Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/523 E. 2026/841 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/523
Karar No
2026/841
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/523

KARAR NO: 2026/841

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 27.02.2026 tarihli karar

NUMARASI: 2025/225 Değişik iş E. - 2025/228 K.

TALEP KONUSU: İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/05/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP DİLEKÇESİ:

İhtiyati tedbir talep eden vekili dilekçesinde özetle; ...Anonim Şirketinin Türkiye merkezli olarak faaliyet gösteren, televizyon ve dijital medya sektöründe içerik üretimi, yayın hakları yönetimi ve marka lisanslama alanlarında etkin bir medya kuruluşu olduğunu, şirketin televizyon ve dijital platformlarda yayınlanan çok sayıda yapımın marka ve lisans haklarını elinde bulundurduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... başvuru numarasıyla “...: ...” ve ... başvuru numarasıyla “... ...” ibareli markaların yasal sihibi olduğunu, söz konusu markaların ... sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) kapsamında korunmakta olup, markanın her türlü ticari, yayınsal ve dijital ortamda kullanım hakkının münhasıran ...ANONİM ŞİRKETİ’ne ait olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan inceleme ve dijital araştırmalar sonucunda, anılan markaların müvekkili şirketin bilgisi ve rızası dışında yukarıda belirtilen platformlarda, farklı kullanıcı hesapları aracılığıyla yayınlandığını, müvekkili şirkete ait ... başvuru numaralı “...: ...”marka isimli ve ... başvuru numaralı “... ...” ibareli markaların izinsiz biçimde kullanıldığını beyan ederek bağlantılarda yer alan içeriklere, Noterlik tarafından tespit edilen ihlale konu içeriklerin kaldırılmasına ve işbu internet sitelerine erişimin engellenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Karşı taraf vekili dilekçesinde özetle; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda hak sahipliği tespitinin yapılmadığını, gerçek hak sahipliğinin müvekkilinin olduğunu, ... isimli yarışma programının 2015 yılından beri çeşitli platformlarda yayınlanmakta olduğunu, talep eden adına tescil edilmiş olan ... ... isimli markanın kötü niyetli tescil edildiğini ve markanın hükümsüzlüğünü mahkememizin 2016/17 Esas sayılı dosyasında talep edildiğini, davanın derdest olduğunu, işbu talep açısından bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, ... başvuru numaralı "...: ..." markasının talep eden şirket adına tescil edilmediğini, bu marka yönünden talep edenin herhangi bir hak sahipliğinin bulunmadığını, tedbir kararının verilebilmesi için yaklaşık ispat şartının oluşmadığını belirterek talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece 2025/225 D.İş esas ve 27/02/2026 tarihli ara karar ile; " Dosyanın incelemesinde talep edenin TÜRK PATENT kurumu nezdinde ... başvuru numarasıyla "...: ..." ve ... başvuru numarasıyla "... ..." ibareli markaların yasal sahibi olduğu, karşı tarafın markaları izinsiz kullandığından bahisle detayları talep dilekçesinde belirtilen internet adreslerine erişim engeli yasağı talep edildiği, tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, talebin niteliği ve bulunduğu aşamadaki mevcut deliller gözetilmekle, Değişik İş dosyasına konu edilen talepte dosya kapsamında alınan ve yukarıda özetlenen bilirkişi raporunun itiraza uğradığı, mevcut aşamada gerçek hak sahipliğinin tespitinin bu aşamada yargılamaya muhtaç olduğu, mahkememizin 2026/17 Esas sayılı dosyasında işbu dosyanın karşı tarafı / anılan dosyanın davacısı tarafından yine işbu dosyanın talep edenine karşı markaların hükümsüzlüğü davasının açıldığı, hükümsüzlük davasında mevcut aşamada alınmış bir bilirkişi raporunun bulunmadığı ve dilekçeler aşamasının devam ettiği, itiraza uğrayan rapor içeriği de gözetilmekle gerçek hak sahipliği tespitinin taraf delilleri ile birlikte esas bir yargılamada değerlendirilmesi gerektiği, mevcut hali ile orantısız tedbire hükmedilemeyeceği, yargılama sürecinde delillerin toplanıp yeniden değerlendirilebileceği, talep doğrultusunda tedbir kararı verilmesini gerektirir delillerin bu an için dosya kapsamında bulunmadığı ve bu noktada yaklaşık ispat şartının oluşmadığı anlaşılmakla talep eden vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE " karar verilmiştir.

