Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/6 E. 2026/314 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/6
Karar No
2026/314
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO: 2026/6 Esas

KARAR NO: 2026/314

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 14/10/2025

NUMARASI: 2025/228 Esas, 2025/635 Karar

DAVANIN KONUSU: Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İstirdat)

KARAR TARİHİ: 26/02/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul ..... İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı takip dosyası kapsamında....... İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyası ile dosya alacaklısı davalı ... A.Ş. tarafından ....03.2024 tarihinde "..... Mah. . Sk. ..... Blok No:. A.....Antalya" adresine gidilmiş ve bu adresteki mallar yönünden haciz işlemi uygulandığını, 15.03.2024 tarihinde davalı alacaklı tarafından yapılan haciz işleminden dolayı müvekkili tarafından haciz mahallinde haczedilen mallar yönünden istihkak iddiasında bulunulduğunu, istihkak iddiası üzerine İstanbul ....İcra Müdürlüğünün .......Esas sayılı dosyasından İİK 96-97 maddeleri uyarınca istihkak iddiası yönünden karar verilmek üzere dosyanın icra hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verildiğini, İstanbul .....İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/...sayılı dosyası ile İİK 97.madde uyarınca istihkak iddiası nedeniyle takibin taliki veya devamı için açılan davada İstihkak iddiasının reddi ile istihkak iddia eden müvekkile istihkak davası açmak üzere süre verildiğini, taraflarınca İstanbul .....İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/....E sayılı dosyası ile istihkak davası açılmış olduğunu, yargılaması devam ederken davalı/alacaklı tarafça 03.04.2024 tarihinde müvekkilinin adresine ikinci kez hacze gelindiğini, İstanbul ......İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/132E sayılı kararı dayanak yapılarak müvekkilin mallarına muhafaza işlemi uygulanmak istendiğini, müvekkilinin adresinde bulunan ekipmanların yediemin deposuna götürülmesi halinde bu durum müvekkilinin ticari hayatını olumsuz yönde etkileyeceğinden cebri icra tehdidi altında alacaklı vekiline dosya borcunu ödemek zorunda kaldığını, alacaklı vekilinin hesabına dosya borcunun ödenmesinin akabinde de alacaklı vekili tarafından haciz işlemine devam edilmekten vazgeçildiğini, borçlu ... şirketi ile davacı şirket yetkililerinin birbirinden bağımsız kişiler olduğunu, şirketler arasında herhangi bir organik bağ da mevcut olmadığını, müvekkili şirketin tek yetkilisi olduğunu, kuruluşundan bu yana da hiç değişmediğini, her iki şirket yetkilisi arasında herhangi bir ticari ya da akrabalık ilişkisi de söz konusu olmadığını, müvekkilinin cebri icra tehdidi altında İstanbul .... İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasına ilişkin olarak alacaklı vekiline ödenmek zorunda kalınan 341.625,00-TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili dilekçesinde; istirdat davası, borçlu olmadığı halde icra tehdidi altında borcu ödeyen borçlunun ödediği parayı geri alabilmek için alacaklıya karşı açtığı bir dava türü olduğunu, borçlu sıfatı olmayan davacının iş bu davada taraf sıfatı da bulunmamakta olduğunu, davacı tarafın ilgili takip dosyasında borçlu sıfatı bulunmadığından cebri icra tehdidi altında kaldıklarından da bahsedilemeyeceğini, davacı tarafça yapılan ödemenin borçlu sıfatı olmadığı gözetildiğinde herhangi bir takip prosedürü veya cebri icra tehdidi altında yapıldığından söz edilemeyeceğini, icra dosyasına ödemeyi dava dışı ... yapmış olduğunda davanın aktif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, öncelikle uuslden, aksi halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:

"...İcra dosyasının incelenmesinden, davacı şirketin dava konusu icra takip dosyasının tarafı olmadığı, takibin dayanağı çekte adının geçmediği, takip borcunun tamamının dava dışı ... tarafından 03/04/2024 tarihinde 341.625,00 TL olarak ödendiği, ödeme belgesinin incelenmesinde üzerinde davacı şirket adına ödendiğine veya bu anlama gelen bir ibare veya bir şerh olmadığı, davacı tarafça bu hususu ispatlar mahiyette bir delil sunulmadığı anlaşılmakla, davacı ......... Limited Şirketi'nin işbu davayı açmakta aktif husumetinin bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılarak,-Davacı tarafça açılan açılan davanın aktif husumet yokluğundan REDDİNE" şeklinde karar vermiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:

Davacı vekili istinaf isteminde özetle;Delillerin dikkate alınmadığını, Müvekkilinin icra dosyasında istihkak iddiasında bulunan 3.şahıs sıfatı ile yer aldığını, Takipte borçlusu .........Şirketinin hacze gelinen taşınmazın eski kiracısı olduğunu ve haciz tarihinde adresinde bulunmamasına rağmen, şirket yetkilisinin şirket adresini güncellememesi sebebiyle haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkiline ait mallar üzerinde haciz işlemi uygulandığını, müvekkilinin zarar gördüğünü, ilgili vergi müdürlüğüne yaptırılan yoklamaya ilişkin belgelerin sunulduğunu, istihkak davasının da kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verildiğini, Mahkemenin yalnızca dosyada borçlu olarak kayıtlı olup olmadığına ilişkin kısıtlı bir inceleme yaparak karar verdiğini, Haciz mahallinde cebri icra tehdidi altında kalan da haczedilen mallara ilişkin istihkak iddiasında bulunanın müvekkili olduğunu, mallarının yediemin deposuna kaldırılacak olması sebebi ile cebri icra tehdidi altında ödeme yapılmak zorunda kalındığını, bu aşamada müvekkili şirketin hesabında bloke olduğundan ...'un hesabından para gönderildiğini, ödeme zaruri bir durum sebebi ile 3.şahıs tarafından yapıldığından tanık dinlenilmesinin talep edildiğini, tanık dinlenilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, ödemenin müvekkili adına haciz işleminde hacizli malların yedi emin olarak bırakıldığı ...'un .......'un hesabından gönderildiğini, haciz mahallinde ödemenin yalnızca dosya numarası belirtilmesi halinde kabul edileceği beyan edildiğini, baskı yapılarak ne ihtirazi kayıtla ödeme yapılmasına ne de müvekkilinin isminin açıklamaya yazılmasına müsaade edilmediğini, Emsal kararlar sunduklarını, mahkemece müvekkili bakımından aktif husumet değerlendirilmesi yapılmadan önce dava dışı ...'un davaya dahil edilmesi için süre verilmesi sonrasında husumete ilişkin değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını davanın kabulünü talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, haciz baskısı nedeni ile haksız ödendiği iddia edilen paranın iadesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davaya esas icra dosyasına sunulan makbuz sureti incelendiğinde; ödemenin dava dışı ... tarafından yapıldığı, açıklama kısmında sadece icra dosyasının numarasının yazılı olduğu, ödemenin davacı adına yapıldığına dair herhangi bir ibarenin yer almadığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili, müvekkilinin hesabında bloke olduğu için haciz mahallindeki yediemin olan ...'un babası ... tarafından müvekkili adına ödeme yapıldığını ileri sürmüştür. Ancak; haksız ödendiği iddia edilen paranın istirdadı ancak ödeme yapan tarafça istenebilir. (Aynı yönde Yargıtay 19.HD E.2016/5003, K. 2016/15759, T. 13.12.2016) Bu durumda mahkemece tanık dinlenilmeksizin davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi yerindedir. Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;

1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken 732,00TL harcın, peşin alınan 2.074,40TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 1.342,40TL harcın talebi halinde davacıya iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.26/02/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2026/6, K. 2026/314, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-6-e-2026-314-k-77e02296e3cd