Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/48 E. 2025/48 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/48
Karar No
2025/48
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/48 - 2025/1620 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/48 KARAR NO : 2025/1620

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/07/2024 NUMARASI : 2023/373 Esas 2024/427 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 18/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 18/12/2025

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalı ... tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.08.2021/2022 vadeli Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın 31/12/2021 tarihinde müvekkil ...’in yolcu konumunda bulunduğu ... plakalı sayılı araca çarpması neticesi meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... adına kayıtlı ... plaka sayılı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, trafik kazasında aracın çarpması sonucu müvekkilinin ciddi biçimde yaralandığını, ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan müvekkili ...’in kaza sonrasında kalça kemiğinin kırıldığını, müvekkilinin kaza sonrasında acilen ... Üniversitesi Hastanesine getirilmiş olduğunu burada yapılan kontroller sonrasında kalça kemiği kırığı sebebi ile yatışı yapılmak sureti ile tedavisine başlandığını, 6.220,00 TL + 3.888,00 TL olmak üzere toplam 10.108,00-TL refakatçı / bakıcı hizmet bedelini ödemek zorunda kaldığını, ayrıca ... Hastanesine de tedavi görmüş olduğu süre içerisinde 14/02/2022 tarihli faturada da görüleceği üzere 8.070,00-TL muhtelif tedavi gideri masrafı ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin kaza sonrasında tedavisi esnasında SGK tarafından karşılanmayan 10.108,00-TL + 8.070,00-TL olmak üzere toplam 18.178,00-TL ödemek zorunda kaldığından bahsi geçen masraflardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun mevcut olduğunu, müvekkilinin bahsi geçen kazada sürekli sakatlık, iş görmemezliğe maruz kaldığını ve bakıcı ihtiyacının ortaya çıktığını, sigorta poliçesi teminatı altında bulunan bakıcı giderleri, geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik zararlarının ödenmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketine kargo yolu ile başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından iletilen 21/07/2022 tarihli yazı ile 2022311207328 no.lu dosya açıldığını ve taleplerinin reddedildiğinin belirtildiğini, davalı şirketin ret yazısı tarihi olan 21/07/2022 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünü belirterek, müvekkilinin gerçek zararının yargılama esnasında alınacak bilirkişi raporu ile belirli hale geleceğinden taleplerini artırmak üzere fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları ile ıslah hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik 100,00-TL sürekli iş göremezlik, 100,00-TL geçici iş göremezlik, 10.108,00-TL bakıcı gideri zararı, 8.070,00-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri, 100,00-TL hastane yol-ulaşım zararlarının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, müvekkilinin yaşamış olduğu acı, üzüntü, elem nedeniyle şimdilik 25.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle sürücü ve araç maliki konumundaki ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından talep edilen geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve diğer tedavi giderlerinin belirsiz alacak olarak talep edilemeyeceğini, davacı tarafın, Karayolları Trafik Kanunu gereğince usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını tam olarak yerine getirmeksizin işbu davayı ikame ettiğinden, başvurunun usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafça KTK atfı uyarınca Trafik Sigortası Genel Şartları ekinde yer alan belgelerle müvekkili şirkete başvuru yapılması gerekirken bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini, kaza sonrası malul kalındığına ilişkin uygun yönetmeliğe göre bir rapor sunulmaksızın başvuru yapıldığını, davacı tarafından sunulan raporun esas alınarak hüküm kurulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olacağını, davayı kabul manasında olmamak üzere, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının ve davacıların maluliyet oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp 3. İhtisas Kurumu’na sevk edilmesi gerektiğini, dosyada kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, kaza esnasında yolcu olan davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olduğunu, öncelikle bu hususun netleştirilmesi ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, 27/06/2014 tarih, 2014/2094 K. sayılı Sigorta Tahkim Komisyon kararında da emniyet kemerinin kullanılması gerektiği, aksi halde davacıların müterafik kusurunun bulunduğunun kabul edilmesi gerektiğinin karara bağlandığını, başvuru konusu kaza değerlendirildiğinde taşımanın hatır taşıması kapsamında olduğunun açık olduğunu, tazminat hesabı yapılacak ise tazminatta hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, %20 oranında hatır taşıması indirimi yapıldığında hasar aşamasında yapılmış olan ödemenin yeterli olduğunun görüleceğini, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, bu sebeple SGK'ya yazı yazılarak kaza nedeniyle davacı taraflara herhangi bir nam altında yapılmış ödeme yapılıp yapılmadığının öğrenilmesi gerektiğini, davacının tedavi süresince ortaya çıkan tüm giderler tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, ceza dosyasında uzlaşma olması durumunda, davanın, yerleşik yargı kararları gereği, hiçbir araştırmaya gerek kalmadan reddinin gerekeceğini, kabul manasında olmamak üzere müvekkili şirketin işbu başvuru öncesi temerrüde düşmediğinden nitekim müvekkili şirkete yapılan usulüne uygun bir başvurudan söz etmenin mümkün olmadığını, faiz başlangıç tarihinin ancak dava tarihi olabileceğini beyanla, davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacı vekilinin, davalı ... yönünden açılan manevi tazminat davasından feragat edildiği bu nedenle davalı ...'a açılan manevi tazminat davasının tefrik edilerek feragat doğrultusunda karar verilmesi talebini içerir dilekçe sunduğu, talebi doğrultusunda dosyanın tefrik edildiği ve 2023/743 Esas numarasını aldığı, 20/10/2023 tarihinde feragat doğrultusunda karar verildiği, kusur raporunda, dava dışı ... Sigorta A.Ş. ile olay tarihinde zorunlu mali mesuliyet sigortalı bulunan ... plakalı davacının da içinde yolcu olarak bulunduğu ... marka minibüsün dava dışı sürücüsü ...'ın dava konusu ve dava dışı yaralanmalı ve çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda tamamen kusursuz olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş. ile olay tarihinde zorunlu mali mesuliyet sigortalı bulunan ... plakalı ... marka özel aracın dava dışı maliki ve sürücüsü olan ...'ın dava konusu davacının ve dava dışı yolcu ve kendisinin yaralanmasıyla meydana gelen çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda tamamen %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, tedavi giderlerinin tespiti için dosyanın doktor bilirkişiye tevdi edildiği, 26/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda, davacı ...'in dosya kapsamına göre ulaşım giderleri 1.500,00-TL, tedavi gideri olarak, 31.12.2021 tarihinde geçirdiği AİTK sonrasında dosya içeriğinde tedavisi ile ilgili illiyet bağı bulunan fiş ve faturalar olarak 18.178.00-TL SGK’nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedelleri dışında kalan kaçınılmaz ve belgeye bağlanamayan sağlık giderleri olarak tespit edildiği, dosya içeriğindeki 20.10.2023 tarihli kusur bilirkişi raporunda sonuç olarak, davacı yolcu ... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 78. ve yönetmeliğin 150. maddesine istinaden koruyucu emniyet kemeriyle alakalı olarak müterafik kusur izafesi yapılmayarak kaza tespit tutanağında belirtildiği gibi tamamen kusursuz olduğu rapor edildiği için herhangi bir kusur indirimi yapılmadığının rapor edildiği, dosyanın maluliyet durumunun tespiti için Ankara Üniversitesi ATK'ya gönderildiği, 31/10/2023 tarihli ATK raporunda; ...'in 31/12/2021 tarihli yaralanması neticesinde; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre, engel oranının %0 olduğu, 6 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 2(iki) ay süresince başkasının yardımına ihtiyacı olduğu, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'nin 12. maddesine (03.08.2013-28727 sayılı resmi gazete) göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığının rapor edildiği, dosyanın aktüer hesabı yapılması amacıyla bilirkişiye tevdi edildiği, davacının sürekli işgöremezlikten doğan zararının bulunmadığı, geçici iş göremezlik alacağının 25.520,40-TL olarak hesaplandığı, talep edilip edilemeyeceğinin takdir ve değerlendirmesi mahkemeye ait olmak üzere bakıcı giderinin 10.008,00-TL olarak hesaplandığı, tedavi giderlerine ilişkin olarak doktor bilirkişi tarafından düzenlenmiş 10/12/2023 tarihli bilirkişi raporu ile SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin 18.178,00-TL, ulaşım giderlerinin ise 1.500,00-TL olarak hesaplanmış olduğu, hesaplanan toplam tazminatın poliçe teminat limiti dahilinde olduğu, davalı sigorta şirketi için temerrüt tarihinin davalıya sigorta şirketine yapılan başvurunun tebliğinden (23.06.2022) 8 iş günü sonrası olan 06/07/2022 olarak belirlendiği, dava dilekçesi içeriğinde temerrüt tarihinin davalı sigorta şirketinin ret cevabı olan 21/07/2022 tarihi olduğunun belirtildiği ancak kaza tarihinden itibaren faiz talep edildiği, dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı aracın hususi araç niteliğinde olması nedeni ile temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceği rapor edildiği gerekçesiyle; "1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; - Davacının sürekli iş göremezlik tazminat talebinin reddine, -25.520,40-TL geçici iş göremezlik tazminatının, 10.008,00-TL bakıcı gideri tazminatının, 8.070,00-TL tedavi gideri tazminatının ve 1.500,00-TL ulaşım gideri tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden 21/07/2022 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden 31/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sigorta A.Ş.(Eski Unvanı: ... ... Sigorta A.Ş.) vekili istinaf dilekçesinde; davacı tarafından talep edilen geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve diğer tedavi giderlerinin belirsiz alacak olarak talep edilemeyeceğini, davacı tarafın, Sigortacılık Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu gereğince, usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin işbu başvuruyu ikame ettiğinden, başvurunun usulden reddi gerektiğini, kaza esnasında yolcu olan davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığı belirsiz olup, öncelikle bu hususun netleştirilmesi ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, başvuru konusu kaza sırasında başvurucu sigortalı araçta yolcu konumunda bulunduğundan başvuru konusu taşımanın başvuran açısından hatır taşıması niteliğinde olduğunun tespiti halinde hesaplanacak tazminattan hatır indirimi uygulanması gerektiğini, iskonto oranının %1,8 ve %1,65 olarak uygulanması gerektiğini, davacı yanın maddi zarar talebinin içeriği belirsiz olup, belirtmek gerekir ki, geçici işgöremezlik tazminatı ve tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri ve tedavi dönemine ilişkin talep edilen diğer tüm giderler tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkilin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, ancak bilirkişi raporunda da defalarca itiraz ettikleri üzere, SGK'dan gelir bağlanıp bağlanmadığı yönünde araştırma yapılmaksızın işbu hükmün kurulduğunu, kabul manasında olmamak üzere hükmedilen tazminat tutarına 21.07.2022 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin yasa ve içtihatlara aykırı olduğunu, zira şirketçe dava öncesinde eksiksiz ve tam başvuru yapılmamış olduğundan dava tarihinden önce temerrüde düşüldüğünün kabul edilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme tarafından verilen kararın, haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kazanın oluşunda herhangi bir kusuru bulunmadığını, maddi tazminat hususunda sigorta şirketi poliçesi geçerli olup, sorumluluğun sigorta şirketinde olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf eden davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin ve ...’ın istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemidir. Başvuru koşuluna ilişkin olarak, davalı sigorta vekili KTK'nın 97. maddesine uygun başvuru yapılmadan dava açıldığını ileri sürerek, kararı istinaf etmiş ise de, 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi 26/04/2016 tarih, 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 14/04/2016 tarih 6704 sayılı kanunun 5. maddesi ile değiştirilmiş maddede; "Zarar görenin, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmü getirilmiştir. Yapılan bu düzenleme ile zarar görenlerin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvurmasının gerekli olduğu, başvurudan itibaren sigorta kuruluşu en geç 15 gün içinde yazılı olarak cevap vermez ya da verilen cevap zarar görenin talebini karşılamaz ise zarar gören dava açabileceği gibi, Sigorta Tahkim Komisyonu'na da başvuru yapabilir. Düzenlemede yazılı başvurunun yapılmış olması yeterli görülmüş, sigortanın temerrüdünü düzenleyen 99. maddeye atıf yapılmamış, başvuruda bulunması gereken evraka ilişkin bir düzenleme getirilmemiştir. Somut olayda; davacı tarafından, davalı sigorta şirketi hakkında ZMMS kapsamında açılan davada, davalıya başvuru sonrasında dava açıldığı anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin dava şartı bulunmadığına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davalı vekili, zararın belirlenebilir olması nedeniyle davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından bahisle davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığından davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi giderine yönelik taleplerin belirsiz alacak davası olarak açılabileceği kabul edilmiş olmasına göre, davalı vekilinin dava şartına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden esasa ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesine geçilmiştir. Kusura ilişkin olarak, hükme esas alınan kusur raporunda, dava dışı ... Sigorta A.Ş. ile olay tarihinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortalı bulunan ... plakalı davacının da içinde yolcu olarak bulunduğu ... marka minibüsün sürücüsü davadışı ...'ın, dava konusu ve dava dışı yaralanmalı ve çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda tamamen kusursuz olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş. ile olay tarihinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortalı bulunan ... plakalı ... marka özel aracın dava dışı maliki ve sürücüsü olan ...'ın, dava konusu davacının ve dava dışı yolcu ve kendisinin yaralanmasıyla meydana gelen çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda tamamen %100 (YÜZDE-YÜZ ) oranında kusurlu olduğu belirtilmiş olup, raporun denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Dava konusu olay sebebiyle davacılara SGK tarafından yapılan bir ödeme var ise ödemenin rücuya tabi olup olmadığı, rücuya tabi ise ne kadarının rücuya tabi olduğunun net olarak belirlenmesi, rücuya tabi ödemelerin ilk peşin sermaye değeri tutarlarının indirilmesiyle tazminatın hesaplanması gerekmekte ise de, somut olayda bu hususun araştırıldığı SGK tarafından rücuya tabi bir ödemenin bulunmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Davalı vekili geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını ileri sürmüş ise de, söz konusu zararın TBK'nın 54. maddesi kapsamında zararlardan olması yanı sıra KTK'nın 92. maddesinde teminat dışı tutulmamasına, ayrıca bu zararların KTK'nın 98. maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu zararlardan olmamasına göre davalının sorumlu tutulmuş olmasında isabetsizlik görülmemiştir. Davalı vekili, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılamayacağını belirtmişse de, somut olayda sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanmadığı ve bu istinaf sebebinin somut dosya ile ilgili olmadığı anlaşılmakla bu istinaf sebebi de yerinde değildir.

Müterafik kusur konusunda ise, Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir (EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582). Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir (KILIÇOĞLU, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418). Buna göre, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında kusurlu olması aranmaktadır. Somut olayda, davacının yaralanmasının niteliği ve emniyet kemeri takılı olup olmadığı yönünde bir belirleme bulunmadığı anlaşılmakla, müterafik kusur indirimi yapılmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Hatır taşımasına ilişkin olarak ise, sigortalı aracın diyaliz servis aracı olduğu anlaşılmakla bu yöndeki mahkeme kabulü de yerinde bulunmuştur. Davalı sigorta şirketi, kazaya karışan aracın trafik sigortacısı olup, 2918 sayılı KTK'nın 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2.2.1 maddesi uyarınca, rizikonun ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Davadan önce yapılmış bir başvurunun bulunmadığı durumda ise, davalı sigortacı için dava tarihi temerrüt tarihidir. Somut olayda, davadan önce başvuru gerçekleştiğinden ve maluliyet raporunun da eklenmiş bulunduğu anlaşılmakla faiz başlangıcına yönelik istinaf başvurusu da yerinde değildir. 6098 sayılı TBK'nın 61. ve 163. maddeleri gereğince alacaklı, borcun tamamını veya bir kısmının ifasını dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Bu nedenle, öncelikle sigorta şirketinin sorumlu olması gerektiğine ilişkin istinaf sebepleri de yerinde bulunmamıştır. Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalı ...’ın istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalı ...’ın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-Davalılar tarafından yatırılması gereken 3.080,67-TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan toplam 1.540,34 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.540,37 TL harcın istinaf eden davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf eden taraflarca yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 4-İstinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 5-Karar tebliği, kesinleştirme ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 18/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/48, K. 2025/48, T. 18.12.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-48-e-2025-48-k-7069ac2a0e09