İSTİNAF:

İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme ara kararının hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati tedbir için dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ve noter e-tespit tutanakları ile birlikte yaklaşık ispat şartının oluştuğunu, söz konusu tespitler davalının müvekkilinin markasını birebir veya karıştırılma ihtimali bulunacak şekilde kullanarak marka hakkına tecavüz gerçekleştirdiğini, davalının müvekkiline ait marka üzerinden haksız kazanç elde edilmesi söz konusu olduğunu, müvekkili ait tescilli markalar izinsiz olarak davalı tarafından kullanıldığını belirterek mahkeme kararının kaldırılarak;

-https://www.......- https://www.....- https://www....- - https://www....- https://www.....- https://www.....- https://www......- https://....... https://www...." dijital platform linklerinde yayınlanan içeriklere ilişkin olarak, işbu internet sitelerinin alt v eüst domain'lerinin, hosting şirketlerinin, içerik, yer ve erişim sağlayıcıları ile ilgili URL adreslerinde tespit edilen içeriklerin kaldırılmasını, mümkün olmaması halinde ise anılan URL uzantılarına erişimin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, kararın erişim sağlayıcıları birliği’ne gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP:

Karşı taraf vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının, hukuka ve yasaya uygun olduğunu, talep eden tarafın hukuka aykırı istinaf başvurusunun reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Talep; marka hakkına tecavüz iddiasına dayalı olarak ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.

... sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 159/1. maddesi gereğince bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişilerin, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda SMK'nın 159. maddesi ile HMK'nın 389 vd. maddeleri kapsamında talep eden tarafın ihtiyati tedbir talebine cevaz verilebilmesi için karşı tarafın kullanımının, talep edenin sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığının ispat edilmesi, mevcut durumda değişiklik olacağı, tedbir kararı verilmediği taktirde hükmün infazının zorlaşacağı yahut imkansız hale geleceğinin, bu fiillerden zararın doğduğunun yahut doğma ihtimali bulunduğunun yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanıtlaması gerekmektedir.

Somut olayda değişik iş dosyası kapsamında delil tespiti ve ihtiyati tedbir talep edildiği, mahkemece delil tespiti talebinin kabulü neticesinde bilirkişi heyetinin görevlendirildiği ve yaklaşık ispat şartının sağlanamadığı gerekçesi ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, talep eden vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; talep eden şirketin yeni unvanı ...Anonim Şirketi adına ... numara ile 38,41. sınıflarda “... ...” ibareli markanın tescilli olduğu, ... numaralı “kısmetse olur:...” ibareli marka başvurusunun ise işlemden kaldırıldığı ve tescil edilmediği, aleyhine tedbir istenilen tarafın ise ... numaralı, 6, 38 ve 41. sınıflarda tescilli ''...'' ibareli tescilli markaya ve program formatına dayalı hak sahipliği iddiasına dayandığı, mahkemenin 2026/17 esas sayılı dosyası kapsamında aleyhine tedbir talep edilen tarafça, ihtiyati tedbir talep eden aleyhine açılan markanın hükümsüzlüğü davasının dilekçelerin teatisi aşamasında derdest olduğu, mevcut aşamada ''...'' isimli program formatı ve marka yönünden gerçek hak sahipliği tespitinin yargılamaya muhtaç olduğu, taraf delillerinin toplanmasını ve tahkikat aşamasında incelenmesini gerekli kıldığı anlaşılmıştır. Bu hâli ile değişik iş dosyası kapsamında talep edilen erişimin engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir istemi yönünden mevcut delil durumu itibari ile yaklaşık ispat koşulunun bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Böylece ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin .....02.2026 tarih ve 2025/.... E. 2025/..... K. sayılı kararına karşı, ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcının ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-İhtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/523, K. 2026/841, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-523-e-2026-841-k-468b5abc55cc