımnen kabul anlamına gelmeksizin, önceki raporlara itirazlarımız değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunda, müvekkili tarafından kaçak elektrik enerjisi kullanıldığını zımnen kabul anlamına gelmeksizin , dava tarihine kadar müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelere yapılan faiz hesaplamaların da eksik inceleme neticesinde usul ve yasalara aykırı olarak hatalı ve eksik yapıldığını,bilirkişi raporunun usul ve yasalara aykırı olarak eksik inceleme neticesinde oluşturulmuş, hüküm kurmaya da elverişli olmadığını belirterek davanın tümden kabulüne karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemenin kaçak tespitinin doğru olduğunu,ancak bilirkişi raporunda hatalı hesaplama yapıldığını, davalının düzenlediği kaçak ve kaçak ek tüketim tahakkuklarının mevzuata uygun olduğunu,hükme esas alınan rapora itiraz etmelerine ve bu rapor diğer raporlarla çelişkili olmasına rağmen buna göre karar verildiğini,raporda tüketim miktarına ilişkin hatalı tespit bulunduğunu,dosya kapsamındaki kaçak kullanım ölçü devresine müdahale olduğundan tüketimi doğru kaydetmiş sayaç bulunmadığını,ihtilafsız aynı dönem tüketimi de tespit edilemediğinden kurulu güç değeri üzerinden kaçak tahakkuk hesabı yapılması gerektiği,yönetmelikte, önceki tüketimlerinin değerlendirileceğine dair hüküm bulunmasına rağmen yönetmelik hükmü yok sayılmak ve sonraki tüketimlerin ihtilafsız dönem olarak kabul edilmeyeceğine dair hüküm bulunmadığını belirtmek suretiyle mevzuat hükmünü uygulamak yerine kendi yorumlarına göre hesap yaptıkları, kaçak öncesi ve sonrası sayaçtaki tüketimlerin farkının alınması suretiyle bunun sayaç değeri kabul edilerek yapılan hesaplamanın hükme esas alındığının anlaşıldığı, yönetmelikteki 44/(1)-b maddesindeki "bu tarihten önceki aynı dönem" şeklindeki ifade hükme esas alınan raporda hiç nazara alınmadığını, hükme dayanak alınan raporda, bilirkişiler sayaç değerini yanlış bir yöntem ile belirlediklerinden yanlış sonuçlara ulaşıldığı, yapılan hesap incelendiğinde, kaçak kullanım öncesi ve kaçak kullanım sonrası sayaç fark tüketimi belirlenerek, 195,9 kWh/gün üzerinden hesaplama yapılmış ise de, yukarıda yer verilen yönetmelik hükmünde kaçak kullanım durumunda fark sayaç değeri üzerinden hesaplama yapılacağına dair bir düzenleme bulunmadığını,buna itiraz ettiklerini,değerlendirilmediğini, mahkemenin hükme dayanak aldığı raporu düzenleyen bilirkişilerce, tarafından kaçak tespit tutanağı tarihi hatalı olarak 14.03.2022 yerine 10.03.2022 alınmak suretiyle kaçak ek tüketim süresi 14.12.2021-30.07.2021 yerine 10.12.2021-30.07.2021 tarihleri arasında 137 gün yerine 133 gün alınmak suretiyle eksik kaçak ek tüketim süresi belirlendiği,buna ilişkin olarak ek raporda, sayacın söküldüğü tarih itibarıyla hesaplama yapıldığı belirtilmiş ise de, sayacın sökülmesi sonrasında laboratuvar sonucuna göre 14.03.2022 tarihinde tutanak düzenlendiğinden bu kaçak tespit tutanağı tarihine göre kaçak tüketim süresinin belirlenmesi gerektiği,süre hesabının kaçak tespit tutanağı tarihine göre belirlenmesi mevzuatın gereği olup aksi kanaate dayalı belirlemelere göre kaçak kullanım süresinin eksik belirlendiğini, hükme esas alınan rapor ile diğer raporlar çelişkili olup çelişkinin giderilmesine yönelik itirazlarının karşılanmadığını,hüküm altına alınan 960.426,52 TL bedelin içinde faiz alacağı olan 79.404,15 TL'de bulunmakta olup bu bedele de dava tarihinden itibaren faiz uygulanması ile faize faiz yürütüldüğünü, faize faiz yürütülemeyeceğine dair ilkeye aykırı kararın kaldırılması gerektiği, mahkemece tüketim bedeli eksik belirlendiğinden buna bağlı olarak hesaplanan BTV, KDV gibi hesaplamaları da eksik belirlendiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;

Dava,kaçak tahakkuk bedeli yönünden menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.

Davanın konusu 06.05.2022 son ödeme tarihli 687.427,28 TL lık ve 06.05.2022 son ödeme tarihli 448.041,08 TL tutarındaki kaçak ve ek tüketim faturalarına yöneliktir.

Alınan 25.06.2024 tarihli ve iki bilirkişiden kurulu bilirkişi raporunda özetle;"...Tutanak öncesi ve sonrası ortalama tüketim değerleri arasında yaklaşık 1,5 kat fark bulunmaktadır. Sayaç test / muayene sonuç raporundan dava konusu müdahaleli ... seri nolu sayaç gövde kapağının 14.07.2019 tarihinde açılmış olduğu (müdahale tarihi) tespit edilmiştir. Açıklanan gerekçelerle, tutanak tarihi itibariyle sayaç ölçü sistemine müdahale ile yapılan elektrik tüketimi, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Madde 42-c hükmü gereği; Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden elektrik enerjisi tüketilmesi kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilebilecektir...Dava konusu müdahaleli ... seri nolu sayaç gövde kapağının 14.07.2019 tarihinde açılmış olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle tutanak tarihinden önce en son yapılan sayaç okuma tarihi ile tutanak tarihi arasındaki dönem için kaçak tahakkuku davacı tarafça ticari faaliyete başlanılan 30.07.2021 tarihine kadar geriye gidilerek kaçak ek tahakkuk hesaplaması yapılabileceği kanaatine varılmıştır. Yukarıda yapılan değerlendirme ve hesaplamalar doğrultusunda dava konusu tutanak nedeniyle davacı tarafın 45.391,79-TL kaçak tahakkuku 394,099,09 TL. kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 439.490,88-TL kaçak tahakkuk bedelinden sorumlu tutulabileceği, Bu nedenle davacı tarafın 1.135.468,36-TL 439.490,88-TL 695.977,48 TL menfi tespit talebinin olabileceği, istirdat talebi kapsamında, davacı tarafça yapılan ödemeler doğrultusunda, dava tarihi itibariyle davacı tarafın faiz dahil talep edebileceği tutar 580.256,94 TL" olarak hesap edilmiştir.

İtiraz üzerine alınan 23.01.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...Davalı vekilinin itiraz içeriği, kök rapor kaçak tahakkuk hesaplamasında, mevzuat hükmü gözetilerek tutanak tarihi (10.03.2022) ile tutanak öncesinde en son sayaç okuma işlemi yapılan 28.02.2022 tarihi arsındaki 10 günlük süre dikkate alınmıştır. Kök rapor sonrasında davalı vekilince sunulan EPDK görüşünde, sayaç okuma işleminin uzaktan yapılması nedeniyle, dağıtım şirket personelinin sayaç mahalline gitmediği gerekçe gösterilerek, 90 günlük maksimum sürenin dikkate alınabileceğine dair görüş belirtilmiştir. Bu hususta seçenekli hesaplama yapılarak, nihai karar sayın Mahkemenize bırakılacaktır. Davalı ..., uzaktan sayaç okuması yaparak zamandan ve işçilik bedelinden tasarruf sağlamak kaydı ile kendisine menfaat sağlamaktadır. Uzaktan okuma sistemi gerekçe gösterilerek kaçak tahakkuku için mevzuatça müsaade edilen 90 günlük maksimum sürenin dikkate alınması halinde davacı taraf, mevzuatta tarafına lehine bulunan faydadan yarar sağlayamayacaktır. Davalının uzaktan okuma yapması davacının talebi değildir. Uzaktan okuma hususunda sözleşmede davacı onayı bulunmamaktadır. Açıklanan gerekçelerle kanaatimiz kök raporumuzdaki hesaplamalar doğrultusundadır. Şayet, sayın mahkemece EPDK görüşü doğrultusunda karar verilecek olur ise yukarıda yeniden yapılan hesaplamalarda, Dava konusu tutanak nedeniyle davacı tarafın 407.842,34 TL. kaçak tahakkuku +164.312,60 TL. kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 572.154,94 TL. kaçak tahakkuk bedelinden sorumlu tutulabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır. Davacı tarafın 1.135.468,36 TL - 572.154,94 TL - 563.313,42 TL. menfi tespit talebinin olabileceği hesap edilmiştir. İstirdat talebi kapsamında, davacı tarafça yapılan ödemeler doğrultusunda, dava tarihi iyle davacı tarafın faiz dahil talep edebileceği tutar 431.953,36 TL. olarak " belirlenmiştir.

Daha sonra bu kez 3 kişilik başka heyetten alınan 13.08.2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; "...Davacı tüketicinin, sayacın ölçü sistemine müdahale ederek kaçak elektrik kullanımında bulunduğu gerek tutanak, CD bilgileri, gerekse laboratuvar incelemesi sonunda tespit edildiğinden, ilgili tüketiciye ait kaçak ve kaçak EK tahakkuklarının yapılmasının (... tarafından düzenlenen fatura bedelleri hariç olmak üzere) uygun olduğu, Bu kapsamda, davacı tüketicinin, davalı ...” a, kaçak kullanım sebebiyle asıl borcunun yukarıda iki adet tabloda elde edilen 63.729,42 TL (kaçak kullanım tahakkuku) ve 31.136,21TL (kaçak kullanım EK tahakkuku) olmak üzere, toplamda, 94.865,63 TL olduğu ve mali hesaplamaların 94.865,63 TL üzerinden yapılmasının uygun olacağı, davacı şirketin kullanımında olan ... Hizmet numarası için; 10.03.2022 tarihinde düzenlenen Sayaç Değiştirme Tutanağı ile 14.03.2022 tarihinde düzenlenen Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı bulunduğu, ... Hizmet numarası için; davalı kurum tarafından davacı şirket adına tanzim edilen 26.04.2022 tarihli ve 06.05.2022 son ödeme tarihli 687.427,28 TL tutarlı ve 448.041,08 TL tutarlı faturalar bulunduğu, davacı şirket tarafından dosyaya sunulan banka ödeme dekontlarında; davacı şirket tarafından davalı kurumun banka hesabına ödemeler yapılmış olduğu, toplam 975.888,00 TL tutarının davacı şirket tarafından ödenmiş olduğu, ödeme dekontları üzerinde; ihtirazi kayıtla ödeme yapıldığına dair herhangi bir ibare bulunmadığı, davacı tarafından yapılan toplam 975.888,00 TL ödeme tutarından, davacının sorumlu olduğu 94.865,63 TL tutarının tenzili neticesinde, davacı şirket davalıdan 881.022,37 TL alacaklı durumda olduğu, Davacının sorumlu olduğu hesaplanan 94.865,63 TL kaçak tahakkuk bedelinin son ödeme tarihi olan 06.05.2022 tarihinden itibaren, davacı tarafça yapılan ödeme tarihleri ve tutarları dikkate alınarak, dava tarihi olan 23.01.2023 tarihi itibarıyla talep edilebilecek toplam alacak miktarının 960.426,52 TL olduğu " bildirilmiştir.

Son bilirkişi heyetinden alınan 02/10/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;"Kök rapordaki hesaplamalarımızda, sayacın 3 faza ait eksik kaydettiği oranların yaklaşık %22 olduğu, tutanak sonrası ile tutanak öncesi fark değer dikkate alındığında yaklaşık % 30'luk (fazlardan çekilen akımların/güçlerin dengesiz olması sebebiyle) eksik kayıt olduğu da beraber değerlendirildiğinde; tarafımızca yapılan işlemlerin isabetli-hakkaniyetli ve gerek yönetmeliğe, gerekse elektrik mühendisliği hesaplama formasyonu ve tekniğine uygun olduğu,kök raporda da detaylı sunulduğu üzere, ihtilafsız dönem üzerinden ve/veya laboratuvarca yapılan inceleme sonucunda, sayacın eksik kaydettiği oran belirlenebildiğinden, ilgili işyerinde bulunan cihaz ve makinelerin listelenerek elde edilen kurulu güç üzerinden işlem yapılmasının uygun olamayacağı, değerlendirmeye uygun hiçbir veri bulunmaması halinde liste halindeki elektriksel cihaz ve makinelerin güçleri üzerinden işlem yapılmasının isabetli olabileceği,bu çerçevede ; Kök raporumuzda, yapılan değerlendirme ve hesaplama neticesinde; davacının 881.022,37 TL alacak miktarına dava tarihi itibarıyla 79.404,15 TL faiz talep edilebileceği hesaplanmış olup, davacı alacağı toplam 960.426,52 TL olduğu,sonuç olarak, kök rapordaki tespit ve değerlendirmeleri değiştirecek içerik ve nitelikte yeni bir bilgi-belge ve veri olmadığından, kanaatimizde bir değişiklik olmadığı"şeklinde belirtilmiştir.

Alınan bilirkişi raporları arasında açık çelişki olduğu,bu çelişkinin giderilmediği,ayrıca işlemiş faiz tutarının ayrıca hesaplanıp istirdadı gereken alacak tutarına eklenerek yeniden bu tutara faiz yürütülmesi faize faiz yasağına aykırılık teşkil ettiği de gözetilerek mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle; davacının ve davalının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, çelişkileri giderecek yeni bilirkişi heyet raporu alınması için yargılamaya devamla yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davacının ve davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,

Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edenlere isteği halinde iadesine,

İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,

Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/893, K. 2026/2049, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-893-e-2026-2049-k-1d3e319b69ca