Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/312 E. 2025/535 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/312
Karar No
2025/535
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/312 - 2025/535 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/312 KARAR NO : 2025/535

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/09/2024 NUMARASI : 2024/377 Esas 2024/590 Karar

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : Taraf vekilleri KARAR TARİHİ : 20/03/2025 KARAR YAZMA TARİHİ : 20/03/2025

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davada, sanayi sicil belgesinin ibraz edilmemesi nedeni ile ticarethane tarifesine göre düzenlenen fark faturaları ve trafo payı faturasından dolayı davacının sorumlu olmadığının tespiti talep edilmektedir. Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 15/03/2023 tarih, 2022/182 E., 2023/286 K. sayılı “ davanın kabulüne, davacının davalı tarafa G 666324 nolu 204.129,60 TL bedelli, G 666325 nolu 36.360,00 TL bedelli ve G 666323 nolu 150.516,00 TL bedelli faturalardan kaynaklı borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafça ödenen 36.360,00 TL'nin istirdaden davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ilişkin kararına karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 04/10/2023 tarih, 2023/981 E. ve 2023/1373 K. sayılı kararı ile "davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,” karar verilmiş, bu kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 20/02/2024 tarih, 2023/5758 Esas ve 2024/714 Karar sayılı ilamı ile “ … 5. Dava konusu sanayi ticarethane farkına ilişkin faturalar Eylül 2009-Ağustos 2012 ve Eylül 2009-Temmuz 2012 dönemlerine ilişkin olup, yukarıda açıklanan mevzuat kapsamında davalının 01/01/2013 tarihinden itibaren bildirim yükümlülüğünden bahsedilebileceği, dava konusu faturalar döneminde sanayi abone grubundan faturalandırılan abonelere yenilenen vizenin ibraz edilmemesi halinde ticarethane abone grubundan faturalandırma yapılmadan önce bilgilendirme yapılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, vizesi bitmiş abonenin, tarifesini ticarethane abone grubu tarifesinden faturalandırmadan önce davalının müşterisini bilgilendirme yükümlülüğünün olmadığı, davacının sanayi sicil belgesini aldıktan sonra süresi içinde davalıya sunması gerektiği bu nedenle yasal mevzuata göre davalının fark faturası tahakkuk ettirmekte haklı olduğu anlaşılmaktadır. 6. diğer taraftan davalının yaklaşık 3 yıl boyunca sanayi sicil belgesi vizesini sunmayan davacının aboneliğine ilişkin ticarethane abone grubundan tahakkuk yapmadığı, her ay sanayi abone grubu faturası düzenlediği ve davacının bu faturalara istinaden yaptığı ödemeleri kabul ettiği, bu nedenle davaya konu uyuşmazlığın doğduğu dosyadaki belgeler ile sabittir. Bu halde, davalı şirketin kendisine düşen edimi ifada ihmal gösterdiği, dolayısıyla 6098 sayılı Kanun'un 52. maddesi uyarınca müterafik kusurlu olduğu açıktır. 7. hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; fatura dönemindeki yasal mevzuata göre, davalının fark faturası tahakkuk ettirmekte haklı olduğu ancak yaklaşık 3 yıl boyunca ticarethane abone grubundan tahakkuk yapmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğu göz önünde bulundurulmak suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davacı aboneye gönderilen faturalarda davalı şirket tarafından bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilmediği, bu nedenle davalı şirket tarafından sanayi ticarethane tarife farkının talep edilemeyeceği yönündeki yanılgılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi, doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davalı yararına bozulmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 11/09/2024 tarih, 2024/377 E., 2024/590 K. sayılı kararı ile “ Davacının davasının kısmen kabulü ile; davacının davalı tarafa G666324 numaralı 224.129,60 TL bedelli, G666325 numaralı 36.360,00 TL bedelli ve G666323 numaralı 150.516,00 TL bedelli faturalardan kaynaklı 78.201,12 TL borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafça ödenen 7.272,00 TL'nin istirdaden davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiş bu karara karşı taraf vekilerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. HMK.'nın 373 maddesinin 4. fıkrasında, " (4) Yargıtay’ın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Somut olayda, ilk derece mahkemesince verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunda, Dairemizce verilen "esastan reddine" dair karara karşı temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay ilamı ile "bozma” kararı verilmiş olup, ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği anlaşıldığından HMK'nın 373/4. maddesi gereğince, bozma sonrasında ilk derece mahkemesince verilen karara karşı istinaf kanun yoluna değil, doğrudan temyiz kanun yoluna başvurulması gereklidir. Mahkeme kararında kanun yolu olarak istinaf kanun yolunun gösterilmiş olmasının da sonuca etkisi bulunmamaktadır. O halde istinaf kanun yoluna tabi olmayıp, temyize tabi olan mahkeme kararının, temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş olduğu anlaşıldığından, dosyanın gereği yapılmak üzere mahalli mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Mahkeme kararının, temyiz incelemesi yapılması amacıyla Yargıtay'a gönderilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş olduğu anlaşıldığından, dosyanın gereği yapılmak üzere mahalli mahkemesine İADESİNE, HMK'nın 352.maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 20/03/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Başkan e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Katip e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2025/312, K. 2025/535, T. 20.03.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-312-e-2025-535-k-c5f33037f62b