Bölge Adliye Mahkemesi · Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2025/413 E. 2025/421 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/413
- Karar No
- 2025/421
- Karar Tarihi
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/413
KARAR NO: 2025/421
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/01/2025 ARA KARAR
NUMARASI: 2024/1061 Esas
DAVANIN KONUSU: Kooperatife Kayyım Atanması
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/02/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM
TARİHİ: 26/02/2025
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/1061 Esas sayılı 02/01/2025 tarihli ara kararına karşı , davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatif üyesi olduğunu, diğer davalılar ...,... ve ...'nun ise davalı kooperatif yönetim kurulu üyeleri olduklarını, davalı kooperatifin müvekkili ve diğer üyelerden haksız kazanç elde etmek amacıyla fason üyelerle genel kurul toplantıları yapıp kendi lehine ve üyelerin aleyhine kararlar aldığını, yapılan genel kurul toplantıları üye olmayan fason kişilerle yapılmış olup, davalı kooperatif tarafından yapılan genel kurul toplantısının kooperatifin üye olarak kabul ederek geçmiş genel kurul toplantılarında fason üyeler ile aldıkları kararlar ile kira ve aidat alacağına ilişkin davalar açmakta olup, bu kişilere hazirun listesinde yer vermeyerek bu kişileri hiçbir genel kurula davet etmedikleri gibi haklarında karar aldıklarını, bu genel kurul toplantılarına karşı iptal davaları yürütüldüğünü, kooperatifin yaptığı bu hileli işlemlerin hukuk düzeni nezdinde suç oluşturduğunu, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/80888 Soruşturma sayılı dosyası üzerinden suç duyurusunda bulunulduğunu bildirerek davalı yönetim kurulu üyelerinin azline ve bu üyeler yerine kooperatife kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece Mahkemesi kararı ile; Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacı vekilinin, davalı kooperatif yönetim kurulu üyelerinin yetkilerinin kaldırılarak kooperatife kayyım atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu görülmekle, davalı kooperatifte organ boşluğunun olduğu veya yönetim kurulunun işlevini yitirdiğinin iddia edilmediği, davacı tarafın iddiaları yönetim kurulunun kişisel sorumluluğunu gerektirmekte olup, kayyım atanması için gerekli koşulların oluşmadığı dikkate alınarak yönetim kurulu üyelerinin yetkilerinin kaldırılarak davalı kooperatife kayyım atanmasına ilişkin tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiş"1- Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE," şeklinde ara karar verilmiştir.
Davacı vekili işbu ara kararı yasal süresi içerisinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle ; Davacı müvekkil yönetim kuruluna kayyım atanmasını talep ettiği davalı ...Yapı Kooperatifi'nin üyesi olduğunu, davalı ..., ... ve ... ise davalı ...Yapı Kooperatifi'nin yönetim kurulu üyeleri olduğunu, davalı kooperatif müvekkil ve diğer üyelerden haksız kazanç elde etmek amacıyla fason üyelerle genel kurul toplantıları yapıp kendi lehine ve üyelerin aleyhine kararlar aldığını, yapılan genel kurul toplantıları üye olmayan fason kişilerle yapılmış olup davalı kooperatif tarafından yapılan genel kurul toplantısı kooperatifin üye olarak kabul ederek geçmiş genel kurul toplantılarında fason üyeler ile aldıkları kararlar ile kira ve aidat alacağına ilişkin davalar açmakta olup bu kişilere hazirun listesinde yer vermeyerek bu kişileri hiçbir genel kurula davet etmedikleri gibi haklarında karar aldığını, yapılan bu genel kurul toplantılarına karşı iptal davaları yürütüldüğünü, davalı yönetim kurulu üyelerinin sıfatının ve yetkilerinin kullanılmasının kooperatif üyeleri ve davacı müvekkil açısından çekilmez hale geldiği, somut koşulların yönetim kurulunun değiştirilmesi ihtiyacını adil gösterecek düzeye ulaştığı ve her halükarda kooperatif üyelerini zarara uğrattığı ortada olduğunu, davalı kooperatif yönetim kurulu üyeleri hileli işlemler yapmış bu eylemleri neticesinde görevi kötüye kullanma suçlamasıyla hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalıların işbu davranışları nedeniyle kooperatif üyeleri ile arasındaki güven ilişkisi sona erdiğini ve sürekli güvensizlik ortamı oluştuğunu, davalı kooperatif her yıl olduğu gibi bu yıl da yakın zamanda genel kurul toplantısı yapacak olup yapılacak bu genel kurul toplantısı kayyım atanılmadığı takdirde 2021, 2022, 2023 ve 2024 yılı genel kurul toplantıları gibi fason üyelerle yapılacak olup yine bu yıllarda yapılan genel kurul toplantılarına karşı iptal davası açıldığı gibi 2025 yılı genel kurul toplantısına karşı da iptal davası açma zarureti oluşturacağını, bu sebeple kooperatife kayyım atanılmadığı takdirde HMK m.30 da düzenlenen usul ekonomisi ilkesi hiçe sayılacağını, yerel mahkemenin, yukarıda alıntısını yaptığı ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesindeki tüm açıklamalar ve sunduğu delillere rağmen, talebimizi reddetmesi kabul edilemeyeceğini, koşulları oluşan ihtiyati tedbir talebinin kabul edilmesi ve yasaya ve hakkaniyete aykırılık teşkil eden kararın iptaline karar verilmesi halinde doğacak hakların güvenceye kavuşturulması gerektiğini, izah edilen ve Sayın Başkanlığınızca re'sen tespit edilecek hususlar ışığında, istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının müvekkil lehine kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu Düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ :
Derdest dava, davalı kooperatif yönetim kurulu üyesi olan diğer davalıların yönetim kurulundan azli ile yönetim kurulu üyelerinin yetkilerinin kaldırılması taleplerine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesi ile davalı kooperatife , davalı yönetim kurulu üyeleri yerine ihtiyati tedbiren kayyım atanmasını istemiştir. Mahkeme, 02/01/2025 tarihli gerekçeli müteferrik (ara ) kararı ile davacı vekilinin söz konusu ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermiş , davacı vekili işbu ara kararını süresinde istinaf etmiştir.
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri , mahkemece verilmiş ve istinaf edilmiş olan gerekçeli ara kararda yazılı açıklamalar ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde ; derdest eldeki davada davalı kooperatifin diğer davalı yönetim kurulu üyelerinin yerine ihtiyati tedbiren kayyım (yönetim kayyımı) ataması yapılmasına ilişkin tedbir talebinin kabulü için gerek HMK 389. VD., Gerekse TMK 403,426 vd maddeleri ile Kooperatifler Kanunu 98. maddesi yollamasıyla TTK 630. Vd maddeleri gereğince aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların , bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunmadığından , işbu ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de , istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile davacı tarafın söz konusu ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olduğundan , istinaf edilen ara kararda usul, yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı, ara kararının hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle de davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2024/1061 Esas sayılı, 02/01/2025 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacının istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı taraftan peşin olarak alındığından harçla ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,
İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ,
HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ile 391/3 bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.26/02/2025