Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/369 E. 2025/551 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/369
- Karar No
- 2025/551
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/369 Esas
KARAR NO: 2025/551
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/12/2024
NUMARASI: 2022/49 Esas, 2024/1290 Karar
DAVA: İFLAS (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)), İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156))
KARAR TARİHİ: 17/04/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında düzenlenen ... İmalatı Sözleşmesi kapsamında ödenmeyen 1.021.912,90 USD asıl alacak ve 10.410,92 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.032.323,82 USD alacağın tahsili için davalı hakkında Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında iflas yolu ile adi takip başlattıklarını, takibe itiraz edilmemesi üzerine Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/487 Esas sayılı dosyasında iflas davası açtıklarını, davalının, takipte ödeme emrinin tebliğinin usulsüz olduğu ve iflas takibinden 17.08.2020 tarihinde haberi oldukları iddiasıyla 18.08.2020 tarihinde iflas ödeme emrine itiraz ettiğini, ayrıca usulsüz tebliğ ile ilgili icra hukuk mahkemesinde şikayet yoluna başvurduğunu, Bakırköy 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/216 Esas sayılı dosyasında şikayetin kabul edildiğini, kararın kesinleştiğini, bu nedenle bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın kaldırılması ve iflas talepli bu davayı açtıklarını; davalı iflas takibinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmişse de, takibin davalının muamele merkezinin bulunduğu icra dairesinde başlatılması nedeniyle yetkiye itirazın haksız olduğunu; davalının 673.899,40 USD bedelinde siparişleri iki kez ihtar edilmesine rağmen teslim almadığını, ayrıca satış karşılığında düzenlenen 348.013,50 USD bedelli faturaya itiraz ettiğini; davalının 21.04.2020 tarihli e-posta ile covid-19 salgını nedeniyle 673.899,40 USD tutarında siparişi iptal ettiğini beyan ettiğini, siparişin salgından aylar önce yapıldığını, sipariş üzerine müvekkilinin üretime geçerek ayrıca bir kısım girdiler için tedarikçilerden temini için taahhüt altına girdiğini, sözleşmenin 5.2 maddesi gereği davalının siparişini verdiği ürünlerle ilgili siparişi feshedemeyeceğini, bu nedenle davalının 673.899,40 USD borcu bulunduğunu; davalının takipten önce temerrüde düşürülmesi ve alacağa 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereği faiz uygulanması nedeniyle takipte istenen işlemiş faiz ve oranına itirazın da haksız olduğunu ileri sürerek davanın Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/487 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davalının takibe itirazının kaldırılmasına ve iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevabında; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/487 Esas sayılı dosyasında iflas davası görülürken yeniden açılan iflas davasının derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili şirketin 348.013,50 USD bedelli faturaya konu ürünleri sipariş etmediği gibi fatura konusu ürünleri teslim de almadığını, davacının 673.899,40 USD tutarındaki alacak talebinin ise sipariş iptalinden kaynaklandığını, müvekkilinin salgın nedeniyle siparişi iptal etmek zorunda kaldığını, salgının mücbir sebep teşkil ettiğini, davacının henüz üretimine dahi başlamadığı ürünler için alacak talep ettiğini savunarak davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dosya kapsamı ve toplanan deliller alınan bilirkişi ek ve kök raproları neticesinde davacının davalıya ihraç kayıtlı (ihraç edilmek üzere) 31.03.2020 tarih, 348.013,50 USD bedelli faturayı düzenlediği, ancak fatura muhteviyatı ürünlerin davalı tarafından teslim alınmadığının sabit olduğu, davacının 673.899,40 USD tutarında alacak talebinin, davalının sipariş ettiği, ancak sonrasında iptal ettiği siparişlerden kaynaklandığı, davalının davacıya verdiği ve iptal ettiği siparişlerin toplam 640.938,30 USD tutarında tespit edildiği, davacının iptal edilen siparişler nedeni ile mahrum kaldığı 93.256,52 USD kârı talep edebileceği, 19.12.2024 tarihli duruşmada 348.013,50 USD asıl alacak ve 1.167,04 USD işlemiş faiz ile 93.256,52 USD mahrum kalınan kar ve 312,73 USD işlemiş faiz yönünden davalının