Bölge Adliye Mahkemesi · Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2025/494 E. 2025/536 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/494
- Karar No
- 2025/536
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ : 13/06/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ: 27/03/2025 DAVANIN KONUSU: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali, BİRLEŞEN ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DAVADA DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 13/06/2025
İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesinde özetle; Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına, dosya davalısı Kooperatif vekilince, taşınmazın başka bir kişiye verildiğinin belirtildiğini, başkaca bilgi verilmemiş olduğunu, daha sonra mahkemece .... Adlı kişiye devredildiği bildirildiğini, ancak bu dosyada alınan ve 08/08/2023 tarihinde tebliğ edilen bilirkişi raporunda ...'a tapu devri yapıldığının açıklandığını, bu durumu 08/08/2023 tarihinde öğrendiklerini, davalı ... ...'un 1163 sayılı yasanın 16.maddesine açıkça aykırı olarak edindiğini ve tapuya yasal dayanaktan yoksun olarak kaydı yapıldığı, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi sınırları içinde bulunan ve tapuda... Ada ...parselde kayıtlı ... nolu müstakil dubleks meskenin tapusunun iptaline karar verilerek, tapusu iptal edilen dava konusu taşınmazın davacı müvekkili adına tesciline karar verilmesini, ayrıca dava konusu taşınmazın tapu kaydına tedbir konulmasına, davanın ... ihbarına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ...Karar 09/01/2024 tarihli karar ile dava dosyası ile Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası arasında, hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gerekçesiyle, dava dosyasının Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Mahkemece 21/01/2025 tarihli ara karar ile; " ... dava konusu taşınmazın el değiştirmesinin hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın veyahut ciddi bir zararın doğacağından tedbir isteyen vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi... Ada... parselde kayıtlı... nolu müstakil dubleks meskenin rayiç bedeli olan 20.830.000,00.-TL'nin %15 oranı olan 3.124.500,00 TL nakdi teminatın mahkeme veznesine depo edilmesi veyahut kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edilmesi halinde taşınmazın tapu kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına" karar verilmiştir. DAVALILARIN İTİRAZLARININ ÖZETİ: Davalı ....vekili; 21/01/2025 tarihli ara karar ile verilen ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiğini ancak bu karar açıkça haksız ve hukuka aykırı olduğundan kaldırılması gerektiğini, iptali talep edilen tapu, vekil eden kooperatiften birleşen davada davalı ...'a devredildiğini, ilgili tapu hiçbir zaman davacılardan ... üzerine geçmediğini, nitekim vekil eden bir kooperatif olduğundan Kooperatifler Kanunu, Ana Sözleşmesi ve Genel Kurul Kararları kapsamında inşaatı tamamlamasını müteakip üyelik yükümlülüklerini yerine getirenlere ferdileşme işlemi tesis etmekle yükümlü olduğunu, nitekim bu kapsamda 14.11.2021 tarihli Genel Kurulun 17. Maddesi "... ili ... ilçesi ... Ada ...Parsel olarak yapılan inşaatın tamamlanarak, ferdileşmeden önce borcu olmayan ortaklara tapu tahsisinin yapılması için yönetim kurulunun yetkilendirilmesinin, tapu tahsisi için ortakların kendilerine düşen tapu harçları, her türlü vergilerin, katma değer vergisinin tahsili için yönetim kurulunun yetkilendirilmesinin; tapuların borcu olmayanlara devri konusunda Yönetim Kuruluna yetki verilmesi için yapılan oylama neticesinde madde 1 red oyuna karşılık oy çokluğuyla kabul edilmiştir." şeklinde karar verildiğini, bu karar iki konuyu açıklığa kavuşturduğunu, bunlardan ilki; kooperatif üyelik yükümlülüklerinin tamamını yerine getiren bir üyeye