Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/528 E. 2025/539 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/528
Karar No
2025/539
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2025/528

KARAR NO:2025/539

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ARA KARAR TARİHİ:05/03/2025

NUMARASI:2024/645 Esas

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:24/04/2025

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA:Davacı vekili ihtiyati tedbir talep dilekçesinde özetle; İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/411 D.iş dosyasında verilen ihtiyati haciz kararı ile ... Sayılı dosyasından 13.09.2024 tarihinde davalı borçlunun adresine hacze gidildiğini, haciz esnasında borçlu tarafından icra dosyasına ihtirazi kayıt ile ana para tutarı ve haciz esnasında yapılan masraflara ilişkin 163.529,37-TL tutarında ödeme yapıldığını, yapılan ödemede açıklama kısmına ihtirazi kayıtla ödeme yapıldığı belirtilmiş olduğundan dosyaya yatırılan para taraflarına ödenmediğini ve reddiyatının yapılmadığını, halihazırda haklı alacağına kavuşamadığı için icra takip yoluna başvurmak zorunda kalan müvekkil şirketi, haksız ve mesnetsiz itiraz sebebiyle mağduriyetinin giderek artmakta olduğunu, sözde ihtirazi kayıtla ödeme yapıldığına dair açıklama yapılmışsa da itiraz da ihtirazı kayıtla ödeme de müvekkilinin alacağını geciktirme amacı gütmekle birlikte bunun kabulünün mümkün olmadığını, halihazırda icra dosyasında bulunan ve söz konusu icra dosyasına yatırılan tutarın müvekkiline ödenmesi gerekmekte olduğunu, müvekkili şirkete yapılan herhangi bir ödeme bulunmadığından huzurdaki yargılamanın konusuz kalması gibi bir ihtimalinin de mümkün olmadığını, davalı borçlu tarafından icra dosyasına yatırılan tutarın müvekkiline ödenmesi gerektiğinin sabit olduğunu, mahkememizin aksi kanaate olması halinde ise huzurdaki yargılamanın sonuna kadar müvekkilinin alacağında haklı olma ihtimali göz önünde tutularak tedbiren davalı borçlu tarafından icra dosyasına yapılan ödemenin borçluya iade edilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Açıklanan hükümler ışığında, icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesine dair herhangi bir talep söz konusu olmadığı gibi paranın borçluya iade edilmesine dair verilen ara karar bulunmadığı, kaldı ki söz konusu şekilde tedbiren davalı borçlu tarafından icra dosyasına yapılan ödemenin borçluya iade edilmemesine dair yasal bir düzenleneme dahi olmadığı, takip kesinleşmeden alacaklıya ödenen paranın borçluya iade edilmeyerek muhafaza edilmek üzere alacaklıdan istenilmesi yönünde müdürlükçe işlem tesis edilebileceğinden ve bu hususta tedbir kararı verilmesi gerekmediğinden, dava sonucu elde edilecek hukuki yararın tedbir yoluyla istenemeyeceği anlaşıldığından, ihtiyati tedbir talebinin reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı ihtiyati tedbir talebinde bulunan davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati tedbir talebinde bulunan davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir talebinin HMK'nın 390. maddesinde belirtilen bütün şartları sağladığını, dosyaya sunulan delillerin ihtiyati tedbir kararının kabulü için yeterli olduğunu, dava konusu icra takibi, davalı borçlunun haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi sonucunda herhangi bir teminata bağlı olmaksızın durdurulduğunu, davacının haklı alacağına kavuşmasının engellendiğini, bu durum, yaklaşık ispat şartının fazlasıyla karşıladığını, dava konusu icra takibi, davalı borçlunun haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi sonucunda herhangi bir teminata bağlı olmaksızın durdurulmuş olup müvekkilin haklı alacağına kavuşmasının engellendiğini, davalının haksız itirazı nedeniyle davacının maddi kayba uğramış olduğunu, ihtiyati tedbir kararı verilmemesi durumunda davacının mağduriyetinin devam edeceğini, davalının, cari hesaptan kaynaklanan alacağı ödenmemesinden kaynaklı olarak haksız kazanç elde ettiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, ihtiyati tedbir talebinin kabulünü talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE:Talep; derdest itirazın iptali davasında borçlu tarafından icra dosyasına ihtirazi kayıt ile yatırılan bedelin borçluya geri verilmemesi konusunda ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı tedbir isteyen davacı vekilince istinaf talebinde bulunmuştur 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 389/1. maddesi ise, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nun 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. İlamsız icra takibine yapılan itiraz üzerine duran takipte borçlu tarafından ihtirazi kayıtla ödeme yapılması halinde; itirazın iptali davasının reddi veya kabulü konusunda kesin olarak karar verilmediği sürece ihtirazi kayıtla yapılan ödemeler alacaklı ya da borçluya ödenemeyeceğinden yerinde olmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbir talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.24/04/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/528, K. 2025/539, T. 24.04.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-528-e-2025-539-k-5da5d748d8c3