Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/654 E. 2025/1371 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/654
- Karar No
- 2025/1371
- Karar Tarihi
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ...-... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 08/07/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 21/11/2024 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ...... VEKİLİ : Av.... DAVALI : 1- ...... VEKİLİ :Av... DAVALILAR : 2-...... 3- ...... VEKİLİ :Av... DAVA :Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 08/07/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 08/07/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; Davacı ...Şirketi' nin maliki olduğu ...... tescil plakalı araç ile davalı ......' nın sürücüsü olduğu ...... tescil plakalı ambulans olarak kullanılan araç arasında 18.09.2023 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle, davacının aracının sol ön kısmında hasar meydana geldiğini, dava açılmadan önce arabuluculuk şartının yerine getirildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını, kaza tespit tutanağında 100.938,47 TL tutarında maddi hasar tespit edildiğini, araç tamiri sırasında geçen süre içerisinde aracı kullanamadığından davacının araç mahrumiyet zararı ortaya çıktığını, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı bedeli talebi bakımından davanın kabulü ile; HMK m.107 uyarınca toplanacak delillerle belirli hale gelmesi akabinde talep artırımında bulunabilmek, fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere, 100,00 TL belirsiz alacağın, davalı sürücü (davalı ......) ve malik (davalı ......) bakımından olay tarihi olan 18.09.2023 tarihinden, sigorta şirketi bakımından ise KTK m. 99/1 gereğince sigorta şirketine başvurulmasının üzerinden sekiz iş gününün geçtiği tarih olan 16.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle ve teminat limitiyle sınırlı olmak üzere olmak üzere, tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesi, Davacının araç mahrumiyet bedeli talebi bakımından davanın kabulü ile; HMK m.107 uyarınca toplanacak delillerle belirli hale gelmesi akabinde talep artırımında bulunabilmek, fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere, 100,00 TL belirsiz alacağın, olay tarihi olan 18.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalı sürücü ve malikten müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından davacının aracında meydana gelen değer kaybına ilişkin 09/11/2023 tarihinde 50.000 TL ve 5.730,50 TL ödeme yapıldığını, davacı tarafın bakiye talep edilen araç değer kaybı zararının tazmini talebinin hukuken kabul edilemez mahiyette olduğunu , çünkü yeterli ödeme yapıldığını, temerrüt söz konusu olmadığını, açıklanan ve re’sen dikkate alınacak sebepler göz önüne alınarak fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep haklarımız saklı kalmak koşuluyla; huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ...... ve ...... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya neden olan maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan d eğer kaybı tazminatı talebi belirlenebilir bir alacak olduğunu, davanın usulsüz açıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin davacının hasarını karşılar mahiyette olduğunu, davalılar ...... ve ...... in söz konusu kazada kusursuz olduğunu, davacı tarafın araç mahrumiyet bedelini de fahiş miktarda gösterdiğini, bununla ilgili herhangi bir delil sunmadığını, bilirkişi raporu alındığında da anlaşılacağı üzere herhangi bir mahrumiyet bedeli bulunmadığını, açıklanan nedenlerle; davanın öncelikle dava şartı yokluğundan ötürü usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise ;davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Somut olayda davacı, davaya konu trafik kazası neticesinde aracının hasara uğradığını iddia ederek DEĞER KAYBI TAZMİNATI VE ARAÇ MAHRUMİYET TAZMİNATI istemlerinde bulunmuştur. Davaya konu 18/09/2023 tarihli trafik kazasının davacı şirketin maliki olduğu ...... plakalı araç ile davalı ......' nın sürücüsü olduğu ...... plakalı aracın çarpışması neticesinde meydana geldiği, kaza sonrasında görevli kolluk ekibi tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile kazanın oluşmasında ...... plakalı araç sürücüsü ......'nın tam kusurlu olduğu belirlenmiştir. Mahkememizce tanzim ettirilen 04/06/2024 tarihli bilirkişi raporu ile kazanın oluşumunda ...... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Rapordaki bu tespitin kaza tespit tutanağındaki tespitlerle uyumlu olduğu, yine raporun dosya kapsamına ve olayın oluş şekline de uygun olduğu sonucuna varıldığından, Mahkememizce kazanın oluşmasında ...... plakalı araç sürücüsü ......'nın tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir. 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'da araç değer kaybı tutarının ve mahrumiyet zararının ne şekilde belirleneceği konusunda bir düzenleme bulunmadığından bu boşluğun da içtihatlarla doldurulması gerekmektedir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre araçta oluşan değer kaybı tutarının, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği nazara alınıp, aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/14600 E 2019/6626 K sayılı ilamında da bu husus vurgulanmıştır. Yine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik hale gelen içtihatları uyarınca araç mahrumiyet zararı ise hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre belirlendikten sonra belirlenen tamir süresi içinde emsal nitelikteki bir araç için ne kadar masraf yapılacağı ( kaza olmasaydı dahi yapılması gereken yakıt, amortisman vs. gibi zorunlu giderler indirildikten sonra) tespit edilmek suretiyle hesaplanacaktır. 04/06/2024 tarihli bilirkişi raporu ile, davacıya ait araçta oluşan değer kaybı tutarının 150.600 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 55.730,50 TL ödeme dikkate alındığında davacının diğer davalılardan talep edebileceği değer kaybı bedelinin 94.869,50 TL olduğu ve davacının araç mahrumiyetinden kaynaklı zararının 22.610 TL olduğu tespit edilmiştir. 04/06/2024 tarihli rapora yönelik itirazlar uyarınca yeni bir rapor tanzimine karar verilmiş, bu kapsamda düzenlenen 12/08/2024 tarihli rapor ile araçta oluşan hasar tutarının 150.600 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin poliçe sınırında 55.730,50 TL ödeme yapmış olduğu ve başkaca bir ödemeden sorumlu olmadığını, davacının diğer davalılar ...... ve ......'den talep edebileceği değer kaybı tutarının 94.869,50 TL ve mahrumiyetten kaynaklı zarar tutarının 22.610 TL olduğu belirlenmiştir. Davacı vekili 17/10/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile değer kaybı tazminatı istemini 94.869,50 TL'ye ve araç mahrumiyet tazminatı istemini 22.510 TL'ye yükseltmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında ...... plakalı davalı araç sürücüsü ......'nın tam kusurlu olduğu, kaza neticesinde davacıya ait araçta 150.600,00 TL tutarında değer kaybı oluştuğu, sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme düşüldüğünde, davacının değer kaybı yönünden bakiye alacağının 94.869,50TL olduğu, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler dikkate alındığında poliçe kapsamında sigorta şirketinin sorumluluğu olduğu, yine davacının araç mahrumiyetinden kaynaklı zararının 22.610,00 TL olduğu, değer kaybından kaynaklı zarardan davalıların müteselsilen sorumlu olduğu, araç mahrumiyetinden kaynaklı zarardan ise sadece ...... plakalı araç sürücüsü ve işleteninin sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin bu zarar kaleminden sorumlu olmadığı sonucuna varıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve ; Davacının davasının KABULÜ ile; 94.869,50 TL değer kaybı maddi tazminatın davalı sigorta şirketlerinin olay tarihi itibariyle geçerli olan kaza başına teminat klozu limiti ile sınırlı olarak, davalı ...... Şirketinden 16.11.2023 tarihinden, diğer davalılar ...... ve ......'den 18/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, 22.610,00 TL araç mahrumiyet tazminatının davalılar ...... ve ......'den 18/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE," şeklinde hüküm kurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ...... A.Ş vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda müvekkil şirket aleyhine müvekkilin sorumlu olmadığı bir tazminat bedeline hükmedildiğini, müvekkil şirketin işbu kazaya ilişkin ancak araç başına maddi limitten sorumlu tutulabileceğini ve araç başına maddi teminat limitinin tamamının tükendiğini, değer kaybı bedelinin fahiş olduğunu, her ne kadar müvekkil şirketin talebi ilişkin sorumluluğu bulunmasa ve müvekkil şirket bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekse de aksi kanaat halinde dahi belirlenen değer kaybı bedelinin fahiş olduğunu, aracın rayiç bedelinin gerçeklikten uzak şekilde belirlendiğini, tüm bu nedenlerle Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ... Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dava, trafik kazası nedeniyle değer kaybı-mahrumiyet nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı ...... tarafından aşağıda açıklanan yönlerden istinaf edilmiştir. (Diğer davalıların istinafının yapılmamış sayılmasına dair karar kesinleşmekle) - Zarar ve sorumluluk yönünden itirazlarında; Davaya konu olan olayda davacıya ait araç hasara uğramıştır. Bu durumda sözü edilen aracın onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Çünkü tamamen onarılmış olsa bile bu araba tahribatın izlerini taşımaktadır. Onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir. Somut dosyamızda; Yargıtay uygulamaları doğrultusunda kaza tarihine göre uzman bilirkişi raporları ile aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının zararının belirlenmesi (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 14/06/2017 tarih ve 2016/13290 E., 2017/6752 K sayılı kararı) yapıldığından, davalının haksız fiil sorumlusu olarak zarardan sorumlu olduğu; resimlerde görülen hasara, hasar yerlerine, oluşan hasar miktarına göre de açıkça kaza tarihine göre yapıldığı belirtilen zararın uygun olduğunun da anlaşılmasına göre de, değer kaybı zararının duruma uygun şekilde belirlendiği; ancak, kaza tarihine göre davalı sigortanın araç başına maddi teminat limiti 120.000-TL, İMM teminat limitinin ise 50.000-TL olup ekspertiz raporu, fatura ve ödeme dekontlarından hasar nedeniyle davadan önce değer kaybı için davalı ZMMS ...... tarafından ödendiği sabit olan 50.000-TL, 5.730,50-TL ile davacının kasko sigortacısı ...... Sigorta'ya araç hasarı için dosyadaki poliçe ve ekspertiz raporu ile belgelerle sabit, rucuen 114.269,50-TL olmak üzere toplam ödenen 170.000-TL'nin mahsubu yapıldığında bakiye teminat limitinin kalmadığı anlaşılmakla davalı sigorta yönünden davanın reddine karar verilmesi yerine davalının savunmalarına ve sunduğu dekontlar göz ardı edilerek davalı sigorta yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup davalı sigortanın istinafının kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm tesisi gerekmiştir. Bu nedenle, davalı ...... A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK.nın 353/1-b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davalı ...... A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle; (İnfazda tereddüt oluşmaması için itiraz edilmeyen ve kesinleşen kısımlar korunmak suretiyle) DAVACININ DAVASININ KISMEN KABULÜ İLE; 1-94.869,50 TL değer kaybı maddi tazminatının 18/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ...... ve ......'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, 2- 22.610,00 TL araç mahrumiyet tazminatının 18/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ...... ve ......'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, 3-Davalı ......'ya yönelik davanın reddine, İlk Derece Yargılaması Yönünden; 4-Alınması gereken 8.025,02 TL harçtan, peşin ve ıslahla birlikte alınan 2.429,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.595,42 TL eksik harcın davalılar ...... ve ......'den müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafından yapılan 2.429,60 TL harç giderinin davalılar ...... ve ......'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL harç gideri ve 12.835,60 TL yargılama giderinin davalılar ...... ve ......'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.800 TL. yargılama giderinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 8-Davacı taraf kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davalılar ...... ve ......'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı ...... A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine, 10-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, İstinaf Yargılaması Yönünden; 11-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harcının talep halinde davalı ......'ya iadesine, 12-Davalı ...... tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf başvuru giderinin davacıdan tahsili ile bu davalıya ödenmesine, 13-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına 14-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 15-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına, Dair, 7550 sayılı yasanın 20. Maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2024 yılı itibari ile (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 08/07/2025
... Başkan ... e-imzalı ... Üye ... e-imzalı ... Üye ... e-imzalı ... Katip ... e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.