tapunun devri konusunda bir engel çıkaramadığı gibi bu konuda görevli olduğunu, ikincisi ise;... Nolu Bağımsız Bölüm birleşen dava davalısı ...'a verilmeseydi dahi ne davanın açıldığı tarih itibarıyla ne de halen davacı ... üyelik yükümlülüklerini yerine getirmediğinden ...'e tapu devri yapılabileceğini, kooperatif Yönetim kurulunun bu yönde bir yetkisi olmadığını, dolayısıyla bir an için.... Nolu bağımsız bölümün halen ...'e tahsisli olması durumunda dahi üyelik yükümlülüklerini yerine getirmediği halde tapunun devri ...'e yapılmış olsaydı bu defa Yönetim Kurulu Kooperatifler Kanunu'nun 23. Maddesi "Hak ve vecibelerde eşitlik" başlığı altında "Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler." şeklinde düzenlenen maddeye aykırı davranmış olacağını, nitekim halen ... nolu bağımsız bölüm davacılara tahsisli olmasına karşın üyelik yükümlülüklerini yerine getirmediğinden tapusu halen kooperatifin üzerine olduğunu, dolayısıyla birleşen davada dava konusu tapunun iptal edilmesini gerektirecek hiçbir sebep olmadığı gibi birleşen dava davacısı ...'e tescili de mümkün olmadığını, davaya konu tedbir kararı verilen tapu kooperatif üyeliği ile artık bağlantılı olmadığını, Arsa ve Konut Yapı Kooperatiflerinde üyelerin tamamına konut tahsis edilememesi halinde kooperatif tarafından yapılabilecek işlemler Yargıtay içtihatları ile sabit olup kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için hukuka aykırı şekilde bir tapu devri yapıldığı düşünülse dahi vekil eden kooperatifin devredilen tapuyu iptal ve davacıya tahsis etme gibi bir sorumluluğu bulunmamakta olup yalnızca kooperatiften talep edilen zararı karşılama yükümlülüğü bulunduğunu, nitekim; Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 21.11.2017 tarihli ... E., ... K. Sayılı kararın da da bildirildiğini, bu nedenlerle ihtiyati tedbir konulmasına kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili, dava konusu taşınmazın müvekkili mülkiyetinde olmadığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazı, 11/12/2023 tarihinde (işbu davada müvekkile tebligat 28/01/2024 tarihinde yapılmıştır) 10.000.000,00 TL bedelle dava dışı iyi niyetli üçüncü kişi ...e satıldığını, müvekkili ... ve dava dışı ...; Antalya 12. Aile Mahkemesinin... E. ... K. Sayılı ilamıyla boşandıklarını ve kararın 30/05/2024 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilinin eski eşi, boşanma sonrasında; çocuklarıyla birlikte yaşayabilmek amacıyla dava konusu ... nolu villanın bedelini ödeyip tekrar satın aldığını, dava konusu taşınmazın müvekkilinin mülkiyetinde olmadığından, dava dışı üçüncü kişi mülkiyetinde olması nedeniyle uygulanamayacak durumda olan ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece 27/03/2025 tarihli ara karar ile; "... Hakim, yaklaşık ispata dayalı ihtiyati tedbir kararlarında HMK.nun 391/2-ç ve 392/1 maddeleri gereğince ihtiyati tedbir talep edenin davanın ilerleyen aşamalarında haklılığını kanıtlayamama halini de düşünerek aleyhine tedbir verilen kişinin haklarının korunabilmesi açısından tedbir isteyenin göstermesi gereken teminatı da belirtmesi gerekmektedir. Kanun koyucu ihtiyati tedbire ilişkin kararlara karşı başvurulabilecek kanun yollarını özenle, açıkça ve ayrıntılı şekilde düzenlemiş olup, HMK’nın 391. ve 394. maddelerinde yer alan kanun yollarına ilişkin düzenlemeden de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbire ilişkin tüm kararlara karşı kanun yolu açık değildir. Kanun koyucu bu yöndeki iradesini hem kanun yoluna başvurulabilecek tedbir kararlarını açıkça belirterek, hem de bunların dışındaki kararlara karşı kanun yollarına başvurulmasını yasaklayarak düzenlemiştir." Davacı vekilinin ihtiyati tedbirin teminatsız olarak verilmesine ilişkin itirazının incelenmesinde ise; Davacı .....'ın adli yardımdan faydalanmadığı, davacının talebinin resmi belgeye de dayanmadığı bu durumda dosyadaki mevcut delil durumu itibari ile ihtiyati tedbir kararının teminatsız olarak verilmesini gerektiren bir hal bulunmadığından ve HMK'nın 392/1.uyarınca ihtiyati tedbir talep eden haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacağı muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek kural olarak zorunda ve aynı Kanunun 394/2. maddesi gereğince teminata itiraz edebilecek olan sadece aleyhine tedbir kararı verilen olup, yukarıda sıralanan yasal düzenlemeler yanında, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin ... E.... K. sayılı ilamında da bu yöndeki karar dikkate alındığında davacı vekilinin itirazların da reddine, ancak davacı tarafça teminat olarak taşınmaz veya sicile kayıtlı taşınır mal varlığı bildirilmesi halinde teminat yerine kabul edilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı... vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; tedbir kararının bir nevi iptali talep edilen Genel Kurul Kararının ve bu karara istinaden alınan Yönetim Kurulu Kararının da tedbiren durdurulmasına ilişkin olduğunu, mahkemece yönetim kurulu üyelerinin henüz görüşü alınmadan TTK'nın 449. maddesinin gereğinin yerine getirilmediğini, ihtiyati tedbir kararının usuli eksiklik nedeniyle yasaya aykırı olduğunu, ... adına kayıtlı olan ... nolu müstakil villadan, kendi iradesi ile vazgeçtiğini,...müstakil villanın tapusu, vergiler dahil tüm edimlerini yerine getirdiğinden dolayı ... isimli üyeye çıkarıldığını, kooperatifin devredilen tapuyu iptal ve davacıya tahsis etme gibi bir sorumluluğunun bulunmadığını, kooperatifin olsa olsa talep edilen zararı karşılama yükümlülüğünün olduğunu, söz konusu taşınmaz hakkında tedbir kararı verilmesi, kooperatifin ana sözleşmesi ile pek çok genel kurul ve yönetim kurulu kararını karşılıksız bırakmak anlamına geldiğini, dosya kapsamında davacının haklılığını yaklaşık olarak ispatlayabildiğinden bahsedilemeyeceği için verilen tedbir kararının yerinde olmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın müvekkili ... tarafından ticari amaçla dava dışı üçüncü kişi...e satıldığını, dava konusu taşınmazın son olarak müvekkilinin eski eşi tarafından satın alındığını, mülkiyeti dava dışı üçünü kişi üzerinde olan taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir kararı konulamayacağını, müvekkilinin kooperatif yönetim kurulu kararıyla kendisine hukuka uygun şekilde tahsis edilen ve bedelini son kuruşuna kadar ödediği dava konusu taşınmazı kaçırması ihtimalinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının dava konusu taşınmaz için ödeme yükümlülüğünü ifa etmediğini mahkemeye sunduğu dilekçeyle açıkça ikrar ettiğini, davacının kooperatif üyeliğinden kaynaklı talebinin tek muhatabının üyesi olduğu kooperatif tüzel kişiliği olduğunu, müvekkilinin bedelini ödeyip satın aldığı taşınmaz için kendisine tapu iptal tescil davası açılmasının hukuki dayanağının olmadığını, ihtiyati tedbir için gereken yaklaşık ispat şartının da sağlanmadığını, davacı tarafın yerel mahkemeye sunduğu dilekçede yer verdiği emsal kararlar ve açıklamalarıyla müvekkile yönelttiği tapu iptal tescil davasının haksız ve mesnetsiz olduğunu kendisinin de kabul ettiğini, mahkemenin ihtiyati tedbire itirazın reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Talep, ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararın kaldırılması isteminden ibarettir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı ...vekili ve davalı ... vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin İlk Derece Mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harçlar peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davalıların istinaf başvuruları nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgililerine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 13/06/2025 ...