Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/330 E. 2026/888 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/330
- Karar No
- 2026/888
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/330 KARAR NO : 2026/888
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/11/2022 NUMARASI : 2021/1097 E.- 2022/1139 K.
DAVANIN KONUSU : Tapu İptali Ve Tescil İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : Davalı vekili KARAR TARİHİ : 10/06/2026 KARAR YAZMA TARİHİ : 10/06/2026
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin12/02/2026 tarih ve 2025/3334 Esas, 2026/656 Karar sayılı ilamı ile bozulmakla, Dairemizce yapılan duruşmalı inceleme sonucunda gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP: Davacı vekili; davalı kooperatifin yönetim kurulu kararıyla bağımsız bölümün davacıya 365.000,00 TL karşılığında satılmasına karar verildiğini, bedelin ödenmesine karşın devir yapılmadığını, satış kararının taşınmaz satış vaadi niteliğinde olduğunu, taşınmazın fiilen teslim edildiğini ve kullanılmaya başlandığını, bağımsız bölüme tadilat ve imalatlar yaptırdığını, devir yükümlülüğünün yerine getirilmediğini ileri sürerek; bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, aksi takdirde fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla, taşınmazın dava tarihi itibariyle rayiç değerine karşılık şimdilik 5.000,00 TL'nin ve imalat ile tadilat giderleri kapsamında şimdilik 5.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 19/10/2022 tarihli dilekçesiyle tapu iptali ve tescil taleplerinden vazgeçtiklerini belirterek, denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplanan 1.047.578,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; taraflar arasında taşınmaz satış vaadi sözleşmesi bulunmadığını, davacının zilyetliğinde mecur olmadığını, anahtar ve tapunun davalının elinde olduğunu, geçerli bir sözleşme düzenlenmediğini, taşınmaza tamirat ve tadilat yapılmadığını, kooperatif tarafından yapılan harcamalar bulunduğunu, davacının bedel talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
MAHKEME KARARI: Mahkemece; davanın kabulü ile, 1.047.578,00 TL sebepsiz zenginleşmeden doğan tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, imalat bedellerine ilişkin 5.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; davacının ödeme yapmadığını, ödemelerin üçüncü kişi tarafından yapıldığını, taşınmazın davacının zilyetliğinde olmadığını ve tadilat yapmadığını, geçerli bir sözleşme yapılmadığını, iyileştirmelerin eski yönetici vasıtasıyla kooperatife yaptırıldığını, davacının taşınmazda hakkı bulunmadığını, bilirkişi hesaplamasının tekniğe uygun olmadığını, sebepsiz zenginleşme koşulları oluşmadığını, dairenin muvazaa ile elde edildiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, davalı kooperatif tarafından davacıya yapılan taşınmaz devrinin gerçekleşmemesi nedeniyle taşınmaz bedeli ve yapılan masrafların tahsili istemine ilişkindir. Mahkemenin 30/11/2022 tarihli kararıyla; davacının sebepsiz zenginleşme nedeniyle uğradığı zararının Mahkemece 1.047.578,00 TL olarak belirlendiği, davacı tarafın bununla birlikte fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL imalat bedeli talebinde bulunduğu, bilirkişi raporuna göre bu talebin haklı olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile 1.047.578,00 TL tazminatın ve imalat bedellerine ilişkin 5.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacı tarafın fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına dair kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairece verilen 18/02/2025 tarihli kararla; dava konusu daire bedeli yönünden denkleştirici adalet kuralı gereğince iadeye karar verilmesi doğru ise de, Yargıtay içtihatlarına göre denkleştirici adalete göre belirlenen değerin rayiç değeri geçemeyeceği ilkesinin de gözetilmesi gerektiği, Mahkemece, dava konusu taşınmaz bedeli yönünden denkleştirici adalet ilkesi uyarınca belirlenen bedelin taşınmazın rayiç değeri olarak tespit edilen 900.000,00 TL'den fazla olamayacağı dikkate alınarak, rayiç değer üzerinden karar verilmesi gerektiği, davacının dava konusu taşınmaza imalat ve tadilat yaptırdığını iddia ettiği, davalının ise tadilatların müvekkili Kooperatife yaptırıldığını savunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 296.000,00 TL miktarında tespit yapılmakla birlikte dekorasyon işlerine ait proje ve ödeme belgesinin bulunmadığının belirtildiği, davacı tarafından tadilatlara ilişkin maliyet belgesinin ibraz edilmediğinin anlaşıldığı, davacının taşınmaza masraf yaptığını ispatlayamaması nedeniyle bu yöndeki talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulü ile, 900.000,00 TL sebepsiz zenginleşmeden doğan tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, imalat ve tadilat bedeline yönelik talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 12/02/2026 tarihli kararıyla; davalının vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek, davacının taşınmaza yaptığı iyileştirmeler nedeniyle taşınmaz ilave bir takım değerler kazandığı, davalı Kooperatifin bu masrafların taşınmazın satış bedeline olan katkısı oranında sebepsiz zenginleşmiş sayılacağından, davacı tarafından taşınmaza yapılan masraf tutarının belirlenmesi, gerekirse 6098 sayılı Kanunun 50. maddesi dikkate alınarak bu oranda taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak, davacının taşınmaza yaptığı masraf tutarlarının belirlenmesi amacıyla rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda; davacının; dava konusu bağımsız bölümde yapmış olduğu faydalı ve zaruri imalatın tutarının 159.500,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Buna göre; davacının taşınmaza yaptığı iyileştirmeler nedeniyle dava konusu taşınmazın ilave bir takım değerler kazandığı, yapılan imalatların zorunlu ve faydalı, değer katan imalatlar olduğunun bilirkişi raporu ile belirlendiği, zenginleşenin, başkasının malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızın elde ettiği zenginleşmeyi geri vermek zorunda olduğu anlaşılmakla, davacının talebi ile bağlı kalınarak 5.000,00 TL imalat bedelinin davalıdan tahsiline, bedele ilişkin kararın kesinleşmesi nedeniyle bu hususa ilişkin yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Her ne kadar, kısa kararda hükmedilen bedel 5.000,000 TL olarak yazılmış ise de davacının talebinin 5.000,00 TL olduğu, maddi hata nedeniyle bir sıfır fazla yazıldığı görülmekle, gerekçeli kararda talep gibi düzeltme yapılmıştır. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Dairemizin 18/02/2025 tarihli ve 2023/215 E.-2025/258 K.sayılı kararının hüküm fıkrasının 1 no'lu bendirde yer alan (davanın kısmen kabulü ile 900.000,00 TL sebepsiz zenginleşmeden doğan tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine) kısmı Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 2025/3334 E.-2026/656 K.sayılı kararı ile kesinleşmiş olduğundan bu talebe ilişkin yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davacı vekilinin imalat bedeli talebi ilişkin olarak ve taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile 5.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin hakkının saklı tutulmasına, 3-Alınması gereken 732,00 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2025/3334 E.-2026/656 K.sayılı kararı ile kesinleşen kısım dikkate alınarak, davacının toplam yargılama giderinden haklılık oranına göre mahsup edilmeyen kısım olan 1.495,44 TL'den 100,00 TL'sının (önceki kararda kesinleşen kısım hariç) davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK.'nın 361/1.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde temyiz yolu açık olmak üzere 10/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır