Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/683 E. 2026/1055 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/683
- Karar No
- 2026/1055
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/683
KARAR NO : 2026/1055
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/02/2026
NUMARASI : 2025/757 Esas - 2026/110 Karar
DAVA: Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/08/2025
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/06/2026
Görevsizliğe ilişkin verilen kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalı tarafın borç istemesi üzerine istediği meblağın nakit olarak bulunmaması nedeniyle kendisine ait olan hisse senetlerini borç olarak verebileceğini ifade ettiğini,müvekkilinin de tanışıklığı nedeniyle davalıya güvenerek ... AŞ. nezdinde bulunan ... numaralı hesabından, davalıya ait ... numaralı yatırım hesabına, 13.02.2025 tarihinde “Borç Verme” açıklamasıyla 3.946.831 adet ... hisse senedini 13.02.2025 tarihli virman talimat ile aktardığını, davalıya devredilen pay senetlerinin varlığı ve miktarı, ... A.Ş. nezdindeki hesap hareketlerine ilişkin dekontlarla sabit olduğunu, müvekkiline ait 3.946.831 adet ... hisse senedinin ihtara rağmen iade edilmemesi sebebiyle öncelikle hisselerin aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı ileride bilirkişi raporu ile değerinin belirlenebilir hale gelmesi halinde bedel arttırım dilekçesi sunma hakkı saklı kalması kaydıyla hisselerin devir tarihi olan 13.02.2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte şimdilik 50.000-TL'nin davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; dava konusu uyuşmazlığın, TTK nın 5/1'de sayılan işlerden olmaması hasebiyle görevsiz mahkemede açıldığını, görevsiz mahkemede açılan işbu davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, müvekkili tarafından herhangi bir şekilde borç verme amacıyla virman yapıldığına dair davacı ve aracı kuruluş tarafından bir bildirimde bulunulmadığını, ... mevzuatı gereğince aracı kuruluşun da bu hususta yükümlülüğü bulunmadığını, dava konusu işlemin gerçekleştiği tarih ile ihtar ve dava tarihi arasındaki uzun süre de dikkate alındığında, davacının bu yöndeki tutum ve nihayetinde açtığı davanın kötü niyetli olduğunu, internette yapılan araştırmalar sonucunda, davacı hakkında 25 Aralık 2024 tarihinden itibaren Sermaye Piyasası Kurulu tarafından 6 ay süreyle geçici işlem yasağı getirildiği anlaşıldığını, davacının dava konusu işlemi gerçekleştirdiği tarihin bu yasak süresi içinde kaldığı, ayrıca açıklama kısmına “borç verme” ibaresinin yazılmasının kötü niyetli bir işlem niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı vekili davalı tarafa güvenerek ... AŞ nezdinde bulunan ... numaralı hesabından, davalıya ait ... numaralı yatırım hesabına, 13.02.2025 tarihinde “Borç Verme” açıklamasıyla 3.946.831 adet ... hisse senedini 13.02.2025 tarihli virman talimat ile aktardığını, davalıya devredilen pay senetlerinin varlığı ve miktarı, ... AŞ nezdindeki hesap hareketlerine ilişkin dekontlarla sabit olduğunu belirterek şimdilik 50.000-TL'nin hisselerin devir tarihi olan 13.02.2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş olup, davaya konu uyuşmazlık 6098 sayılı TBK nın 386 vd maddelerinde düzenlenen tüketim ödüncü sözleşmesinden kaynaklanmakta olup ödünç sözleşmesine konusu mal ise hisse senedi olduğunu, bu bağlamda eldeki dava mutlak ticari dava niteliğinde sayılamayacağını, taraflar tacir olmadığına göre dava nispi ticari dava da olmadığını, davaya bakmakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceğini,benzer nitelikteki uyuşmazlığa ilişkin Konya BAM 5. HD'nin 2025/1581 Esas 2025/1930 Karar sayılı ilamı da gözetilerek davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığından usulden reddine, dosyanın karar kesinleştiğinde asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı; ... AŞ nezdinde hesabı olan bir tüketici olduğunu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-l maddesinde 'tüketici işlemi'; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişilerle satıcı veya sağlayıcılar arasında kurulan her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder denildiğini, mahkemece verilen görevsizlik kararında dosyanın İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş ise de; uyuşmazlığın çözümünde 6502 sayılı Kanun kapsamında Tüketici Mahkemeleri görevli olduğundan kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava; davalıya ödünç verildiği ileri sürülen hisselerin iade edilmemesi nedeniyle hisselerin veya bedellerinin iadesi istemine ilişkindir.
Davacı hisse senetlerinin ödünç verildiğini ileri sürerek iade davası açılmış ise de davacının bir kısım hisseleri kendisine ait olan ... şirketinin ortağı olduğu; davalıya ödünç verildiği ileri sürülen hisselerinde ... şirketinin hisseleri olduğu anlaşılmaktadır. ... şirketinin KAP bildirimlerinin incelenmesinde 27.12.2024 tarihinde ... – ... tarafından 10.916.689 adet payın Borsa’da işlem görebilmesi için ...ya kaydileştirme başvurusu yapıldığı açıklanmıştır. Bu halde; tacir sıfatını haiz olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ise de; yine ... bülteninde yer alan bilgilere göre, Kurul'un incelemelerinde ... pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlerde 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107/1 maddesinde sayılan fiilin işlendiğine dair makul şüphe bulunması nedeniyle, ... isimli kişiye 25 Aralık 2024 tarihli işlemlerden başlamak üzere borsalarda 6 ay süreyle geçici işlem yasağı uygulanmasına karar verildiği ... bülteninde yer almıştır. Bu halde; davacının davalıya ödünç verdiği hisse senetlerinin ait olduğu şirketin borsada işlem gören ve görmeyen hisselerinin maliki olduğu işlemin şirket ortağının paylarını ödünç verip vermediğinden kaynaklandığı tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın mutlak ticari dava niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı iddiası, davalı savunması bir arada incelendiğinde uyuşmazlığın davacının ... şirketinin borsada işlem görmeyen paylarının 10.916.689 adet paya sahip olduğu, borsada işlem gören paylarının bir kısmını davalıya ödünç verdiğini ileri sürerek dava açtığı anlaşılmaktadır. Davalı kendisinin ... AŞ de hesabı olan bir yatırımcı olduğunu ileri sürmüş ise de; tüketici işlemi sözkonusu olması için de işlemin her iki tarafında bir hizmet sağlayıcı ve tüketici bulunması gerektiği, uyuşmazlığın şirket ortağı olan davacı ile hisselerini ödünç verdiğini ileri sürdüğü kişi bulunmakla bir tüketici işlemi sözkonusu olmadığı, mahkeme anılan davaya bakmaya görevli olduğu halde genel görevli olan asliye hukuk mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; mahkemenin görevi kamu düzenine ilişkin olduğundan davalının tüketici işlemi bulunduğuna ilişkin istinaf nedeni yerinde değil ise de resen inceleneceğinden görevsizlik kararı yerinde bulunmamış kararın kaldırılmasına davanın yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalının istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/02/2026 Tarih 2025/757 Esas - 2026/110 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA;
"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"
Yatırılan 732-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/06/2026