Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2200 E. 2026/1639 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/2200
- Karar No
- 2026/1639
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/2200
KARAR NO : 2026/1639
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/06/2025
NUMARASI : 2024/491 E - 2025/422 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 09/06/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kullanımında bulunan 9407206942 hesap numaralı adreste, 08/04/2024 tarihinde yapılan kontrolde, "Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale etmek suretiyle mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullandığı" tespiti üzerine, işbu tüketimin, zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42/1-a maddesi kapsamında olduğunun kabulü ile dava konusu, 08/04/2024 tarihli ve... seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiğini, işbu kaçak kullanım tespit tutanağına istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda ... numaralı fatura ilE 1.112.994,26 TL kaçak tüketim tahakkuk ettirildiğini, davalı borçlu aleyhine kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 1.157.514,03 TL'nin tahsili amacıyla İstanbul 18. İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu beyanla ,davalının takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazın iptalini ve takibin devamına, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İstinaf Konusu Mahkeme Kararı ;
Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen İstanbul 18.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 274.511,74-TL asıl alacak, 11.209,23-TL gecikmiş gün faizi ve 2.017,66-TL faizin KDV'si toplamı olan 287.738,63-TL üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Asıl alacak olan 274.511,74-TL'ye takip tarihi olan 23/05/2024 tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, şeklinde hüküm kurulmuştur.
İstinaf Başvurusu ;
Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde; "Müvekkil şirketçe yapılan hesaplamalar güncel mevzuat hükümlerince yapılmış olup, herhangi bir hata barındırmamaktadır.Davalı/borçlunun kullanımında bulunan 9407206942 hesap numaralı numaralı adreste, 08.04.2024 tarihinde yapılan kontrolde, "Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale etmek suretiyle mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullandığı" tespiti üzerine, işbu tüketimin, zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42/1-a maddesi kapsamında olduğunun kabulü ile dava konusu, 08.04.2024 tarihli ve... seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edilmiştir. Öte yandan davalı mükerrer kaçak elektrik kullanıcısı olup davalı adına davaya konu tutanaktan önce ... ve ... seri numaralı tutanaklar tanzim edilmiştir. İşbu kaçak kullanım tespit tutanağına istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda ... numaralı fatura ile 1.112.994,26-TL kaçak tüketim tahakkuk ettirilmiştir.Bilirkişi raporunda yapılan değerlendirme ve hesaplamalar hatalı olup hükme esas alınması usul ve yasaya aykırıdır. İşbu bilirkişi raporuna yaptığımız itirazlar da değerlendirilmemiş olup ek veya yeni rapor talebimiz yerel mahkemece reddedilmiş ve eksik inceleme ile hüküm kurulmuştur.
Bilirkişi tarafından 90 gün üzerinden yapılan hesaplamanın kabulü mümkün değildir.
Her ne kadar bilirkişi raporunda, kurulu güç üzerinden yapılan güç tespiti, çalışma saati süresi ve mükerrer kaçak kullanım nedeniyle cezalı bedelden yapılan hesaplama müvekkil şirket hesaplamalarına uygun ise de, kaçak kullanım süresi bilirkişi tarafından eksik ve hatalı belirmiştir.
30.05.2018 tarihli EPTHY'nin 'Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre' başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasının a bendinde; "Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre
MADDE 45 – (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır;
a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır" hükmü gereği kaçak kullanıma esas süre müvekkil şirket tarafından 12 ay olarak belirlenmiş ise de, bilirkişi raporunda bu süre davalının tutanak tarihinden geriye 90 günden fazla süreli ticari faaliyet yürüttüğüne dair doğru bilgi ve bulgu bulunmadığından 90 gün olarak hesaplanmıştır. Ancak bu hesaplamanın kabulü mümkün değildir.
Zira... seri kaçak tespitimiz 08.04.2024 tarihli olup tüketicinin hesaba dahil edilen 1 yıllık süreden fazla kaçak yöntemi ile hattan enerji kullandığı anlaşılmaktadır. https://www.... haritalardan davacının 2022 tarihinde mahalde faal olduğu fotoğraflanmış olup doğru bilgi ve bulgu niteliğindedir. Ayrıca görülen lüzum üzerine 13.06.2024 tarihinde kaçak ekiplerimiz mahalde çevre araştırması yapmış olup kaçak kullanıcısının 1 yılı aşkın bir süredir kaçak mahalde faaliyette olduğunu bir kez daha tespit etmiştir. Bu nedenle müvekkil şirket birimlerince yukarıdaki gerekçelerle 1 yılı aşkın bir süre kaçak kullanan tüketim yerine yönelik yapılan tespit ve faturalandırma usul ve yasaya uygun olup hata bulunmadığı gibi müvekkil şirket yönetmelik gereği 1 yıllık dönem için faturalandırma yapabilmiş ve fakat kalan kaçak kullanım kısımlarının maliyetine katlanmak zorunda kalmıştır.
Raporda gerek enerji bedeli eksik hesaplandığından gerekse hatalı hesaplama ile faturadaki alacak faiz, BTV ve KDV hesabı eksik yapılmıştır.
İcra inkar talebimizin reddine ilişkin karar kaldırılarak icra inkar talebimizin kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. Kaçak elektrik kullanımı tutanaklar ile sabit olduğundan, karşı yan mevzuata uygun olarak düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin tahakkuku ödemekle yükümlü olup; söz konusu borca itirazı yerinde değildir. Mevzuat hükümleri uyarınca hesaplanan ve aksi ispat edilemeyen Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı ve müvekkil şirketimiz tarafından İstanbul 18. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile gönderilen ödeme emrinde kaçak elektrik tüketim bedelinin açıkça belirtilmiş olması alacağımızın likit olduğunu ve icra inkar tazminatı istemimizin hukuka uygun olduğunu açıkça göstermektedir." şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.
HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;
Dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davanın dayanağı olan İstanbul 18.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında ; davacı tarafından, davalı aleyhine, 1.112.994,26-TL asıl alacak, 37.099,81-TL gecikmiş gün faizi ve 7.419,96-TL faizin KDVsi toplamı olan 1.157.514,03-TL alacağın tahsili için ilamsız takip yapılmış, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; davacı tarafça yapılan kontrollerde , "Altınşehir Mahallesi ... Caddesi No:... karşısı parkiçi çorbacı Başakşehir/İstanbul" adresinde sözleşmesiz olarak elektrik enerjisi kullanımı olduğunun tespit edildiği, kaçak tutanağının davalı hakkında düzenlendiği ve tutanağa istinaden 25/04/2024 son ödeme tarihli ve 1.112.994,26-TL bedelli fatura düzenlendiği görülmüştür.
Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle; kaçak elektrik tespit tutanağı ile tespit edilen mahalde elektrik enerjisinin sözleşmesiz sayaçtan kullanıldığının kaydedildiği, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/a.maddesinde yer alan "perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketilmesi" düzenlemesi uyarınca kullanımın kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilebileceği, tüketilen bu elektrik enerjisi nedeniyle davalının sorumluluğu bulunduğu, tutanak tarihinde kayıtsız sayaç endeksinin 33500 watt olduğu, kaçak kullanım süresinin ise tutanak tarihi ve yönetmeliğin 45.maddesi dikkate alınarak 90 gün olarak hesap edildiği, tesisata takılı 88074 kwh olduğu, iki vardiya halinde çalışan iş yerinin günlük kullanım sürenin %20 fazla olarak hesaplanması durumunda 16,8 saat olması gerektiği, aynı yönetmeliğin 46.maddesi gereği tarifenin 1,5 katı tutarında kaçak bedelinin fatura edildiği, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak hesaplama yapıldığında davacının talep edebileceği bedelin 274.511,74-TL asıl alacak, 11.209,23-TL gecikmiş gün faizi ve 2.017,66-TL faizin KDV'si toplamı olan 287.738,63-TL olduğu, davacının 12 ay süreyle hesaplaması sebebiyle miktarlarda farklılık olduğu, oysa tutanak tarihinden geriye 90 günden fazla süreli ticari faaliyet yürütüldüğüne dair dosyaya yansıyan delil ya da belde bulunmadığı, bu durumda 90 günlük sürenin dikkate alınması gerektiği kanaati bidirilmiştir.
Somut olayda uygulanması gereken EPTY'nin Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre
"MADDE 45 – (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır;
a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır." şeklinde düzenleme içermektedir.
Davacı şirketçe ; 09.04.2023 ile 08.04.2024 tarihleri arasındaki 365 gün için, kurulu güç olan 33500 wattın 0,6 kullanma faktörü ile çarpımı ile bulunan tüketimin, günlük 16.8 çalışma saati üzerinden kaçak tahakkuka esas tüketim 123253 KWH olarak belirlenmek suretiyle fatura tahakkuku yapılmıştır.
Bilirkişi tarafından ise ; Mevzuat madde 45 (1) - a hükmünde kaçak kullanım süresi 12 ay ile sınırlandırılmış olduğu, ancak huzurdaki davada, davalının tutanak tarihinden geriye 90 günden fazla süreli ticari faaliyet yürüttüğüne ilişkin doğru bulgu - belge bulunmadığı, bu nedenle hesaplamalarda mevzuat madde 45-1-a hükmü gereği 90 gün sürenin dikkate alınabileceği görüş ve kanaatine varılmış olduğu gerekçesiyle ,kaçak tüketim hesaplaması 90 gün üzerinden yapılmıştır.
Davacı şirket ilgili yönetmelik maddesindeki azami 12 aylık süre (365 gün) esas alarak hesaplama yapmış ise de ,Yönetmelik 45/1-a maddesinde belirtilen (90 günlük sürenin aşılmasını gerektiren) doğru bulgu ve belgelerin neler olduğu somutlaştırılmamıştır.
Dosyada ,kaçak kullanımın başlangıcına esas alınacak bulgu ve belge tesbit edilmemiştir.
Bu sebeple ,davalının sözkonusu mahalli kullanmaya başladığı tarihin tesbiti yönünden işyeri vergi kayıtlarının celbi,fiili kullanım durumunun yöntemince araştırılması ,su ,doğalgaz gibi diğer aboneliklerinin başlangıç tarihlerinin tesbiti,çevre araştırması yapılması ve belgelerin celbinden sonra 3 kişilik elektrik mühendisi bilirkişi kurulundan denetime elverişli rapor alınarak sonuca gidilmesi gereklidir.
Takip ve dava konusu alacak ,kaçak elektrik tüketimine ilişkin olup,alacağın varlığı ve miktarı yargılama gerektirdiğinden,borçlu yönünden hesaplanabilir nitelikte olmadığında ve bu sebeple likit sayılmayacağından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde ise hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Tesbit edilen bu eksiklikler yargılama gerektirdiğinden , davacı tarafın istinaf talebinin kabulü ile ,HMK 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/06/2026