takibe itirazının kaldırılmasına karar verildiği, depo emrine esas bedelin davalı tarafça yasal süresi içerisinde ödendiği gerekçesiyle davacının iflas talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; 348.013,50 USD bedelli faturaya konu ürünlerin siparişinin, yurt dışında müvekkilinden farklı bir şirket tarafından verildiğini, fatura içeriği ürünlere ilişkin müvekkilinin siparişi bulunmadığı gibi ürünlerin teslim de edilmediğini; davacının 673.899,40 USD alacak talebine konu ürünleri üretmediğini, yargılama sırasında tarafların sulh ve ibra protokolü imzaladığını, protokol gereği davacıya bir kısım ödeme yapıldığını ve protokol konusu malların teslimi ile protokolde kabul edilen miktar üzerinden ödeme yapılacak iken ürünlerin teslim edildiğini, bu nedenle davacıya hiçbir borçları kalmadığını, mahkemenin sulh protokolünü hiç değerlendirmeden karar verdiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davacının 1.021.912,90 USD asıl alacak ve 10.410,92 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.032.323,82 USD alacağın tahsili için davalı hakkında Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında iflas yolu ile adi takip başlattığı, davalının iflas ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğuna dair şikayeti üzerine Bakırköy 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/216 Esas sayılı dosyasında şikayetin kabulü ile davalıya iflas ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihin, öğrenme tarihi olan 17.08.2020 tarihi kabul edildiği, davalının bu tarihten süresi içinde takibe itiraz ettiği, davacı alacaklının itirazın kaldırılması ve davalının iflasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece; 348.013,50 USD asıl alacak ve 1.167,04 USD işlemiş faiz ile 93.256,52 USD mahrum kalınan kar ve 312,73 USD işlemiş faiz yönünden davalının takibe itirazının kaldırılmasına karar verilerek davalıya depo emri çıkartılmış, depo emri gereği yerine getirildiği gerekçesiyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. 1- 6100 sayılı HMK 297 maddesi gereğince; hükümde, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerinin yer alacağı belirtildikten sonra, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Ayrıca Anayasa’nın 141. maddesinde bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gerektiği belirtilmiş olup gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmıştır. Somut davada kararın gerekçesinde, bir yandan 348.013,50 USD bedelli fatura muhteviyatı ürünlerin davalı tarafından teslim alınmadığının sabit olduğuna değinilmiş iken, diğer taraftan gerekçesi açıklanmadan davalının bu fatura nedeniyle de borçlu olduğu kabul edilmiş ve depo emrine esas tutar kapsamına, anılan fatura bedeli de dahil edilerek davalı borçluya depo emri tebliğ edilmiştir. Mahkemece hangi nedenle 348.013,50 USD bedelli fatura yönünden davalının borçlu olduğunun açıklanıp tartışılmaması ve bu konuda herhangi bir gerekçe gösterilmemesi karşısında kararın HMK'nın 297 ve Anayasanın 141. Maddesi gereğince gerekçe içermediği açık ve tartışmasızdır. Ayrıca yargılama sırasında sunulan sulh protokolü değerlendirilmeden karar verilmesi de doğru görülmemiştir. 2-Kabule göre de; Borçlu, yedi günlük süre içinde faiz ve giderleri ile birlikte borcunu bizzat alacaklıya ödediğini kesin delillerle mahkemede ispat eder ya da borç mahkeme veznesine depo edilirse ticaret mahkemesi iflas davasının reddine karar verir (Mahmut Coşkun,Konkordato ve İflas, 2 baskı sh. 4429). Somut olayda, takipli iflas davasında takibe konu alacağın davalı tarafça depo edilmesi sebebiyle iflas talebinin reddine, davalı, dava tarihinde davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, iflas davasının konusu kalmadığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi de doğru olmamıştır. Nitekim Yargıtay 23. HD'nin (2016/9096 Esas, 2020/580 Karar sayılı kararı). Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24.01.2008 tarih ve 2007/8591 E., 2008/293 K., 20.10.2010 tarih ve 11132 E., 11663 K. sayılı ilamları da bu yöndedir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 355. maddesi uyarınca esası incelenmeden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/49 Esas, 2024/1290 Karar ve 19/12/2024 tarihli kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 17/04/2025