Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/556 E. 2026/588 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/556
- Karar No
- 2026/588
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BAM 13. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/556 - 2026/588
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/556 Esas
KARAR NO: 2026/588 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KÜÇÜKÇEKMECE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/.... D.İş Esas - 2025/.... D.İş Karar
TARİHİ: 30/12/2025
KARAR TARİHİ: 26/03/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı .... Şti. arasında 62,5 ton külçe alüminyum satışı hususunda anlaşma yaptıklarını, anlaşma gereğince söz konusu ürünlerin 2025 tarihinde teslim edileceğinin taahhüt edildiğini, ticari alışveriş sebebiyle müvekkil tarafından davalıya avans olarak 1.000.000,00-TL bedelli, ... çek numaralı, 30.01.2026 vade tarihli; 1.000.000,00-TL bedelli, ... çek numaralı, 27.02.2026 vade tarihli; 1.000.000,00-TL bedelli, ...çek numaralı, 31.03.2026 vade tarihli; 1.000.000,00-TL bedelli, ... çek numaralı, 30.04.2026 vade tarihli; 500.000,00-TL bedelli, ... çek numaralı, 27.12.2025 vade tarihli; 1.000.000,00-TL bedelli, ...çek numaralı, 28.02.2026 vade tarihli; 1.000.000,00-TL bedelli, ... çek numaralı, 18.03.2026 vade tarihli; 1.000.000,00-TL bedelli, ... çek numaralı, 15.04.2026 vade tarihli çekler verildiğini, borçlu şirket hakkında Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/616 esas sayılı kararı ile iflas kararı verildiğini, borçlu şirket tarafından teslimi gereken ürünlerin süresinde teslim edilmediğini, bu sebeplerle çeklerin bankaya ibrazının ve tahsilinin engellenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi 30/12/2025 tarih ve 2025/170 D.İş Esas - 2025/171 Karar sayılı kararında; ".......HMK 389 ve devamındaki düzenlemeler gereğince ihtiyati tedbir kriterlerinin sağlanmamış olduğu ve talebin hukuken kabul edilebilir nitelikte olmadığı yargısına ulaşılarak talebin reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile,
''1-Talebin hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı İhtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı .... Şti. arasında 62,5 ton külçe alüminyum satışı hususunda ticari görüşmeler yapıldığını, taraflar arasında varılan sözlü anlaşma uyarınca davalının söz konusu ürünleri belirlenen adrese teslim etmeyi taahhüt ettiğini, müvekkil tarafından ileride ifa edileceği varsayılan 62.5 ton külçe alüminyumun teslimatı karşılığı avans mahiyetinde toplam: 7.500.000,00-TL (YedimilyonbeşyüzbinTürkLirası) değerindeki avans çeklerin davalıya teslim edildiğini, davalı şirketin taraflarca kararlaştırılan 27.11.2025 tarihinde veya sonrasında 62.5 ton ağırlığındaki alüminyum külçe teslimini gerçekleştirmediğini, buna rağmen müvekkilden alınan avans çekleri iade etmediğini, müvekkil şirketin çeklerin ciro edilip edilmediği hususunda bir bilgisi bulunmadığını, müvekkil şirketin davalıdan toplam 14.452.735,53 TL tutarında alacağı bulunduğunu, .... Şti. hakkında Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/616 E. Sayılı kararı ile iflas kararı verildiğini, davının iflas etmiş olması nedeniyle, çeklerin bankaya ibraz edilerek tahsil edilmesi hâlinde davacı müvekkilin, karşı edim hiç ifa edilmeden ödeme yapmak zorunda kalacağını; sonrasında iflas masasına başvurmasının ise fiilen sonuçsuz kalacağını veya son derece sınırlı bir tahsil imkânı doğuracağını, bu durumun müvekkil şirket açısından telafisi güç hatta imkânsız zararların doğmasına yol açacağını, söz konusu çeklerin tahsil edilecek olması halinde, müvekkil şirketin herhangi bir edim elde etmeksizin yüksek meblağlı bir ödeme yapmak zorunda kalacağını ve bu durumun müvekkilin telafisi güç zararlara uğramasına, ticari faaliyetlerini sürdüremeyecek hale gelmesine ve iflas riskiyle karşı karşıya kalmasına sebep olacağını, yine bu durumun HMK m. 389 kapsamında açıkça telafisi güç ve hatta imkânsız zarar niteliğinde olduğunu, izah edilen nedenlerle taraflarınca Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... D. İş sayılı dosyası ile ihtiyati tedbir talep edildiğini, ancak yerel mahkemece ihtiyati tedbir kriterlerinin sağlanmamış olduğu gerekçesi ile taleplerinin reddine karar verildiğini, işbu kararın usul, yasa, müstekâr BAM ve Yargıtay içtihatlarına uygun olmadığını ve kaldırılması gerektiğini, yerel mahkemenin iflas olgusunu ve çeklerin tedavüle girme riskini birlikte değerlendirmediğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 390/3. maddesi uyarınca, hâkimin, ihtiyati tedbir başvurusu bakımından, hakkın ve tedbir sebeplerinin var olduğunu kuvvetle muhtemel görmesinin yeterli olduğunu, yerel mahkeme tarafından sunulan çekler, muavin defter kayıtları ve iflas kararı dikkate alınmaksızın yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı yönünde hüküm kurulduğunu, işbu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, talep konusu çeklerin avans olarak verildiği, mal teslimi yapılmadığı, çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı talebe konu çekler hakkında ödeme yasağı konulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece, ihtiyati tedbir isteminin reddine, karar verilmiş ve karara karşı talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1. maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir," hükmünü içermektedir. Aynı kanunun 390/3. maddesi hükmü uyarınca da, ihtiyati tedbir talep edenin davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerekir.Somut olaya döndüğümüzde, talep konusu çeklerin avans olarak verildiği, teslimi gereken malların karşı taraf tarafından teslim edilmediği, çeklerin bedelsiz kaldığı yönündeki talep edenin iddiası ispata muhtaç olup açılacak menfi tespit davasında iddia ve savunma doğrultusunda yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sonucunda ortaya çıkacaktır. Talep eden tarafından dosyaya ibraz edilen belgeler, HMK'nın 390/3 maddesine göre yaklaşık olarak ispata yeterli değildir. Talep ve ara karar tarihi itibariyle yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden, ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ilk derece mahkemesi kararı dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup talep eden vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine yönelik aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Talep edenin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince talep eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden talep eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.