Bölge Adliye Mahkemesi · Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2025/728 E. 2025/739 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/728
- Karar No
- 2025/739
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/728 KARAR NO : 2025/739 KARAR TARİHİ : 09/05/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARAMÜRSEL 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 21/09/2023 KARAR TARİHİ : 28/11/2024 NUMARASI : 2024/139 Esas- 2024/68 Karar
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 21/09/2023 KARAR TARİHİ : 27/02/2025 NUMARASI : 2025/94 Esas - 2025/124 Karar
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) HÜKÜM : Karamürsel 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesi
Taraflar arasında görülen davada Karamürsel 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ile Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; "Müvekkil ile davalı arasında 21/02/2022 tarihinde, tapuda İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ... pafta, ... ada, ... parsel numarasına kayıtlı taşınmaz üzerine yapılacak yapının denetlenmesi için yapı denetimi hizmet sözleşmesi akdedilmiştir. Davalı, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemiş ve 10 numaralı hakediş bedelini ödememiştir. Bunun üzerine 10 numaralı hakediş bedeli olan 131.069,74 TL' nin tahsili için Karamürsel İcra Müdürlüğü'nün 2023/690 E. Sayılı icra dosyası ile takibe başlanmıştır. Borçlu, 21.07.2023 tarihinde takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş, takibin durmasına sebebiyet vermiştir. Yapılan itiraza istinaden tarafımızca yapılan arabuluculuk başvurusu neticesinde anlaşma sağlanamamıştır. Borçlunun itiraz dilekçesinde bulunan, müvekkil şirkete borcunun olmadığı, ekte sunulan yapı denetimi hizmet sözleşmesinde imzası olmasına rağmen müvekkilden böyle bir hizmet almadığı gibi iddiaları son derece akıl dışı ve mesnetsizdir. Davalının bu iddiaları kötü niyetli ve hukuka aykırı olup reddi gerekmektedir. Davalının sözleşme kapsamında hizmet bedeli ödeme borcu bulunmaktadır. Davalı ekte belirtilen sözleşme kapsamında, aldığı hizmetin bedelini ödemeyerek sözleşmeyi ihlal etmiştir. Davalı yan, itiraz dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur fakat bu itirazı mesnetsiz ve hukuktan yoksundur. Takibin dayanağı sözleşme 21/02/2022 tarihinde imzalanmış olup müvekkilin alacağının zamanaşımına uğraması olanaksızdır. Nitekim TBK md. 146 uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Bununla birlikte Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2015/39274 E. 2017/7123 K. Sayılı 08.06.2017 tarihli ilamında; "yapı denetimi sözleşmesinin hizmet sözleşmesi olduğu ve hizmet sözleşmelerinden doğan alacaklarda zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğu, alacağın zamanaşımına uğramış olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davacı davasını yapı denetim hizmet sözleşmesi ilişkisine dayanarak açtığı anlaşıldığından BK'nin 125.maddesi gereği 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup yapı denetim hizmet sözleşmesinin imzalandığı tarih 18.11.2003 olup, dava tarihi 01.11.2013 tarihidir. Dava tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır. Bu nedenle mahkemece taraflar arasındaki sözleşme olgusu irdelenip, incelenerek taraf delilleri toplanıp sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." hükmüne yer vermiştir. Davalının, "alacağın likide olmadığı" itirazı mesnetsizdir. Takip dayanağı belgeler arasında yer alan Denetim Hizmet Bedeline Ait 10 Nolu Hakediş Raporu' nda alacağın nasıl hesaplandığı gösterilmiştir. Yukarıda izah ettiğimiz gibi davalı borca, borcun faizine ve tüm ferilerine kendisinin borçlu sıfatına haiz olduğunu bilmesine rağmen açıklanan hususları inkar ederek borcuna haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiştir. Tüm bu nedenler ışığında işbu davanın açılması tarafımıza hasıl olmuştur." şeklinde beyanda bulunduğu görüldü.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARLARININ ÖZETİ Karamürsel 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davanın Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile mahkememize açıldığı, 6335 Sayılı Kanununun 2. maddesiyle Türk Ticaret Kanununda yapılan değişiklik ile Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret mahkemesi arasındaki ilişkinin iş bölümü ilişkisinden çıkarılıp görev ilişkisi olarak düzenlendiğinden davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakması gerektiği, 5216 sayılı Büyük Şehir Belediye Kanunu hükümlerine göre Karamürsel İlçesi'nin Kocaeli Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde kaldığı ve HSYK'nın 24.03.2005 tarih 188 sayılı kararı gereği ticaret mahkemesi görevi içinde kalan davalarda görevli mahkemenin Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan mahkememizin ticaret mahkemesi sıfatıyla davalara bakma yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla; görev kurallarının kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekli olması nedeni ile mahkememizin görevsizliğine, davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/1-2 maddelerine göre dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacı tarafından açılan davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/1-2 maddelerine göre dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Kocaeli Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna, karar 14/01/2025 tarihinde kesinleşmiştir. Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı; Dosyada bulunan Gelir İdaresi Başkanlığı Karamürsel Vergi Dairesi Müdürlüğün'den Karamürsel 2. Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan 26/04/2024 tarihli yazı uyarınca, davalı ...'ın 01/10/1993 tarihi ile 26/05/1997 tarihleri arasında ... faaliyet kodu ilke çay ocakları, kıraathaneler, kahvehaneler, kafeler, meyve suyu salonları ve çay bahçelerinde içecek sunum faaliyetlerinden dolayı mükellefiyet kaydının bulunduğunun tespit edildiği; 26/05/1997 tarihinden sonra söz konusu kişinin mükellefiyet kaydının olmadığı bildirilmiş olup tacir olmadığı anlaşılmıştır. Davalı tacir olmadığından taraflar arasındaki ihtilaf nisbi ticari davaya vücut vermeyecektir. Taraflarca akdedilen hizmet sözleşmesi TTK'DA düzenlenen bir sözleşme türü olmadığından taraflar arasındaki ihtilaf mutlak ticari dava niteliğinde de değildir. Taraflar arasındaki ihtilfta görevli mahkemenin genel mahkeme sıfatında haiz Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla iş bu davanın dava şartları yokluğu nedeniyle usul yönünden reddine, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna dair karşı görevsizlik kararı verilerek davanın 6100 sayılı HMK.m.114/1-c ve m.115/2 uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usûlden reddine, ... şeklinde görevsizlik kararı verilmiş, karar 25/03/2025 tarihinde kesinleşmiştir.
III. İSTİNAF
Yargı yeri belirlenmesi amacıyla dosya Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından Dairemize gönderilmiştir.
IV. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, merci tayinine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı HMK, Türk Ticaret Kanunu
V. DEĞERLENDİRME ve KARAR Dava, İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nun 4/1 maddesinde her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (A) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarıyla çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre, bir uyuşmazlığın ticari dava olabilmesi için her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut kanunda sayılan hallerden birine dahil olması gerekmektedir. TTK 11/1 md uyarınca ticari işletme ''Esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlılığı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü'' işletme olup 12/1 md uyarınca da bir ticari işletmeyi kısmen dahi kendi adına işleten kişiye tacir denir. Somut olayda; davalı ... Ocağın mükellef kaydının olmadığı, tacir sıfatının bulunmadığı, davanın hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası olup mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı, HMK 2. Madde gereği genel mahkeme sıfatıyla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan; Bu nedenlerle; Karamürsel 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekli ve yerinde görülmüştür. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-6100 Sayılı HMK'nın 21, 22 ve 23.maddeleri gereğince Karamürsel 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesi, 2-Dosyanın yargı yeri olarak belirlenen mahkemeye gönderilmek üzere merci tayini talebinde bulunan mahkemeye iadesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 09/05/2025 * ... Başkan ... ¸e-imzalı ... Üye ... ¸e-imzalı ... Üye ... ¸e-imzalı ... Katip ... ¸e-imzalı