Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2198 E. 2025/2317 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/2198
- Karar No
- 2025/2317
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO : 2025/2198
KARAR NO : 2025/2317
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 10/07/2025
NUMARASI : 2023/235 Esas - 2025/522 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan ZararNedeniyle)
KARAR TARİHİ: 24/12/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait ... plakalı aracın 04.12.2020 tarihinde %100 kusurlu sürücü sevk ve idaresindeyken müvekkili şirkete kasko sigortalı bulunan ... plakalı araca çarparak hasar meydana getirdiğini, sigortalıya 19.421,18 TL ödendiğini, kaza sonucunda oluşan ve sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul 31. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile yasal takip başlatılmış ise de, davalıların süresi içerisindeki itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 04/12/2020 tarihinde müvekkilinin maliki olduğu ... plaka sayılı aracın, dava dışı sürücü ... sevk ve idaresinde iken maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, müvekkilinin maliki olduğu aracın sürücüsünün meydana gelen maddi hasarlı kazada %100 kusurlu olduğu iddialarını kabul etmediklerini, sürücünün tam kusurlu olmasının, sigorta şirketinin işletene rücu talebi için yeterli bir gerekçe olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Dosyanın ikinci kez takipsiz bırakılması sebebiyle, davanın açılmamış sayılmasına" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Mahkemenin 06/08/2025 tarihli ek kararı ile; karar miktar itibariyle kesin olduğundan istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Davacı vekili ek karara karşı istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyanın takipsiz bırakılması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, taraflarınca duruşmaya e-duruşma vasıtasıyla katılım sağlanmaya çalışıldığını, siyah ekranla karşılaşıldığını, duruşmaya bağlanılamadığının anlaşılması üzerine saniyeler içinde tekrar denemek için "e-duruşma" butonuna tıklanmak istendiğinde butonun olmadığını, bir celsenin saniyeler sürmesinin mümkün olmayacağını, dosyanın takipsiz bırakıldığına kanaat getirilmesinin hiçbir hukuki dayanağı, gerekçesi olmadığını, mahkemece sistemsel bir arıza olmadığının ne şekilde tespit edildiğinin gerekçeli kararda açıklanması gerektiğini, böyle bir açıklama yapılmadığını, bilirkişi raporundaki tespitlerin davanın haklılığını ispat ettiği aşamada mazeretli sayılmadıklarını, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, sistemde yaşanan sorunların sonuçlarının avukatlara, taraflara yükletilmesi hukuka aykırı olduğunu, duruşma saatinde uyap sisteminde olduklarının ispatı için bakanlığa ve ilgili yerlere müzekkere yazılmadan dosyanın takipsiz bırakıldığının iddia edildiğini, duruşma saatinde uyap sisteminde aktif olup olmadıklarının araştırılmasını, dosyada alınan bilirkişi raporunun lehe olduğu göz önünde bulundurulduğunda dosyanın takipsiz bırakmanın hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin kusurlu aracın işleteninden rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Ek karara karşı istinafın değerlendirilmesinde; Dava dilekçesinde HMK 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak talepte bulunduğu fazlaya ilişkin hakları saklı tutulduğu görülmekle mahkemece verilen kararın kesin nitelikte olduğundan söz edilemeyecektir. Davacı vekilinin ek karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusu yerindedir. Davalının esasa yönelik istinafının değerlendirilmesinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması” başlığını taşıyan 150.maddesine göre; “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir (1) ...Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır.(4) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. (5) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır" hükmüne yer verilmiştir.Aynı kanunun 320/4.maddesine göre ise; "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır." Dava HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açılmış ise de; icra takibindeki alacak miktarı da dikkate alındığında davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu ve uyuşmazlığa HMK'nın 320/4.maddesinin uygulanması gerektiği açıktır.Dosyada yapılan incelemede; ön inceleme celsesinin yapıldığı 17/07/2023 tarihli 1.celsede davacı vekili olduğunu bildiren Av....'nın hazır olduğu, ön inceleme aşamasının tamamlandığı, ancak duruşmaya katılan avukatın vekaletnamesinin ve/veya yetki belgesinin olmaması nedeniyle usulüne uygun yetki belgesini sunmak üzere bir haftalık kesin süre verildiği, kesin sürede yetki belgesinin sunulmaması halinde dosyanın işlemden kaldırılacağının ihtar edildiği, kesin sürede vekaletname veya yetki belgesi sunulmaması nedeniyle 23/11/2023 tarihli ara karar ile dosyanın HMK'nın 150.maddesi gereğince işlemden birinci kez kaldırıldığı, 24/01/2024 tarihli dilekçe ile davanın yenilenmesi üzerine yargılamaya devam edildiği, 21/04/2025 tarihli 4.celseye davacı vekili olduğunu bildiren Av....'ın katıldığı, ancak duruşmaya katılan avukatın vekaletnamesinin ve/veya yetki belgesinin olmaması nedeniyle usulüne uygun yetki belgesini sunmak üzere bir haftalık kesin süre verildiği, kesin sürede yetki belgesinin sunulmaması halinde dosyanın işlemden kaldırılacağının ihtar edildiği ve duruşmanın 10/07/2025 günü saat 09:35'e bırakıldığı, yetki belgesinin sunulduğu, davacı vekilinin 10/07/2025 tarihli celseye e-duruşma talebi gönderdiği, teknik aksaklık olması halinde mazeretli sayılmayı talep ettiği, mahkemenin e-duruşma talebini kabul ettiği, 10/07/2025 tarihli 5.celsede davacı vekilinin e-druruşma çağrısına yanıt vermemesi ve sistemde teknik bir aksaklık olmaması gerekçesiyle ikinci kez takipsiz bırakılan dosyanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Davacı vekili e-duruşmaya teknik aksaklık nedeniyle katılamadığını iddia etmiş olup, Mahkemece Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Daire Başkanlığı'na yazı yazılarak, davacı vekilinin 10/07/2025 günü duruşma saatinde UYAP üzerinden işlem yapıp yapmadığı, UYAP bağlantısı ile ilgili sorun yaşayıp yaşamadığı sorulup sonucuna göre davanın takipsiz bırakılıp bırakılmadığının değerlendirilmesi gerekirken, bu usul izlenmeksizin davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/12/2025