Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/890 E. 2025/999 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/890
- Karar No
- 2025/999
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2025/890 Esas
KARAR NO:2025/999
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ:02/05/2025 ara karar
NUMARASI:2025/21 E.
DAVANIN KONUSU:Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA DİLEKÇESİ:Tedbir ve tespit isteyen vekili 31/01/2025 tarihli dilekçesinde özetle; Davacı yanın köklü bir mobilya ve tasarımcısı olduğunu, davacıya ait ..., ...-3, ...-1 ve ... nolu endüstriyel tasarım tescillerinin sahibi ve bu tasarım ürünlerin üreticisi olduğunu, davacı şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli ..., ...-3,...-1 ve ... tescil nolu endüstriyel tasarımların konusu koltuk ve sandalye ürettiğini, davalı şirketin, davacı yana ait tescilli ürünlerinden bir kısmını, “...” markası adı altında üretip satmak suretiyle tasarım hakkına tecavüz fiilinde bulunduğunu, tasarım hakkına tecavüz Davalı .... Şti.’nin ticari faaliyeti çerçevesinde yapıldığını, davalının İnstagram hesabında davacıya ait dava konusu ürünleri sergilediğini, tasarım tesciline dayanan haklarının ihlal edildiğinin tespitini ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesi 07/03/2025 tarihli ara kararı ile; 1-HMK 389 vd. maddeleri gereğince taktiren 250.000 TL nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu sunulduğu takdirde; A-Tasarım hakkı ihlalinin yaklaşık olarak bilirkişi raporu ile tespit edilmesi sebebiyle 06/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda tasarım hakkına tecavüz kapsamında olduğu belirtilen davalı yanca internet sitesi ve sosyal medya hesabında paylaşılan ürünlerin satışlarının durdurulmasına , ürünlerin toplanılarak el konulmasına ve yediemine teslimine, B- 06/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen tasarım hakkına tecavüz kapsamında olan davalıya ait İnternet sitesi ve sosyal medya hesabında paylaşılan ürünlerin davalı yanca 1 ay içinde kaldırılması ve kaldırıldığına dair beyan ve kaldırılma durumunu ispatlayacak belgeleri sunmasına, aksi takdirde paylaşımların yapıldığı linklere erişim engeli konulacağının iş bu ara kararın tebliği ile ihtarına," karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi 02/05/2025 tarihli ara kararı ile; Mahkemece yapılan tetkik ve incelemede, verilen tedbir kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, tedbir kararının alınan rapor çerçevesinde verildiği, verilen teminat miktarının da yerinde olduğu, davalı itirazlarını tevsik eder mahiyette bir tespit, alınmış bir rapor bulunmadığı anlaşılmakla tedbire itirazının reddine, karar verildiğini,
İSTİNAF:Davalı-birleşen davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece tesis edilen 07.03.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararına ilişkin itirazlarını reddine dair kurulan 02.05.2025 tarihli Ara Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin telafisi imkansız zararlara uğramaması adına usulsüz ihtiyati tedbir kararının ve bu karara itirazlarının kabulünü talep ettiklerini, Hukuk yargılamasında ihtiyati tedbir kararı istisnaidir ve davanın esasını çözecek şekilde tedbire karar verilemeyeceğini, 29.04.2025 tarihinde huzurdaki dosya ile birleştirilen İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin E. 2025 / 73 sayılı davası bekletici mesele yapılmaksızın, müvekkil şirketin, davacı - birleşen dosya davalısı firmanın herhangi bir sınai hakkını ihlal etmediğine yönelik savunmalarının gözetilmeden karar verildiğini, davacının tedbir talebinin kötü niyetli olarak müvekkili şirketi zarara uğratmaya yönelik olduğunu, bunun dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacı - birleşen dosya davalısı adına tescil edilmiş olan tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesi durumunda esas davanın da dayanaktan yoksun olacağını, doğrudan tedbir kararı verilmesi bozmayı gerektirdiğini, davacı - birleşen dosya davalısı firma, davaya dayanak gösterilen ve aslında daha önceden üçüncü kişilerce kamuya sunulan sandalye / koltuk tasarımları için haksız suretle tescil aldığını, davacı - birleşen dosya davalısı firma adına ... numarası ile tescil edilen ve "..." olarak isimlendirilen sandalye / koltuk tasarımı, müvekkili şirket tarafından 2014 yılı kataloğu ile birlikte kamuya arz edilen "..." isimli ürün ile kıyaslandığında yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığını, davacı-birleşen dosya davalısı firma adına ... numarası ile tescil edilen ve "..." olarak isimlendirilen sandalye / koltuk tasarımı, Danimarka merkezli ... firmasınca 2015 yılında piyasaya sürülen, tasarımcısı ... olan "..." modeli karşısında yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığını, davacı - birleşen dosya davalısı firma adına ... numarası ile tescil edilen ve "..." olarak isimlendirilen sandalye / koltuk tasarımı da yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığını, davacının TPMK nezdinde haksız tescil başvurusunda bulunduğunu, yenilik ve ayırt edicilik niteliğini haiz olmayan tasarımların dahi tescil edilebildiği bilinen bir gerçek olduğunu, müvekkili şirketin davacı - birleşen dosya davalının sınai haklarına herhangi bir tecavüzü söz konusu olmadığını ve davaya dayanak gösterilen tasarımların aynı zamanda hükümsüz kılınmaları gerektiğinden mahkemece 07.03.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazlarını reddine dair kurulan 02.05.2025 tarihli ara kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı, esas yönünden hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunu, 250,000,00 TL değerindeki teminat mektubunu mahkemeye ibraz ettiklerini, davalının itirazlarının yerinde olmadığını, davalı tarafça, dosyaya sunulan süre uzatım dilekçesi yalnızca cevap dilekçesini kapsadığını, aksi halde ihtiyati tedbir kararına itiraz için ek süre talebinde bulunulamayacağını, davalının haksız iddia ve istemleri hiçbir hukuk normu ile bağdaşmamakla birlikte, davalı tamamen kötü niyet ve haksız menfaatleri doğrultusunda istinaf kanun yoluna başvurduğunu belirterek davalının istinaf isteminin reddini talep etmiştir.
GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu tasarım hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasıdır.Davacı tarafından, ..., ...-3, ...-1 ve ... tescil no lu tasarımlarına davalı tarafından tecavüz edildiği ileri sürülmektedir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.06/03/2025 tarihli Bilirkişi heyet raporunda özetle;"Talep eden tarafından dosyaya sunulan ve bahsi geçen “...” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 02 Aralık 2011 tarihinde kayıt olunduğu ve alan adı sahibi olarak “... Şti” adına kayıtlı olduğu tespit edildiği,
İlgili internet sitesi içerik saylayıcısı tespiti için detaylıca incelendiğinde içerik sağlayıcısının unvanının “... Şti.”, açık adresinin “Fabrika adresi : ... BURSA” olarak “...” ve “...” sayfasında açıkça belirtildiği ve web sitesi içerisinde davaya konu belirtilen ürünlerin güncel olarak yayında olduğu ve satışlarının yapıldığı,Davaya konu “...” isimli Instagram sosyal medya hesabına ait genel profil sayfası ve paylaşımlar kontrol edildiğinde ”...” sayfasıyla ilişkili olduğu, bu sebeple ilgili sosyal medya sayfaların sahibi ile internet sitesinin sahibinin aynı kişi/kişiler olduğunun anlaşıldığı ve dosyaya sunulan paylaşımlar kontrol edildiğinde bahse konu sosyal medya içeriğinde davaya konu belirtilen paylaşımların yapıldığı ve güncel olarak yayında olduğu tespit edildiği,...-1 numaralı tasarım ile davalı tarafa ait olduğu iddia edilen ... internet sitesi ve dosyaya davacı tarafça sunulan ...” isimli Instagram sayfasındaki ...linkinde paylaşımı yapılan “...” ürününün tasarımının bilgilenmiş kullanıcıda bıraktıkları genel izlenimlerinin benzer olduğu, ...-3 numaralı tasarım ile davalı tarafa ait olduğu iddia edilen...” linkinde paylaşımı yapılan “ ...” isimli ürünün tasarımının bilgilenmiş kullanıcıda bıraktıkları genel izlenimlerinin benzer olduğu, ... numaralı tasarım ile davalı tarafa ait olduğu iddia edilen “...” linkinde paylaşımı yapılan “ ...” isimli ürünün tasarımının bilgilenmiş kullanıcıda bıraktıkları genel izlenimlerinin benzer olduğu,... numaralı tasarım ile davalı tarafa ait olduğu iddia edilen“...” linkinde paylaşımı yapılan “...”isimli ürünün tasarımının bilgilenmiş kullanıcıda bıraktıkları genel izlenimlerinin benzer olduğu, " belirtilmiştir. 6769 sayılı Kanun'un 159.maddesinde ihtiyati tedbirler düzenlenmekte olup, madde hükmü "(1) Bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkiniğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir." şeklinde olup, söz konusu ihtiyati tedbir kararı, davacının sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesi ve durdurulması, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen tecavüze konu ürünlere, bunların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara ya da patenti verilmiş usulün icrasında kullanılan vasıtalara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engelleyecek şekilde, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dahil, bulundukları her yerde elkonulması ve bunların saklanması, herhangi bir zararın tazmini bakımından teminat verilmesi şeklinde verilebilir. Bu kanunda hüküm bulunmadığı durumda 6100 sayılı HMK hükümleri uygulanır.HMK 389.maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelecek bir değişiklik nedeniyle gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir. Mahkemece 07/03/2025 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir kararı verildiği,ara kararın davalıya 17/03/2025 tarihinde tebliğ edildiği, ihtiyati tedbire itiraz dilekçesinin 1 haftalık itiraz süresi geçtikten sonra cevap dilekçesi içeriğinde, 12/04/2025 tarihinde verildiği, ihtiyati tedbire itiraz süresinde değil ise de davacı tarafından yapılan bir istinaf bulunmadığından resen değerlendirilmemiştir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava konusunun tasarıma tecavüzün tespiti ve önlenmesi davası olduğu, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve tecavüzün tespit edildiği, davalı tarafından hükümsüzlük davası açıldığı ve bu dava ile birleştirildiği ve hükümsüzlük davasında delillerin bildirildiği anlaşılmakla bu aşamada talebin tümüyle kabulü kararının yerinde olmadığı, tedbir amaçlarına, usul ve yasaya, hak ve yarar dengesine göre, tedbir talebi hakkında SMK 159/2-c maddesi kapsamında ters teminat tedbirine karar verilmesinin daha uygun olduğu gözetilerek mahkemece itirazın kısmen kabulü ile tedbir talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekirken itirazın reddine karar verilmesi yerinde olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile; mahkemenin 02/05/2025 tarihli ara kararının kaldırılmasına, tedbire itirazın kısmen kabulüne, mahkemenin 07/03/2025 tarihli tedbir kararının kaldırılmasına, davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile;"aleyhine tedbir istenen davalı tarafça, talep eden davacı tarafın olası zararlarının karşılanması yönünden, kararın tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde 6769 Sayılı SMK 159/2-c maddesi gereğince 250.000,00 TL tutarında teminat yatırılmasına şeklinde karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı-birleşen davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2- İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 02/05/2025 tarih, 2025/21 E. sayılı ara kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-Tedbire itirazın kısmen kabulüne, mahkemenin 07/03/2025 tarihli tedbir kararının kaldırılmasına,4-Davacının ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜ İLE; Aleyhine tedbir istenen davalı tarafça, talep eden davacı tarafın olası zararlarının karşılanması yönünden, kararın tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde 6769 Sayılı SMK 159/2-c maddesi gereğince 250.000,00 TL tutarında teminat yatırılmasına5-HMK 393/1. maddesi gereğince karar tarihinden itibaren 1 hafta içinde bu kararın uygulanmasının talep edilmesinin zorunlu olduğunun davacı tarafa ihtarına, talep edilmediği takdirde kararın kendiliğinden kalkmış sayılmasına,6-İhtiyati tedbire ilişkin karar uygulamasının ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,7-İstinaf talebi kabul edildiğinden talep eden tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 8-İstinaf yargılaması için talep eden tarafından yapılan giderlerin ileride haksız çıkan taraftan tahsil edilmesine,9-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 10-6100 Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi uyarınca kararın tebliği ve harç tahsil işlemleri ile infazının yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/07/2025