Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/39 E. 2026/297 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/39
- Karar No
- 2026/297
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2026/39 Esas
KARAR NO: 2026/297
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/11/2025 (Ara Karar)
NUMARASI: 2025/183 Esas
DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)
KARAR TARİHİ: 25/02/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ:
Davacı vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın davalı şirketin hakim ortağı ve yetkilisi olduğunu, davalıların müvekkilin tescilli markasını haksız/izinsiz kullandıkları ve haksız rekabette bulunduklarından ötürü Kadıköy .. Noterliğinin..09.2022 tarih .... yevmiye sayılı İhtarnamesi müvekkil şirket adına keşide edildiğini, ihtarın tebliğinden sonra davalıların https://............tr/ internet sitesini geçici olarak erişime kapatmış olsalar da http://www.......tr/olan internet sitelerini kapatılmayıp haksız eylemlerine devam ettiklerini, davalılara ait internet sitesinde halen müvekkil şirkete ait inşaatların fotoğraflarının, kendi şirketleri tarafından inşa edilmiş gibi paylaşıldığını, davalılara ait http://www..........tr/ internet sitesinde şirketin kuruluş tarihinden önce yapılan binaları, kendileri tarafından yapılmış gibi gösterilmekle, müvekkil şirketin tescilli markasının haksız ve izinsiz olarak kullanıldığını ileri sürerek, 6769 sayılı yasanın 159.maddesi uyarınca tedbir talebinin kabulü ile, davalıların, müvekkili şirkete ait tescilli markasının belirtilen sosyal medya üzerinden haksız kullanılmasının önlenmesine ve işbu sitelere erişim engeli getirilmesine, davalıların, müvekkil şirkete ait tescilli markasının İstanbul ili dahilindeki şantiye alanlarında asılan tabelalar vasıtasıyla haksız kullanılmasının önlenmesine ve işbu tabelaların toplatılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİ KARARI:
İlk derece mahkemesince 20/11/2025 tarihli ara karar ile; tüm dosya kapsamı, mevcut deliller ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacının ... numaralı ... ibareli markanın 37 ve 42.sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalının ise ... ibareli ... numaralı markanın 19.sınıfta tescilli sahibi olduğu, davacı tarafından, davalı tarafça kullanılan ... ibaresinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği iddiasıyla tedbir talebinde bulunduğu aldırılan ..../09/2025 tarihli bilirkişi raporunda davalı kullanımlarının karıştırılma ihtimali yarattığı yönünde görüş bildirilmiş ise de, mahkememizce yapılan incelemede davalı markasının tescilinin 2017 yılı olduğu, davacı markasının tescilinden önce olduğu, marka tescil sınıfları farklı ise de 37 ve 42. Sınıftaki hizmetler ile 19.sınıftaki emtialar arasında benzerlik olabileceği, davalı kullanımlarının tescilli sınıf kapsamının dışına çıkıp çıkmadığı husunun ancak esas yargılama ile değerlendirilebileceği yine davalı şirketin ... esas unsuru ile 2013 yılından beri ticaret sicilde kayıtlı olduğu faaliyet konusunun her türlü inşaat, konut, işyeri yapmak , satmak vs ilişkin olduğu hususu da değerlendirildiğinde bu aşamada ihtiyati tedbir koşulları oluşmadığı gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararda gösterilen gerekçelerin hatalı olduğu gibi, tüm yasal düzenlemelere de açıkça aykırı olduğunu, ihtiyati tedbir taleplerinde yaklaşık ispat kuralı yeterli olup kesin bir ispat ve haklılık durumu aranmadığını, %100 ispat zorunluluğu getirilmediğini, iki farklı mahkemeden alınan ve farklı bilirkişilerce tanzim edilen bilirkişi raporlarında çok açık bir şekilde davalının haksız kullanımı tespit edilmişken, bu tespiti yaklaşık ispat kuralı saymayan mahkemenin verdiği ara karar hatalı olmasının ötesinde açık bir keyfilik oluşturduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, markaya tecavüzün önlenmesi, durdurulması, kaldırılması, haksın rekabetin tespiti, unvan terkini ve tazminat taleplerine ilişkindir.Dairemiz önüne gelen somut uyuşmazlık ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 20/11/2025 tarihli ara karara ilişkindir. Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 390/3.maddesine göre, ihtiyati tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. İlk derece mahkemesince, davacının tedbir talebinin değerlendirilmesi için alınan bilirkişi raporunda; "Davalı şirketin giriştiği apartman inşaat projelerini “...” logosu altında tanıttığı/pazarladığı, böylece “...” ibaresini markasal olarak 37.sınıfta inşaat hizmetlerinde kullandığı, davalı şirkete ait ... sayılı marka tescilinin 37.sınıf ve bu bağlamda inşaat hizmetlerini kapsamadığı, davalı şirketin “...” ibaresini markasal olarak 37.sınıfta inşaat hizmetlerinde kullanmakla, davacının 37. sınıfta inşaat hizmetleri için tescilli “...” ibareli ... sayılı markasını ihlal ettiği ve ortalama tüketici nezdinde davacının ... sayılı markası ile karıştırılma/ilişkilendirilme ihtimali yarattığı" yönünde görüş bildirilmiş olup, bilirkişi raporu ile yaklaşık ispatın sağlanmış olup, mevcut durumda ilk derece mahkemesince yazılı şekilde ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.İlk derece mahkemesince, davalı markasının tescilinin 2017 yılı olduğu, davacı markasının tescilinden önce olduğu, marka tescil sınıfları farklı ise de 37 ve 42.sınıftaki hizmetler ile 19.sınıftaki emtialar arasında benzerlik olabileceği, davalı kullanımlarının tescilli sınıf kapsamının dışına çıkıp çıkmadığı husunun ancak esas yargılama ile değerlendirilebileceği belirtilmişse de; bilirkişi raporunda davalı şirkete ait ... sayılı marka tescilinin 37.sınıf ve bu bağlamda inşaat hizmetlerini kapsamadığı açıkça belirtilmişt olup, ilk derece mahkemesinin ilerde değişebilecek delil durumuna dayalı red gerekçesi yerinde görülmemiştir. Zira, taraflar arasındaki menfaat dengesi gözetilerek SMK'nın 159/2-c maddesi uyarınca ters tedbire hükmedilmesi mümkün olduğu gibi, HMK'nın 396.maddesine göre, durum ve koşulların değişmesi halinde, talep halinde verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ve değiştirilmesine karar verilebilir.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne,
2-İstanbul Anadolu ..... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2025/.... E.sayılı dosyasından verilen ..../11/2025 tarihli ara kararın 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararla birlikte değerlendirilmesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi.25/02/2026