Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1468 E. 2026/1596 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1468
Karar No
2026/1596
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1468 KARAR NO : 2026/1596

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/285 D.İş KARAR NO : 2026/285 KARAR TARİHİ : 09/04/2026 DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir DAİRE KARAR TARİHİ: 01/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 01/09/2026

Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/04/2026 Tarih ve 2026/285 D.İş Esas 2026/285 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı, davalı şirket ile aralarındaki adi ortaklık sözleşmesinin tasfiyesi nedeniyle tasfiye alacağının tahsili için açtığı davada davalı şirkete ait ortaklığa konu ticari işletmenin üçüncü kişilere devrinin, temlikinin veya üzerinde ayni veya şahsi hak tesis edilmesinin önlenmesi amacıyla davalıların tasarruf yetkisinin kısıtlanmasını ve sicile ihtiyati tedbir şerhi işlenmesine aksi halde protokol uyarınca hesaplanacak alacak miktarının ticaret siciline alacak kaydı ve yükümlülük şerhi olarak işlenmesine, davaya konu alacağın varlığının ıslak imzalı protokol ile kesin surette ispatlanmış olması sebebiyle tedbir kararının teminatsız olarak (mahkeme aksi kanaatte ise takdir edilecek uygun bir teminat mukabilinde) verilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: Mahkemece, 09/04/2026 tarihli değişik iş kararı ile, talep dilekçesine ekli adi ortaklığın sona erdirilmesi ve tasfiyesi protokolü uyarınca taraflar arasında, talebe konu alacağa yönelik ödemenin en geç 30/06/2026 tarihine kadar gerçekleştirileceği hususunda mutabakata varıldığı, böylelikle talebe konu alacak açısından muacceliyet şartının oluşmadığı, vadesinin dolmadığı, ayrıca talep eden tarafından borçlunun mal kaçırma kastının haricen öğrenilen devir görüşmeleri ile somutlaştığı iddia edilmiş ise de mal kaçırma kastıyla işletmenin devredileceğine yönelik dosya kapsamına sunulan somut herhangi bir delil ve belge bulunmadığı, kaldı ki ihtilafın taraflar arasında düzenlenen protokolün 4. maddesi gereği; "140 gram altın karşılığından 230.000 TL mahsup edildikten sonra kalan tutarın" talep edene ödenmesini ilişkin olduğu ve bu nedenle uyuşmazlık konusunun davalı .... Şti.'ne ait ticari işletmenin üçüncü kişilere devrinin, temlikinin veya üzerinde ayni/şahsi hak tesis edilmesinin önlenmesi olmadığı anlaşılmakla somut talep açısından ihtiyati tedbir koşulları oluşmadığından ihtiyati tedbire ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davacı istinaf talebinde bulunmuştur. BİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Mahkemece verilen, ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Davacı, mahkemenin 09/04/2026 tarihli değişik iş kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati tedbire hükmedilmesi için gerekli yasal şartların oluştuğunu, İhtiyati tedbir şartlarının mevcut olduğunu, davalıların mal kaçırma hazırlığı içinde olduğunu, talebe konu işletme üzerinde devir işlemi yapıldığının açıkça görüldüğünü belirterek değişik iş kararının kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE Davacı tarafından açılan ihtiyati tedbir davasına ilişkin yargılama sırasında davacının ihtiyati tedbir talebinde bulunması üzerine ilk derece mahkemesince 09/04/2026 tarihli değişik iş kararı ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın ihtiyati tedbiri düzenleyen 389. Maddesinde "(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." denilmiş olup davanın davalıya borç olarak verildiği iddia olunan paranın tahsiline dair olduğu anlaşılmıştır. Yasalarda yer alan geçici hukuki koruma kararlarının amacı, yargılamaya veya takibe konu edilen alacakların ileride semeresiz kalması tehlikesinin ortadan kaldırılması olup ihtiyati tedbirle asıl davada beklenen amacın elde edilmesi mümkün değildir ve bu itibarla asıl uyuşmazlığı çözer mahiyette tedbir kararı verilemez. Öte yandan ihtiyati tedbir kararı sadece uyuşmazlık konusunu oluşturan şeyler için talep edilebilir. İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davada ki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin ara karar gerekçesiyle ara hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme ara hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından ileri sürülen istinaf itirazlarının HMK'nın 353/(1)-b-1maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/04/2026 Tarih ve 2026/285 D.İş Esas 2026/285 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olmakla davacının istinaf isteminin HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 391/3 ve 362/(1)-f maddeleri uyarınca, kesin olarak 01.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1468, K. 2026/1596, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1468-e-2026-1596-k-388fa620e5d1