Bölge Adliye Mahkemesi · Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 2025/646 E. 2025/1119 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/646
Karar No
2025/1119
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/646 - 2025/1119 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/646 KARAR NO : 2025/1119

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/02/2025 tarihli ara karar NUMARASI : 2025/33 Esas

DAVACI :...... VEKİLİ :...... DAVALI :...... VEKİLİ :......

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) TALEP : İhtiyati Haciz DAVA TARİHİ : 09/01/2025 KARAR TARİHİ : 18/06/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 18/06/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yukarıda belirtilen adresinde alüminyum külçe ve hurda ticareti ile uğraştığını, davalı A.C.E Dış Ticaret Organizasyon Merkezi A.Ş. isimli şirketten bu konuda mail suretiyle teklif aldığını, bu teklife göre ekteki proforma faturası ve whatsapp yazışmaları sonucu 29.03.2024 tarih itibariyle tonu 2370-USD A7 kalite antrepo teslim birincil kalite alüminyum ticareti konusunda mutabık kalındığını, teklifin geçerlilik süresi içinde müvekkili şirket tarafından aynı tarihli 205.000-USD ve devamında da ekteki cari hesap ekstresi ile banka dekontlarında görüleceği üzere toplam 8.700.000.-TL de ödeme yapıldığını, aradan geçen yaklaşık 9 aylık süreçte muhatap şirketin ekonomik zorluklar yaşadığını bir miktar daha ödeme halinde daha fazla alüminyum getirebileceği taahhüdünde bulununca müvekkilinin siparişi için ödemelere devam ettiğini, ekte sunulan 29.03.2024 tarihli 2024018 nolu proforma faturasına göre A7 kalite 100 ton miktarlı (LME + 237 usd antrepo teslim) birincil aluminyum konusunda mutabık kalındığını, ödeme tarihinden bu zamana kadar yaklaşık 250 gün geçmesine rağmen davalı muhatap şirketin hiçbir şekilde telefon ve maillere cevap vermediğini, yapılan ödeme iade edilmediği gibi hiçbir şekilde mal da teslim edilmediğini, ticari hayat içinde müvekkili şirketin yaptığı ödemenin akıbetinin bilinmediğini, şirkete gidildiğinde de muhatap bulunmadığını, davalının bu umursamaz tavrı dikkate alındığında müvekkilinin de artık dolandırıldığı kanaatine vardığını, yapılan ödemenin miktarı da dikkate alındığında tahsil imkanı zor olduğu gibi müvekkili şirket açısından da telafisi imkansız zarara neden olunduğunu, müvekkili şirketin, borçlu şirketin haksız ve dayanaksız itirazı ile likit ve para alacağı neticesinde zarara uğramış olup, mağduriyetinin giderilmesi amacı ile takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere icra tazminatına hükmolunmasını talep ettiklerini, davalı muhatap şirketin yakın zamanda Kocaeli ili Dilovası OSB'de bulunan bir fabrika binasını borçları için sattığını da öğrendiklerini, hayatın olağan akışı içinde davalı şirketin normalde basiretli bir tacir olarak taahhütlerini yerine getirmesi beklenirken kayıtsız kalması, mal kaçırma kastıyla tasarruflarda bulunması ve muhatap bulunamamasının alacağın tahsilini imkansız hale getirdiğini, davalı şirketin, proforma fatura ile yaptığı teklif ve peşin ödeme ile mal getireceği taahhüdü ile daha öncesinde başka şirketlerin de taahhüdünü yerine getirmediğini ve bu sebeple ihtiyati haczi talebinde bulunulduğunu, borçluyla irtibat kurulamadığı gibi zaman içinde de icra takibini semeresiz bırakmak için mevcutlarını eksiltmeye başladığını öğrendiklerini, müvekkilinin alacağının ispatı ve muaccel olduğu anlamında proforma faturalarının alacağın ispatı olduğunu, kaldı ki; davalı ile son fatura tarihinden TBK 100. mad. gereği hakları saklı kalmak kaydıyla toplam faiz hariç 205.000-USD karşılığı 7.264.093-TL ve 8.700.000-TL olmak üzere toplam 15.964.093-TL bakiye asıl alacak bulunduğunu, müvekkili şirketin ödemelerinin İİK 68. Madde anlamında resmi kurumlarca düzenlenen belgelerden olduğunu, muhataplar arasındaki whatsapp yazışmaları da malın teslim edilmemesi ve ödeme yapılamadığı konusunda olduğunu, taraflar arasında ticari bir ilişki olduğunun da düzenlenen proforma fatura ile ortaya konulduğunu bu sebeple; taleplerinin kabulü ile; ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak davalı-borçlu şirket tarafından Gebze İcra Dairesi 2024/32183 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı-borçlu şirket tarafından haksız ve dayanaksız olarak yapılmış bulunan itiraz sebebiyle likit olan alacağın takip bedelinin %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizin 23/01/2025 tarihli ara kararı gereğince; "Davacının ihtiyati haciz talebinin, dava konusu edilen 15.100.000,00-TL'nin %25'i teminat mukabilinde KABULÜNE, Davalının yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının borca yetecek miktarının İHTİYATİ HACZİNE," karar verilmiştir. Davalı A.C.E Dış Ticaret Organizasyon Merkezi Anonim Şirketi 12/02/2025 tarihli ihtiyati hacze itiraz dilekçesinde özetle; mahkemece verilmiş olan ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini kanıtlayan ödeme dekontlarını ve somut gerekçeleri mahkeme dosyasına arz ettiklerini, dava dilekçesinde ve ihtiyati tedbir talebinde davacı şirketin alacaklarından söz edildiğini ancak ekte sunulan dekontlarda görüldüğü üzere alacağına mahsuben kendisine yapılmış ödemeleri mahkemeye beyan etmeyerek sanki ticari ilişki kapsamında kendisine hiçbir ödeme yapılmamış gibi bir izlenim yarattığını, dilekçe ekinde sunulan dekontlarda davacı şirkete, dava konusu alacak kapsamında yapılan ödemelerin açıkça ortada olduğunu, müvekkili şirketlerden CCE Metal ve Kimya TİCARET Anonim Şirketi tarafından dava konusu alacak kapsamında davacı şirkete; 08.07.2024 Polmetsan'a gönderilen havale 3.000.000,00 TL, 16.07.2024 Polmetsan'a gönderilen havale 2.000.000,00 TL, 26.07.2024 Polmetsan'a gönderilen havale 500.000,00 TL, 12.08.2024 Polmetsan'a gönderilen havale 300.000,00 TL, 04.09.2024 Polmetsan'a gönderilen havale 500.000,00 TL, 06.09.2024 Polmetsan'a gönderilen havale 500.000,00 TL, 01.11.2024 Polmetsan'a gönderilen havale 350.000,00 TL, 09.01.2025 Polmetsan'a gönderilen havale 700.000,00 TL ödendiğini, buna rağmen davacı şirketin sanki bu ödemeler hiç yapılmamış gibi davranarak dava konusu alacak miktarını icra takibine konu etmesinin anlaşılamadığını, takip talebinde belirtilen alacağın gerçek bir bedeli yansıtmadığından mahkemece verilmiş olan ihtiyati haciz kararının hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati haciz talep eden tarafın başvuru dilekçesinde öne sürdüğü hususların gerçek dışı olduğunu, ihtiyati haczin yasal koşullarının hiçbirisinin mevcut olmadığını, ihtiyati haciz kararı için öncelikle vadesi gelmiş bir para alacağının varlığının gerektiğini oysa huzurdaki dosyada; herhangi bir para alacağının bulunmadığını, ticari ilişkide herhangi bir vade tayin edilmediğini dolayısıyla vadesi gelmiş bir para alacağından söz etmenin mümkün olmadığını bu sebeple; öncelikle duruşma yapılmak suretiyle henüz muaccel olmayan ve ayrıca gerçekdışı beyanlara dayalı olan alacak hakkında verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, ihtiyati hacze dayalı olarak Gebze İcra Dariesi'nin 2024/32183 Esas sayılı dosyasındaki hacizlerin fekkine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince 26/02/2025 tarihli ara karar ile; "...1-İhtiyati hacze karşı yapılan itirazının REDDİNE,..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacaklının ihtiyati haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri sunmadığını, davada vadesi gelmiş bir para borcunun olmadığını, davacının yatırması gereken peşin harç dahi eksik yatırdığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/02/2025 tarihli ara karar, 2025/33 Esas sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava satış sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talebine ilişkindir. Talep; ihtiyati hacze itiraza ilişkindir. İlk derece mahkemesince davalının ihtiyati hacze yaptığı itirazın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; Davacının davalı ile aralarında 29.03.2024 tarihli proforma fatura kapsamında alüminyum satışı hususunda anlaşma olduğu, davacının anılan anlaşma kapsamında davalıya sözleşme bedelini ödediği, daha sonra davalının talebi üzerine satışa konu malzeme miktarının artırılması nedeniyle ek ödemeler yapıldığı, ancak davalının satışa konu malları davacıya teslim edilmediğini beyan ederek ödediği bedelin iadesi için takip başlattığı, davalının itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı, davacının ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, mahkemece anılan talebin 23.01.2025 tarihinde kabulüne karar verildiği, davalının itirazı üzerine 26.02.2025 tarihinde itirazın reddine karar verildiği, karara karşı davalı tarafın istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür. İİK.'nın 257-(1) maddesi; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir". İİK.'nın 257-(2) maddesi; "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder". İİK.'nın 258-(1) maddesi; " ... Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur ... " hükmü düzenlenmiştir. Rehinle temin edilmemiş muaccel bir alacağın var olması halinde ihtiyati hacze karar verilebilir. Mahkemece ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi şart olmayıp alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunması için mahkemeye bu konuda delillerin sunulması yeterli kabul edilmelidir. Başka bir söyleyişle alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekli ve yeterlidir. İİK'nın 265/1. maddesindeki; "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere,mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir." şeklindeki hüküm ile itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; talep ekindeki belgeler ve borçlunun itiraz dilekçesindeki beyanlarıyla alacaklının, taraflar arasında satış ilişkisini yaklaşık olarak ispat ettiği, borçlunun mal teslimini veya borcun tamamını ödediğini mevcut delillerle ispat edemediği, bu duruma göre ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu, istinaf dilekçesindeki harç eksikliğine ilişkin itiraz nedenlerinin İİK'nın 265. maddelerinde sayılı nedenler arasında olmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/06/2025

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/646, K. 2025/1119, T. 18.06.2025, www.arakarar.com/karar/sakarya-bolge-adliye-mahkemesi-7-hukuk-dairesi-2025-646-e-2025-1119-k-ddefc1cf4efd