Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/41 E. 2025/2924 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/41
- Karar No
- 2025/2924
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/41
KARAR NO : 2025/2924
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/07/2024
NUMARASI : 2021/567 E - 2024/625 K
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
DAVA : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 18/11/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ... Gıda Turizm İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekili, davalılar ... Elektrik Dağıtım A. Ş ve ... ... Elektrik Perakende Satış A.Ş aleyhine ne açtığı davada dava dilekçesinde özetle ; Denizköşkler Mah. Kemal Sunal Cad. ... Avcılar İstanbul adresinde, restoran işletmesi bulunan müvekkili şirketin, elektrik dağıtım işiyle iştirak eden davalı ... ... Elektrik Perakende Satış A.Ş'nin ... hesap numaralı, 6205182200 müşteri numaralı abonesi olduğu, 07.05.2021 tarihinde müvekkilinin restoran işletmesinin bulunduğu adreste yapılan sayaç okuma işlemi neticesinde ... numaralı cezalı fatura tanzim edildiğini , ilgili faturada; 09.03.2021-07.05.2021 tarihleri arasında, kaçak kullanım yapıldığı belirtilerek (geçmişe etkili sözleşme feshedilerek) okuma kodu “kaçak merkez” üzerinden faturalandırma yapıldığı, bu şekilde müvekkilinin normal tarife yerine zamlı kaçak tarifesi üzerinden borçlandırıldığını, ilgili şirketler tarafından yapılan faturalandırma işleminin usul, yasa ve hakkaniyete aykırı şekilde yapılmış olup müvekkilinin fazla tahakkuk ettirilmiş, gerçek kullanımın karşılığı olmayan bedel üzerinden borçlandırılmasının hatalı olduğu, bu nedenlerle davacı müvekkili şirkete ait ... hesap numaralı, 6205182200 müşteri numaralı Abonelik Sözleşmesinin Davalı Tarafından Feshinin Geçersizliğinin Tespiti ile müvekkili şirket adına tanzim edilen 07.05.2021 tarihli, ... sayılı cezalı faturanın iptaline ve sözleşmeye uygun gerçek kullanım bedelinin tespitine (menfi tesbit) , Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000 TL ( Dava değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olmadığından, huzurdaki davayı HMK'nun 109. Maddesi uyarınca kısmi dava olarak açma zorunluluğu hasıl olmakla ) karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde ; Davacının kullanımında olan 5096271000 tüketim numaralı mahalde davacı ... Gıda Turizm İnş. San. Tic. Ltd.şti. ünvanına bulunan 2126192400 hesabın abonelik başlangıç tarihi 01.09.2018 bitiş tarihi 09.03.2021 olduğu, aboneliğin tedarikçi şirketi olan müvekkili ... ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. tarafından ödenmemiş fatura borçları nedeniyle borçtan tahliye kodu ile sonlandırıldığının belirlendiği, müvekkili ... kaçak kontrol ekiplerince mahalde 03.05.2021 tarihinde yapılan kontrolde ise, sözleşmesiz sayaçtan enerji kullanım yapıldığı tespit edilerek Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği m.42 gereği tüketici adına H/425602 seri numaralı zabıt düzenlenildiği, zabıt ile sözleşmesiz sayaç üzerinden geçen 220.663,00 - 197.644,27 sayaç işaretleri farkı 23.018,72 kWh tüketim mevzuata istinaden 07.05.2021 tarihli, 48.741,09-TL bedelli faturanın kaçak elektrik tarifesinden tahakkuk ettirildiği, tespit ve tahakkukta hata bulunmadığı, kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın elektrik enerjisi tüketilmesi ve yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketilmesinin zabıt tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği kaçak elektrik kullanımı olarak tanımlanmakta olup, mevzuata uymadan usulsüz olarak kullanılan elektrik, yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği kaçak elektrik tarifesinden tahakkuklandırıldığı, davacı her ne kadar kaçak elektrik kullanmadığını iddia etmiş olsa da, dosyasına iddiasını ve tutanakların aksini kanıtlar nitelikte, tespit tutanağı ve sair belgelerle aynı kapsam ve mahiyette herhangi bir somut delil sunmadığından davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.Birleşen dava ; (İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/680 Esas Sayılı)Davacı ... Gıda Turizm İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekili davalılar ... ve ... ... aleyhine açtığı davada dava dilekçesinde özetle;Denizköşkler Mah. Kemal Sunal Cad. ... Avcılar İstanbul adresinde, ... isimli restoran işletmesi bulunan müvekkili şirketin, Elektrik Dağıtım işiyle iştirak eden davalı şirketin ... hesap numaralı, 6205182200 müşteri numaralı abonesi olduğu, 15.09.2021 tarihinde müvekkilin restoran işletmesinin bulunduğu adreste yapılan sayaç okuma işlemi neticesinde ... numaralı cezalı fatura tanzim edildiği, ilgili faturada; 01.02.2021-24.08.2021 tarihleri arasında, kaçak kullanım yapıldığı belirtilerek okuma kodu “Kaçak” üzerinden faturalandırma yapıldığı, davalı şirket tarafından faturalandırma işlemi usul, yasa ve hakkaniyete aykırı şekilde yapılmış olup, fazla tahakkuk yapıldığı, gerçek kullanımın karşılığı olmayan bedel üzerinden borçlandırılmasının hatalı olduğu, öncelikle ülkede halen devam eden pandemi salgını nedeniyle uygulanan tedbirlere istinaden müvekkilinin restoran işletmesinin uzun süre kapalı kaldığı, bu dönemde restoran gelir elde edemediği için şubeye ait 2 adet elektrik faturasını ödeyemediğini, davalı tarafça bilgisi dışında aboneliğin iptal edildiğini , daha sonra müvekkilinin 28.07.2021 tarihinde borçlarını ödeyerek davalılarla yeni abonelik sözleşmesi imzaladığını, Müvekkilin yeni abonelik sözleşmesine istinaden dükkanını açtığı, elektrik tüketimi yapmaya başladığı, bu şekilde çalışmasına devam ederken 18.08.2021 tarihinde, işyerinde yangın çıkmış olduğu , neticesinde elektrik panosu da kullanılamaz hale geldiği, müvekkilinin , yeni elektrik panosunun takılması için aynı gün elektrik perakende şirketine başvuru yaptığı, gerekli tutanaklar düzenlendiği, sayacın okunması ve faturalandırılması için şirket tarafından sayaç alındığı, Perakende şirketi personelinin ancak 24.08.2021 tarihinde gelerek yeni sayacı taktığı, Perakende şirketinin sayacı geç getirmesi, araya hafta sonunun girmesi nedeniyle müvekkilinin mağdur olduğu, restorandaki yiyecek maddelerinin bozulması tehlikesi doğduğundan, mecburen 21.08.2021 ile 24.08.2021 tarihleri arasında elektriği bağlamak zorunda kaldığı, kaldı ki, bu sürede de müvekkilinin perakende şirketi ile sözleşmesi halen devam ettiğinden hesaplama yapılıp faturalandırılmasının mevzuat gereğince yine perakende şirketine ait olduğu, Şirket personeli yeni sayacı takmaya geldiğinde, elektriğin bağlı olduğunu gördüğü ve kaçak kullanımda bulunduğunu belirterek durumu rapor ettiği, Faturalandırma tarihinde ise sayacı okumaya gelen personel, davacının 28.07.2021 tarihinde yeni abonelik sözleşmesi imzaladığını da gözetmeksizin, 01.02.2021 ile 24.08.2021 tarihleri arasında kaçak kullanımda bulunulduğu gerekçesiyle dava konusu faturayı tanzim ettiği, müvekkilin, kabul anlamına gelmemekle birlikte, kaçak kullanım kabul edilebilecek dönemi 21.08.2021-24.08.2021 tarihleri arasındaki yalnızca 3 günlük süre olduğu, 01.02.2021 tarihinden-24.08.2021 tarihine kadar kaçak kullanımda bulunduğu belirtilerek fatura tanzim edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu, tüm bu nedenlerle Davalı şirketler tarafından müvekkili şirket adına tanzim edilen 15.09.2021 tarihli, ... sayılı cezalı faturanın iptali ve sözleşmeye uygun kullanım bedeli hesaplanarak gerçek fatura bedelinin tespitine (menfi tesbit) karar verilmesi talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacının kullanımında olan tesisatta müvekkil ... kaçak kontrol ekiplerince 24.08.2021 tarihinde yapılan kontrolde, davacının sayaç devre dışı vaziyette direkt bağlı kontrolsüz enerji kullanımı yaptığı tespit edildiği, tespite istinaden H/398545 seri numaralı zabıt düzenlenildiği, zabıt tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği 01.02.2021- 24.08.2021 tarih aralığı hesaba dahil edilerek 22.966 kWh kaçak enerji tüketimi tahakkuk ettirildiği, Davacı yan her ne kadar kadar ürünlerin bozulmaması için 21.08.2021-24.08.2021 tarihleri arasındaki 3 gün kadar mecburen direkt bağlı kullanım yapmış olduklarını beyan etmişse de; davacının mahalde kaçak kullanım gün süresi kaçak tespit zaptı dahilinde toplam 204 gün olduğu, işbu dilekçe ekinde yer alan okuma tarihçesine göre 204 günlük sürede direkt bağlı kullanım bulunduğundan sayaçta hiç tüketim kaydı yaptırılmadığı, mahale yeni sayaç takılması ile birlikte tüketim kayıtlarının derhal akmaya başladığı, bu da 204 günlük sürede mahallin aktif olduğu ancak sayaca yazdırılmadığına dair deliller olduğu, zabıt hesabı davacının 31-12-2020-10-08-2020 tüketim ortalaması 112,58 KWH/GÜN olarak hesaba dahil edildiği, buna göre 112,58 KWH /GÜN x 204 GÜN = 22.966 kWh tahakkuk kaçak elektrik tarifesinden tahakkuk ettirildiği, ilgili yönetmeliğin"Tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi kullandığının tespiti durumunda, kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespit edildiği tarihte yürürlükte olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen fonsuz tarifenin 2 katı göz önüne alınarak hesaplama yapılır." maddesine uygun olarak başkaca bir zabıt da (H/205014) bulunduğundan "tarifenin 2 (iki) katı göz önüne alınarak hesaplama" yapıldığı, tespit ve tahakkukta hata bulunmadığı, tüm bu nedenlerle müvekkili ... ... yönünden davanın husumetten reddine, müvekkili ... yönünden haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini istemiştirBirleşen dava ; (İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/67 Esas Sayılı)Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle ; Davalı/borçlunun kullanımında olan tesisatta Kurum tarafından yapılan kontrolde kaçak enerji kullanıldığının tespit edilmesi üzerine zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edildiği, işbu tutanağa istinaden kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığı, Davalı borçlu aleyhine kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiği, Davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, tüm bu nedenlerle Davalının Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, Davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemesine karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ;davalı/borçlunun kullanımında olan tesisatta Kurum tarafından yapılan kontrolde kaçak enerji kullanıldığının tespit edilmesi üzerine zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edildiği, işbu tutanağa istinaden kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığı, davalı borçlu aleyhine kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiği, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, tüm bu nedenlerle davalının Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemesine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; 1-Mahkememizin 2021/567 esas sayılı dosyası açısından;Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile ,
a-Davacının feshin geçersizliği ile ceza tutanağının iptaline ilişkin talebin reddine b-Davacının kullanım bedelinin tespitine ilişkin talebinin kabulü ile; davacının davalıya 35.978,95TL borçlu olduğunun tespitine2-Mahkememizin 2021/567 esas sayılı ile birleşen İstanbul 20.ATM’nin 2021/680 dosyası açısından ;Davacının davasının reddine; 3-Mahkememizin 2021/567 esas sayılı ile birleşen İstanbul 10.ATM’nin 2022/67 dosyası açısından; Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile,davalının (tashih şerhi ile )Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasında (sehven Bakırköy 15.İcra Müdürlüğünün 2021/7275 esas sayılı icra dosyasında) 35.978,95TL asıl alacak faiz ve KDV toplamı 479,80TL olmak üzere 36.458,75TL ye ilişkin yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin bu şekilde aynı koşullarda devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,7.291,75TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ,şeklinde hüküm kurulmuştur.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili ve yalnızca asıl dosya yönünden davalı ... ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. vekili istinaf etmiştir.1- Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde ;" İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararda hükme esas alınan bilirkişi raporunun bilimsel ve denetime elverişli olmadığı, kök rapora ilişkin itirazlarının ek raporla giderilemediği, mahkemece yeniden bilirkişi incelemesi yapıtırılmadığı,aboneliğin feshinin sözleşmeye uygun olup olmadığı konusunda bilirkişinin görüş bildiremediği, bilirkişi ek raporunda her ne kadar müvekkilinin , davalı tarafından sözleşmesi sonlandırıldıktan sonra kaçak elektrik kullandığı ön kabulü ile hareket edilmişse de, 22.12.2022 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de belirttikleri üzere , taraflar arasında akdedilen Perakende Satış Sözleşmesinin "sözleşmenin sona ermesi ve feshi" kenar başlıklı 18. Maddesinin 8. Fıkrasında "Taraflardan birisi sözleşme hükümlerini ihlal ederse, diğer taraf ihlal edilen hükümlere aykırı davranışın ortadan kaldırılmasını yazılı olarak ihtar eder. Söz konusu ihlal ile ihlalin ve sonuçlarınını giderilmesine dair sözleşmede ya da sözleşmede yapılan atıfla ilgili mevzuatta ayrıca belirlenen bir usul bulunmaması halinde, ihlalin on beş gün içinde ihlal eden tarafça ortadan kaldırılmasını ihtar eden taraf bu süre sonunda sözleşmeyi feshedebilir." hükmünün yer aldığı ,taraflarca imzalanan sözleşme hükmüne göre davalı şirketin sözleşmeyi sona erdirebilmek için, müvekkili şirkete mevcut borçlarını ödememesi nedeniyle yazılı ihtarda bulunmalı, ödeme yapmak için on beş günlük süre vermeli ve borç bu süre içerisinde ödenmemesi halinde sözleşmeyi feshetmesi gerektiği, bilirkişi raporunda ilgili sözleşme hükmüne yer verilerek davalının sözleşmeyi davacının mevcut borçlarını ödememesi nedeniyle tek taraflı olarak sonlandırdığı belirtmişse de, davalı şirket tarafından, davacı müvekkili şirkete herhangi bir yazılı ihtar yapılmamış, ihlalin sonlandırılması için on beş günlük süre verilmemiş olduğu, Davalı şirketin, tam iki tarafa borç yükleyen nitelikteki bir sözleşmeyi tek taraflı iradesiyle, hiçbir bildirimde bulunmaksızın sonlandırması ve taraflar arasında sözleşme bulunmadığı gerekçesiyle müvekkilinin tüketimlerini, sözleşmenin devam ettiği süre de dahil olmak üzere, kaçak tüketim üzerinden faturalandırmasının hukuka aykırı olduğu, davalı şirketlerin, sözleşmeye ve hukuka aykırı olarak sözleşmeyi tek taraflı, geriye etkili olarak feshetmiş olup, sözleşmenin yürürlükte olduğu tarihteki kullanımları da sözleşmesiz (kaçak) kullanım olarak nitelendirmiş oldukları, Menfi tespit talebine konu ilk fatura incelendiğinde, faturanın okuma tarihinin 07.05.2021 tarihi olduğu, ilk endeksinin 14.01.2021 tarihli faturanın son endeksi alındığı, sözleşmenin sonlandırıldığı 09.03.2021 tarihinde hiçbir okumanın bulunmadığı, sanki 14.01.2021- 09.03.2021 aralığının sözleşmesiz (kaçak) kullanım kabul edildiği, sözleşmenin geriye etkili olarak feshi mümkün olmamasına rağmen sanki 14.01.2021 tarihinden itibaren sözleşmesiz kullanım gerçekleştiriliyormuş gibi faturalandırma yapıldığı,sözleşmenin geçersiz sayıldığı tarih tam ve doğru olarak belirlenmeden müvekkilinin sözleşmesiz ( kaçak) tüketim yaptığına dair tespit yapılamayacağı,Birleşen İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/680 Esas sayılı dosyasına konu fatura da yine benzer yöntemle kaçak kullanım üzerinden düzenlendiği, müvekkilinin pandemi salgını nedeniyle işletmenin kapalı kaldığı dönemde, restoran gelir elde edemediği için şubeye ait 2 adet elektrik faturasını ödeyememiş ve bilgisi dışında abonelik iptal edildiği, daha sonra müvekkilinin 28.07.2021 tarihinde borçlarını ödeyerek davalılarla yeni abonelik sözleşmesi imzalamış olduğu, buna istinaden dükkanını açmış, elektrik tüketimi yapmaya başlamış olduğu, bu şekilde çalışmasına devam ederken 18.08.2021 tarihinde, işyerinde yangın çıktığı, neticesinde elektrik panosunun da kullanılamaz hale geldiği, Perakende şirketi personelinin ancak 24.08.2021 tarihinde gelerek yeni sayacı taktığı, perakende şirketinin sayacı geç getirmesi, araya hafta sonunun girmesi nedeniyle müvekkilinin mağdur olduğu ,, restorandaki yiyecek maddelerinin bozulması tehlikesi doğduğundan, mecburen 21.08.2021 ile 24.08.2021 tarihleri arasında elektriği bağlamak zorunda kaldığı, davalı şirketin bir kez daha sanki müvekkilinin hiç sözleşmesi yokmuş gibi faturalandırma yaptığı, kabul anlamına gelmemekle birlikte, kaçak elektrik tüketiminde müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, zararın artmasına etkisinin olup olmadığı ve zararın artmasını engelleme yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği incelenmemiş, bu hususun dikkate alınmamış olduğu,Ayrıca davalının tek taraflı olarak tanzim ettiği ve doğruluğu tartışmalı tutanak ve faturalar esas alınarak yapılan tespitlerin kabulünün mümkün olmadığı,mahkemece raporlara itirazlarını giderici ek rapor alınmadığı, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceğine ilişkin usul hükümlerinin yerine getirilmediği, " şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.2- Davalı ... ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. vekilince verilen istinaf dilekçesinde ; " Usule ilişkin olarak, İlk Derece Mahkemesince gerekçelendirilmeksizin hüküm tesis edilmesi hak ve hakkaniyete aykırılık teşkil etmektedir. Mahkemenin yalnızca bilirkişi raporu belirterek işbu rapora atıf yaparak hüküm kurması kararın gerekçeli olduğunu göstermez. Hükmün salt bu nedenle bozulması gerekmektedir. Kaldı ki tanzim edilen raporda dahi müvekkil şirket yönünden görüş beyan edilmemiş olup gerekçeli kararda da ne sebeple kaçak elektrik tüketiminden müvekkil şirketin sorumlu tutulacağı belirtilmemiştir. Müvekkili şirket kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan borcun tespit ve tahakkuku hususunda muhatap olmayıp müvekkil şirkete husumet yöneltilmesi mümkün değildir. Kaldı ki huzurdaki dava kapsamında aleyhe kabul manasına gelmemek kaydıyla tarafımıza abonelik sözleşmesinin feshi hususunda husumet yöneltildiğinin kabulü halinde ise işbu talep reddedilmiştir. Özetlemek gerekir ise, dava müvekkil şirket yönünden reddedilmiş olup herhangi bir yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiği, Müvekkili şirket yönünden davanın reddedildiğinin kabulü ile ; Mahkemece verilen kararın 2. Maddesinde "Davacı tarafça başlangıçta yapılan 323,97 TL ilk masraf ile yargılama aşamasında yapılan 3.749,00 TL masraf olmak üzere toplam 4.072,97-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.706,40-TL yargılama gideri ve peşin yatan harç gideri 256,17-TL'nin toplamı olan 3.962,57-TL yargılama giderinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına," ve 4.maddesinde "Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 13.651,70 TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine," denilmek suretiyle müvekkili şirket aleyhine yargılama giderine hükmedilmiş ise de , müvekkili şirketin yalnızca perakende işi ile iştigal olmakla huzurdaki davanın muhatabı olmayıp aleyhine yargılama giderine de hükmedilmemesi gerektiği, Yine kararın 6. madddesinde "1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranına göre hesap edilen 1.201,20 TL'sinin davalıdan geriye kalan miktarın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına," denilmiş olmakla müvekkili şirket yönünden davanın reddedildiğin kabulü halinde işbu kararın kaldırılması gerektiği, Mahkeme tarafından verilen kararın 5. maddesinde ise "Davalılar vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 1.348,30 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine," denilmiş olmakla davanın müvekkil şirket yönünden reddedildiğinin kabulü halinde, müvekkili şirket yönünden ayrıca tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Zira diğer davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş ile müvekkil şirket yönünden yapılan yargılamanın konuları farklı olup iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. (Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi MADDE 3- (2) Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." denilmekle müvekkili davalı lehine ayrıca red vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ,Esasa ilişkin olarak ; ;aleyhe kabul manasına gelmemek kaydıyla ve bilirkişi raporunda aleyhe hususları kabul etmediklerini, müvekkili şirket yönünden haksız davanın reddine karar verilmesi ve lehlerine yargılama giderine hükmedilmesi gerektiği şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; asıl ve birleşen davalar, menfi tesbit, itirazın iptali talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün 2023/51662 esas sayılı takip dosyasında ; 48.741,09 TL kaçak elektrik bedeli , 135,70TL Faizin KDVsi ,753,86TL gecikme Faizi 49.630,65TL Toplam alacak yönünden takip yapılmış, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; davacının davalı Perakende Şirketinin başlangıç tarihi 01.09.2018 ve bitiş (fesih tarihi) 09.03.2021 dönemleri arasında abonesi olduğu, borç ödemesi yapılmadığı gerekçesiyle abonelik sözleşmesinin davalı ... tarafından feshedildiği ,kaçak tutanağı ve faturası düzenlendiği, davacının 28.07.2021 tarihinde ikinci kez sözleşme imzaladığı, bu dönem sonrasında da kaçak elektrik kullandığı gerekçesiyle hakkında tutanak ve fatura düzenlendiği,icra takibi yapıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece yargılamada kök ve ek bilirkişi raporları alınmıştır. Davada öncelikle çözümlenmesi gereken husus,taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinin davalı tedarik şirketince sözleşmeye uygun feshedilip feshedilmediği,buna göre davacının sözleşmesiz-kaçak elektrik kullanıp kullanmadığı hususudur.Taraflar arasında akdedilen Perakende Satış Sözleşmesinin "Sözleşmenin Sona Ermesi Ve Feshi" kenar başlıklı 18. maddesinin 8. fıkrasında "Taraflardan birisi sözleşme hükümlerini ihlal ederse, diğer taraf ihlal edilen hükümlere aykırı davranışın ortadan kaldırılmasını yazılı olarak ihtar eder. Söz konusu ihlal ile ihlalin ve sonuçlarınını giderilmesine dair sözleşmede ya da sözleşmede yapılan atıfla ilgili mevzuatta ayrıca belirlenen bir usul bulunmaması halinde, ihlalin on beş gün içinde ihlal eden tarafça ortadan kaldırılmasını ihtar eden taraf bu süre sonunda sözleşmeyi feshedebilir." hükmü yer almaktadır. Sözleşme 19.03.2021 tarihinde sonlandırılmış, sözleşmesinin sonlandırılmasından sonraki 03.05.2021 tarihinde yapılan kontrolde, davacı hakkında 425602 seri nolu Kaçak/Usulsüz Elektrik Tüketim Tespit Tutanağı ve fatura tanzim edilmiştir.Somut olayda uygulanması gerekli Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 35/ 5. maddesinin incelenmesi gereklidir. 5 maddenin 2.fıkrasının uygulanabilmesi için aynı maddenin 2,3,4 ve 5. fıkraları gereğince tüketiciye bildirim yapılması gerektiği, bu maddeler uyarınca davacıya davalı şirket tarafından bildirim yapıldığı hususunda herhangi bir evrak sunulmadığı; bu hususta bir iddianın ve savunmanın da bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda ,asıl ve birleşen davalardaki iddiaların değerlendirilmesinin ve buna göre varsa borç hesabının EPTHY (30/05/2018 tarihli ) göre yapılması gereklidir.Asıl dosyadaki davacı şirketin 2.kez sözleşme imzaladığı,bu sözleşme sonrasında 3 gün elektrik kullandığı davacı şirketçe beyan ve kabul edilmektedir.Bu durumda , asıl dava yönünden sözleşmesiz elektrik kullanılıp kullanılmadığı ve buna göre varsa borç miktarı ile birleşen davaya konu edilen dönem öncesine ait tüketim eksterelerinin celbi ile ,buna göre kaçak tüketim olup olmadığının ve varsa başlangıcının tesbiti yönünden yeniden oluşturulacak 3. kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınması,kaldırma sebebine göre ,diğer istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yukarıda açıklanan şekilde yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edenlere isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/11/2025