Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/764 E. 2025/773 K. – Abonelik İlişkisinden
Konu: Abonelik İlişkisinden Kaynaklı Menfi Tespit
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/764
- Karar No
- 2025/773
- Karar Tarihi
- Konu
- Abonelik İlişkisinden Kaynaklı Menfi Tespit
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/764 - 2025/773 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/764 KARAR NO : 2025/773 KARAR TARİHİ : 15/05/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 05/03/2025 KARAR TARİHİ : 26/03/2025 NUMARASI : 2025/132 Esas İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN DAVACI : GENÇ BORU PROFİL SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Körfez Mah. Şehit Basri Sk B Blok K:4 D:8 İzmit / KOCAELİ VEKİLİ : Av..
İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ EDEN DAVALI : SAKARYA ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ - [25999-95220-26541] UETS - Maltepe Mah. Orhangazi Cad. No:258 Adapazarı/SAKARYA VEKİLİ : Av..
DAVA : Abonelik ilişkisinden kaynaklı menfi tespit davası sırasında verilen elektrik enerjisinin kesilmemesi yönündeki ihtiyati tedbir kararına itirazın reddi kararının istinafı istemi HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İSTİNAF EDEN : Davalı vekili
Taraflar arasındaki abonelik ilişkisinden kaynaklı menfi tespit davası sırasında verilen elektrik enerjisinin kesilmemesi yönündeki ihtiyati tedbir kararına itirazın reddi kararının istinafı istemi nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Vekil eden şirketin faaliyetlerine devam ederken davalı tarafından 10/02/2025 tarih ... fatura numaralı kaçak elektrik kullanımına ilişkin 537.166,30 TL lik tutanak düzenlendiğini, son ödeme tarihi olarak 20/02/2025 tarihinin belirtildiği, müvekkilinin davaya konu şirkette üretimine devam ederken davalı firmadan herhangi bir yetkilinin fabrikaya gelmediğini, elektrik faturasına ve ödemeye ilişkin herhangi bir elektrik kesintisinin yapılmadığı ve panonun mühürlenmediğini, kaçak elektrik kullanıma ilişkin cezai işlemin uygulanabilmesi için vekil eden şirkete ait elektrik panosunun mühürlenmeli elektriklerinin kesilmesi gerektiğini, vekil edene tebliğ edilen Sedaş tarafından gönderilen faturada müvekkilinin elektrik kullanımının 2.5 kat sayı ile çarpıldığının görüldüğünü, vekil edenin normal tüketiminin 537.000/2.5= 214.800 civarı olması gerektiğinin, elektrik idaresinin burada hataya düştüğünü, bilirkişi marifetiyle söz konusu durumun tespiti gerektiğini, taraflarınca tespit edilen tutarın 322.366,30 TL olduğunu belirterek davanın kabulü ile müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığının tespitine, faturanın iptaline ve borçlu olmadığının tespitine, vekil edene ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı muhtemel olduğundan davalı tarafın alacaklı olduğunu iddia ettiği miktar bakımından icra takibi başlatılmaması ve enerji kesintisinde bulunamaması için teminatsız veya mahkemece uygun görülecek bir teminat mukabilinde iş bu dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesinde verilecek mahkeme kararının kesinleşmesine kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesini, vekil edenin kaçak elektrik kullanmadığı ve borçlu olmadığının tespiti ile 10.02.2025 tarihli ... fatura numaralı kaçak elektrik kullanımına ilişkin düzenlenen 537.166,30 tl lik tutanağın iptaline ve kötü niyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle de davalı tarafın takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; HMK madde 389/1 "Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracağını ve kanunun lafzında verilebilir hükmü yer aldığından bu şartların varlığı başlı başına ihtiyati tedbir kararı sonucunu doğurmayacağını, ihtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkması olduğu, somut olayda ortada ihtiyati tedbiri talep ettireceğini, gerektirecek ne bir hak ne de bir sebep olduğunu, ortada korunmayı gerektirecek bir hak olmadığı gibi tedbiri gerektiren bir konunun hakkın da varlığından söz edilemeyeceğini, ihtiyati tedbir kararının şartlarının oluşmadığını, karşı tarafın iddialarının doğru kabul edilebilmesi için ispat yükü olduğu, ve bu da kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat edilmesi gerektiğini, yasa koruyucunun tam ispat aradığını, normal yargılamada yer alan ispat yüküne ilişkin kural ihtiyati tedbir yargılaması bakımından da geçerli olduğunu, davacının iddialarına karşı davalı vekil eden tarafından cevap dahi verilmemişken davacının iddialarının doğruluğu araştırılmadan sadece davacının iddiaları dalı yanın savunmasını dahi beklemeden ihtiyati tedbir kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26/03/2025 tarihli ara kararına göre;...''İhtiyati tedbire itirazın reddine'' karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinafta bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece davacının talebi üzerine ihtiyati tedbir kararı verildiğini, karar taraflara tebliğ edilmiş olup karara süresi içerisinde itiraz edildiğini, 26.03.2205 tarihli karar ile ihtiyati tedbir kararına itirazlarının reddedildiğini, ortada korunmayı gerektirecek bir hak olmadığı gibi tedbiri gerektiren bir konunun varlığından da söz edilemediğini, ihtiyati tedbir kararının şartlarının oluşmadığını, davacının kullanımındaki ... numaralı tesisattaki kurulu gücün ve tüketimin tesisatta takılı sayacın alabildiği akımdan fazla olması nedeniyle, tesisattaki tüketim, akım trafoları ile ölçülebilmekte ve gerçek tüketim değerine sayaç üzerinde görünen endeksin akım trafolarıyla belirlenen oran dahilinde ortaya çıkan katsayı ile çarpılmasıyla ulaşılabildiğini, tesisatta bu katsayı 40 olduğunu, 31.12.2021 tarihli 10708 sayılı kurul kararı ile 1 Ocak 2022 tarihi itibarıyla mesken alçak gerilim tek zamanlı abone grubu, 28.02.2022 tarihli 10820 sayılı kurul kararı ile 1 Mart 2022 tarihinden itibaren ise ticarethane alçak gerilim tek zamanlı abone grubu elektrik kullanıcıları için düşük kademeli ve yüksek kademeli olmak üzere iki kademeden oluşan kademeli elektrik tarifeleri uygulanmaya başlanmış olduğunu, Mesken alçak gerilim tek zamanlı abone grubundaki tüketiciler için kademe limiti Şubat 2022’den sonra oluşturulan faturalarda 7 kWh/gün ,Ticarethane alçak gerilim tek zamanlı abone grubundaki tüketiciler için kademe limiti 01.03.2022 tarihinden itibaren günlük ortalama tüketim 30 kWh ve altında ise düşük kademeli tarife günlük ortalama tüketim 30 kWh’ın üzerinde ise yüksek kademeli tarife uygulandığını, EPDK'nın web sitesinde dönem bazında yayınlandığını, çoğu bilirkişinin bu hususa dikkat etmemesi nedeniyle uyuşmazlık konusu tutanağın davacı adına tutulan ilk tutanak olmamasından dolayı hesaplamanın ticarethane tarifesinin 2,5 katı esas alınarak yapıldığını, istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının vekil eden lehine kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, abonelik ilişkisinden kaynaklı menfi tespit davası sırasında verilen elektrik enerjisinin kesilmemesi yönündeki ihtiyati tedbir kararına itirazın reddi kararının istinafı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 HMK, 6098 Sayılı TBK
3. Değerlendirme ve karar Dava, abonelik ilişkisinden kaynaklı menfi tespit davası sırasında verilen elektrik enerjisinin kesilmemesi yönündeki ihtiyati tedbir kararına itirazın reddi kararının istinafı istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6100 sayılı HMK.nın 389.maddesinde "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep, verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanması gibi sair hususlarda yapılması gerekli usul ve prosedür açıklanmıştır. Somut olayda, ihtiyati tedbir talep eden tarafın üretim faaliyetini gerçekleştirmek için elektrik enerjisine ihtiyaç duyduğu, elektriğin kesilmesinin tarafın ticari işletme faaliyetinin durmasına sebep olacağı, ticarethane olan taşınmazın kullanımı için elektrik ihtiyacının zaruri nitelik taşıdığı ve bu haliyle gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinin oluştuğu, borcun miktarının yargılamayı gerektirdiği, tedbir kararının diğer tarafın muhtemel zararlarına karşı uygun bir teminat karşılığında verildiği, bu suretle dosya kapsamı ve somut olayın özellikleri dikkate alındığında HMK'nın 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının mevcut olduğu anlaşılmakla, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin kabulü yönünde verilen kararda ve takdir edilen teminat miktarında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Peşin alınan istinaf karar ve ilam harcından alınması gereken harcın mahsubu ile bakiye harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına, 4- Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/05/2025
... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır