İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/320 E. 2025/660 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/320
- Karar No
- 2025/660
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/320 KARAR NO : 2025/660
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 17/06/2021 KARAR TARİHİ : 18/11/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin elektrikli bisikleti ile seyir halinde iken davalı ... adına tescilli ... plakalı aracın ... tarihinde müvekkiline çarpması sonucunda çift taraflı maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin uzun süre ... Hastanesinde tedavi gördüğünü, %10 oranında daimi malul kaldığını, meydana gelen kazada davalı araç sürücüsü ...'in %100 oranında kusrlu olduğunu, ... tarihinde sigorta şirketine başvuru yaptıklarını ancak sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, yapılan arabuluculuk görüşmesinde de anlaşmanın sağlanamadığını, müvekkilinin evli ve 2 çocuklu olduğunu, kaza öncesinde inşaatlarda ... ve ... ustalığı ve ... yaptığını, kaza nedeniyle müvekkilinin bakıma muhtaç kaldığını belirterek, şimdilik ... TL daimi iş göremezlik, ... TL geçici iş göremezlik, ... TL bakıcı gideri, ... TL hastane yol gideri, ... TL yemek gideri olmak üzere toplam ... TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ... TL manevi tazminatın ise davalı ... şirketi ile ...'den müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... plakalı aracın ... tarihinden geçerli olmak üzere ... Aş ile ... Otomobil Kiralama ve Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, kazaya karışan aracın ... tarihine kadar kaza tarihin olan ... tarihini de kapsayacak şekilde ... Aş'nin kullanımında olduğunu ve müvekkili şirkete ... tarihinde teslim edildiğini ve bu nedenle işleten sıfatıyla kazadan sorumlu olmalarının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Meydana gelen kazada müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, davacının hızlı olarak kavşağa girdiğini, hastaneden alınan %10 oranındaki maluliyet raporunu kabul etmediklerini, davacının hastanede refakatçisinin bulunması gerektiği durumlarda refakatçi yiyecekleri de hastaneden verildiğini, davacının kazancının tespiti için Vergi Dairesinden belli bir yerde çalışıyor ise SGK kayıtlarının istenilmesi gerektiğini, davacının manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, açılan davayı kabul etmediklerini maddi ve manevi tazminatlarının müvekkilini fakirleştirecek boyutta olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Başvuran tarafından eksik evrakla başvurulduğundan başvurunun usulden reddinin gerektiğini, sigorta şirketinin poliçe limiti kadar tutardan sorumlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı, maluliyet raporunun belirlenmesi için ATK'dan rapor aldırılması gerektiğini, bakıcı gideri ve tedavi giderleri bakımından sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, SGK tarafından karşılanması gerektiğini, aktüerya raporu aldırılması gerektiğini, SGK'dan ödeme alınıp alınmadığının karşılanması gerektiğini, dava tarihi itibariyle alacağa yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek, davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Mahkememizce ... plakalı aracın tescil kaydı dosyamız arasına alınmıştır. Davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak ... plakalı aracın sigorta şirketine başvurusu bulunup bulunmadığı, hasar dosyası ile ZMMS poliçesi celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. ... Hastanesi'ne müzekkere yazılarak davacının tedavi evrakları celbedilmiştir. SGK'ya müzekkere yazılarak davacıya herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, gelir durumuna ilişkin cevabi yazı celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... Esas .../... karar sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizde yapılan yargılamada: Dosya meydana gelen trafik kazası nedeniyle tarafların kusur oranlarının tespiti bakımından Ankara Adli Tıp kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin ... tarihli raporda özetle; "... Davalı sigortalı aracın sürücüsü ...'in %80 oranında kusurlu olduğu, başvuran davacının ise %20 oranında kusurlu olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Dosya meydana gelen kaza nedeniyle davacının maluliyet oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kuruluna gönderilmiş, İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulunun ... tarihli raporunda özetle; "... ... oğlu, ... doğumlu ...'ın ... tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; -Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal Bozukluklar, Geçici Fonksiyon Kaybına Neden Olan Ruhsal Hastalıklar, Beyin Hasarı, Tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen, kişinin engel oranı %25, 1.kişinin tüm vücut engellilik oranının %25 olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceği, 3.Bir başkasının sürekli olarak bakıma muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 6 (altı) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği " sonuç ve kanaatine varılmıştır. Dosya re'sen seçilen aktüerya bilirkişisine tevdi ile talep edilebilecek maddi tazminat miktarı hususunda rapor tanzimine karar verilmiş, bilirkişisi tarafından düzenlenen ... tarihli raporda özetle; "1-Davalı ... Şirketi nezdinde sigortalı ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'in karıştığı ve elektrik bisiklet sürücüsü ...'ın yaralanması ile sonuçlanan trafik kazası neticesinde TC Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp ... Üst Kurulunun Raporuna göre %25(yüzdeyirmişbeş)oranında sürekli, 18(onsekiz)ay geçici iş gücü kaybına uğradığı ve iyileşme süresi içinde 6 ay başkasının tespit edilen davacının; a-Geçici İş Göremezlik ve Sürekli İş Göremezlikten kaynaklanan maddi zararının ... TL olduğu, b-Bakıcı Gideri alacağının ... TL olduğu, c-Uzmanlık alanımın dışında olan tedavi giderleri yönünden hesaplama yapılamayacağından dosya kapsamında alınan tüm tedavi evrakları irdelenmek sureti ile meydana gelen olay neticesinde “yaralanmanın niteliği ve yaralanması ile uyumlu tedavi için yapılacak zorunlu giderlerin belirlenmesi” yönünden uzman hekim bilirkişiden rapor alındıktan sonra davacının hastane yol gideri ve yemek giderlerine ilişkin kesin ve net zararının hesaplanabileceği, 2-Davacı ve davalı ... AŞ arasında yapılan ... tarihli ibraname, feragatname ve makbuz kapsamında davacıya “Geçici İş Göremezlik, Sürekli İş Göremezlik ve Tedavi/Bakıcı Gideri” talebine ilişkin zararın tazmini için ... AŞ'nin poliçe limiti tüketilerek asıl alacak(poliçe limit) ... TL ödeme yapıldığı, kaza tarihi itibari ile ZMMS sakatlık ve ölüm teminat limitinin kişi başına ... TL, sağlık giderleri teminat limiti kişi başına ... TL olduğu, a-Geçici İş Göremezlik ve Sürekli İş Göremezlik zararı olarak hesaplanan ... TL'nin kaza tarihi itibari ile ZMMS teminat limiti olan ... TL'den yüksek olduğundan, davalı ... Şirketinin sorumluluğunun işbu poliçe limiti ile sınırlı kaldığı, teminat üst limiti olan ... TL ödemenin hesaplanan toplam zarardan mahsubu sonrasında ve talep edebileceğinin kabulü halinde davacının poliçe miktarını aşan işbu kalemlerden kaynaklı maddi tazminat miktarının ... TL olduğu, b-Söz konusu edilen sulh protokolünde davacının zararın tazmini için yapılan ödeme içinde tedavi ve bakıcı giderinin bulunduğu, ... TL ödemeden geçici ve sürekli iş göremezlik için poliçe üst limiti tutarı olan ... TL'nin mahsubundan sonra kalan ... TL'nin bakıcı gideri ve tedavi giderine yönelik yapıldığı, uzmanlık ve yetki dışında olması sebebi ile tedavi giderlerinin uzman hekim bilirkişi aracılığı ile belirlendikten sonra bakıcı gideri ve tedavi giderleri toplam miktarının poliçe teminat limiti içinde kalıp kalmadığının nihai olarak değerlendirilebileceği," hususlarında görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce dosyamızın rapor sunan aktüerya bilirkişisi ile Doktor bir bilirkişide görevlendirilerek tarafların iddia ve itirazlarını karşılan mahiyette ayrıca güncel asgari ücret de dikkate alınarak raporu düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi heyeti ... tarihli raporda özetle; "1-Sayın Mahkemece verilen ara karar gereğince; davacının itirazının kök rapor sonrası değişen asgari ücret artışı da göz önünde bulundurularak ek rapor aldırılması yönünde olduğu anlaşılmış, davalı tarafların itirazlarına ilişkin ayrıntılı olarak açıklamalar yapılmış, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler doğrultusunda yapılan hesaplamada kök raporda maddi hata ve değişiklik yapılabilecek bir husus tespit edilememiştir. 2-Ancak daha sonra yürürlüğe giren asgari ücret değişikliği kapsamında yapılan inceleme neticesinde, davalı ... Şirketi nezdinde sigortalı ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'in karıştığı ve elektrik bisiklet sürücüsü ...'ın yaralanması ile sonuçlanan trafik kazası neticesinde TC Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp ... Üst Kurulunun Raporuna göre %25 (yüzdeyirmişbeş) oranında sürekli, 18(onsekiz)ay geçici iş gücü kaybına uğradığı ve iyileşme süresi içinde 6 altı başkasının vardımına gereksinim duvacağı tespit edilen davacının: a-Geçici İş Göremezlik ve Sürekli İş Göremezlikten kaynaklanan maddi zararının ... TL olduğu, b-Bakıcı Gideri alacağının ... TL olduğulkök raporda değişiklik yapılmamıştır) c-Adresi, uzun süren tanı ve tedavi süresi, yaralanmanın niteliğine göre taksi veya özel araç ile gidip gelmesi gerektiği dikkate alındığında, kaza tarihi ... rayiçleri dikkate alındığında belgesiz SGK dışı giderlerinin ... TL seviyesinde kabul edilmesinin uygun olacağı, bunun 9680 kusura isabet eden kısmın ise ...x...-... TL olduğu, 6 aylık bakım ihtiyacı ayrı hesap konusu edildiğinden refakatçı yemek giderinin ayrıca hesaplanmadığı, 3-Davacı ve davalı ... AŞ arasında yapılan ... tarihli ibraname, feragatname ve makbuz kapsamında davacıya “Geçici İş Göremezlik, Sürekli İş Göremezlik ve Tedavi/Bakıcı Gideri” talebine ilişkin zararın tazmini için ... AŞ'nin ... tarihinde poliçe limiti tüketilerek asıl alacak(poliçe limit) ... TL ödeme yapıldığı, kaza tarihi itibari ile ZMMS sakatlık ve ölüm teminat limitinin kişi başına ... TL, sağlık giderleri teminat limiti kişi başına ... TL olduğu, a-Geçici İş Göremezlik ve Sürekli İş Göremezlik zararı olarak hesaplanan ... TL'nin kaza tarihi itibari ile ZMMS teminat limiti olan ... TL'den yüksek olduğundan, davalı ... Şirketinin sorumluluğunun işbu poliçe limiti ile sınırlı kaldığı, teminat üst limiti olan ... TL ödemenin hesaplanan toplam zarardan mahsubu sonrasında ve talep edebileceğinin kabulü halinde davacının poliçe miktarını aşan işbu kalemlerden kaynaklı maddi tazminat miktarının ... TL olduğu, b-Söz konusu edilen sulh protokolünde davacının zararın tazmini için yapılan ödeme içinde tedavi ve bakıcı giderinin bulunduğu, ... TL ödemeden geçici ve sürekli iş göremezlik için poliçe üst limiti tutarı olan ... TL'nin mahsubundan sonra kalan ... TL'nin bakıcı gideri ve tedavi giderine yönelik yapıldığı, Tedavi gideri ve bakıcı giderinden kaynaklanan ... TL(... TL*... TL)toplam zararından işbu ... TL'nin mahsubundan sonra Sigorta Şirketi dışındaki gerçek kişi davalıların ödemesi gereken poliçeyi aşan tazminat miktarının ... TL olduğu, 4-Davalı ... vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde İhtiyari Mali Sorumluluk Sigorta ve Genişletilmiş Kasko Sigortası Poliçesinin sunulduğu, işbu poliçeler gereğince ... AŞ'nin ödemeleri yapacağını ve davanın ... A.Ş.'ye ihbar edilmesini talep ettiği, Sayın Mahkemece işbu beyan doğrultusunda “ara karar tesis edilip edilmediği, edilmiş ise buna ilişkin ihbar dilekçesinin ... AŞ'ye tebliğine ilişkin” dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı anlaşılmakla; Davalı tarafından “sözü edilen poliçelerin teminat limiti dahilinde olup olmadığı ve bu poliçeler kapsamında tazminat ödemesi yapılıp yapılmayacağı” hususunda hukuki nitelendirme ve değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olduğundan, davalı ...'in işbu bu beyan ve itiraza yönelik değerlendirme yapılmadığı, 5-Davacının “meydana gelen kazada müterafik kusur hallerinin gerçekleşip gerçekleşmediği, kazanın meydana gelmesine sebep olması nedeniyle müterafik kusur durumunun mevcutiyetinin kabul edilip edilmemesi ve belirlenen tazminattan indirim yapılmasının gerekip gerekmediğine” ilişkin hukuki değerlendirme ve indirim Sayın Mahkemenin takdirinde olduğundan işbu bu beyan ve itiraza yönelik değerlendirme yapılmadığı," hususlarında görüş bildirildiği anlaşılmıştır. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle zarar gören tarafından, açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. 2918 Sayılı Kanunun 90. maddesinde "zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." 88. Maddesinde de "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır. Özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanırlar." düzenlemesi mevcuttur. 6098 s. TBK'nun 54. maddesine göre, "Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1.Tedavi giderleri. 2.Kazanç kaybı. 3.Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4.Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." düzenlemeleri mevcuttur. Davacının maluliyet oranının hesaplanmasında kaza tarihi itibariyle hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği hususu Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 11/03/2021 tarih 2020/7120 Esas 2021/2627 Karar sayılı emsal içtihadında; "...Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir..." şeklinde açıkça belirtilmiştir. Yukarıda yer verilen emsal içtihat dikkate alınarak; dava konusu somut olayda, uygulanması gereken yönetmelik hükmünün Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, hükümleri olduğu anlaşılmış, davacının kaza nedeniyle Tüm vücut engellilik oranının %25 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin kaza tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceği ve iyileşme süresi içinde 6 ay başkasının yardımına gereksinim duyacağı belirlenmiştir. KTK m.98 hükmünde sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı ve sigorta şirketlerini kanun hükmünde belirtilen şartlar dahilinde SGK’ya gerekli aktarımı yapması halinde yükümlülüklerinin sona ereceği belirtilmiştir. Öte yandan tedavi giderlerinin belgelenemeseler dahi sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğu Yargıtay içtihatları ile kabul edilmektedir; “….Belgeye dayanmayan tedavi giderleri 6111 Sayılı yasa kapsamına değildir. Belgeli olmayan tedavi giderlerinden SGK sorumlu olmayıp, sigorta şirketi sorumludur. Bu nedenlerle, 6111 Sayılı yasa kapsamı dışında kalan, belgelenemeyen tedavi giderlerinden davalı ... şirketinin sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.”[Y. 17. HD, 2015/8319 E. 2016/6695 K. 1.6.2016 T.] “…Yasa lafzından da açıkça anlaşılacağı üzere sigorta şirketlerinin yükümlüğü sadece "trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri" yönünden sona erecek olup bu kurumlar tarafından karşılanmayan ulaşım, yemek, refakatçi ücreti gibi sair tedavi giderleri, bakıcı giderleri ve geçici iş göremezlik zararları halen tedavi giderleri teminatından ödenmek üzere davalı sigorta şirketinin sorumluluğundadır. Hal böyle olunca mahkemece geçici iş göremezlik zararı talebi yönünden de kabul kararı verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere yanlış gerekçe ile reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamış, bozma sebebi yapılmıştır.” [Y. 17. HD, 2013/15416 E. 2015/2380 K. 10.2.2015] Davacı vekili harçlandırdığı ıslah dilekçesi ile geçici ve sürekli iş göremezlik taleplerini ... TL, tedavi (yol, yemek dahil) ve bakıcı gideri zarını ... TL olmak üzere toplam ... TL olarak ıslah etmiştir. Davacının manevi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nun 56/1. maddesine göre ''Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini gözönünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Mahkememizce "Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranlarını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal, ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere manevi tazminat ne bir ceza ve ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Davanın bu alanda gördüğü iş cismani zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmaktan, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmekten, bir teselli, bir avunma ve ruhu tatmin aracı olmaktan ibarettir. Takdir hakkının söz konusu olduğu bütün hallerde hakim hak ve nesafetle hüküm vermek zorunluluğundadır. Hakimin hak ve nesafetle hüküm vermesi de genel olarak Türk toplumunun sosyal ekonomik ve moral yapısının ve özellikle de tarafların gerçek durumlarının gerektirdiği hak ve adalete uygun sonucu bulması demektir. Bu bakımdan takdir edilecek manevi tazminatın miktarı haksız eylemi özlenir hale getirecek özellikle mağdur için haksız zenginleşecek miktarda olmamalıdır. Manevi tazminat; zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır." ilkeleri doğrultusunda yapılan değerlendirmede, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kazanın meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli, davacının müterafik kusuru, davacının kaza tarihindeki yaşı, davalı sürücünün kusuru, manevi tazminatın amacı, hak ve nesafet kuralları dikkate alınarak, davacının manevi tazminat isteminin kabulü ile davacı için ... TL manevi tazminata hükmetmek gerekmiştir. 2918 sayılı KTK.’nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.2.b. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Davacı tarafça davadan önce sigorta şirketine ... tarihinde başvuru yapıldığı görülmekle temerrüt tarihinin bu tarih esas alınarak 8 gün sonrası ... tarihi olarak belirlenmiştir. Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; ... günü davalı sürücü ... sevk idaresinde bulunan ... plakalı aracı ile seyir halindeyken başvuran sevk ve idaresinde bulunan elektrikli bisikletin Ön kısımlarına çarpması neticesinde yaralanmanın kazanın meydana geldiği, hükme esas alınan ATK kusur raporu davacının %20 oranında kusurlu olduğu dava dışı sigortalı araç sürücüsünün ise %80 oranında kusurlu olduğu, davacının kusur oranının tenzil edilmesi davacısının davasının davalı ... yönünden ... TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve ... TL bakıcı ve tedavi giderinin kabulüne, diğer davalı ... ... yönünden ise davacı tarafından sigorta şirketinin poliçe limiti doğrultusunda davacıya asıl alacak, yargılama gideri, vekalet ücreti olmak ... TL ödediğini beyan ettiğinden ... ... şirketi yönünden davanın reddine, diğer davalı ... ... Aş yönünden ise kaza tarihinde ... Plakalı aracın kullanımının ... ... Aş'de olmadığından pasif husumet yokluğundan başvurunun reddine karar vermek gerekmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 21.01.2019 tarih ve 2018/1574 esas ve 2019/373 karar sayılı ilamında” Davacı taraf, davaya konu edilen tazminatlar için temerrüt faizi olarak ticari faize hükmedilmesini talep etmiş; mahkeme ise, yasal faize karar vermiştir. Davaya konu kazaya karışan araçların tüzel kişi tacir olan davalılara ait ticari araçlar olduğu gözetilmek suretiyle, temerrüt faizi olarak avans faizine karar verilmesi gerekirken, yasal faize karar verilmesi de doğru olmamıştır.” şeklinde karar verilmiştir. Mahkememizce ... yönünden davanın kabulüne karar verildiği anlaşıldığından davacın taleplerine yasal faiz uygulanması gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın davalı ... ... A.Ş. yönünden feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Davanın davalı ... A.Ş. Yönünden pasif husumet yokluğundan REDDİNE, 3-Davanın KABULÜ İLE ... TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve ... TL bakıcı ve tedavi giderinin ... tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... den alınarak davacıya verilmesine, 4-... TL manevi tazminatın ... tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... den alınarak davacıya verilmesine, 5-Maddi tazminat yönünden alınması gereken ...-TL karar ve ilam harcının peşin alınan ...-TL (peşin+ıslah harcın) harçtan mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalı ...'den tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-Maddi tazminat davasında davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 7-Maddi tazminat davasında davalı ... A.Ş vekili kendisini vekille temsil ettirdiğinden ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş 'ye VERİLMESİNE, 8-Maddi tazminat davasında davacı tarafından yapılan davetiye, posta ve bilirkişi giderinden ibaret toplam ...-TL yargılama gideri, ilk dava gideri ...-TL başvuru ve ... TL (peşin+ıslah harç) peşin harç olmak üzere ...-TL yargılama giderinin davalı ...'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 9-Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken ...-TL karar ve ilam harcının peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalı ...'den tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 10-Manevi tazminat davasında davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 11-Manevi tazminat davasında davalı ... A.Ş vekili kendisini vekille temsil ettirdiğinden ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş 'ye VERİLMESİNE, 12-Manevi tazminat davasında davacı tarafından yapılan davetiye, posta giderinden ibaret toplam ...-TL yargılama gideri ve ... TL peşin harç olmak üzere ...-TL yargılama giderinin davalı ...'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 13-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ...-TL arabuluculuk ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 14-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere tarafların göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekili ... ve davalı ... vekili ... yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/11/2025
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza